Denizli’ye derin yara açan, Sarayköy’ü haritadan silen felaket: Aydın-Denizli depremi
Bundan tam 126 yıl önce bugün, Aydın ve Denizli'yi vuran 9 şiddetindeki (bugünün ölçüm teknikleriyle yaklaşık 7 büyüklüğünde) büyük deprem, bölgeyi adeta bir enkaza çevirdi. Yaklaşık 40 saniye süren sarsıntı, resmi kayıtlara göre 14 bin 500'den fazla binayı yıkarak yüzlerce insanın ölümüne yol açtı. Aydın bölgesinde büyük hasarlar veren deprem Sarayköy’ü adeta haritadan sildi, Denizli’nin Kuzeybatısındaki mahallelerinde büyük yaralar açtı.
Bugün, Anadolu’nun 19. yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan 20 Eylül 1899 Aydın-Denizli depreminin 126. yıldönümü. Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Zafer Atar’ın “Fotoğraflarla Aydın Denizli Depremi” çalışmasında detaylandırdığı bu büyük afet, özellikle Denizli ve Sarayköy’de derin izler bıraktı. O gece yaşananlar, hem tanıkların hafızasında hem de Osmanlı arşivlerinde acı bir anı olarak yerini koruyor.

GECE YARISI GELEN YIKIM: SARSINTILAR AKŞAMDAN BAŞLADI
Büyük felaket geliyorum demişti. Dönemin kaynaklarına göre, 19 Eylül Salı akşamı bölgede başlayan hafif ve aralıklı sarsıntılar, halk arasında tedirginliğe yol açmıştı. Ancak kimse, 20 Eylül Çarşamba sabahı saat 04.00 sularında yaşanacak olan büyük yıkımı tahmin edemezdi. Yaklaşık 40 saniye süren ana şok, binlerce binayı yerle bir etmeye ve yüzlerce canı enkaz altında bırakmaya yetti.

DÖNEMİN BİLİMİ DEPREMİ ANBEAN KAYDETTİ
Felaketin büyüklüğü, dönemin ilkel sismograf kayıtlarına bile yansımıştı. İzmir’deki Sakrakor Fransız okulunda bulunan “Agamemnon” adlı sismografın çizdiği diyagram, incelenmesi için Atina Rasathanesi’ne gönderildi. Rasathane müdürü Mösyö Teyinnites’in analizine göre deprem, sabaha karşı 03:47’de hafif bir sarsıntıyla başlamış, 40 saniye sonra çok daha şiddetli ikinci bir dalga gelmişti. En yıkıcı sarsıntı ise saat 03:50’de meydana gelmişti. Bu kayıtlar, felaketin birkaç dakika içinde nasıl zirveye ulaştığını bilimsel olarak kanıtlıyordu.

FELAKETİN KALBİ: SARAYKÖY HARİTADAN SİLİNDİ
Deprem en büyük hasarı Denizli’nin Sarayköy ve Aydın’ın Yenipazar kazalarında verdi. Osmanlı arşivlerine yansıyan raporlar, bu iki kazadaki evlerin tamamının yıkıldığını belirtiyor. Sarayköy adeta haritadan silinmiş, binlerce insan bir anda evsiz kalmıştı. Deprem, sadece konutları değil, aynı zamanda bölgedeki tüm yaşamı durdurmuş, hayatta kalanları ise haftalar sürecek bir kaos ve acıyla baş başa bırakmıştı.

KOPAN TELGRAF HATLARI VE BİLGİ KARGAŞASI
Depremin hemen ardından bölgeyle iletişim tamamen koptu. Sarsıntı, telgraf hatlarını tahrip ettiği için İstanbul’a ve Aydın Valiliği’ne sağlıklı bilgi akışı sağlanamadı. Bu nedenle ilk gelen raporlar oldukça eksik ve çelişkiliydi. 22 Eylül tarihli ilk raporda ölü ve yaralı sayısı toplam 1.000 olarak verilirken, bu rakamın gerçeği yansıtmadığı kısa sürede anlaşılacaktı. İletişimsizlik, yardım çalışmalarının organize edilmesini de geciktirdi.

RAPORLAR GÜNCELLENDİKÇE ACI BİLANÇO BÜYÜDÜ
Bölgeden yeni bilgiler geldikçe felaketin gerçek boyutu da ortaya çıkmaya başladı. Aydın Valiliği tarafından hazırlanan ve güncellenen raporlarda rakamlar sürekli artıyordu. İlk detaylı raporlardan birinde, bazı köy ve kasabalardan henüz haber alınamamasına rağmen 9.243 hanenin yıkıldığı, 706 kişinin öldüğü ve 610 kişinin yaralandığı belirtildi. Her yeni bilgi, acı bilançonun daha da ağırlaştığını gösteriyordu.

RESMİ KAYITLAR: 14.500’DEN FAZLA BİNA VE YÜZLERCE CAN KAYBI
Nihai raporlar, depremin vurduğu Aydın ve Denizli sancaklarında hükümet konakları ve askeri binalar hariç toplam 14 bin 514 binanın yıkıldığını ortaya koydu. Enkaz altında kalarak hayatını kaybedenlerin sayısı 749’a, yaralı sayısı ise 706’ya yükseldi. Bu rakamlar, 20 Eylül 1899 depremini, yaşandığı yüzyılın en yıkıcı doğal afetlerinden biri olarak tarihe geçirdi. Bugün, o büyük felaketin yıldönümünde, kaybedilen canlar ve yaşanan acılar hafızalardaki yerini koruyor.



Fotoğraflar: (Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivi- 13.176 numaralı dosya) Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi / Ali Atar
Editörün Notu: Depremin şiddeti Osmanlı arşiv belgelerinde “9 Şiddetinde” olarak geçmektedir. Fakat 1930’dan bu yana deprem ölçümünde kabul gören Richter Ölçeği (ML değeri) teknikleri kullanılarak depremin raporları incelendiğinde bugünün 6,7 ila 7,1 büyüklüğü arasında olabileceği hesaplanmıştır.
