İçeriğe geç

Denizli’nin Saklı Hazinesi: Hisar Köyü’nün zamanla yoğrulan hikayesi

Halit Özdemir yazdı...

Halit Özdemir
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 26 Kasım 2025 - 11:35:11 Güncelleme: 26 Kasım 2025 - 11:35:11
Halit Özdemir
Halit Özdemir

Denizli’nin Sarayköy ilçesinin batısında, sarp uçurumların arasında bir kartal yuvası gibi konumlanmış Hisar Köyü, sadece bir yerleşim yeri değil, binlerce yıllık tarihi ve Yörük-Türkmen ruhunu taşıyan dirençli bir miras. Köy, adını eteklerine yayıldığı, üzerinde Romalılardan kalma su sarnıcı ve antik kalıntıları barındıran Asar Tepesi’nden alıyor. Arkeologlara göre burası, bir zamanlar Atüda (Attuda) adıyla bilinen, Hierapolis ve Afrodisyas gibi önemli merkezler arasında köprü vazifesi gören antik bir kentti.

​PAZARDAN TEZGÂHA: EKONOMİK SINAVLAR VE KURTULUŞLAR
​Hisar Köyü, Osmanlı döneminde dokumacılık (çulfalık) ile tanınan, ekonomik olarak güçlü bir merkezdi. Ancak 19. yüzyılın ortalarında yaşanan bir olay, köyün kaderini değiştirdi: Padişah ziyareti sonrası köy pazarının kaldırılıp Sarayköy’e taşınması, dokumacılığı köye vuran ilk büyük darbe oldu. Pazarı kaybeden halk, çiftçilik (rençberlik) ve hayvancılığa yönelmek zorunda kaldı. Toprağı az olanlar ise yazları gurbete, Tire ve Aydın civarına kendir biçmeye giderek geçim derdine çare aradılar.

​Köyün asıl sınavı, I. Dünya Savaşı yıllarında yaşandı. Tahmini 160 Hisarlı erkeğin askere alınıp çoğunun Çanakkale’de şehit düşmesi, köyü derin bir yasa boğdu. Ancak Hisarlı kadınlar, bu zorlu dönemde iplik eğirerek ve Uşaklı bir şirketin kurduğu halı tezgâhlarında çalışarak ekonomiyi ayakta tuttu. Savaşın yoklukları, piyan (meyan) kökü kazıcılığı ve palamut ticareti gibi geçici ama hayati kaynakları da önemli kıldı.

CUMHURİYETİN ALTIN YILLARI VE EĞİTİME VERİLEN DEĞER
​Cumhuriyet dönemi, Hisar Köyü için bir rönesans dönemi oldu. 1939’da kurulan Hisar Köyü Dokumacılar Küçük Sanat Kooperatifi, özellikle II. Dünya Savaşı’nın zorlu yıllarında sağladığı iplik kotası sayesinde köye “altın yıllar” yaşattı. 1930’lu yıllarda köye gelen takkalı dokuma tezgâhları, dokumacılığı kalıcı bir meslek haline getirdi.

​Hisarlılar’ın en büyük farkı, eğitime verdikleri eşsiz önemdi. 1932’de yapılan modern okul ve Köy Enstitüsü’nden mezun öğretmenler sayesinde, köyde sadece okuma yazma değil, aynı zamanda ziraat, demircilik ve marangozluk gibi mesleki eğitimler de verildi. 1952’de alınan ilk otobüs (Austin), 1958’de evlere suyun gelmesi ve 1966’da elektriğe kavuşarak motorlu tezgâhlara geçiş, köyün modernleşme yolundaki kararlı adımlarıydı.

​TAŞ DUVARLARDA SAKLI KÜLTÜR
​Deniz seviyesinden 625 metre yükseklikteki bu dağ yerleşimi, sadece tarihiyle değil, coğrafyası ve kültürüyle de dikkat çekiyor. Akpınar ve Dokuzçam gibi mesire yerleri, köyün doğal güzelliklerini oluşturuyor. Köy evleri, yazın serin kışın sıcak tutan taş duvarlı, toprak damlı sağlam yapılarla tipik bir Ege mimarisi sergilerdi.

​Hisarlılar, çevre köyler arasında çalışkanlıkları ve tutumluluklarıyla nam salmış bir topluluk. Öyle ki, dilenci çıkarmamış olmalarıyla övünmeleri, bu özelliğin kültürel bir gurur kaynağı olduğunu gösteriyor.

​Hisar Köyü, antik Atüda’nın mirasını taşıyan, savaşta şehit veren, pazarı elinden alınınca yeni yollar arayan ve eğitime sarılarak kalkınan bir Anadolu destanıdır.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir