İş dünyası ile kahve sohbetlerinin konuğu Mehmet Hikmet Çelikkol - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

İş dünyası ile kahve sohbetlerinin konuğu Mehmet Hikmet Çelikkol

20 Ekim 2017 Cuma

İş dünyası ile kahve sohbetlerimiz devam ediyor. Bu hafta Çelikkol Mermer ve Petrol’ün sahiplerinden Mehmet Hikmet Çelikkol ile hem kahvemizi yudumladık, hem de iki sektör üzerine sohbet etti.

Mermer Denizli’nin, dolayısıyla ülkenin önemli sektörlerinden biri. Denizli bazlı değerlendirildiğinde hem üretim, hem de ihracat bazında ülkenin lokomotif şehirlerinden. Mermercilik de Denizli’nin lokomotiflerinden biri aynı zamanda.

Tanrının bir lütfu olan mermer yakın geçmişte çok büyük karlılık getiren bir sektördü. Denizli ve Türkiye genelinde mermercilerin uyguladığı fiyata dayalı rekabet sektörü ciddi anlamda sıkıntıya soksa da, gelinen noktada bu durumun yarattığı olumsuzluklar aşılmışa benziyor.

İşte Mehmet Hikmet Çelikkol ile mermer ve akaryakıt sektöründe son durumu, il ve ülke genelindeki yerini, kısaca merak edilenleri konuştuk.

Keyifli bir sohbet oldu bizim için. Umarım siz de aynı keyifle okursunuz.

Mehmet Hikmet Çelikkol kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?
1965 yılında Denizli’nin Eskihisar Köyü’nde doğdum. İlkokulu Eskihisar’da, ortaokulu Cumhuriyet Ortaokulu’nda bitirdim. Denizli Ticaret Lisesi’nden 1982 yılında mezun olduktan sonra 3 yıl muhasebe bürosunda çalıştım ve ardından vatani görevimi yaptım. Askerden döndükten sonra 1987 yılında ortaklarla birlikte sürücü kursu kurduk. Yaklaşık 3 yıl kadar sürdürdükten sonra 1990 yılında da kardeşlerimle birlikte akaryakıt işine girdi. 2000 yılına kadar akaryakıt işi devam ederken, mermer işine de girdik. Burdur’un Karamanlı ilçesinde fabrikayla başladık, 2004 yılında da Burdur Bej olarak ocak işletmesine girdik.

Dünyanın kesilmiş uç ürün olarak 8-10 ülkeye ihracat yapıyorduk, şimdi de blok olarak Çin ve Hindistan ağırlıklı olmak üzere ihracat yapıyoruz. Bu süreçte mermeri de geliştirdik, 2015 yılında Muğla’da ocak devraldık. Önce ortak olarak başladık, ardından kendimiz devraldık. Buradan çıkan Muğla beyazını blok olarak iç piyasaya veriyoruz. Aynı zamanda da ar-ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“BABAMIN İSMİNDEN YÜRÜDÜK”
Çelikkol Denizli’nin önemli isimlerinden beri. Çelikkol isminin Denizli’deki sürecini de değerlendirir misiniz?
Babam yıllarca oda başkanlığı yaptı, Musa Çelikkol sayesinde de Denizli Çelikkol ismini tanıdı. Biz de babamın isminden yürüdük. Piyasada tutunmamız ve tanınırlığımız bu sayede çok kolay oldu. Babamdan sonra ticarete başladıktan sonra bu isme her yerde ivme kazandırdık.

“TÜRKİYE’NİN MERMER DEPOSUYUZ”
Mermer Denizli’nin önemli sektörlerinden biri. Bu alanda faaliyet yürüten firmalar ciddi oranda arttı. Denizli’nin mermer potansiyeli nedir?
Denizli’nin potansiyeli ülke üretimi ve ihracatının yüzde 20’lik bölümünü kapsıyor. Denizli’nin Kocabaş bölgesi traverten havzası olarak büyük bir potansiyele sahip. Yalnızca bu bölgede 52 ocak çalışıyor. Çevrede de ciddi bir potansiyel var. Çivril, Çardak, Bozkurt bölgelerinde de ocaklar var. Denizli’nin caddelerine baktığınızda traverten döşeli olduğunu görürsünüz. Bu, Denizli’nin bir mermer, traverten şehri olduğunun belgesi. Bu da bizim için büyük bir avantaj.

“REZERVLER SINIRSIZ DEĞİL AMA…”
Yeraltı kaynakları sınırsız değil. Özellikle de büyük potansiyel ile çalışıyorsa. Rezervler bu yoğunluktaki çalışmayla ne kadar sürer?
Çıkarılan mermerin potansiyelinin büyük olduğunu biliyoruz. Bu alanda yapılan fizibilite çalışmaları var, ilgili kurumlar araştırmalar yapılıyor. Denizli’nin mermer potansiyelinin önümüzdeki süreçte Denizli’yi domino etmeye devam edecek. Ama sizin de söylediğiniz gibi bu sınırsız bir kaynak değil.

“BLOK MERMER SATIŞI DA ÇOK KARLI”
Dünyada mermer ciddi bir pazara sahip, kullanım alanı geniş bir malzeme. Satışta stratejik bir hata yapıyor muyuz? Blok mermer satmak mı avantajlı, işleyip satmak mı?
Bu kamuoyunda yorumlandığı gibi değil. Biz Çin’e blok mermeri iyi fiyatla satıyoruz. Çin de bizden aldığını iç piyasasında değerlendiriyor, yüzde 10’luk kısmını da yakın komşularına gönderiyor. Herkesin kafasında “Biz Çin’e blok satıyoruz, onlar da bize işleyip geri satıyor” algısı var, bu yanlış bir kanı. Çin’e iyi fiyatlarla satış yapıyoruz. Çin piyasası Denizli mermer sektörünün bel kemiğini oluşturuyor. Çin’e blok olarak verdiğimiz mermer fiyatı, neredeyse işlenmiş mal fiyatına eşdeğer durumda.

Blok satışlar yalnızca Çin’e mi yapılıyor? İşlenmiş ürün satışı ne durumda?
Çin ağırlıklı pazarımız. Bu ülkenin dışında Hindistan gibi birçok ülkeye de yapıyoruz. İşlenmiş ürünler ise genelde Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Pazarımızda blok ve işlenmiş mermer olarak ayrışmış bir durum var. Tesisini kuranlar, mermeri kaliteli bir şekilde işleyebilenler Avrupa pazarını kullanıyor, blok satış yapanlar da Çin ve diğerlerini.

“REKABET SEKTÖRE BÜYÜK ZARAR VERDİ”
Mermerciler arasında sıcak bir rekabet vardı. Fütursuzca bir rekabet içine yöneldiler. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Size ne tür zararlar verdi?
Bu doğru bir yaklaşım değildi. Herkesi suçlamak yanlış olur ama doğrudan fiyatla girdiler. Bizim yapmamız gereken kalitede rekabet etmekti. Merdiven altı üretime başladı, bir konteynır mal ile pazara girip, 100 konteynır üretim yapan firmanın altında fiyatlar teklif etti. Bu hem firmalara, hem de sektöre büyük zararlar verdi. 24-25 dolarlar seviyesinde olan bir metreküp mermer, bu gereksiz ve sıcak rekabet nedeniyle 10 dolara kadar geriledi. Firmalar artık kendini döndürür seviyeye kadar geriledi. Önceki kar marjları kendi hatalarımız sonucu ortadan kalktı.

“MERMER İTHAL ETMEK MANTIK İŞİ DEĞİL”
Mermer ithal edildiğine ilişkin eleştiriler var. Türkiye’nin bu kadar kaynağı varken dışarıdan mermer almanın mantığı nedir?
Alan kişiler, marka değerini ön planda tutanlar diye düşünüyorum. Çoğu ülke mermeri Türkiye’den alırken, bizim dışarıdan almamız çok mantıklı değil. Bence marka takıntısı olanlar var. İlla İtalyan taşı olacak diyorlar. Bu da onların mantığı. Ama bizim taşlarımız İtalyanların taşlarından çok daha iyi.

Kanada’da bir arkadaşımın yanına gittim. İtalyan bir firma geliyor teklif veriyor, 40 bin dolar. Aynı taş bizde 7 bin dolar. Bu arkadaş da bizden 7 bin dolara mermer alıp, kasasındaki yazıyı değiştirip 40 bin dolara satıyor.

Pazarlama stratejisinde bir değişikliğe gitmeyi düşündünüz mü?
Kendi firmamız için değerlendirme yapacak olursak, dünya standartlarında bir çalışma ortaya koyuyoruz. Dünyanın dört bir yanını geziyor, analizlerimizi yapıyoruz. Bu süreçte önce kaliteden, ardından da fiyatlarımızdan ödün vermiyoruz. Son dönemlerde artık bu stratejiyi uygulayan firmalar var. Mermerciler olarak bir duruş ortaya koyuyoruz ama geçmişte yapılan hata yakamızı bırakmıyor. Bir kere indirilen fiyatı yeniden yukarı taşıma imkanımız maalesef yok. Alıcı bunu kabul etmiyor.

“KOMŞULARDA SORUN BİTERSE MERMERCİLİK ŞAHA KALKAR”
Sorunlu komşularımızla ihracatınız ne durumda?
Komşu ülkelere eskisi gibi mal satamıyoruz. Suriye sıfır, Irak da ciddi sıkıntı içinde. Bu komşular bizim için iyi bir pazardı. Eğer komşularda savaş biter, hayat normale dönerse yeniden bir yapılanmaya gidilecek. Bu süreçte yalnızca zorunlu mermerleri bile alsalar, Türkiye genelindeki tüm mermercilerin önünü inanılmaz açar.

“MERMER SEKTÖRÜNÜ ÇİN AYAKTA TUTUYOR”
Sektörü ayakta tutan Çin mi?
Türkiye’deki mermercilik sektörünü ayakta tutan Çin. Pazarımızın büyük bölümünü bu ülke oluşturuyor. Önceden kota uygulayan Hindistan da kotaları açmasının ardından iyi bir alıcı konumuna geçti. Çin kadar olmasa da Hindistan da bizim için önemli bir Pazar haline geldi.

“EN BÜYÜK DERDİMİZ NAKLİYE”
Nakliye işi sizin için önemli bir bölüm. Taşımayı nasıl yapıyorsunuz?
Taşımayı kamyonlarla yapmaya devam ediyoruz. Bir dönem bunu trenle yapmak istedik, bu alanda çok uğraştık. Ancak bir sonuç elde edemedik. Tren ile yapacağımız nakliyat, kamyondan çok daha pahalı durumda. Bu sıkıntı çözülmediği sürece nakliyeyi trene kaydırma olanağımız yok. Akaryakıt fiyatları arttıkça, bizim de maliyetimiz artıyor. Şu anda taşıma maliyeti yüzde 15 civarında. Bu da bizim için büyük bir yük oluşturuyor. Bunun çözümü demiryolu fiyatlarının makul seviyelere çekilmesinden geçiyor. Kaklık Afyon, Denizli istasyonu İzmir’e bağlı. İzmir’den Denizli’ye 10 lira ise Kaklık’a kadar 14 lira. 4 kilometre bir mesafe var ve ayrı şefliklere bağlı. Bu durum maliyetleri doğrudan etkiliyor. Bunu aşabilseler, yalnızca mermer değil, tekstil taşımasında da Kaklık etkili kullanabilirdi. Kaklık Lojistik canlandırılması gereken bir yatırım. Fiyat bazında beklentimiz, kamyondan daha ucuz olmalı, cazip hale getirilmeli.

“KALİFİYE ELEMAN SIKINTISI BÜYÜK”
Mermer sektöründe kalifiye elemanda durum ne?
Çok ciddi işçi ihtiyacımız var. Sektörde işsizlik var diyorlar ama ben inanmıyorum. Bizde iş beğenmeme var. Ocaklarda olsun, fabrikalarda olsun bir sürü eleman aranıyor. Kalifiye işçilerde sıkıntı çok. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için tek bir çaremiz var, otomasyona geçmek. Biz de sermayeye bağlı olarak otomasyona yöneliyor. 10 kişi yerine profesyonel bir kişi çalıştırıp, makinalarla iş yapmak gerekiyor.

“BİZ TİCARİMATİK DEĞİL KARİZMATİKİZ”
Mermerden önce akaryakıtta vardınız. Son dönemlerde çalkantılı bir süreç var. Akaryakıt üzerinden alınan büyük vergiler de var. Kullanıcı akaryakıtçıların büyük karlar elde ettiğini düşünüyor. Bu doğru mu? Sizin kar marjınız ne?
Akaryakıtçılarda bir söz vardır, “Biz ticarimatik değil, karizmatikiz” diye. Bizim gerçekten de akaryakıt istasyonları brüt yüzde 6-7 oranında bir karımız var. Bu rakam brüt. Bunun üzerine maliyetler ve nakliyeyi eklediğinizde benzinde bize yüzde 2 kar kalmıyor. Herkes yorum yapıyor ama bu iş gün geçtikçe kan kaybediyor. İstasyonlar artık para kazanmıyor. İstasyon sayısındaki artış yanlış. İnsanlar kendi düşünceleriyle hareket edip, doğru olduğunu düşündüğü şekilde davranıyor ve istasyon açıyor. Sonra da bize haklıymışsın diyor. İstasyonda yer seçimi ve iyi mal satmak en önemli unsurdur.

Bizim tabirimizle şehir içindekiler çorbayı kaynatır, şehirlerarası yollarda durum sıkıntılı. Avrupa’da durum biraz farklı işliyor. Orada otomatik dolum olduğu için personel gideri yok. Müşteri kendi akaryakıtını alıyor, markette bir kişi çalışıyor. Bizde de aynı sisteme geçilmeli. 3 vardiya adam çalıştırıyoruz ve işçinin parasını çıkaramayacağımız zaman gelecek.

Petroldeki yüksek vergileri neye bağlıyorsunuz?
Bu sorunu cevabını biz veremeyiz. Yöneticilerin takdiri ve kararı. Demek ki memleketin paraya ihtiyacı var.

“ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARINA YÖNELİNMELİ”
Bir petrolcü olarak alternatif enerji kaynaklarına nasıl bakıyorsunuz?
Ben son derece iyi bakıyorum ve istasyonu kapatmaya hazırım. Memleketi düşünüyorsak, dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak enerjiye yönelmek çok daha önemli olacak.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı
 

İletişim

Tel : 444 1974 http://www.aquacitydenizli.com.tr/ Sinpaş AquaCity Denizli Tanıtım Ofisi İzmir Asfaltı Üzeri 5. km Adnan Menderes Bulvarı No: 185 (Eski EGS Park) Denizli