İçeriğe geç

DENİZLİ’DE UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ MESLEKLER: KÖRÜKLÜ ÇİZME USTALARI

Halit Özdemir yazdı...

Halit Özdemir
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 19 Kasım 2025 - 10:38:30 Güncelleme: 19 Kasım 2025 - 10:41:40
Halit Özdemir
Halit Özdemir

Denizli’nin kalabalık caddelerinde yürürken pek fark etmeyiz; modern vitrinlerin, seri üretim ayakkabıların ardında bir zamanlar bu şehrin ruhunu taşıyan el emeği bir gelenek vardı: Körüklü çizme ustalığı. Bugün ise bu kadim zanaat, birkaç ustanın elinde son nefesini vermemek için direniyor.

Körüklü çizme… Sadece bir ayakkabı değil aslında. Anadolu’nun kültüründe atın, yolun, dayanıklılığın ve ustalığın sembolü. Bir çift körüklü çizmenin hazırlanması, sabır ve hüner isteyen ince bir iştir. İlk kesimden son cilaya kadar her adım, ustanın yılların birikimiyle şekillenen el hafızasını taşır. Makine değil, el; fabrika değil, dükkân kokusu… Derinin kendine has sesini, körüğün ritmini bilen ustalar sayesinde bir ürün olmaktan çıkar, bir karaktere bürünür.

Denizli’de bu işi yaşatan ustalar artık çok az. Kimisinin dükkanı babadan kalma, kimisi çocuk yaşta çırak olarak girip bugün usta olmuş. Her biri aynı şeyi söylüyor: “Bu mesleğin talibi kalmadı.” Gençler hızlı üretime, kolay kazanca yönelirken, körüklü çizme sabır isteyen bir zanaat olarak kenarda unutuluyor. Oysa her kesilen deri parçası, her atılan dikiş bir hafızayı geleceğe taşımak demek.

Bu ustaların tezgâhları sadece bir iş yeri değil; kültürün, geleneğin, bir dönemin kıyafet anlayışının sessiz arşivi gibi. Raflardaki kalıplar, yıllarca aynı titizlikle kullanılan el aletleri, duvarda sararmış ustalık belgeleri… Hepsi bir hikâye anlatıyor. Ve bu hikâyelerin devam edebilmesi, bu zanaati yaşatacak yeni ellerin, yeni heveslerin yetişmesine bağlı.

Bugün Denizli’de bir körüklü çizme ustasının kapısını çaldığınızda sizi karşılayan sadece bir usta değil; yok olmaya yüz tutmuş bir kültürün son temsilcilerinden biridir. Onların anlattıkları, sadece bir mesleğin değil, bir yaşam biçiminin kayboluşuna dair sessiz bir ağıt gibidir.

Belki de artık sormamız gereken soru şu: Geleneksel zanaatlarımızı yaşatmak için ne yapıyoruz? Körüklü çizme ustaları bize, bir toplumun kimliğinin yalnızca teknolojide değil, emeğin izinde de saklı olduğunu hatırlatıyor.

Bu ustalar yaşadıkça, o tezgâhlarda deri kokusu tüttükçe, Denizli’nin geçmişi geleceğe tutunmaya devam edecek. Ama ya sonra? İşte bu sorunun cevabı, belki de bizlerin onlara vereceği değerle şekillenecek.

One comment on “DENİZLİ’DE UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ MESLEKLER: KÖRÜKLÜ ÇİZME USTALARI”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir