CHP Pamukkale İlçe Başkanı Coşkun’dan Denizli Barosu operasyonuna tepki
CHP Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun, Denizli Barosu’na yönelik gerçekleştirilen operasyon ve baro başkanlığı makamında yapılan aramaya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamasında suçun şahsiliği ilkesine vurgu yapan Coşkun, bir kişi ya da kişiler hakkında yürütülen soruşturma üzerinden bir meslek örgütünün, avukatların ve savunma makamının töhmet altında bırakılmasının hukuka ve adalete hizmet etmeyeceğini belirtti.
Denizli Barosu Başkanlığı makamında gerçekleştirilen aramanın, soruşturmanın içeriğinden bağımsız olarak savunmanın kurumsal itibarını hedef alan ve kamu vicdanında soru işaretleri yaratan bir uygulama olduğunu ifade eden Coşkun, Denizli Barosu’nun yaklaşık 100 yıllık tarihinde hukuksuzluklara karşı durduğunu, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkesinin savunucusu olduğunu kaydetti.
Ceza soruşturmalarının maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Coşkun, soruşturmanın farklı amaçlarla yürütüldüğü yönünde oluşabilecek algının kamu vicdanında telafisi güç zararlar doğurabileceğini ifade etti.
Ceza sorumluluğunun şahsi olduğuna dikkat çeken Coşkun, hiçbir kişinin başkasının fiilinden dolayı suçlanamayacağını, hiçbir kurumun da bireysel iddialar gerekçe gösterilerek zan altında bırakılamayacağını söyledi.
Avukatların yurttaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi olduğunu belirten Coşkun, baroların ise hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez kurumları arasında yer aldığını vurguladı. Savunma makamına yönelik müdahalelerin yalnızca avukatları değil, hak arama özgürlüğünü kullanan tüm vatandaşları ilgilendirdiğini ifade etti.
Hukuk devletinin evrensel hukuk kurallarıyla ayakta kalacağını belirten Coşkun, soruşturmaların yürütülmesinin doğal olduğunu ancak masumiyet karinesi, suçun şahsiliği ilkesi ve savunmanın bağımsızlığı gözetilmeden atılan adımların adalete olan güveni zedeleyeceğini kaydetti.
CHP Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun açıklamasını, “Bugün savunma makamının yanında durmak, yalnızca avukatların değil, hukuk devletine inanan herkesin sorumluluğudur” sözleriyle tamamladı.
