İçeriğe geç

PAMUKKALE’NİN GELECEĞİ GÖKYÜZÜNDE

Gazi Murat Şen yazdı

Gazi Murat Şen
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 19 Ocak 2026 - 10:57:43 Güncelleme: 19 Ocak 2026 - 11:06:34
Gazi Murat Şen
Gazi Murat Şen

UNESCO Dünya Mirası Listesi, yalnızca bir prestij vitrini değildir.

O listeye giren her değer, aynı zamanda koruma, planlama ve erişilebilirlik sorumluluğu taşır.

Pamukkale ve Kapadokya bu sorumluluğu paylaşan iki eşsiz mirastır.

Aynı listeye doğal ve kültürel miras olarak kayıtlı, aynı ülkenin turizm markası olan iki destinasyon.

Ancak bu eşitlik, gökyüzünde bozulmaktadır.

Denizli Çardak Havalimanı 2018 yılında 656 bin yolcuya hizmet vermişti.

2025 yılı itibarıyla bu sayı 457 bine gerilemiş durumda.

Türkiye turizminin pandemi sonrası hızla toparlandığı,

Uluslararası ziyaretçi sayılarının arttığı bir dönemde Pamukkale’ye erişimde yaşanan bu düşüş,

Basit bir istatistik değil; stratejik bir alarmdır.

2025 yılı verileri tabloyu daha da netleştiriyor:

            •          Kayseri Erkilet Havalimanı: 2 milyon 761 bin

            •          Nevşehir Kapadokya Havalimanı: 753 bin

            •          Denizli Çardak Havalimanı: 457 bin yolcu

Bu fark Pamukkale’nin cazibesinden kaynaklanmıyor.

Bu farkın adı erişilebilirliktir.

Turist romantik değildir.

Duygusal bağ kurmaz.

Ulaşımı kolay, planlaması net, uçuşu sık olan destinasyonu seçer.

Kapadokya; Kayseri ve Nevşehir üzerinden oluşturulan çoklu havayolu ağları, charter seferler ve yıl geneline yayılan uçuş sürekliliğiyle bu gerçeği doğru okumuştur.

Pamukkale ise hâlâ sınırlı frekanslara ve geçici planlara mahkûm görünmektedir.

Bu noktada sorulması gereken soru şudur:

Sorun yalnızca havayollarının mı?

Elbette hayır.

Türk Hava Yolları, Pegasus, AJet ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın sorumluluğu olduğu kadar;

Denizli’deki STK’ların ve bölge milletvekillerinin de bu tabloyu yeterince sahiplenip sahiplenmediği sorgulanmalıdır.

Ulaşım, yalnızca teknik bir planlama meselesi değildir.

Ulaşım; ısrarlı takip, ortak talep ve sürekli gündem ister.

Kapadokya örneğinde bu irade yıllardır istikrarlı biçimde ortaya konmuştur.

Peki Denizli’de?

STK’lar bu meseleyi ne kadar ortak bir sesle dillendirmektedir?

Milletvekilleri, Pamukkale’nin erişim sorununu Ankara gündeminde ne sıklıkla ve ne kadar güçlü savunmaktadır?

2018’de 656 bin yolcuya ulaşabilmiş bir havalimanının,2025’te 457 bine düşmesi;

Yalnızca havayolu planlamasıyla açıklanamaz.

Bu, aynı zamanda yerel ve ulusal düzeyde yeterince güçlü savunulamayan bir destinasyonun hikâyesidir.

Pamukkale tanıtım eksiği yaşamıyor.

Pamukkale, ulaşım önceliği bekliyor.

Bu noktada çözüm nettir:

TGA’nın tanıtım stratejileri, uçuş planlamalarıyla eş zamanlı ilerlemelidir.

Havayolları için Denizli, “deneme hattı” değil; sürdürülebilir bir destinasyon olarak ele alınmalıdır.

Denizli turizm paydaşları ve milletvekilleri ise bu talebi geçici çıkışlarla değil, ısrarlı ve ortak bir duruşla masada tutmalıdır.

Turizmde başarı; doğal güzellik kadar, o güzelliğe ulaşmayı mümkün kılan iradeyle ölçülür.

 Pamukkale uçak istiyor.

Ama bundan önce,

Onu gökyüzüne taşımaya gerçekten kararlı bir sahiplenme istiyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir