DENİZLİ PLATFORMU VE DENİZLİ
Gazi Murat Şen yazdı...
Denizli, sanayisi, üretimi ve çalışkan insanlarıyla Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri. Ancak bu gücün sadece ekonomi ile değil, toplumsal dayanışma ve ortak akıl kültürüyle de beslendiğini unutmamak gerekiyor. İşte bu ortak aklın en somut örneklerinden biri de yıllar önce oluşturulan tam adı Denizli Sanayici, Tüccar ve İş İnsanları Platformu olan Denizli Platformu idi.
Hiçbir menfaat gözetmeden, tamamen şehrin geleceğine katkı sağlamak amacıyla bir araya gelen sivil toplum örgütleri, o dönemde güçlü bir birliktelik sergilemişti. Platformun kuruluşunda, dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin öncülüğü büyük rol oynamıştı. Zeybekci’nin dinamizmi, farklı kurumları bir araya getiren yaklaşımı ve “ortak hareket edebilme kültürü” o dönem platformu gerçekten etkili bir yapıya dönüştürmüştü.
Ancak aradan geçen yıllar içinde, platformun dile getirdiği konuların siyasiler tarafından yeterince sahiplenilmemesi, çözüme ulaşmada gerekli adımların atılmaması bu yapının gücünü zayıflattı. Bugün platform toplantılarında bazı sivil toplum temsilcileri bu durumu açıkça dile getiriyor ve “biz ses çıkarıyoruz ama yankı bulmuyor” diyorlar.
Oysa Denizli gibi bir şehirde bu kadar geniş tabanlı bir yapının zayıflaması, sadece platformun değil, tüm kentin sesinin kısılması anlamına geliyor. Çünkü Denizli Platformu, bir anlamda şehrin vicdanıdır. Sorunları dile getirir, çözüm yollarını önerir, siyasileri ve karar alıcıları harekete geçirmeye çalışır.
Bugün yapılması gereken çok açık: Platformun sözcüleri daha aktif olmalı. Denizli’nin sorunlarını önce siyasilerle paylaşmalı, ardından da çözümün bir parçası olabilecek tüm kurumları – iş dünyasından akademiye, medyadan yerel yönetime kadar – sürece dahil etmelidir.
Sivil toplumun gücü, sadece açıklama yapmakla değil, sürekli ve kararlı bir şekilde takipçi olmakla ortaya çıkar. Denizli Platformu da bu çizgiyi yeniden yakalarsa, şehrin önündeki pek çok meselede fark yaratabilir.
Denizli’nin gücü, birlikte hareket etmekten geliyor. Platform da bu birliğin sembolüdür. Şimdi o sembolü yeniden parlatmanın, yeniden sahiplenmenin tam zamanı.
