REKLAMI GEÇ

Al Jazeera’nın Denizli yorumu

Al Jazeera’nın Denizli yorumu

Türkiye’de yayın hayatına başladıktan sonra hazırladığı dosya haberlerle dikkat çeken Ortadoğu haber kanalı Al Jazeera, Denizli’ye muhabir gönderdi. Al Jazeera’dan Turaç Top, çözüm süreci ile ilgili Denizlililerin ne düşündüğünü sordu, “Denizli samimiyet istiyor” yorumuyla haberi yayımladı.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 8 Kasım 2014 Cumartesi, 15:02

Türkiye ile ilgili yaptığı dosya haberlerle dikkat çeken Ortadoğu’nun önemli haber kanallarından Al Jazeera’nınTürkiye ofisi, bu kez Denizli’ye mercek tuttu. Al Jazeera’danTuraç Top, Denizli’ye gelerek çözüm süreci hakkında halkın ne düşündüğünü sordu ve görüşlerle birlikte yorumunu paylaştı. Turaç Top’un Denizli izlenimleri ve röportajları şöyle:

Kürt sorununa çözüm süreci zor bir dönemeçten geçiyor. Bugüne kadar süreci hep siyasiler konuştu, anlattı. Al Jazeera muhataplarına süreci sordu. Onlar da Kürt sorununda kendi “süreçleri”ni anlattı.

Sanayi, ticaret ve ihracat merkezi olmasının yanı sıra turizmiyle de ön plana çıkan Denizli, alışılagelmiş sakin bir günü yaşıyor. Kentin merkezinde, öğlen saatlerinde sakinliği bozan, Bayramyeri’nde dağıtılan aşure. Denizli halkı, Ticaret Odası’nın dağıttığı aşureden almak için sırada. Ayaküstü, aşurenin o güzel tadına varmak, kısa süreli de olsa yaşam şartlarını bir kenara bırakmak demek.
Emekli öğretmen İbrahim Özkan da bir yandan aşuresini yerken, bir yandan da eşiyle derin bir sohbet içinde. Kendimizi o sohbetin içinde buluyor ve Özkan’a, bir Denizlili olarak çözüm süreciyle ilgili değerlendirmesini soruyoruz. Önce gülümsüyor, “Aşuremi bitireyim öyle diyor”.
Tabakta kalan son aşuresini de kaşıklıyor ve anlatmaya başlıyor:

“Güven çok önemli”
“Bu ülkeye huzurun, barışın, kardeşliğin gelmesi için çözüm şart, gerekli. Ancak tarafların, iktidarın, muhalefetin tutumları çok önemli. Benim bu konuda siyasilere güvenim yok. Siyasi bir rant, şov olarak bu durum kullanılmamalı. Eğer bunu göz önüne alıp aksi şekilde hareket ederlerse o zaman güvenebiliriz. Ciddi olurlarsa bu sorun neden çözülmesin. Ben yıllarca Güneydoğu’da, Doğu’da görev yaptım. Seneler önce toplumumuzda böyle bir ayrım yoktu. Böyle bir sıkıntıyı hiç yaşamadım, görmedim. Şimdi nereden çıktı? Nasıl bu hale gelindi, aklım almıyor”

Özkan, Abdullah Öcalan’ın şartlarının iyileştirilmesi veya ilerleyen süreçte serbest bırakılmasına yönelik tavrının ise net olduğunu belirtiyor:
“Yıllarca bu topraklarda vatandaşı, askeri öldüreceksin. Sonra da ortalıkta dolaşacaksın. Kesinlikle bırakılmamalı”

“Özgürlüğün sınırı biçilmeli”
Özkan’ın yanından ayrılıp her yerde olduğu gibi kentin nabzını en iyi tutan taksi şoförlerine kulak veriyoruz.

Taksi şoförü Ramazan Güngör, süreçte, siyasileri samimi bulmadığını söylüyor. Nedenini de söyle açıklıyor:
“Hem iktidarın hem de HDP’nin çıkarları belli değil. Kimin ne istediğini bilmiyoruz. Siyasi beklentilerini de, süreçteki taleplerini de, içeriğini de bilmiyoruz. Gerçekleri bir ortaya koysunlar bakalım. Özgürlük daha nasıl bir şey onu da anlamış değilim. Özgürlüğün sınırı biçilmeli onlar için. Çok istiyorlarsa, versinler özerkliği. Kendi topraklarında yaşasınlar da görelim. Bir de, ‘Abdullah Öcalan’ın şartları iyileştirilsin’ diyorlar. Daha ne olacak, Öcalan’ın şartları zaten iyi. Gelsin o burada çalışsın, ben orada yaşamaya razıyım.”

“Ne saçmalık”
Güngör’ün mesai arkadaşı Serdar Dedek ise, “Son günlerde yaşananların bence Kürtlerle alakası yok. PKK’yı kim, ne için destlekliyor, bu önemli” diyor. Dedek, terör örgütünün hiçbir zaman isteklerinin bitmeyeceğini, bu nedenle de sonuca varılmayacağına inanıyor.
“Biz yıllarca PKK’yla mücadele ettik. Şimdi Kobani için bir olduk. Bu ne saçmalık anlamıyorum. Hassasiyet gösterilmesi gereken konular var. Medyaya da bu konuda görev düşüyor. Her sayfada PKK’nın adını yazıyorlar. Bu onların hoşlarına gidiyor. Bıraksınlar, kullanmasınlar adlarını, reklamlarını yapmasınlar. Öcalan’ın dışarı çıkması demek, onlarca katil, tecavüzcünün dışarı çıkması demek. O zaman ne olur, toplumun tüm dinamikleri yerinden oynar. Ne gerek var buna?”

“Bitse bugüne biterdi”
Yaşlısı genci, erkeği kadını için kentin buluşma noktası Çınar Meydanı. Açıköğretim Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Ali Can da arkadaşlarıyla buluşmuş. Can’a göre Öcalan’ın şartları daha da ağırlaştırılmalı.
“Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Tabii ki barış, kardeşlik, huzur istiyoruz. Süreç olsa ne olur; terör bitse, bugüne biterdi. Binlerce asker şehit verildi, analar ağladı. Hâlâ da ağlıyor. Ben de yakında askere gitcem. Şehit edilen askerlerin yerinde ben de olabilirdim, ben de öldürülebilirim. Niye bu millet ağlıyor? Çünkü istekler bitmiyor, samimi değiller. Öcalan niye cezaevinden çıksın? Bu ülkede baklava çalan çocuklar için adalet var da, onun için mi yok? Onun suçu daha ağır, cezasını çekmeli.”

“Umarım başarabilirler”
Bebek malzemeleri satan işyeri bulunan Cemile Savun ise, çözüm sürecinin destekçisi. Savun hükümete süreçte inandığını dile getiriyor:
“Terör bu ülkede yıllardır var. Zaten sadece Türkiye’de değil tüm ülkelerde bu tip sorunlar var. PKK bu hükümet döneminde ortaya çıkmadı. İktidar iyi niyetle bu sorunu çözmek için uğraşıyor. Diğerlerinden farklı olarak bir şeyler yapmaya çalışıyor, umarım başarabilirler. Şu dönemde en güzel günlerimizi yaşıyoruz. Eşit haklara sahibiz. Bu huzuru bozanın terbiye edilmesi de bilinir. Ama hepimiz refah, huzur içinde yaşayalım.”

Savun’un Abdullah Öcalan’ın durumuyla ilgili soruya cevabı ise şöyle:
“Abdullah Öcalan’ın çıkacağına inanmıyorum. Bu hükümet bunu yapmaz.”

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı
 

Hava Durumu

DenizliSıcaklık (°C)Durum
En
Düşük
En
Yüksek
22 Temmuz 2024 Pazartesi 27 42Sıcak
23 Temmuz 2024 Salı 27 42Sıcak
24 Temmuz 2024 Çarşamba 26 40Sıcak
25 Temmuz 2024 Perşembe 25 39Sıcak
26 Temmuz 2024 Cuma 25 38Sıcak