Çocuğunuz halen okula gitmek istemiyorsa... - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Çocuğunuz halen okula gitmek istemiyorsa…

Çocuğunuz halen okula gitmek istemiyorsa…

Okullar açıldı ve 2 hafta geride kaldı. Eğitime bu yıl başlayan çocukların okula uyum dönemi geride kaldı. Eğer okula gitme konusunda geride kalan iki haftaya rağmen çocuğunuz halen sorun çıkarıyorsa, ortada ciddi bir sorun var. Bir uzmanın yardımına muhtaçsınız. Banu Urgancı, anne-babaları çaresiz hissettiren bu durumu uzmanıyla görüştü.

/ DENİZLİHABER / 23 Eylül 2013 Pazartesi, 15:08

Hayatımızın her yerinde vardır kaygılarımız korkularımız. Biz yetişkinler bu kaygı ve korkuları bir şekilde yeneriz yada yenmek için çabalarız. Ama minik yavrularımızın bizim desteğimize ihtiyaçları var. Yeni bir başlangıç yapan çocuklarımızın parlak bir geleceği olmasını istiyorsak onlara yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz.

Okula başlayan çocuklarımıza nasıl destek olmalıyızın cevaplarını konunun uzmanı Şükran Altuntaş’tan aldım. Bu röportajda ben konuyu genel olarak ele aldım ve sorularımı bu yönde sordum. Ancak siz anne babalar daha fazla şey öğrenmek istiyorum yada desteğe ihtiyacım var diyorsanız Şükran Hanım’a 0258 212 25 45 ve 0532 362 41 20 numaralı telefonlardan randevu alarak veya sukran@sukranaltuntas.com e-mail adresi aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

sukran-altuntas-ic-6

Şükran Hanım ayrıca Çamlık’ta bulunan eğitim ve danışmanlık merkezinde anne babalar ile ücretsiz atölye çalışmaları yapıyor. Bu atölye çalışmalarında ebeveynler deneyimlerini paylaşıyor, yanlış bildiklerini düzeltiyor ve yeni bilgiler öğreniyorlar.
Bende bir anne olarak Şükran Hanım’dan çok şey öğrendim. Eminim yazımızı okuduğunuzda size de faydalı olacak bilgilere ulaşacaksınız.

Banu Urgancı: Okula yeni başlayan çocuklar hangi kaygıları yaşıyorlar?

sukran-altuntas-ic-7

Şükran Altuntaş: Okula başlama çocuğun hayatında yeni bir dönem. Her yeni dönem, her yeni başlangıç, bilinmezleriyle de bizi etkisi altına alır. Bu durum kişilerdebirçokfarklı duyuyu ortaya çıkarır. Merak, heyecan, sevinç, kaygı, üzüntü, korku, olumlu olumsuz tüm duygular bir arada yaşanır.

Okula yeni başlayan çocuğun en büyük kaygısı, anne babadan ayrılıyor olmanın getirdiği kaygıdır. Çocuklar anne baba olmadan girecekleri yeni ortamda neyle karşılaşacakları ve nasıl davranacaklarını bilememenin kaygısını yaşarlar.

Okulda kendisiyle kim ilgilenecek, onu kim koruyacak, evine nasıl geri dönecek, arkadaşları öğretmeni onu sevecek mi? Tuvaleti geldiğinde, susadığında kimden yardım isteyecek vb. birçok soru çocuğun zihnini meşgul eder. Biz yetişkinlerin bile yeni bir ortama girdiğimizde kaygı yaşadığımızı düşünürsek okula yeni başlayan bir çocuğun kaygılanmasını daha kolay anlayabiliriz.

sukran-altuntas-ic-8

Banu Urgancı: Çocuğu okula başlayan anne babaların kaygılarıda oluyor mu?

Şükran Altuntaş: Anne baba olmak eşittir kaygılı olmak diyebiliriz sanırım. Çocuğu adına endişelenmek kaygılanmak anne babalığın doğasında var. Okula başlama sürecinde, hatta çok daha öncesinde okul seçimi, okul araştırmaları başladığı andan itibaren ebeveynler birçok soru ile mücadele etmeye başlarlar. İlk sorulardan biri, “Acaba bu yıl okula başlamalı mı?” Sonrasında “özel okul mu devlet okulu mu?” “Hangi öğretmen?” gibi uzayıp giden bir sorular listesi. Cevap bulan her soru aileleri rahatlatırken, yanıtları yaşanmadan netleşmeyen sorular da yoğun kaygının devam etmesine neden olur.

Banu Urgancı: Onlara neler önerebilirsiniz? Nasıl bir yaklaşım içinde olmalılar?

sukran-altuntas-ic-2

Şükran Altuntaş: Her iki taraf için de yeni olan bu döneme olumlu başlayabilmek önemli. Şunu biliyoruz ki kaygılar ve korkular bulaşıcı. Yani anne babanın duygularını çocuklar çok net bir şekilde okuyabiliyorlar. Ebeveynler her ne kadar “biz kaygımızı hiç ona belli etmiyoruz” deseler dahi çocuklar ailelerinin kaygılarını çok iyi hissedebiliyorlar.

Okulun ilk günleriyle ilgili kaygıların artık yavaş yavaş son bulduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte ailelerin, okul ve öğretmenle açık iletişimle işbirliği içinde olması, çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak ve her iki tarafında kaygılarının azalmasına yardımcı olacaktır.

sukran-altuntas-ic-3

Okula uyum dönemi olarak adlandırdığımız bu dönemde unutulmamalıdır ki, çocukların her zamankinden daha çok sevilmeye, güven duyulmaya ve ilgilenilmeye ihtiyaçları vardır. İlk haftalarda yaşanan sorunların doğal olduğu unutulmamalı ve çocuğa sabırla yaklaşılmalıdır.

sukran-altuntas-ic-1

Banu Urgancı: Veliler söylediğiniz herşeyi uyguladılar ama yinede çocuğun okul ile ilgili kaygıları son bulmadı. Ne yapmalılar?

Şükran Altuntaş: Okulun yaklaşık ilk 2 haftası, okula uyum dönemi dediğimiz bir süreci kapsar. Bu dönemde yaşanan sorunları ve kaygıları uyum dönemine ait sıkıntılar olarak düşünürüz. Ayrıca her çocuk da uyum sürecini farklı yaşar. Kimi çocuk bu dönemi sorunsuzca hemen tamamlarken kimi çocuk da süreç uzayabilir. Zaman zaman da sorunsuzca başlayan süreçte, ilerleyen dönemlerde sıkıntı yaşanabilir. Tüm bunlarda çocuğun daha önceki ayrılma deneyimleri, anne babanın tutumları, çocuğun kişilik özellikleri gibi birçok faktör etken olabilir.

Eğer çocuğun kaygıları ve tepkileri ilk günlerden itibaren azalmayıp aynı yoğunlukta devam ediyorsa, bu konuda sınıf öğretmeni ile işbirliği içinde hareket edip, bir uzman desteği alınarak çocuğa yardımcı olunabilir.

Banu Urgancı: Bir de okulun bahçesinde bekleyen veliler var. Bu olayı bilginiz ve gözlemleriniz sonucu nasıl yorumlarsınız?

sukran-altuntas-ic-5
Şükran Altuntaş: İlk ayrılıklar kolay değildir. Çoğu zaman ayrılıklar, çocuktan çok anne babaları özellikle de anneleri etkiler. “Çocuğum okula çok zor alışıyor, benden ayrılmak istemiyor” söylemlerinde ayrılmakta zorlanan taraf kim belirlemek ve o tarafa destek olmak uyum sürecini kolaylaştıracaktır. Her yeni başlangıç çocuğumuzu ve kendimizi tanıma adına bir fırsat, bir öğrenmedir. Önce çocuğumuza “O artık ben olmadan da kendi başına yapabilir” sonra kendimize “Ona ihtiyacı olan becerileri kazanmasında yardımcı oldum” daha sonra da okula “Burası çocuğum için doğru yer” diyerek güvenmeye başlandığında, sağlıklı bir uyum süreci tamamlanacaktır.

Banu Urgancı: Eğitim ve danışmanlık merkezinizde bu yönde ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Şükran Altuntaş: Danışmanlık yaptığım anne babalardan gelen talepler doğrultusunda eğitim hizmetlerini planlamaya çalışıyoruz. Aileler dönüm noktalarında yaşanacaklar konusunda bilgi sahibi olduklarında süreci daha rahat ve sıkıntısız atlatabiliyorlar. Okullar açılmadan önce hem ilkokula başlama hem de anaokuluna başlama konusunda ailelerle bir araya geldik. Olası yaşanabilecek sorunlar ve çocuğa nasıl destek olunabiliri konuşarak onlara yardımcı olmaya çalıştık.

sukran-altuntas-ic-4

Banu Urgancı: İlerleyen dönemlerde başka eğitimleriniz olacak mı?

Şükran Altuntaş: Evet, önümüzdeki aylarda “çocuğun cinsel gelişimi ve eğitimi” konulu bir aile eğitim çalışması olacak. Çocuğun gelişim dönemleri konusunda bilgi sahibi olan ebeveynler çocuğa yaklaşımlarında daha farkındalıkla hareket edebiliyorlar. Çocuklar 3-4 yaşından sonra ailelerine cinsellikle ilgili sorular sormaya başlıyorlar. Bu dönemde aileler çok fazla kaygılanmaya ve bu kaygıyla yanlış tutumlar sergilemeye başlayabiliyorlar. Bu önemli konuda nasıl bir yol izlenmeli neler yapılmalı ailelerle bir araya gelip konuşacağız.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı