Küçük Şeyler minikleri suflörsüz eğitiyor - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Küçük Şeyler minikleri suflörsüz eğitiyor

Küçük Şeyler minikleri suflörsüz eğitiyor

Şehirler büyüdükçe sosyalleşmeden uzaklaşan çocuklar için okul öncesi eğitim artık vazgeçilmez oldu. Çocuklarımızı yaşama hazırlayan okul öncesi eğitimi, bu alanın marka okullarından biri olan Küçük Şeyler Anaokulu’nun Denizli’deki sorumlularıyla konuştum.

/ DENİZLİHABER / 19 Nisan 2013 Cuma, 10:49

Okul öncesi eğitimin son yıllarda ne kadar önem kazandığının hepimiz farkındayız. Bizim zamanımızda sokakta komşu çocuklarıyla sosyalleşen, sadece öncelikle aile ve akrabalar arasında öğrenen 0-6 yaş grubu çocuklarımız şimdi bunu okul öncesi eğitim veren okullarımızda gerçekleştirebiliyor. Ne yazık ki günümüzde güvenlik eksikliği ve antisosyallik nedeniyle çocuklarımız sokaklarda diledikleri gibi koşup oynayamıyorlar. Dolayısıyla okul öncesi eğitim artık çağımızın bir gereksinimi.

okul-oncesi-ıskalanmis-ic1
Buradan yola çıkarak sizler için uzmanlara sordum. Bu konuda bana yardımcı olan Küçük Şeyler Anaokulu Denizli Kurucusu Sabri Yıldız, Sorumlu Müdiresi Gülay Yıldız ve Eğitim Lideri Burcu Çoban’a teşekkür ederim. Okul öncesi eğitimle ilgili merak ettiklerinizin tamamı bu yazı dizisinde.

Okul Öncesi Eğitim Iskalanmış Bir Alandır
Banu: Bir çocuk okul öncesi eğitimi neden almalı, çocuğumuza neler katar?

Sabri Yıldız: Geçmişe yönelik; eğitim ve öğretimi değerlendirdiğimizde okul öncesi eğitim ıskalanmış bir alandır. Okul öncesi eğitime geçişle ilgili karar 1970’te alınmasına rağmen 30-35 yıl sonra devreye girmiştir. Dolayısıyla son yıllarda okul öncesi eğitime önem verilmeye başlanmıştır ve bu eğitim ve öğretimde önemli bir gelişmedir. Günümüzde bir takım sorunlar var diyorsak, örneğin sokak çocukları, bu çocuklar okul öncesi eğitim almış olsa, böyle bir sorunun önüne geçilmiş olacaktı. Yani karşımıza sorun olarak çıkan bir şeyi temelden çözmüş olacaktık. Çünkü çocuk o dönemde ne ile karşılaştı, nasıl yaralar aldı ki bu hale geldi. Çünkü bu sorunu yaratan toplum, bu toplumun sistemi. Onun için okul öncesi eğitimin önemi son yıllarda biraz daha anlaşılmaya başlandı. Okul öncesi eğitim bu yönüyle koruyucu bir önlem, yani toplumun geleceğine yönelik güvenli, sağlam bir temel olma özelliği gösteriyor.

ezber-yok-ic1

Her Açıdan Kazanç
Burcu Çoban: Gelişimin %70’i 0-6 yaşta, okul öncesi dönemde tamamlanıyor. Çocuk temel öğrenmelerini bu yaşlarda gerçekleştiriyor. Alışkanlık örneklerini bu yaşta deneyimliyor. İlk deneyimleri olduğu için çok önemli. Yanlış öğrenmeler çocuğun hobi alanları ve yetenekleri şekillendirebiliyor. Arka arkaya verilmesi sebebiyle de inandırıcı geliyor. Ailelerde çocuktaki gelişmeleri görünce, çocukla birlikte eğitimin önemini fark ediyor. Her açıdan kazanç.
Okulumuzda ilk olarak beslenme uyku düzeni ile ilgili çalışma yapıyoruz. Çocuğun 4 saatte bir beslenmesi gerekiyor ki açlığını unutmasın. Burada sabah 8:00’de kahvaltı yapıyorlar, 12:00’de öğle yemeği yiyorlar, 15:00’de ikindi kahvaltısı yapıyorlar. Akşam eve döndüklerinde güzel bir şekilde beslenebiliyorlar. Uyku düzenleri de aynı şekilde; 9-10 gibi uyuyor çocuk, sabah 6-7 arası uyanıyor. Yani bir hayat standardı, hayat planlaması vermiş oluyoruz çocuklara.

sufle-vermeden-ic1

Çocuklarımızı Sufle Vermeden Yetiştiriyoruz
Banu: Küçük Şeyler Anaokulu’nda nasıl bir yol izleniyor, farklılıkları nelerdir?
Sabri Yıldız: Velilerimizden bize kayıt olmadan önceki dönemle ilgili çocuğumuzun özelliklerini alıyoruz. Burada en çok karşımıza çıkan şikayet “Benim çocuğum yemek yemiyor, az yiyor, yeterli beslenmiyor.” 1-1,5 ay sonra çocuğunun beslenmesi ile ilgili yakınan velilerimizle tekrar sohbet ettiğimizde; çocuk ikindi kahvaltısı yapıyor, 5-5:30 gibi eve gidiyor, “Çocuk o kadar aç geliyor ki” diyor. Küçük Şeyler’deki sistem çocuğun hayatını düzene sokmuş oluyor, yemek ve uyku ile ilgili problem kalmıyor. Ayrıca fiziksel aktivite üst düzeyde olduğu için büyük bir enerji harcıyor. Yani beslenme ve uyku bu enerji açığından dolayı ortaya çıkan bir ihtiyaç oluyor.

bahcede-oyun-ic1

Küçük Şeyler’in en büyük farklarından biriside çocuklarımıza televizyon izlettirmiyoruz. Sadece görsel materyallerden faydalanmak için ingilizce eğitiminde kullandığımız bir yöntem.
Küçük Şeyler’in en özgün yanlarından biri de sufle vermeden çocukları yetiştirmek. Çocukları yetişkin denetiminden kurtarıyoruz. Şunu yap, bunu yapma, bu iyi, bu kötü değil, çocuklarımızın kararlarını kendisinin verdiği ve karar süreçlerinin içinde yer aldığı bir sistemimiz var. Bizim sistemimizde emir cümleleri yoktur. Dolayısıyla suflorsüz çocuk vardır, kendine güvenen çocuk vardır, kendini ifade edebilen çocuk vardır, yeterliliğinin farkındadır, öz saygısı gelişmiş çocuk vardır. Bu çocuklarımız toplumumuzun geleceği olacak, arkadaşlarıyla barışık, toplumla barışık, yetinmeyi bilen, yardımlaşmayı bilen, öz saygısı olan çocuklar yetiştiriyoruz.

yasayan-degerler-ic2

Yaşayan Değerlerimiz

Sabri Yıldız: Yaşayan değerlerimiz adlı bir eğitimimiz var. Çocuğumuza hoşgörü, barış, iyi ilişkiler geliştirme gibi değerleri veriyoruz. Bu değerleri vermek aynı zamanda özgür bir ortamda olduğu zaman değer olarak oturuyor. Sadece telkinle verilirse eğer bu gerçek anlamda bir değer eğitimi olmuyor. Örneğin yaşlılara saygı da bir değerdir, bunu öğretmek için büyükanneler büyükbabalar günü yapıyoruz, nostalji müzesi açıyoruz. Çocuklarımız oradaki daktiloyu gördüğü zaman o günkü bilgisayarın bu olduğunu öğreniyor, çocuklarımıza derinlik olduğunu, bilgisayarında bir geçmişi olduğunu anlatıyoruz.

Ezber Yok
Banu: Vermiş olduğunuz İngilizce eğitiminde iddialısınız gördüğüm kadarıyla. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

yasayan-degerler-ic3

Sabri Yıldız: Yabancı dil eğitiminde, şunun karşılığı bu, bunun karşılığı bu demiyoruz, özgün bir programımız geliyor, öğretmen gün boyunca ingilizce konuşuyor, çocuk ona maruz kalıyor ve kulaktan öğreniyor. Küçük Şeyler’de şarkı öğretmekte yok, yani hadi çocuklara şu şarkıyı öğretelim, bunu ezberletelim gibi bir sistemimiz yok, yemek saatlerinde okul içinde müzik sisteminden sürekli çocuk şarkıları dinletiliyor, aynı şekilde serviste aynı şarkılar dinletiliyor, çocuklarımız kendi aralarında tekrarlıyor, öğretmenlerimiz sınıflarda etkinlik sırasında söylüyor ve çocuk aldığı kadarını alıyor, bu şekilde sosyal öğrenme ile öğrenme süreci tamamlanmış oluyor. Çok sayıda şeyi birden öğretmeye çalışmıyoruz, tek şey veriyoruz, sürekli tekrar ediyoruz böylece çocuğun öğrenmesi tam oluyor. İngilizce eğitiminde, “Home” dediğimizde çocuk “Ev” resmi yapıyor.

ezber-yok-ic2

Küçük Şeyler’de her gün orta grup ve büyük grup çocuklarımız yarım gün, küçük gruplarımız 1-2 saat ingilizce eğitimi alıyor ve bu özel bir ingilizce sınıfında gerçekleştiriliyor. Öğretmenimiz sınıfta sadece ingilizce konuşuyor ve yaş grubunun özgün programına göre etkinlikler ingilizce gerçekleştiriliyor. Sınıfımızdaki bütün yazılarda dahil, materyallerin isimleri, mevsimler, nesneler ingilizce yazıyor.

sabri-yildiz-ic1
Okul Öncesi Öğretmenler Rehberdir
Banu: Siz öğretmen olarak neler uyguluyorsunuz, programlarınız nasıl?

Burcu Çoban: Çocuğun seçim yapması konusunda; bizim mutlaka çocuğa seçenekleri sunmamız gerekiyor. Tutarlılık çok önemli çocuğun dünyasında. Öğretmen çocuk için uygun ortamı sağlar, çocuk orada deneyimleyerek öğrenir. Kimi çocuklar ilk defada öğrenir, kimisi ikinci, kimisi üçüncü defada öğrenir. Yapıya göre deneyimleme tekrar sayısı artabilir, farklı yöntemler sunarız, serbest seçim yapmalarına izin veririz. Çocukların analiz kabiliyetleri yetişkinlerden daha fazla, yeniliğe daha açıklar. Dolayısıyla iyi ve olumlu şeyler yüklediğiniz zaman ileriye yönelik çocuğun alt yapısına olumlu şeylerle doldurmuş oluyorsunuz. Sürekli televizyon izleyen çocuğun alt yapısını; pasif, edilgen unsurlarla doldurmuş oluyorsunuz.

ustun-dokmen-ic1
Üstün Hocamızın söylediği bir nokta, “Çocuk hayatında sıfır ceza, az ödül, bol geri bildirim” okulumuzda çok sistematik bir şekilde uygulanıyor. Sürecimiz konusunda geri bildirim veriyoruz, velilerimize yönelik geri bildirim veriyoruz, çocuklarımıza anlık ve günlük geri bildirimlerimiz oluyor. Bunu da çocuğumuzun öğrenim sürecine dönük portfolyo yöntemi ile uyguluyoruz. Çocuğumuz dönem boyunca yaptıklarını ve öğrendiklerini yaptığı sunumla ailesine, arkadaşlarına ve öğretmenlerine gösteriyor. Kendini kanıtlamak zorunda değil, bu bir yarış değil, süreçten ne aldıysa bunları sergiliyor.

Sabri Yıldız: Okulumuzda haftalık programlarımız oluyor. Bu programlar dahilinde yaş gruplarına göre bir çerçeve oluşturuluyor, bu aynı şekilde Türkiye’de bulunan bütün Küçük Şeyler Anaokulları’nda uygulanıyor. Genel olarak ortak bir okul öncesi programı uygulamış oluyoruz, bu çok önemli bizim açımızdan, çocuklarımız birlik içinde aynı eğitimi alıyorlar. Ayrıca öğretmenlerimiz ortak bir eğitimden geçiriliyor. Aylık eğitim liderleri toplantımız oluyor. Bizim okulumuzdan Burcu öğretmenimiz eğitim lideri olarak bu toplantıya katılıyor. Toplantıda ne nasıl uygulanıyor, faydaları, süreçleri hakkında bilgi veriliyor ve ayrıca yeni fikirlerde ortaya çıkabiliyor.

denge-egitimi-ic1

Küçük Şeyler Anaokulu
Sabri Yıldız: Biz eğitim, birikim ve deneyimlerimizle uzmanlaştığımız işi yapıyoruz. Üniversitelerin “Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği” bölümlerinden mezun öğretmenlerle çalışıyoruz. Bu nedenle “Olması gerektiği gibi” bir okul öncesi eğitim kurumuyuz. Okulumuzun müstakil ve korunaklı binaları ile çocuklarınıza güvenli ve doğal bir ortam sunuyoruz. Beslenme, temizlik ve güvenliğe özel bir önem veriyoruz. Uzman ekip tarafından seçilen oyuncaklar ve eğitim materyalleri ile 3-6 yaş grubu öğrencilerimizin tüm gelişim alanlarını destekliyoruz. Prof. Dr. Üstün Dökmen başta olmak üzere uzmanlarımız yıl boyunca; çocuk psikolojisi, aile içi ve eşler arası iletişim, çocuk yetiştirme tutumları, çocukla uzlaşma, yaratıcı çocuk yetiştirme, kendine güvenen çocuk yetiştirme, çocuklarda kişisel vizyon oluşturma gibi çeşitli konularda deneyimlerini siz değerli ailelerimizle paylaşarak, bir “Aile akademisi” hizmeti veriyorlar. Öğretmenlerimizin sınıflarında uygulayacakları aylık, haftalık ve günlük eğitim planların değerlendirilmesi Üstün Dökmen Akademisinin uzmanları tarafından yapılıyor. 3 yaşından ilköğretim 1.sınıfa kadar okullarımızda eğitim gören öğrencilerimiz herhangi bir yabancı dili kolayca öğrenebilmesini sağlayan yabancı dil alt yapısına sahip oluyorlar.

buyuk-anne-buyuk-baba-ic1

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı