Denizli’nin güneşi sizi yaşlandırmasın! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Denizli’nin güneşi sizi yaşlandırmasın!

Denizli’nin güneşi sizi yaşlandırmasın!

Yaz geldi… Güneş yakıcı sıcaklığını hissettirmeye başladı. Güneş ışınlarının cilde zararlarının yanı sıra aşı maruz kalmak da yaşlılık belirtilerini artırıyor. Banu Urgancı, güneş ışınlarına karşı cildinizi nasıl koruyabileceğinizin yanıtlarını araştırdı.

/ DENİZLİHABER / 20 Mayıs 2013 Pazartesi, 11:45

Cildinizin nasıl yaşlanacağına yalnızca genleriniz karar vermez. Dış etkenler yani çevresel yaşlanmanın etkileri çok daha önemlidir. Güneş ve yaşlanma hakkında bizi aydınlatması için bu konunun uzmanı Sena Eczanesi sahibi Eczacı Mukaddes Başdil’i işyerinde ziyaret ettim. Mukaddes Hanım bütünün yararına olacağını inanarak bu konuda bilinmesi ve yapılması gereken her şeyi anlattı bizlere.

yaslanma-2-ic

YAŞLANMAK İKİ TÜR
Vücudunuzun en büyük organını, cildinizi diğer organlardan ayıran başlıca fark onun dış etkilere de açık olmasıdır. İç organlar havanın yağmurlu, karlı, rüzgarlı, kuru veya rutubetli olmasından etkilenmezken, cildiniz bütün bu değişimlerin tam ortasında kalır. Hem içten hem dıştan yaşlanır. Yaşlanma etkilerini azaltmak istiyorsanız her yeni güne başlarken güneş koruyucu sürmeyi ihmal etmeyin. Unutmayınız ki en değerli giysiniz cildinizdir.

yaslanma-3-ic

İÇ VE DIŞ YAŞLANMA
Banu Urgancı: Cilt yaşlanmasından biraz bahseder misiniz?
Mukaddes Başdil: Cilt yaşlanması ikiye ayrılır. İçten kaynaklanan yaşlanma, karşı konulamaz ve kaçınılmazdır. Ancak bir ölçüye kadar etki edilebilir. Dıştan kaynaklanan yaşlanma ise, tamamen veya kısmen kontrol edilebilir.
Bilim şöyle bir tahminde bulunuyor; eğer sadece içten gelen faktörlerin etkisinde kalsaydık, yaşlanma belirtileri 50’li yaşların üzerinde belirmeye başlardı ve çok az bir yüzde ile ciltteki görünür çizgiler oluşurdu. İçsel yaşlanmada genetik yaşlanma önceden planlanmıştır ve herkesin genlerine göre farklılık gösterir. Hormonal yaşlanmada ise östrojen hormonunun azalması ile kolojen üretimi de azalır, yani cilt elastikliğini kaybeder. Kronolojik yaşlanmada ise gençlerde serbest radikal üretimi daha azdır ve ürettiği hasara karşı daha dayanıklıdır. Yıllar geçtikçe hücreler daha çok serbest radikal üretir ve böylece hücrelerin savunma mekanizmaları daha yorgun hale gelir. Serbest radikaller, zaman içinde kolojen ve elastin liflerinin yavaş yavaş azalmasına neden olur bu da daha ince ve kendisini bırakmış bir cilt oluşturur.

yaslanma-1-ic

CİLDİN SARKMASI OLAĞANDIR
Banu Urgancı: Cilt yaşlanması bizi korkutmalı mı?
Mukaddes Başdil: Siz yaşlandıkça cildiniz de yaşlanacaktır. Cilt hücreleriniz eski güç kabiliyetlerini kaybedecektir. Yaşınız ilerledikçe gençliğinizdeki o sıkı, nemli, gergin, pürüzsüz ve ipeksi cilt görünümünüzü kaybetmeniz doğaldır. Buna asla üzülmemelisiniz. Cildinizin sağlam bir örtü, çok güçlü bir koruyucu kılıf olduğunu düşünmemelisiniz. Cildiniz de kalbiniz, böbreğiniz, beyniniz gibi doğal yaşlanmadan nasibini alacaktır. Nasıl ki yaşlanan beynin biraz unutması, yaşlı bir kalbin kanı eskisi gibi güçlü pompalamaması normalse yaşlanan cildin de biraz kırışıp kuruması, gevşeyip sarkması olağandır.

YAŞLANMANIN %90’I DIŞ KAYNAKLI
Banu Urgancı: Dış etkenler ve yaşlanma; nasıl korunabiliriz?
Mukaddes Başdil: Dış etkenlerden kaynaklanan yaşlanmada yaşlılık çizgilerinin yaklaşık %90’nın dış kaynaklı olduğu bilim tarafından kabul edilmektedir. Dış etkenler, yaşam biçimi, çevresel faktörler ve gün ışığından meydana gelir. Ama sadece güneşin UV ışınları yaşlanmanın %80’ninden sorumlu tutulabilir.

Güneş ışınlarından korunmak, riskli saatlerde güneşlenmemek, koruyucu giyecekler, güneş gözlüğü ve şapka gibi aksesuarlar kullanmak ve gün ışığı olan her saatte, cildin görünen kısımların yüksek koruma faktörlü ürünler ile korumak bu mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır. Özellikle en az 10-15 koruma faktörlü cilt ürünleriyle cildinizi yaz-kış korumayı unutmamanız gerekiyor. Özellikle güneşe çok fazla maruz kaldığınız dönemlerde cildinize yüksek koruma faktörlü ürünlerle yardımcı olmalısınız. Cilt ürünlerini seçerken “koruma faktörlü olanları” tercih etmeli, cildinizi antioksidan kremlerle desteklemelisiniz.

denizlinin-gunesinden-korunan-ve-korunmayan-h2

ÜNLÜ İKİZ KARDEŞLER DENEYİ
Banu Urgancı: Eczanede asılı resim ve bu dosyadaki resimlerin amacı nedir?
Mukaddes Başdil: Imedeen firmasının yaptığı dünyaca ünlü ikiz kardeşler deneyinin sonuçlarını gösteriyorlar. Güneş ışınlarının yaşlanma üzerindeki etkileri açık şekilde görülebiliyor. İkiz kardeşler arasında genetik yaşlanma, hormonal yaşlanma ve kronolojik yaşlanma farkı yoktur. 19 yaşında birbirinden ayrılan ikiz kardeşlerden biri Norveç ‘te, diğeri Avustralya’da yaşamaktadır. Norveç’te 6 ay gece 6 ay gündüz, Avustralya’da nerdeyse gün boyu güneş vardır. Yıllar sonra bilim adamları ikiz kardeşleri yan yana getirdiklerinde aralarında 35 yıl fark olduğu gözlemlenmiştir.

Güneşe bağlı yaşlanma belirtileri; kuru ve mat bir cilt, derin kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, gözeneklerde açıklık, düzensiz kahverengi lekeler, kılcal damarlarda artış, ciltte incelme olarak sıralanabilir.

ic4

GÜNE GÜNEŞ KORUYUCU ÜRÜNÜNÜZÜ SÜREREK BAŞLAYIN
Banu Urgancı: Son olarak okuyucularımıza neler önerirsiniz?
Mukaddes Başdil: Eğer cilt yaşlanması ile etkili bir şekilde mücadele etmeyi düşünüyorsanız çevresel yaşlanmayı yavaşlatmak zorundasınız. Bunun için işe güneş ışınlarından korunmak ve sigara dumanından uzak kalarak başlamalısınız. Mümkün olduğu kadar temiz bir çevrede yaşamaya çalışmalı, hava kirliliğinden, egzoz dumanından cildinizi uzak tutmalısınız. Bu koruma çemberinin içine mümkünse ısı ve nem değişikliklerinden korunmayı da almaya çalışmalısınız. Eğer çevresel etkilere fazlaca maruz kalan biriyseniz cildinizi çevresel yaşlanmadan koruyan “ilaç gibi ürünler” ile korumaya almalısınız.

Kırışıklık ve lekelenmelerin önlenmesi için dermotolog ve bilim adamlarının söylediği şey mutlaka güneş koruyucusunun kullanılıyor olması gerekir. Sadece kırışıklık kremlerinin veya cilt yenileyici kremlerin kullanılmasının hiçbir anlamı yok. En önemli ve tek kullanılması zorunlu olan anti aging krem güneşten koruyucu kremdir. Mutlaka günlük olarak kullanılması gerekir. Cildimizi UVA ışınlarından tüm yıl boyunca korumamız gerekli. UVA ışınlarının etkileri kısa dönemde görünmez, fakat uzun dönemde deri hücrelerinin ve cilde diriliğini veren kolojen liflerin yapısını bozarak leke ve kırışıklıklara neden olur. Günlük nemlendirici bakım ile birlikte güneşten koruyucu kremlerinde kullanılması gerekli.

Yorumlar

mehmet adnan efe   -  Bağlantı 30 Mayıs 2013, 12:33

sevgili mukaddes,
yine döktürmüşsün.çok şahane bir yazı.
denizlinin insanları,bilhassa hanımları
senin kıymetini bilmeli.kalemine sağlık.

ali yılmaz   -  Bağlantı 22 Mayıs 2013, 09:47

Faydalı bilgilendirmeleri için Mukaddes hanıma ve gazetenize teşekkür ediyor,ilgiyle takip ediyoruz…

Ecz.Önder GEZGİN   -  Bağlantı 22 Mayıs 2013, 09:25

Fevkalade faydalı bu ilmi gerçekleri herkesle paylaşan Sevgili Arkadaşım emeklerine teşekkür ediyorum.

Nuray Kubat Alpay   -  Bağlantı 22 Mayıs 2013, 00:25

Mukaddes hanım,ağzınıza sağlık. Bizler geç bilinçlendik ama siz bize anlattıkça fark etmeden çocuklarımızın yolunu aydınlattınız. Şimdi okul çantalarına bile güneş koruyucu koyuyoruz. Teşekkürler…

Sena   -  Bağlantı 21 Mayıs 2013, 21:28

Yıllardır bıkmadan usanmadan binlerce kez aynı şeyleri anlattığın için sana ve sabrına hayranım.Teşekkür ederiz.Harikasın…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı