BAĞ ÜZÜM VE ŞARABI BEKLEYEN TEHLİKE NE? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

BAĞ ÜZÜM VE ŞARABI BEKLEYEN TEHLİKE NE?

BAĞ ÜZÜM VE ŞARABI BEKLEYEN TEHLİKE NE?

Yeni alkol ve tütün mamülleri yasası, Denizli’nin önemli sektörlerinden şarapçılığı etkilemeye devam ediyor. Yaşar tok, sektörün önemli temsilcilerinden Asım Altıntaş ile üzüm ve şarap üreticiliğinin karşı karşıya olduğu durumu konuştu.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 25 Eylül 2014 Perşembe, 11:06

Yeni Alkol ve tütün mamülleri yasasının etkilediği en geniş kesim üzüm üreticileri oldu. Şarap ve rakı sektörünün hammaddesinin henüz bağlardan başlayarak yaşadığı sorunlar, yasanın yaptırım alanını genişletmesi ile giderek daha da olumsuz bir hal almaya başladı. Vergiler çeşitlenip arttı, yasakların kapsamı genişledi, tüketim alanları alabildiğine daraldı.

Bu durumu dengelemesi gereken üretici destekleri ise beklenenin aksine hiçbir değişiklik göstermedi. Devletin ekstra vergi çeşitleriyle adeta engellemeye başladığı sektör, önümüzdeki yıllarda yürürlüğe girmesi beklenen AB gümrük tarifeleriyle daha da çaresiz bir sürece evrildi.

ic-7

Oysa Türkiye şaraplık üzümünün %25’inin, kaliteli şaraplık üzümün ise %80’ini üreten Çal-Bekilli-Güney coğrafyasının neredeyse tek geçim kaynağı şaraplık üzüm yetiştiriciliği. Buna karşın, üzün fiyatları son yıllarda giderek standart bir düşüş eğilimi yaşıyor. Son 4 yıl içinde %40-50 civarında fiyat düşüşleri yaşandı.
Türkiye ve dünya şaraplık üzüm piyasası için gözde bir iklime sahip olan Güney bağları ve sektörün geleceğini bölge şarapçılığının önemli firma yöneticileri ile görüştük. Küp şaraplarından Asım Altıntaş, sektörün bugünü, yakın geleceği ve üreticinin durumu üzerine sorularımızı yanıtladı. Yarın da Pamukkale Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Tokat ile yaptığımız röportajı yayınlayacağız…

ic-2

Asım Altıntaş, 1959 yılında Hasan Altıntaş tarafından kurulan Küp Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı. İktisat eğitimi aldı. Babası Hasan Altıntaş, sağlığında tüm yönetimi Asım Altıntaş’a devretti. 1990’lı yıllardan itibaren ürün segmentini genişleten Küp, 2010 yılından itibaren ‘şato tipi şarap’ olarak bilinen kaliteli Epik ürün grubu ile dikkat çekti. Son yıllarda orta kalite şaraplarını da geliştiren Küp, 2014 yılında Thia adıyla yeni bir ürün grubunu pazara sürdü.

Bölgede kaliteli şarap üretiminin önemli isimlerinden Asım Altıntaş ile Küp’ün Çal Mahmutgazi mahallesindeki fabrikasında görüştük.

“SEKTÖRÜN GELECEĞİ BELİRSİZ”

Yaşar Tok: Üzüm piyasası, şaraplık üzüm piyasası, üreticinin problemleri, sizin yaşadığınız problemler nelerdir?

Asım Altıntaş: Olaya geniş çerçeveden bakmak lazım önce. Türkiye’de 150 -160 civarında şarap üreticisi var. Resmi rakamlara göre satılan şarap miktarı 2013 rakamlarıyla 60 milyon litre, 10 milyon litre de evde üretiliyor, diyelim 70 milyon litre. 70 milyon litre şarabı üretmek için yaklaşık 100 bin ton üzüm gerek. Yani şarap üretiminde kullanılabilecek üzüm miktarı 100 bin ton. Şimdi bunun üç katı civarında üretim var. Bazı şaraplık üzümler kurutmalığa da gidebiliyor, böyle alternatifli üzümler var. O nedenle şimdiye kadar çok fazla sıkıntı yaşanmıyordu. Fakat son yıllarda tamamen şaraplığa dönük, yabancı orijinli şaraplık üzümler-bunlar ne, cabarnet, merlot, şiraz gibi üzümler- piyasaya girince şaraplık üzüm arzı arttı. Talep aynı oranda artmıyor. Ya şarap üretimini kısmak lazım ya da şarap tüketimin artırmak lazım. Bu da ancak ihracatla olabilir. Ya da devletin sübvansiyonu ile olabilir. Başka türlü bunun dengeye gelmesi biraz zor. Bağların üzüm üretimi 5 yıllık süreç içinde gerçekleşiyor. Yani, bu sene dik ertesi sene üzüm al, öyle bir olay yok. Dolayısıyla bu omcaların her sene kesilmesi, ya da tekrar dikilmesi diye bir şey de yok. Bunun planlaması Türkiye’de zaten hiç yok. Ne kadar bağ olduğu adet olarak veriliyor tarım yetkilileri tarafından ama ne kadar gerçekçi, bana göre doğru değil. Burada en doğru çıkış, şarap üreticisinin girdi maliyetlerini azaltarak yurt dışına açılması, ihracat yapılması. Türkiye’den yurt dışına yaklaşık 2-2.5 milyon litre şarap ihraç ediliyor, 1.5 milyon litre de ithal ediliyor. Şimdi bu rakamlar çok komik. Anadolu şarap toprağı. Bağın anavatanı olan bir yerde, 1900 yılların başından daha geri bir noktadayız. Neticede ihracatı artırmak gerekiyor, bunun için de girdi maliyetlerinin düşmesi lazım. Burada üzüm fiyatları çok düşük gibi görünse de, yurt dışında çiftçilere büyük sübvansiyonlar uygulanıyor. Bizden çok daha ucuza üzüm fiyatları dibimizde Bulgaristan’da var. Ama Avrupa Birliği de çiftçiye ayrıca parasal destekte bulunuyor ki, o arazileri işlesin çalışsın. Sonuçta o adam üretim yapmasa da o adamı beslemek için yine para veriyor. En azından, üretim sürecinde bulunmasını sağlıyor.

ic-3

Y.Tok: Böylece makro üretim planlaması da yapıyorlar…

Asım Altıntaş: Tabi, izinsiz hiçbir şekilde bağ dikilmiyor veya sökülmüyor. Belirlenmiş bunlar. Bizde her konuda üzümün dışında da, diğer konuda da isteyen istediği işe girebilir, ticaretini yapabilir, inşaat müteahhidi olabilir. Yani önünü görmeden kendi kafasına göre, işler yapılıyor. Örneğin burada ayçekirdeğinde benzer bir süreç var. İyi para etti ek, ertesi yıl fiyatı düştü ekme, sonra yükseldi yine ek. Buna ekonomide örümce ağı teoremi diyorlar. En sonunda ağın ortasına geleceksin de, kaç bin yıl geçecek ona ulaşmak için? Bunun dışarıdan yönlendirilmesi gerekiyor. Başka çaresi yok yani bu işin.

ic-9

Y.Tok: Çal-Bekilli-Güney bölgesindeki üretim ne, buradaki üzüm fiyatları nasıl? Üretici çiftçinin memnuniyet durumu ne? Sizin kapasiteniz nedir?

Asım Altıntaş: Arz fazla olunca fiyatlarda aşağı doğru gidiyor. Son üç – dört yıldır şarap fiyatlarında yani fabrika çıkış fiyatlarında bir değişiklik yok, fiyatlar aynı. Ancak vergiler arttığı için sürekli katlamalı şarap fiyatları artıyor. Bu da tüketimin seyrini değiştiriyor. Bir dengesizlik var. Asgari ücretin 900 lira olduğu bir memlekette, 80 kuruşluk ekmek pahalı, 10 liralık şarap pahalı, 30 liralık bir et çok pahalı. Yani ücretle satın alacağı temel gıdaların hepsi pahalı, bir denge yok burada. Son üç yılda sadece 2010’da üzüm fiyatında yüzde 100’lük artış oldu. Üzüm üretimi çok aşağı düştü, o dönem yüzde 100 arttı üzüm fiyatları. Bu da normal değil. 35 kuruştan 70 kuruşu çıktı. Bir sonraki yıl 60, bir sonraki yıl 50, bir sonraki yıl 40’a indi. Bu sene en ucuz üzüm 40 civarında ama bazı tüccarlar bazı yerlerde 30-35 kuruşa da alıyor. Belirleyici olan ne, arz-taleptir. Bir de çok büyük firmalar var. Mesela, bu üzüm en sonunda eğer şarap üreticisi tarafından değerlendirilmezse ya kurutulacak ki; kuru üzüm fiyatı da 1.5 lira civarında zaten. Çiftçi otomatikman dörde böler bunu, yaş üzüm fiyatı o olması lazım der veya rakıya gidecek der. Rakı piyasasında da üzümün fiyatı 35 kuruş civarında.

ic-4

Y.Tok: Peki mesela siz üzümü seçiyorsunuz. Bu seçici davranma kaliteyi etkiliyor. Çiftçinin, klasik üzümlerden yani çalkarası gibi Anadolu üzümlerinden daha farklı, yabancı kökenli üzümlere yönelmesi fiyat politikanızı etkiliyor mu?

Asım Altıntaş: Şöyle, biz neye göre üretim yapıyoruz, satabildiğimiz ürünler hangisi ise o üzümden, o üzümünde iyisinden almaya çalışıyoruz. Bu sene iklimle ilgili bazı dengesizlikler olduğu için mesela, kış yağmurlarını alamadı omcalar. Alamadığı için bağlar ürünü besleyemedi. Yaklaşık 15 gün bir üzüm olgunlaşmasını öteledi. Öteledi ancak besleyebildi mi? Olgunluğa gelebildi mi? Yine gelmedi. Bu sefer aşırı sıcaklardan bağ strese girdi, bağın çalışması durdu. Böyle bir süreç geçirdi. Şimdi klasik Anadolu üzümü çalkarası veya bu yöneye has irikara gibi üzümler ikinci plana atılmaya başlandı. Çünkü tüketici daha aromatik şarabı tercih ediyor. Oysa çalkarası aromatik bir şaraptır ama yıllanmaya gelmez, açık renkli bir şarap verir. Daha koyu renk veren baharatsı tatlar çağrıştıran ürünleri daha çok sevmeye başladı tüketici. Yerlilerde boğazkere, öküzgözü, yabancılardan ise merlot, şiraz, cabarnet gibi ürünlere talep daha fazla artmaya başladı. Arz fazlası da var üretim fazlası da var, bir merlot cabernetin fiyatı nerdeyse çalkarası ile aynı fiyata geldi. O zaman şarap üreticisi talep edilen ürünlere doğru üretim eğilimi gösterdi.

ic-10

Y.Tok: Bu sene sizin kapasiteniz ne? Ne kadar ürün alacaksınız?

Asım Altıntaş: Yaklaşık 4 bin ton civarında üzüm alacağız. Bu geçmişte yüzde 20 civarında beyaz yüzde 80 kırmızı oluyordu ama tüketici şimdi beyaz şarabın inceliklerini de keşfetmeye başladı. Sanırım bu sene yüzde 40 beyaz, yüzde 60 kırmızı alınacak. Yani 1600 ton civarında beyaz, 2 bin 400’de kırmızı üzüm alacağız.

Y.Tok: Siz bir de yeni ürün grubu oluşturdunuz Thia diye. Bu ürün grubu tüketicinin talebine uygun mu, özellikleri neler?

Asım Altıntaş: Şimdi bunda yüzde 50 fıçı, yüzde 50 tank var. Biz en düz en vasat üzümü bile şimdiye kadar hep takip ettiğimiz, üretimini bildiğimiz çiftçilerden aldık. Bu tür şaraplarda, bağda seçici davranılıyor, yani işçi bağda toplarken ayrı bir seçiyor, fabrikada da tekrar gözden geçiriliyor. Ayrı bir tretmanı var tabi.

Y.Tok: Eliyorsunuz yani.

Asım Altıntaş: Yani üzüm gelişinde eleniyor, şarap yapıldığında yine eleniyor. En güzel ürünler üst segment gruplarda kullanılıyor.

Y.Tok: Yeni yasal yaptırımlar sonrası Türkiye şarapçılığının geleceği için karamsar mısınız?

Asım Altıntaş: Şimdi Avrupa Birliği’nde uygulanan ve Türkiye’de şarap üreticilerin lehine bir durum var. Şu anda ithalata karşı bir önlem var. İthalatta şarapta ayrıca yüzde 50 bir gümrük vergisi var. Bu Türkiye şarap üreticilerinin lehine gibi görünüyor ama gerçekte bizim bunu lehimize çevirme şansımız yok. Biz Almanya’ya
gönderirken ihracat yaparken sıfır gümrük vergisi var. O ülke bizden gümrük vergisi almıyor. Ama biz Almanya’dan gelen şaraplardan Türkiye devleti olarak yüzde 50 gümrük vergisi alıyoruz. Bu 2015’te ve 2018’de tekrar ayarlamalarla sıfır hale getirilecek. Avrupa devletlerinde daha önce dediğim gibi çiftçiye sübvansiyon çok fazla. Bizdeki üzüm fiyatları çok ucuz görünse de Avrupa’da aldığı şaraplık üzüm fiyatları bizden daha düşük. Sübvansiyonla devlet çiftçiye para veriyor, ama şarap üreticisi ucuza üzüm alıyor, dünya piyasasına şarap ihraç ediliyor. Dünya piyasası yaklaşık 35-40 milyar dolar civarında. Tamamı şarap ihracatı, şarap piyasası, ihraç edilenler. Bunun en büyük ihracatçısı da tabi 8-10 milyar dolar ile Fransa. 2015’te ve 2018’de gelecek düzenlemelerle gümrük vergisi sıfıra inecek, Türkiye yurt dışından gelen şaraplarla dolacak. Biz de o zaman ya yabancılara çalışmaya başlayacağız veya fabrikaları kapatacağız. Fason desen olmaz, adam maliyetler yüksek diyecek burada. O halde burada da sübvansiyonların yapılması lazım. Oysa bizde devlet gözünü kapatıyor bazı şeylere. Avrupa Birliği diyor ki sübvansiyon yapma, çiftçiyi destekleme, ama Avrupa Birliği’ne git bak, korkunç bir destek var.

ic-5

Y.Tok: Genel olarak çiftçiye bir destek sağladığını söylüyor hükümet ya da Ziraat Bankası kredileriyle ilgili olarak bakanlıklar açıklama yapıyor. Bu desteklerin sınıfı yok herhalde yani buğday ekene, ayçiçeği ekene, elma üretene, üzüm üreticilerine diye ayırıyor mu?

Asım Altıntaş: Ayırmıyor bunu, ekstra bir desteği yok. Sadece dekar başına verdiği var, işliyorsun arazi diye, normal tarlaya veriyor ekip biçiyorsan, dekara 10 liralık standart destekler var. Ancak iyi tarım uygulamalarına geçerse, dekarda bu 10 liralık destek 30 liraya 40 liraya çıkıyor, organiğe geçerse 50 liraya çıkıyor. Böyle yönlendirmesi var ama bunlar hem yerine ulaşmıyor hem de üretenin bunlarla pek alakası yok.

ic-8

Y.Tok: Disipline edecek teşvik yok mu?

Asım Altıntaş: Yok öyle bir şey. 3.5 lirayla bir litre mazot yakıyor, 1 litre mazotla bir dönüm bağ sürülmez. Komik rakamlar. Bunun yerine şöyle bir uygulama yapılabilir, hem bazı şeyler kayıt altına alınabilir. Gerçi Türkiye’de herkes bir yolunu buluyor ama ürettiği kadar destek alabilir. Çiftçi örneğin üzüm üretip şarapçıya ya da kurutarak satacak, müstahsil makbuzunu götürüp tarıma verecek, bir ton üzüm üretmişsin al kardeşim 50 lira. Bir ton buğday üretmişsin al 50 lira. Aynı süt üretiminde olduğu gibi olmalı. Ürettiği süt kadar destek alıyor. Öyle olması daha mantıklı. Şimdi üretmeden sadece kayıt üzerine destekler var. Bunlarla bu iş yürümüyor ve yürümez.

NOT: YARIN PAMUKKALE ŞARAPÇILIK YÖNETİM KURULU BAŞKANI YASİT TOKAT RÖPORTAJI

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı