MİLLETVEKİLLİĞİNE GİDEN İLK BASAMAK: ADAY ADAYLIĞI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

MİLLETVEKİLLİĞİNE GİDEN İLK BASAMAK: ADAY ADAYLIĞI

MİLLETVEKİLLİĞİNE GİDEN İLK BASAMAK: ADAY ADAYLIĞI

Seval Uysal’ın Meclise Giden Yol konulu yazı dizisinin ikinci bölümünde Denizli’nin bir dönemine damga vuran siyasetçisi eski Bakan Muzaffer Arıcı’nın çarpıcı açıklamaları öne çıkıyor. Milletvekilliği tıpkı Arıcı’nın yaşadığı süreç gibi bazen çok kolay gerçekleşebiliyor. Herkes milletvekili olmak için milyonlarca lira harcarken, o Özal’ın zorlamasıyla aday olduğunu söylüyor. Bazen o dönemin konjonktürü de milletvekilliği yolunda belirleyici olabiliyor.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 24 Şubat 2015 Salı, 10:37

Anayasanın 76. Maddesi’ne göre; 25 yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir. Seçilebilir de bu iş o kadar kolay değil, uzun soluklu, yorucu ve stresli bir süreçten geçmek gerekiyor.
Tek başına niyet etmek yeterli değil. Niyetin hayata geçmesi için parti içi temas ve genel merkez düzeyinde görünür olma şart! Bunun için önce aday adayı olmalı ve adaylık hakkı kazanabilmek için bolca koşturmayı ve para harcamayı gözden çıkarmalı. En önemlisi de genel başkanın ve genel başkan yardımcılarının gözüne girmeyi başarmalı. Anlayacağınız bütün iş genel başkanın gözünden geçiyor!

ic-2

İKTİDAR PARTİSİNDEN ADAY ADAYI OLMAK BİLE AVANTAJLIDIR!
ANAP Denizli Milletvekili ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Muzaffer Arıcı’ya göre, milletvekili olmanın bir reçetesi yok, her partinin durumu kendine özel ve çeşitli yöntemler geçerli olur. Ancak aday adayı profili her yerde iki çeşittir. Birincisi: milletvekili olmak isteğiyle yola çıkanlar. İkincisi: macera arayanlar!

ADAY BULAMADIK, ÖZAL’IN ZORUYLA ADAY OLDUM

Nasıl milletvekili oldunuz?

-Benim milletvekili olmam tesadüftür. 1983 yılında ANAP il başkanıydım, ANAP darbeden sonra yeni kurulmuş bir partiydi. Kenan Evren Turgut Sunalp’ın kurduğu Milliyetçi Demokrasi Partisi’ni destekliyordu bu yüzden kimse ANAP’a şans vermiyordu. Bu nedenle ANAP’da milletvekili adayı olmak kimsenin umurunda değildi. Boşa zahmet, zaman kaybı olarak gördükleri için kime adaylık teklif etsek geri çeviriyorlardı. Denizli’den adayı çıkmayınca Özal beni aradı ve “sen olacaksın” dedi. İstemeyerek Özal’ın zoruyla çaresiz aday oldum. İyi ki de olmuşum kimse çıkmayınca ben milletvekili seçildim.

İşler hep böyle mi olur?

-Hayır! her milletvekili adayının durumu böyle şanslı olmuyor. Bu işler için bir reçete veremeyiz ama ic-1işler genellikle şu şekilde yürür: Milletvekili olmak isteyen kişi önce kendini bir yoklar, güveni tamsa, çevresindekilere de güveniyorsa, cebinde parası varsa, seçim bölgesinde çalışmalar yapmışsa aday adaylığını düşünmeye başlar. Yakın çevresiyle durumu paylaşır. Çevresi de “senden iyisi mi olacak?” tarzında gaz verir, pohpohlar. Bazıları da genel merkez de tanıdığına güvenir onun kendine sahip çıkacağı düşüncesiyle yola çıkar. Bunların amacı milletvekili olmaktır.

ADAY ADAYLIĞINI FIRSATA DÖNÜŞTÜRENLER VAR

İkinci bir grup daha var galiba?
-Bir de macera arayanlar vardır ki, aday adaylığını bir başka fırsata dönüştürmek için kullanır. Özellikle iktidar partisinde aday adaylığı çok işe yarar. Teşkilatta bir karşılığı yoktur, üyeler tanımaz, seçilemeyeceğini bile bile aday adayı olur. Biraz ortalarda görünür sonra:“Aday adayıydım, seçilemedim, çok çalıştım. Bana başka bir görev verin. Başhekim yapın, vali yapın, milli eğitim müdürü yapın” derler. İktidar partisinden aday adayı olmanın bile avantajı vardır, seçilemezsen bile mutlaka karşılığını alırsın.”
Arıcı’nın anlattıkları bunlar. Biz şimdi aday olmak isteyenlerin ne yapması gerektiğine bakalım:

İLK ADIM:RESMİ BAŞVURU

Aday adayının atacağı ilk adım, parti genel merkezine gidip resmi başvurusunu yapmaktır. Bu sürecin her şeyi değil ama olmazsa olmaz resmi prosüdürüdür. Bunun için öncelikle cebinde parasının olması gerekiyor. Çünkü başvuru için para isteniyor. Bu miktar partisine göre 500TL ile 5 bin TL arasında değişiyor. Başvuru dosyasında adli sicil belgesi, fotoğraf, yeterlilik belgesi evrakları isteniyor. Bazı partiler aday adayına etik sözleşmesi imzalatıyor, bazıları anket doldurtmalarını istiyor. Bazı partiler de sadece başvuru evraklarını yeterli buluyor. Parasını verip, dosyayı teslim eden aday adayı artık resmi aday adayı kimliğiyle Ankara’dan dönüyor. Dönüyor ama iş bitmiş olmuyor. Hatta asıl iş bundan sonra başlıyor Partinin resmi aday adayı olarak yapılacak işler var. En başta seçim bürosu kiralamak. Şehrin en işlek yerinde dükkan kiralamak, üç aylık peşin ödeme yapmak, dükkanın içine telefon ve internet bağlatmak, mutfağını çay,kahve ve şekerle doldurmak şart! O günden sonra seçim ofisine gelen giden kilolarca çay ve kahve tüketecek.

İş bunlarla bitmiyor!
İddiası olanlar kartvizit dağıtacak, afiş veya poster, broşür bastıracak. Kimi araç ve şoför kiralayacak veya kendi arabasına yüksek bir yakıt ücreti ödeyecek. Maddi imkânı daha iyi olanlar yardımcılar tutacak, televizyon ya da gazete reklamı verecek, cep telefonlarına mesaj geçecek.

BAĞIMSIZ ADAY KAFASINA GÖRE TAKILIR!
Tabi bir de bağımsız milletvekilliği adaylığı var. Kendisini herhangi bir siyasi partiye ait hissetmeyen, herhangi bir siyasi parti çatısı altında görev almak istemeyen ya da bu şekilde seçilemeyeceğini düşünen kişiler bağımsız milletvekili adayı olabilme şansına sahip. Bağımsız adaylar, 10 bin 167 TL’yi vekil olabilmek için gözden çıkarmak zorunda. Milletvekili seçimine bağımsız olarak katılacak adaylar en yüksek derecedeki devlet memuruna mali haklar kapsamında yapılmakta olan her türlü ödemelerin bir aylık brüt tutarı kadar parayı ilgili mal sandığına yatıracaklar.Sanmayın ki bu para emanette diye geri veriliyor, yatırılan para adayın seçilememesi durumunda hazineye gelir yazılıyor. Tabi bağımsız milletvekili seçilebilmek için ciddi bir hedef kitlenin olması gerektiğini eklemeye gerek yok!.

OYUMU KENDİME VERDİM

ic-3Lerzan Süzük 2007 yılında Denizli bağımsız milletvekili adayı oldu ve 96 oy aldı. Seçilme şansının olmadığını bile bile aday olan Süzük, o dönemin parasıyla 4-5 bin lira para harcadı ve yaklaşık 1.5 ay boyunca kapı kapı dolaşarak kendini anlattı. Lerzan Süzük adaylık sürecini şöyle anlattı:

Neden bağımsız aday oldunuz?

-Seçilmeyeceğimi bile bile sırf sisteme tepki olsun diye bağımsız aday olmaya karar verdim. “Kimseye oy vermeyeceğime göre kendime vereyim bari” dedim. YSK’ya başvurdum sanırım 400 lira gibi bir para yatırdım.

HER YERE TEK BAŞINA GİTTİM

Seçimde harcayacak paranız var mıydı?

-4-5 bin lira bütçe ayırdım. Bazı arkadaşlarım destek oldu. İki pankart hazırlattım. İki afişim vardı, çok cüzi miktar paralar karşılığında televizyonlarda programlara çıktım. Seçim bürosu açmadım, kapı kapı dolaştım. Daha çok su sorunu yaşayan Eskihisar bölgesinde,Çeltikli’deki vatandaşlarla görüştüm. Kahvelere gittim,kapı kapı insanları dinledim. 1.5 ay ekibim olmadan tek başına dolaştım. Her yere kendi arabamla gittim.

Kaç oy aldınız?

-96 oy

ÖN SEÇİMLERDE AYAK OYUNLARI OLUYOR

Aslında Lerzan Süzük’ün ilk deneyimi değil bu. 1999 yılında ÖDP’den 3. Sıra milletvekili adayı olmuş, o zaman da seçim bürosu açmamış, işleri parti il binasından götürmüş.

1999 seçimlerinde de aday olmuşsunuz anlatır mısınız?

-1999 yılında Çevre Meclisi başkanı iken ÖDP’den aday oldum. O zamanlar ÖDP yeni kurulmuş ve umut vaad ediyordu. İyi de bir rüzgarı vardı. Aday olmayı ben istedim. Ön seçime girdim.ÖDP başvuru parası almadı. Ancak il teşkilatının hazırladığı seçim bütçesine gücümüz yettiğince bir miktar katkı yaptık. Seçilme iddiamız yoktu, ön seçimle milletvekili sıralaması oldu. Parti üyelerine açık ön seçimde 3. Sırada yer aldım. Seçimde iddialı partilerin ön seçimlerinde rakipler arasında nasıl ayak oyunları olursa, seçilme iddiası olmayan ÖDP’de bile ön seçimde ayak oyunlarının olması beni çok rahatsız etti”

Yarın: İLK 3 NASIL GARANTİLENİR

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı