Osman’ımın Mendili - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Osman’ımın Mendili

15 Eylül 2014 Pazartesi

denizli-oykuleriyle-denizli-nin-turkuleri-ozan-karpuz-osmanimin-mendili-h

Merhabalar dostlar bu hafta sizlere yöremizin güzel eserlerinden Osman’ımın Mendili adlı türkümüzün hikayesini aktaracağım.

Osman bir zamanlar köyüne nam salmış Yusuf pehlivanın oğludur. Yusuf pehlivan ve Fatma ananın yaşlarının ilerlemesi nedeniyle kardeşlerinin ve evin geçimini Osman sağlamaktadır.

Osman köyün ileri gelen ağalarından Kara Hasan ın kızı Suna’ya sevdalıdır. Bu sevdasını Fatma ana ve Yusuf pehlivana açar. Ana baba ne kadar uyarsa da daha askerliğin var oğul diye karşı çıkarlar. Osman “Nişanlanırız Sunam beni ne de olsa bekler” diyerek razı eder ailesini.

Köyün öğretmeni Veli Bey’e giden Yusuf pehlivan “Sen okumuş adamsın öğretmen bizim ağzımız dönmez” diyerek davet eder kız istemeye. Veli Bey de Osman’ı tanıyıp bildiği için geri çevirmez teklifini ve koyulurlar yola.

Suna ve Osman’ın birbirlerine olan sevdasını bir çok insan bildiği için verirler kızı Osman’a. Osman ve Suna öylesine mutludur ki nişan takılır bir hevesle çalışmaya başlarlar asker sonrası için. Gel zaman git zaman muhtarlıktan haber gelir. Osman’ı askere çağırırlar. Boylu poslu delikanlı olan Osman ve köyün diğer delikanlıları için eğlence düzenlenir. Yusuf pehlivanın evinin önünde Osman sırtına sardığı bayrakla kınalatır elini ve eğlencenin sonlarına doğru Suna ile baş başa kalırlar.
Suna cebinden çıkarttığı içlerine isimleri işlenmiş olan sarı mendili verir Osman’a… Duygusal bir vedalaşmanın ardından ayrılırlar.

Doğuda askerliğini sürdüren Osman çavuşluğa yükselmiştir… Her hafta haberleşirlerken bir hafta Osman’dan ses seda çıkmamıştır. Hemen gecesinde ise Fatma ana düşünde görür oğlunu çaya kapılmış giderken… Uzatmış uzatmış tutamamıştır kolunu. Kan ter içinde uyanıp uyandırmıştır Yusuf pehlivanı .

Ertesi gün sabah sabah kapı çalınınca karşısında bir subay ve iki asker gören Yusuf pehlivan dili titreyerekten buyur eder askerleri… Askerler de hüzünlü bir şekilde acı haberi verir Yusuf pehlivana…

Yusuf Pehlivan elinde tuttuğu Osman’ın resmini düşürür yere durumu anlayan ev ahalisi başlar ağlamaya.

Suna haberi aldığında şu ağıt düşer dudağına:

“Osman’ımın mendili saman da sarısı, ooof of!
Osman’ımı kıydılar gece yarısı
Osman’ımı kıyanlar kahpeyidi hepisi.

Osman’ım, Osman’ım, zeybek Osman’ım.
Osman’ımı kıyanlar olsun düşmanım.

Susuz derelerde otlar biter mi? Ooof of!
Osmansız evlerde duman tüter mi?
Dünya malını neyliyim Osman’ımı tutar mı? Ooof of!

Açın kapıları Osman geliyor.
Gerneşe gerneşe aslan geliyor.”

Yorumlar

zeki Akakça   -  Bağlantı 15 Eylül 2014, 20:26

Bu türkünün öyküsünü epeyce araştırıp soruşturmuş ve ğrenememiştim. Benim sorduklarım da buradan öğrenmiş olurlar umarım. Teşekkürler Ozan kardeş, teşekkürler.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı