BOZKURT’TA ÇİÇEK AÇTI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

BOZKURT’TA ÇİÇEK AÇTI

9 Nisan 2014 Çarşamba

seval-uysal-bozkurt-belediye-baskani-birsen-celik-roportaj-h

CHP Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, Denizli’nin tek kadın belediye başkanı. İnançlı ve kararlı olduğu kadar, çalışkan, güler yüzlü, tatlı dilli, sımsıcak bir kadın. Biraz konuştuktan sonra insana ablasıymış duygusunu veriyor. Üstelik yapmacıksız, kendi gibi olabilen ender insanlardan. Sanıyorum bu özelliklerinden dolayı O Bozkurt’ta herkesin Birsen ablası olmuş. Röportaj boyunca gördüm ki, Birsen Abla tutuğunu koparacak biri, projelerinin hemen hemen hepsi yapılabilecek şeyler. Öyle görünüyor ki 5 yıl içinde kadınlarla geldiği iktidarını, yine kadınlarla pekiştirecek ve Bozkurt’un çorak topraklarında çiçekler açtıracak. Kadınlara istihdam olanakları yaratmak için de var gücüyle çaba harcayacak. Birsen Başkan’la 3.5 aylık seçim kampanyası boyu hiç adım atamadığı, kuaförü Bülent-Emin’in dükkanında buluştuk. İki arada bir derede, hem saçlar, hem de röportaj yapıldı. Bu röportaj göstermiştir ki, kadınlar çok iyi organizatördür.

SEVAL UYSAL: Kazanmak sürpriz oldu mu?

BİRSEN ÇELİK: Hayır sürpriz olmadı. Hatta daha fazla oy oranı bile bekliyordum. Elbette seçime giren herkes kazanmak için girer, kendini favori görür ama ben kazanacağımı biliyordum.

SEVAL UYSAL: Nereden biliyordun, hissetmiş miydin?

BİRSEN ÇELİK: His değil, alınan tepkiler diyelim. Yaklaşık üç buçuk ayda 2 bin 560 haneye girdim. Kapıyı çaldığımda hiç kimse bana “buyurun ne istemiştiniz?”demedi. “Aaa Birsen abla geldi”,” Birsen hanım geldi,” “Birsen teyzem geldi” dedi. Bende şunu anladım ki benim adım Hammat Ovası’nda markaymış. Sadece siyasetci olarak değil, onların Birsen ablası olduğumu gördüm. Bu önemli bir şeydi. Bu benim hem çalışma azmimi artırdı, hem de kazanacağıma olan inancımı artırdı.

ic-1

SİYASETÇİYİ YANILTAN VATANDAŞIN TUTUMU, AYAĞINA GELENE “HAYIR” DEMİYOR

SEVAL UYSAL: Siyasetçiler seçim kampanyasının içindeyken bu tür duygulara kapılıyor. “Halktan büyük teveccüh var” derler ama sandıklar açılıp sonuçlar ortaya çıktığında hiç öyle olmadığı görülüyor içlerinden biri kazanır. Kazanacağını anladığın “evet bu seçimi aldım” dediğin bir kırılma noktası var mı?

BİRSEN ÇELİK: İnsanlar da profesyonelleşmiş ayağına gelen siyasetçiye “hayır” demiyor. Hangi parti olursa olsun “neden olmasın?”, “tamam”, “inşallah”, “o gün gelsin bakalım” diyor. Ama profesyonel siyasetçi “inşallah”ın ne anlama geldiğini, “ o gün gelsin bakalım” demenin ne anlama geldiğini zamanla anlıyor. Konuştuğunuz kişinin size oy verip vermeyeceğini daha sandığa gitmeden azıcık çözebiliyor.

SEVAL UYSAL: Nasıl?

BİRSEN ÇELİK: Bir bakış, bir dokunma! Kişinin size teması bile farklı oluyor. Eğer size oy verecekse üçüncü çoğul şahsı kullanıyor “biz” diyor. Asla ikinci tekil şahsı kullanmıyor “sen” demiyor. “hayırlı olsun” demiyor. Adayla kendini özdeştiriyor, katılımcılığı kendisi sağlıyor ve onu da siz zaten anlıyorsunuz.

SEVAL UYSAL: Daha önce milletvekili adayı da oldun, o kampanya ile bu kampanya arasındaki fark neydi?

BİRSEN ÇELİK: Belediye başkanlığının bu kadar özel olduğunu bu seçime girmeseydim anlamayacaktım. Bu insana dokunmak, çünkü kendinizden olana dokunuyorsunuz, orada yaşıyorsunuz, içlerinden birisiniz. Milletvekilliği için daha geniş bir satıh da çalıştığımız için bu çok daha özel ve güzeldi.

SEVAL UYSAL: Kampanyana evdekiler destek verdi mi?

BİRSEN ÇELİK: Oğlumun büyük desteğini gördüm, aracımı kullandı, metinleri yazdı, imaj danışmanlığımı yaptı. Eşim seçim çalışmama bilfiil katılmadı ama siyasetçi eşi olmanın ağırlığı çoktur. O bana destek olmasa, güvenmese ben burada olmazdım.

ic-4

SEVAL UYSAL: Aday olmayı düşünmüyordun galiba?

BİRSEN ÇELİK: Partim tarafından görevlendirildim “bu iş seninle olur” dendi. Yoksa ben aday olmayı düşünmüyordum, yaşamımı yeniden düzenlemiştim, işime ve eşime odaklanmıştım. Teklif gelince onurlandım ama eşim önce istemedi. “iş açma başımıza” dedi, ama sonradan onun gönlünü yaptılar ve başladık. “Pişman mısın?” dersen hayır! O kadar kutsal bir şeymiş ki, şu anda içim kıpır kıpır.

_________________________________________________

Flash Player Kurmak İçin Tıklayınız

________________________________________________

ŞAHANE BİR EKİPLE ÇALIŞTIM

SEVAL UYSAL: Daha önceki kampanyalarda edindiğin tecrübeyi kullandın mı? Yoksa birbiriyle hiç alakası yok mu?

BİRSEN ÇELİK: Mutlaka, benzeyen yönleri de var, benzemeyen yönleri de. Burada çok daha güzel bir ekip anlayışı ile çalıştım. Milletvekilliği kampanyasında size sunulan bir ekiple çalışıyorsunuz, burada ben kendi ekibimle çalıştım. Ekibim öyle güzeldi ki anlatamam. Şahane! Sürekli benim ağzımdan çıkan bir sözü emir telakki eden, hiçbir karşılığı olmadan çalışan öyle insanlar vardı ki, bir ay işinden izin alan vardı.

SEVAL UYSAL: Bunu neden yaptılar?

BİRSEN ÇELİK: Bana olan inancından, sosyal demokrasiye olan inancından. Öyle müteşekkirim ki onlara

SEVAL UYSAL: Kampanyada kaç kişi çalıştınız?

BİRSEN ÇELİK: Toplam ekibim 100’e yakındı, yaklaşık 30-kadın vardı. Ama bilfiil her gün çalışan 10’un üzerinde kadın ve 20 erkek vardı.

ic-5

SEÇİMİ KADINLARA ULAŞARAK KAZANDIM

SEVAL UYSAL: Kampanya stratejisini sen mi belirledin?

BİRSEN ÇELİK: Kişi seçeceği insanı görmek, dokunmak istiyor. Yani beni görmek istiyor. Bu nedenle ben her zaman ekibin içinde oldum. Stratejinin hepsini kendimiz, ekiple birlikte belirledik. 13 köyüm bir beldem var. Her köyün özelliği farklıydı. Kimisi muhacir köyüydü, kimi Türkmen köyüydü her birinde ayrı politika izlemem gerekiyordu. Kimi köydeki işçiler mermere, kimi köydeki işçiler tekstile gidiyor. Tüm bu göstergeleri önüme koydum. Önce verilere baktım, nüfus kaç, bunun kaçı erkek, kaçı kadın? Yüzde 52’si kadın, yüzde 48’e erkek. Bu çok hoşuma gitti. “Kadınlara ulaşsam bu seçimi alırım” dedim. Tema olarak ilk defa bir kadın elinin değeceğini hissettireyim, kadın olmayı kullanayım ” dedim.

SEVAL UYSAL: Bu seçimi kadınlarla aldım diyebilir misin?

BİRSEN ÇELİK: Evet diyebilirim. Yüzde 36 oyla seçildim. Ağırlıklı olarak kadınlardan oy aldığımı düşünüyorum. Birçok oyumuz boş ve geçersiz olduğunu, büyükşehir nedeniyle üç oy pusulasının seçmeni biraz şaşırttığını söylemeliyim.

ic-6

SEVAL UYSAL: En güçlü rakibin kimdi?

BİRSEN ÇELİK: MHP

SEVAL UYSAL: Denizli’nin tek kadın belediye başkanı oldun. Bu sana ne anlam ifade ediyor?

BİRSEN ÇELİK: Keşke daha çok kadın olsaydı. O gün Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan bizi topladı, 19 erkek 1 tane kadın. Kendimi onlardan ayrıcalıklı hissetmedim, onlardan biriyim. En az onlar kadınlar çalışacak, en az onlar kadınlar iyi işler yapacağım. Ama keşke orada bir tek ben değil, 5-6 tane hanım arkadaşım olsaydı. Benden sonra gelecek kadın siyasetçilerin önünü açmam açısından benim yüzde yüz başarılı olmam lazım. Yani orada tek kadın belediye başkanıysam ve yüzde 35 ile seçilseydim, beş sene sonra bana oy vermeyen yüzde 65’e “bu kadına neden daha önce oy vermedim, keşke verseydim” dedirtmem lazım. Yani böyle bir misyonum var ve kesin bunu yapacağım. İnancım yüzde yüz! Mutlaka bunu yapacağım ve kadın belediye başkanlarının neler yaptığını gösterirsem o zaman diğer beldelerde, ilçelerde ve şehirlerde kadınların önü daha çabuk açılır diye düşünüyorum.

SEVAL UYSAL: Kadın belediye başkanı, erkek belediye başkanından farklı olarak ne yapabilir?

BİRSEN ÇELİK: Kadın olmanın verdiği bir özellik vardır. Biz çok detaycıyızdır. Şu anda seninle görüşürken bile bir saat sonra yapacaklarımı kafamda planlarım. Biz çok iyi organizatörüz, anacız, derleyici toparlayıcıyız. İyi bir hakemiz. Çocuklarla baba arasındaki hakemim, her zaman uzlaşmacıyımdır. Erkek daha düz bakar, biz düz bakamayız. Bunu neden yerel yönetime yansıtmalıyım. Bu kadın bakış açısını belediyeciliğimize de yansıtırsak, erkek belediye başkanının elde ettiklerinden kat be kat başarılı oluruz.

ic-7

SEVAL UYSAL: Yaptıkların ne zaman görülmeye başlar?

BİRSEN ÇELİK: Büyükşehire geçtik, yeni düzenlemeler yapılacak. DESKİ kuruluyor. Kanalizasyon, itfaiye hizmetleri bizden büyükşehire geçiyor. Bu tür yeni oluşumlar mutlaka küçük sancıları getirecektir. O sancılar geçtikten sonra biz organizasyonumuzu kurduktan sonra zannediyorum 1.5 sene içinde Birsen Çelik’in markalaşmaya başladığını görmeye başlayacağız.

BOZKURT’A KADIN ELİ DEĞDİĞİNİ GÖSTERECEĞİM!

SEVAL UYSAL: Kampanya boyunca hayalini kurmuşsundur herhalde, ilk ne yapacaksın?

BİRSEN ÇELİK: Kadın elinin değdiğini göstermek.

SEVAL UYSAL: Yollara dantel işlemeyeceksin herhalde!

BİRSEN ÇELİK: Belediye başkan adayı olduğumda Bozkurt’un envanterini çıkartım. Nüfus nedir, engelli sayısı nedir, yaşlı sayısı kaçtır. Sosyo- ekonomik yapı nedir, kaç büyükbaş, kaç küçükbaş hayvanımız var, ne ekip biçiyoruz? Baktık ki bizim çok avantajımız var. Ama avantajlarımızdan bir tanesi İstanbul-Ankara yolu üzerinde olmak, yani yol interlandımız çok güzel ama bunu hiç kullanmıyoruz. Sonra başarılı belediyelerimize küçük bir gezi yaptık ve gördük ki, bunlar hep o avantajı kullanmış. Bizde insanlar İstanbul ve Ankara’ya giderken Bozkurt’tan geçerken farkına varsınlar dedik. Afyon’dan geçerken nasıl kaymaklı kadayıf yiyip oraya katkı sağlıyorsak, Bozkurt’a kadar bu katkı sağlansın istiyoruz. Bozkurt belediyesine ait yol üstünde atıl duran çorak arazilerimiz var. Bozkurt’un öyle ağız tatları var ki hiç kimse bilmez. Kinemiz var, cızlamamız var. Bağcı somunumuz var. Bunlar sadece bize özgü tatlar. Sadece bize özgü yapılan el işleri var. Üsküfelerimiz var. Kına gecelerimiz düğünden daha görkemli olur, çok özel şeyler giyilir. Yol üstünde butik işyerleri açmak istiyorum.

ic-2

SEVAL UYSAL: Bunlar kadınlarla olacak şeyler!

BİRSEN ÇELİK: Kadınlar çalışacak zaten. Şu anda Bozkurt’ta kadınların tamamı işsiz. Benim de kalkıp Bozkurt’a fabrika yapacak durumum yok. Ama bahçesinde organik tarım yapan var. Bu tür küçük butik işyerleriyle hem yoldan geçen insanları durdurmak, hem de ekonomiye katkı yapmak. Şimdiye kadar hiçbir şey yapılmamış, yoldan gelip geçmişiz. Artık yoldan geçen insanlar duracak! Seferihisar Belediyesi’ne gittiyseniz görürsüz. Belediye başkanı “Lütfen Seferihisar’a geliyorsunuz yavaşlayın” diye kocaman yazılar yazmış ve kasisler yapmış. Bundan sonra Bozkurt’a gelirken de yavaşlayacaksınız! Ağız tatlarımızı tadacak, biraz bizde konaklayacaksınız Giriş ve çıkışımız da çok güzel olacak.

SEVAL UYSAL: Başka?

BİRSEN ÇELİK: Mahalle birlikleri oluşturacağım. Bozkurt Belediyesi’nin 11 tane belediye meclis üyesi var. Geniş bir alanımız var ve bunu 11 üye ile idare etmek zordur. İmamdan, berberden, mahalledeki kadınlardan, akil insanından, yaşlısından, gencinden oluşan 10’ar kişilik mahalle birlikleri kuracağız. Hemen bu hafta oluşturmaya başlayacağız. Etkisi ve yetkisi en az meclis kadar olacak. Alınacak kararlarda söz hakları olacak.

SEVAL UYSAL: Nasıl bir belediyecilik uygulayacaksın?

BİRSEN ÇELİK: İnsan odaklı. İnsana dokunan, katılımcı, adil, dayanışmacı, şeffaf. Birsen Çelik koltukta oturmayacak. Aynı seviyede hep beraber oturacağız, beraber yöneteceğiz. Yerinden yönetim, yerel yönetim farkını mahalle birlikleri ile oluşturacağız. Mahalle birliklerimizin başında mahalle muhtarı olacak. Hepsini yönetime katacağım, böylece katılımcılığı oluşturacağım.

SEVAL UYSAL: Onlardan ne bekliyorsun?

BİRSEN ÇELİK: Beyin fırtınası bekliyorum. Mahalle birlikleri çözüm önerilerini ve önceliklerini bildirecek. Biz zaten mahallelerimizin sorunlarını tespit ettik. Ancak onların öncelikleri ile bizim önceliklerimiz örtüşüyor mu? Çünkü orada yaşayan onlar, ben sadece idareciyi, insanların önünü açmakla mükellefim. Her kararımın içinde mutlaka onlar olacak. Sonrada beraberce bir seferberlik ilan edeceğiz, birlikte çalışacağız. Ben belediye binasında değil, mahalle aralarında, köy kahvelerinde olacağım. Beni hep oralarda göreceksiniz.

ic-3

DENİZLİ’DE ALDIĞIMIZ SONUÇ ORTADA AYNAYA BAKMAMIZ GEREKİYOR

SEVAL UYSAL: Kazanmış bir belediye başkanı olarak CHP’nin Denizli’de aldığı sonucu nasıl okuyorsun?

BİRSEN ÇELİK: Keşkelerle yola çıkmamak lazım. “Keşke şunu yapmasaydık da şu olmasaydı”, “keşke şu adayla yola çıkmasaydık” gibi geçmişi yargılamak bize düşmez görünen tablo maalesef iyi değil. Üç tane belediyeyi aldık. Biz sayımızı böyle düşlemiyorduk. Ülkenin konumu bize bunun böyle olmayacağını söylüyordu ama yanılmışız. Demek ki sadece yolsuzluk, sadece işleri anlatmakla insanlar oy toplayamıyormuş, başka şeyler de gerekiyormuş,

SEVAL UYSAL: Bu “şeyleri” biraz açar mısın?

BİRSEN ÇELİK: Her yörenin kendine has özellikleri var. Çivril için ayrı, Sarayköy için ayrı bakmak lazım. Ancak bu yerel seçim gibi değildi, genel seçim gibi addedildi. Genel seçim gibi algılanınca farklı şeyler çıktı. Bence seçimi kazanmanın yolu Bir: Doğru aday, iki: insana dokunmak ve kendini anlatmak, projelerine inandırmak. Başka bir şekli yok bunun. Ne kadar çok insana dokunabilirsiniz o kadar çok kazanıyorsunuz. Diğer arkadaşlarıma asla bir şey demiyorum, asla benden yetersiz değillerdi. Ama kampanya önemliydi belki..Onun için mutlaka aynaya bakmamız, kendimizi sorgulamamız ve doğruyu bulmamız gerekiyor.

Yorumlar

yaşar demircan   -  Bağlantı 10 Nisan 2014, 12:07

İnaninki en güzeli oldu ilçemize ben yurt disindayim ama Esim ve ailem hepsi destekledi Birsen ablayi ben inanıyorum bu abla yapar önce inanmak lazim helal olsun tekrar tebrik ediyorum

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı