Hulusi Oral Evi İlgilileri Süreci Anlatıyor - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Hulusi Oral Evi İlgilileri Süreci Anlatıyor

1 Şubat 2018 Perşembe

Kısa bir açıklamaya öncelik vererek devam edelim. Mirasçılardan Tansu Oral Özkök dün yayınladığımız görüşmede, CHP’nin binayı restore etmek istediğini, buna çok sevindiğini beyan etmişti. İşin gerçeği nedir, önce bu bilgiye yer verelim.


CHP HULUSİ ORAL EVİNİ İSTEDİ Mİ?
Bu konuda geçen dönem CHP İl Başkanlığı yapan Teoman Sancar yaptığımız telefon görüşmesinde Tansu Özkök’ü doğrulayan bir açıklama yaptı. Evi ilk sahiplerinin tarihi kişiliğine uygun olarak düzenlemenin konuşulduğunu belirten Sancar, “Anneleri vefat ettiği zaman Tansu Hanım Denizli’deydi. (2016 yılı) Bu konuşma o zaman yapıldı. Biliyorsunuz o dönem biz parti olarak yeni bir il binası arayışı içindeydik. Bu olay hazır gündeme gelmişken, Tansu hanım ve ailenin diğer bireylerine, CHP olarak orayı restore ettirelim, Hulusi Oral ve Hüdai Oral’ın şahsi eşyalarının sergilendiği kısmen bir müze gibi, kültür merkezi gibi yere dönüştürelim dedik. Hem Hulusi Oral adının yaşamasını, hem de Denizli’nin ilk Bakanı Hüdai Oral hatırasını manevi olarak önemli bulduğumuz için bunu konuştuk. Ancak ev ile ilgili koruma kurulunun hiçbir girişime izin vermediğini öğrendik ve resmi bir girişimde bulunmadık. Konuşma orada kaldı. Oysa pek çok restorasyon konusunda daha fazla çaba gösteren Denizli Belediyesi bu konuda adım atmalıydı. Biz isterdik ki, Belediye orayı restore edip kamu hizmetine kazandırsın. Ama olmadı. Çünkü koruma kalkanını biz kolayca kıramayız ama Belediye bu konuda tecrübeli. Ayrıca hem kaynak olarak, hem de idari ilişkileriyle yapabilecek imkanlar onların elinde var” diyerek tekliflerinin sohbette dile geldiğini ve konuşmalarda mülkiyetin mali karşılığı konusunun gündeme gelmediğini belirtti.

BİNANIN RÖLÖVESİ VAR MI?
Konu sosyal medya paylaşımcıları tarafından bazı çizimler eşliğinde gündemde tutuluyor. Gerçeğin ne olduğuna dair araştırmamızda elde ettiğimiz sonuçlar, kurul onaylı rölöve olmadığını gösteriyor. Bu konuda ilk girişimi yapan Mimar Osman Yücel Aysun, mirasçı Teoman Oral ile birlikte yaptıkları girişimin nasıl sonuçlandığını anlattı.

Mimar Osman Yücel Aysun, evin onaylanmamış bir rölöve çizim hazırlığının bulunduğunu belirtiyor. Yaklaşık sekiz yıl kadar önce Teoman Oral ile anlaşarak bir rölöve hazırlayıp dilekçeyle Kültür Bakanlığından destek istiyor. Ancak bakanlık bu talebi geri çeviriyor. Bunun üzerine rölöve onayı için uğraşmıyor. “Çünkü” diyor, “ben rölöveyi yapıp devletten 40-50 bin TL parasını da alırdım ama bu neye yarardı? Asıl önemlisi devletin restorasyon desteği sağlamasıydı, yapının onarımı ve değerlendirilmesiydi. Ancak o zaman rölöveyi kuruldan onaylatmanın anlamı olurdu.” Aysun, “geçmişte de o eve çok emek verdim” diyerek devam ediyor. “Evin kapısının bir yanında ‘Avukat Hulusi Oral’, diğer yanında ‘Avukat Hüdai Oral’ yazan tabelalar vardı. Giriş kapıları yıpranmıştı, kapıların restorasyonunu yapmıştım, o zamanlar kıyamet kopmuştu. Neyse ki buradaki ilgili kuruluş temsilcileri beni tanıyor da, olayı fazla büyütmediler. Şimdi ortalıkta muhtelif rölöve rakamları dolaşıyor. Bunlarla benim ilgim yok. Aslına bakarsanız laf çok ama iş yapan yok. Aslı önemli olan bu. Bu günlerde bu iddialarla ilgili sosyal medyaya girip yazılanlara verilecek çok cevap var ama buna gücüm de yok. Kısa süre önce annemizi yitirdik, onun üzüntüsü bizi bu tür şeylerle ilgilenmekten alıkoyuyor.

Bu girişim, mülk sahiplerinin 2000’li yıllardaki bilinen ilk girişimi olmuş. Ama olumlu sonuçlanmamış. Biraz cesaretin kırılması, belki de o dönem Belediyenin açtığı kamulaştırma davası gibi faktörler nedeniyle yeni girişim yapılmamış. Zaten Mimar Aysun daha sonra konu ile ilgilenme fırsatı bulamamış.

Teoman Oral’ın sözünü ettiği 2016 tarihli proje başvurusu ise çok yeni. Bu son girişim de tıpkı önceki gibi Bakanlığın ret yanıtıyla sonuçlanmış ve evin restore edilmesi konusundaki çabalar nihayete ermiş. O girişimi yapan ise başka bir mimar. Eski eserlerin restorasyonu ile ilgili çeşitli çalışmalar yaptığını ifade eden Gülay Altan.

Mimar Gülay Altan’ın proje destek girişiminin tarihi 2016. Altan yaptığımız kısa telefon görüşmesinde şunları aktardı: “Kültür ve Turizm Bakanlığı, her yıl koruma kararı alınan yapılarla ilgili proje yardım bütçesi oluşturur. Evin mirasçıları ile görüşüp Bakanlık yardımı kapsamında proje geliştirmek istedik. Başvuruyu 2016 yılında yaptık. Tam bir yıl bekledik ancak hiçbir sonuç çıkmadı. Neden çıkmadığı ile ilgili olarak bakanlık bir sebep göstermez. Yardım yapılması uygun bulunmadığı belirtilir yalnızca. Bu başvuruyu yaparken gerekli belgeleri topladık. Bu belgeler içinde onaylı bir rölöve yoktu. Zaten bir rölöve olsaydı bizim başvurumuz da başka türlü olurdu. Benim elime böyle bir şey geçmedi. Sosyal medyada dolaşan, hem yerel, hem internet medyasında yayınlanan çizim geçerli bir rölöve değil. Tam bilmiyorum ama onu sanırım Teoman beyin babası yaptırmış zamanında. O sadece binanın çizimi. Elle çizilmiş. Şimdi dijital ortamda rölöve öyle hazırlanmıyor. Geçerli rölöve kurallarına sahip değil. Rölövenin hazır olduğu şeklindeki bilgi ve yaygın kanaat bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor.

AİLE AVUKATI ADİL DEMİR’İN AÇIKLAMASI
Ailenin avukatı, Denizli Barosu eski başkanlarından Av. Adil Demir. 2002 yılında Kültür Bakanlığının açtığı ilk davanın öncesinden bugüne gelişmelerin birinci el tanığı. Görüşmelerin, mahkeme tutanaklarının ve yapılan pazarlıkların ne olduğu çoğunlukla onun bilgisi dahilinde. Kendisine süreci bir hukukçu olarak nasıl değerlendirdiğini ve gelişme safhalarının neler olduğunu sorduk. Çok fazla anlatacak bir şeyi yoktu. “Benim takip ettiğim davalarla ilgili belgeleri size verdim” diyerek söze başladı. “Bu belgeler dışında kayda değer bir hukuki süreç yaşanmadı. 2002 yılındaki davada belirlenen bedeli yatırmayan ve kendi açtığı kamulaştırma davasından vaz geçen Kültür Bakanlığı. 2007 yılında Denizli Belediyesinin aldığı encümen kararı doğrultusundaki girişimler sonuç vermeyince, bu kez belediye kamulaştırma davası açtı. Mirastan hak sahibi olanlardan bazıları encümenin belirlediği rakama itiraz etti. Bu onların yasal hakları, bir şey demek mümkün değil. Nitekim iş mahkemeye intikal edince bilirkişi oluşturuldu ve çok farklı bir bedel ortaya çıktı. Belediyenin itirazına rağmen bilirkişi heyeti raporunda ısrar edince, tıpkı 2002 yılında olduğu gibi bu kez de Denizli Belediyesi kendi açtığı davadan feragat etti ve dosya kapandı.

Hulusi Oral evi, tarihi ve kültürel bir değer olarak kamuya kazandırılmalıydı. Kim ne derse desin bir yolu bulunabilirdi. Ben avukat olarak sadece hukuki sorunlara müdahale yetkisi ve ehliyetine sahibim. Buna rağmen bundan iki yıl kadar önce Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’a çıktım. Dedim ki, ‘bu evin mirasçılarını ben ikna ettim, bilirkişinin belirlediği 1 milyon 444 bin 110 TL bedeli mirasçılara ödeyip kamulaştıralım. Aradan 4 yıl geçti, mirasçılar faiz ve diğer şeylerden vaz geçiyor. Bilirkişinin belirlediği rakam neyse onu ödeyip bu sorunu çözelim’ dedim. Başkan Osman Zolan bu teklifimi kabul etmedi. Kendisinin ödeyebileceği rakamın 900 bin TL olduğunu söyleyerek daha fazla ödemek istemediğini belirtti.

Geçmişte evin tarihi değeri ile ilgili başka gelişmeler oldu. Önündeki çok katlı binaya izin verilmemeliydi. Koruma kanununa göre bu suç teşkil ediyordu. Çünkü koruma altındaki evin arkasında bahçesi, havuzu vardı ve bunların yasaya göre kapanmasına, görünmesine engel teşkil edecek imar izni verilmemesi gerekiyordu. Binanın inşaat ruhsatını ANAP iktidarı döneminde veren ise kendisi de mimar olan zamanın belediye başkanı Mimar Ziya Tıkıroğlu’ydu. Kültür Bakanlığı bu konuda suç duyurusunda bulundu, Denizli Cumhuriyet Savcılığı da Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açtı. O davanın nasıl sonuçlandığını bilmiyorum, muhatap davalı taraf Denizli Belediyesi’ydi.

BELEDİYE BAŞKANI OSMAN ZOLAN’IN AÇIKLAMASI
Belediye Başkanı Osman Zolan, yangının üçüncü günü basın karşısına çıkarak, Belediyenin 2017 yılı çalışmalarını değerlendirdi.

Zolan 2017 yılı değerlendirme toplantısında Denizlililerin yakından ilgilendiği Hulusi Oral evine ilişkin “Bu yapı yeniden ayağa kalkar” dedi. Basın mensuplarına söylediklerini Denizlihaber.com adına toplantıyı izleyen Selami Aydın imzalı haber metninden virgülüne dokunmadan aktarıyoruz:

Denizlili Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Hulusi Oral’ın mirası ve kentin ilk bakanı Hüdai Oral’ın yetiştiği Hulusi Oral Konağı 2017 Yılı değerlendirme toplantısının da konularından biriydi. Kısa süre önce çıkan yangınla büyük bölümü harabeye dönen koruma altındaki kültür mirası konakta çıkan yangının kendilerini çok üzdüğünü belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “Yangına çok üzüldük. Yangından sonra çıkan söylentiler ise bizi daha çok üzüyor. Konağın sahibi biz değiliz. Korumakla mal sahibi yükümlü. Ainesi iştir kişinin. Bizim yaptıklarımız ortada” dedi.

Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak kentin kültür miraslarına sahip çıktıklarının altını çizen Başkan Zolan, Külahçıoğlu Değirmeni, Merzeci Un Fabrikası gibi örnekleri verdikten sonra; “Atalar Mahallesi’nde 5-6 bina restore ettik. İnsanlar bu binaların yanından geçmeye korkuyordu. Daha pek çok proje kamulaştırıldı, restorasyonları yapıldı. Balcı Konağı iyi bir örnektir. Şu anda ayakta duruyor. Biz çok şey yaptık ama maalesef kaybolan evlerimiz de oldu. Kalanları kurtarmaya çalışıyoruz. Hulusi Oral Konağı konusunda ise başarısız olduk” dedi.

Hulusi Oral Konağı’na ilişkin süreci de anlatan Zolan, “6 yıl önce gündemimize aldık. Mal sahibi ile görüştük. O dönemde değer tespiti yaptırdık. 300 bin lira tespit yapıldı, teklifte bulunduk. Az denildi. Teklifimizi 800 bin liraya kadar revize ettik. Burayı restore edelim dedik. Maalesef olumlu cevap almadık. Mahkeme sürecinde bilirkişi ise 1 milyon 400 bin lira değer tespiti yaptı. O para benim param değil. Veremezdim. Rakamı gerçekçi bulmadık. Her bilirkişi doğrudur diye bir kural yok. Bu konu bize kadar gelmemeliydi. Her tarihi, kültürel mirası kamulaştırıp restore edeceğiz diye bir kural yok ama biz yine de sahip çıkmak istedik. Orada çok güzel bir müze olabilirdi. Hulusi Oral, Hüdai Oral gibi değerlerimizin isimlerini yaşatmak istedik. Olaya salt maddi açıdan bakılmasaydı…” diye konuştu.

Zolan sözlerini şöyle sürdürdü: “Vakit geçmiş değil. 6 yıl öncenin 1,4 milyon lirası bugün kaç lira olur. Bu siyasi bir konu değildir. Bizim değerlerimize sahip çıkmamız lazım. O konakla ilgileneceğiz. Bunda bir sıkıntı yok. Bu yapı da ayağa kalkar. Bazılarının bu konuyu başka alanlarda malzeme yapmak noktasında arayışları var. Bu yaklaşım şehre ve o konağın korunmasına faydalı olmaz. Bizim geçmişimize baksınlar. Hulusi ve Hüdai Oral isimlerinin yaşatılması adına biz ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” dedi.

“Onların hatıralarına sahip çıkmak ve yaşatmak istiyoruz. Denizli’nin bu değerine sahip çıkmak istiyoruz. Ön şartımız büyükşehir belediyesine ait olması. Bu konuda Oral ailesinden anlayış bekliyoruz.”

***
Buraya kadar aktardıklarımız, Denizli’de Hüdai Oral evinin neden korunamayıp bir yangına kurban gittiğine ilişkin birinci elden kaynaklar ve tanıklıklara dayanıyor. Hiçbiri ön plana çıkıp rol çalma gayretkeşliği gösterme kaygısı taşımıyor. Bilgi verenlerin bazıları, biz aramasak konuşmaya bile niyeti olmayanlar. En çok yakındıkları ise bilgi kirlenmesine ‘yangına benzin dökercesine gidiliyor” olması. Her kafadan bir ses çıkması, bu sesler sanki bir ağızdan çıkıyormuş gibi yayınlara dönüştürülmesi. Giderek önüne geleni suçlayan, patolojik düzeyde komplo teorilerine fırsat vermesi…

Ne, neden, nasıl oldu? Bunu da değerlendirme ve sonuçları ele alacağımız yarınki son yazımızda tartışalım.

Not: Rölöve nedir?
TDK Büyük Sözlük, rölövenin birinci anlamını, “eski bir sanat yapıtının, bir freskin ya da tablonun çoğu zaman suluboyayla yapılmış kopyası”, mimarlıktaki anlamını, “Bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma” olarak açıklıyor. Rölöve, bir yapının, bir olgunun, o anda, olduğu gibi çeşitli bilimsel araçlar ve yöntemler kullanılarak belgelenmesidir. Koruma altındaki anıtsal yapıların restorasyonu söz konusu olduğunda daha da önem kazanır. Çünkü eğer yapı aslına uygun olarak yeniden inşa edilecek veya elden geçirilecekse, bunun için koruma kararı veren ilgili kurulun onaylaması gerekir. Rölöve onay sonrası tüm restorasyon sürecinde dikkate alınır.

 

Yarın: Değerlendirme ve sonuç:
Sorumlu kurumlar hangileri?
Mimarlar Odası nerede?
Koruma Kurulu ve Başkanı ne diyor?
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü neden sessiz?
Oral Evi’ni ne yapmalı?

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı