KIZ MESLEK LİSESİ NASIL YIKILDI? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KIZ MESLEK LİSESİ NASIL YIKILDI?

4 Nisan 2016 Pazartesi

Mimarlar Odası eski Başkanı ve İKK Sözcüsü Cüneyt Zeytinci’nin önceki gün “Keşke Kız Meslek Lisesi’ni de koruyabilseydik. Bu eksiklik o dönemin mimarlar odası yönetiminindir” sözü yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu sözün üzerine, geçmişe gitmemiz şart oldu: 

Vilayet (1952) ve Erkek Sanat Okulu (1945) ile aynı ada üzerinde yer alan ve yaklaşık zamanlarda inşaatı tamamlanan Kız Meslek Lisesi’nin, Vali Vefki Ertür tarafından yaptırıldığını ve 1957’de eğitim ve öğretime açıldığını biliyoruz. 1959’da Kız Sanat Ortaokulu, 1962’te Kız Enstitüsü, 1974’te Kız Meslek Lisesi adlarıyla eğitim veren okuldan 1957’den günümüze kadar binlerce kız öğrenci mezun oldu. O mezunlardan biri Denizli’nin ilk kadın milletvekili ve İlk kadın bakanı AKP Denizli Milletvekili Selma Aliye Kavaf’tı. Kaderin cilvesine bakın ki, Kız Meslek Lisesi yıkılırken Kavaf; Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan’dı.

Takvimler 2010 yılı Haziran’ını gösteriyordu.

Görünürde Kız Meslek Lisesi’nin yıkılması için bir sebep yoktu. Mimarlar Odası Başkanı İbrahim Şenel’in sempozyum öncesi KML’ne ilişkin tereddütleri ortadan kalkmış, Hükümet konağı ve çevre düzenlemesinin yarışma süreci sancılı da olsa bir şekilde tamamlanmış, Yavuz Selim Sepin’e ait proje birinci seçilmişti. Sepin’in projesinde Kız Meslek Lisesi, Taş Binalar ve Hükümet Konağı korunmuştu. Bu Proje, üç yapıyı kent belleğindeki tarihsel iz olarak tanımlamış yeni hükümet konağını da bu izin içerisine yerleştirmişti. Anlayacağınız Kız Meslek Lisesi projenin temel kurgusunun üç kaynağından biriydi. Jürinin projeyi birinci seçmesinin nedenlerinden biri de buydu. Sonuçtan herkes memnundu. Vali ve Belediye Başkanı hariç! Hatırlarsanız; Vali Yavuz Erkmen, Mimarlar Odası’nın düzenlediği sempozyum sonuçlarını beğenmemiş ve alenen itiraz etmiş, televizyon ve gazetelere sempozyum sonuçlarının katılımcıların görüşlerini yansıtmadığını açıklamıştı.

Sempozyumdan İki hafta sonra da 18 Mayıs’ta Ticaret Odası’nın toplantı salonunda meslek odaları ve STK başkanlarını toplayarak sempozyum sonuçlarının oylanmasını istedi. Valinin bu tutumu Mimarlar Odası ile Vilayetin üç ay süren “yol arkadaşlığı”nı bitirdi. Sempozyum sonuçlarının oylattırılması mimari camiada da yankı buldu. Mimar Cengiz Bektaş şu açıklamayı yaptı: “Sempozyum sonuçları tartışılır, ama oylanamaz. Çünkü; bilimsel yapıdan çıkan sonuçlar, estetik ve planlama bilgisi olmayanlar tarafından değerlendirilemez. Oda başkanları hangi estetik değere göre bunu yapabilirler ki? Ben bu sempozyumu saymıyorum diyemezsiniz.”

denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-nasil-yikildi-SEMPOZYUM-PROTOKOL

SEMPOZYUM RESMEN YOK SAYILDI!

Demeyi bırak, resmen yok saydılar!

Nasıl mı?

Dönemin oda başkanı İbrahim Şenel anlatsın:

“Sempozyum sonucuna göre alanda 3 önemli kütle vardı: Erkek Sanat Okulu Taş Atölyeleri (Taş Binalar), Tescilli Hükümet Binası, Mevcut Kız Meslek Lisesi. Fakat Valiliğin fikri Kız Meslek Lisesi yapısını korumak değildi. Birlikte başlattığımız bir süreçte böyle bir sonuç çıkınca, Vali sempozyumdan istediği sonucu alamamış oldu. Sempozyumda O alanda yapılması planlanan katlı otopark ve yeraltı arkeoloji müzesi de çürütülmüştü. Bu durumda Valilik bir tavır değiştirerek sempozyuma karşı bir tavır aldı. Bunu da çeşitli odalar (sanayi odası, ticaret odası, esnaf odası gibi), STK’lar, Belediye Meclis Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcilikleri, TMMOB’ye bağlı birimler vb. kurumları çağırarak bir toplantı düzenledi ve Vali: “bir sempozyum düzenlenmiş ancak sonuçları kamu tarafından kabul görmemiştir, sonuçları oylayalım” dedi ve kim elini kaldırdı, kim neyi oyladı bilinmeden “Sempozyum yüzde 90 reddedildi” diye açıklama yaptı. Herhalde dünya tarihinde bir sempozyumun böyle iptal edildiği görülmemiştir. Ben de bu yöntemi reddettiğimi, burada oylama yapanların büyük çoğunluğunun sempozyuma katılmadığını hatta sonuçlarını dahi okumadığını açıkladım. Tabi bu bir gerilim yarattı, Vali’yle sürecin başlangıcında kurduğumuz bağlar koptu”

denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-nasil-yikildi-senel-erkmen

KIZ MESLEK LİSESİ YARIŞMACIYA BIRAKILDI

Sonra ne mi oldu?

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu devreye girdi.

TMMOB’ye bağlı başkanlar toplanarak Vali’ye gitti ve bir uzlaşma önerisi yaptı. O öneri şuydu:

“Taş binalar korunsun, kentte bu konuda bir mutabakat var; Hükümet Konağı tescilli bir bina, o nedenle korunacak; Kız Meslek Lisesi’nin korunması konusunu ise yarışmacıya bırakalım.”
Bu fikir taraflar tarafından kabul gördü. Ancak bir şartları vardı:
Mimarlar Odası sempozyum sonuç bildirgesinin şartname eki olarak verilmesini,
Vali Erkmen’de Valilik görüşlerini içeren bir raporun ek olarak koyulmasını istedi.
Aralarında bir protokol hazırlayarak imzaladılar.
Tarih 11 Haziran 2009’du.

Çok değil, bir gün sonra Vali Erkmen, imzaladığı protokolde “Mevcut Hükümet Konağı mutlaka korunacaktır” maddesini unuttu ve Koruma Kurulu’na başvurarak eski vilayet binasının “taşıma projesi’ne acil onay istedi. Kurul’da “uygun” gördü.

Selem-Reklam

VALİ İMZALADIĞI PROTOKOLE UYMADI!

1 Temmuz’da Oda Başkanı Şenel jüri üyeliğinden çekildiğini açıkladı.

Neden mi?

Yarışma hazırlıkları sürerken, Vali, kimsenin haberi olmadan Jüri şartname raporuna Vali Sonuç Raporu’nu ekletmişti. Bu raporda; Mimarlar Odası ve sempozyum hakkında ciddi, ağır ve rencide edici ithamlar vardı. Vali sempozyum sonuçlarının katılımcıların görüşlerini yansıtmadığını söylüyordu.

Özetle: “Ey yarışmacı! Sempozyum sonuçlarına bakarak karar verme, nereyi yıkmak istersen yıkabilirsin” demek istiyordu.

Oda Başkanı Şenel, Vali ile görüşerek raporun şartnameden çıkarılmasını istedi. Vali aldırış etmedi, söz konusu metni aynen yayınlattı. Denizli Hükümet Konağı ve Çevresi Planlaması Yarışma Şartnamesi Denizli İl Özel İdaresi internet listesinde yayınlandı ve yarışma başladı.

Vali’nin bu tavrı ipleri kopardı.

Mimarlar Odası Başkanı İbrahim Şenel jüri üyeliğinden çekildiğini açıkladı ve şöyle konuştu: “Göreve geldiğim dönemden beri Denizli Valisi’yle uyumlu bir şekilde çalıştık ancak görüyorum ki bizim gösterdiğimiz iyi niyet, Valilik tarafından hep kullanılabilecek bir zemin olarak algılanmış. Bu son hareketi sonucunda, bütün o güven ortamında bir gerçeklik olmadığı kanaatine vardım. Bu ortamda odamı ve kendimi daha fazla tutmak istemedim. Ama bu yarışmayı boykot anlamında değildir. Bize böyle yaklaşan, bizim yaptığımız bir sempozyuma bu kadar ağır ithamlarda bulunan bir kurumun bu çalışmasının içinde daha fazla bulunmamak yönünde bir tasarruftur. “

Sonrası mı?

Yarışma süreci tüm sancılara rağmen bir şekilde tamamlandı. Yavuz Selim Sepin’e ait proje birinci seçildi. Sepin’in projesinde Kız Meslek Lisesi, Taş Binalar ve Hükümet Konağı da korunuyordu. “Bu yapılar kent belleğinin değiştirilemez bir parçasıdır” mesajını veren proje birinci gelmişti ama henüz hiç bir şey bitmemişti.
Asıl Meydan savaşı yeni başlıyordu!

denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-nasil-yikildi-yavuz-selim-sepin

DEVLETİN VALİSİNE İNANDILAR

Tarih: 18 Haziran 2010

Kız Meslek Lisesi’nde tamirat yapılacağı haberleri yayılmaya başladı. Fısıltı gazetesine göre okulun salon kısmı yıkılacak ve genişletilecekti. Başta kimse bu haberlere itibar etmedi. Çünkü; bu fiziki olarak mümkün değildi. Eski binanın bir bölümü peynir dilimi gibi kesilip alınamazdı, binanın tamamı çökerdi. Kamuoyu bunu tartışırken, kalorifer peteklerinin söküldüğü haberi geldi. TMMOB İl Koordinasyon Kurulu haberi alır almaz toplanarak acil bir şekilde Vali ile görüşme kararı aldı. Vali’ye ulaşıldı ve randevu alındı. Vali Erkmen yıkım yapıldığını kesinlikle kabul etmedi, ufak bir tamirattan söz etti. Devletin Valisine inanmak zorundaydılar. Koskoca vali yalan söyleyecek değildi ya! Ancak Valinin yanından ayrıldıktan sonra basının karşısına geçip “uyarıcı” bir açıklama yapmayı da ihmal etmediler. O açıklamada şu ifadeler yer alıyordu: “…Bugün gelinen nokta; 14 Haziran 2010 tarihinde ihalenin yapıldığı ve bu doğrultuda binanın sökülmeye başladığı, çatı kiremitlerinin alındığı, kapı, pencere ve kalorifer peteklerinin söküldüğü şeklindedir. Duyumlarımız da bir kolunun yıkılarak proje müellifince burada ek bina yapıldığı yönündedir. Binadaki hareket kamuoyunda ve bizlerde tedirginlik yaratmıştır. Bina artık tüm uygulama proje alanı içindedir ve bu bölgede yapılacak her türlü faaliyette proje bütünlüğü ve iş programı çerçevesinde ele alınmalıdır, öncelikler doğru belirlenmelidir. Bina üzerinde yapılacak tadilat ve düzenleme işlemlerinin, yapının bütününe zarar vermeyecek şekilde proje ve plan eklerine uygun olarak yapılması yönünde hassasiyet gösterilmelidir”

denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-

GECEYARISI OPERASYONUYLA YIKILDI

Ancak bu açıklama yıkımı engellemeye yetmedi.

18 Haziran’ı 19 Haziran’a bağlayan O’ gece;
Belediye dozerleri Kız Meslek Lisesi’ne girdi. Görünüşe göre her şey planlanmış, güvenlik önlemleri alınmıştı. Olay yerine ilk gelenler Baro lokalinde oturanlarla, görüntü almak isteyen gazetecilerdi. İçeri girmek için polis barikatını aşmak gerekiyordu. Duvarlardan atlayarak içeri girmeyi başaran Arif Balkanay ve birkaç CHP’li kepçelerin önüne dikildiler. Bir süre sonra Belediye Başkan Yardımcıları Mustafa Gökoğlan ve Nilgün Hök olay yerine geldi. Orada bulunanlar `yıkım kararı’ nın gösterilmesini istedi. Ellerinde böyle bir karar yoktu. İçlerinden birileri Vali Yavuz Erkmen’i arayıp yıkımın durdurulmasını istedi; ancak Vali’ye ulaşılamıyordu. Kalabalık kepçelerin çalışmasına izin vermedi. O gece yıkım durdu.
denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-nasil-yikildi-gazete-kupuru

ZEYBEKCİ ”YARIDA BIRAKMAYIZ”DEDİ
Gazeteciler, Belediye Başkanı Nihat Zeybekci’ye sabah ulaşabildiler. Zeybekci yaşanan gerginliğin detaylarını bilmediğini söyledi “Şehir dışındaydım. Sabaha karşı döndüm” dedi.
Zeybekci’nin açıklamasının detayları Denizlihaber.com’da Hacı Selamoğlu imzasıyla yayınlandı. 19 Haziran tarihli haber şöyle: “Projede o bölgeden 25 metrelik bir yolun geçeceği belirtiliyor. Ekiplerimiz de bunun üzerine söz konusu bölgede kalan binada tadilat yapmak amacıyla dün çalışma başlatmışlar ve tepkiyle karşılaşmışlar. Bu tepkiye akıl sır erdiremiyorum. Her şeyin kanunlara uygun olduğu bir yıkımı eleştiren bu kitle, 800 yıllık Ulu Cami yıkılırken neredeymiş, merak ediyorum ” diyen Belediye Başkanı Zeybekci, yıkımın tamamlanacağını ise şu sözlerle aktardı; “Biz başladığımız işi bitiririz. Yarıda bırakmayız.”

Dediği gibi oldu, yarıda kalmadı!

Bir gün sonra dozerler yeniden bahçeye girdi ve Kız Meslek Lisesi’nin yıkımı herkesin gözü önünde, onlarca polisin “koruması” altında gerçekleşti. Valinin sözleri de, imzaladığı protokol de, Resmi Gazete‘de yayınlanan yarışma şartnamesi de ve şartnamenin 20. ve 21. Maddeleri de yalan olmuştu.

Yıkımın ardından TMMOB İKK ve Demokrasi Platformu üyelerinden oluşan 200 kişilik bir grup valilik ve belediye önüne siyah çelenk bırakıp, Vali’yi istifaya çağırdı. Ancak iş işten geçmiş, KML yıkılmış yıkıntıları kalmıştı.

denizli-seval-uysal-isin-asli-kiz-meslek-lisesi-nasil-yikildi-nihat-zeybekci

Sözü rahmetli Oktay Ekinci’yle bitirelim. Hepimizin duygularına tercüman olan o yazı 1 Temmuz 2010’da Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlandı: “Cumhuriyet dönemi yapılarından olan Vali Vefki Ertürk Kız Meslek Lisesi artık yok!.. Üstelik hükümet konağı ve çevresi için daha geçen sene düzenlenen “mimarlık-şehircilik yarışması”nda da aynı binanın “korunma”sını öngören projenin birinci seçilmesine rağmen… Belediyeyi ve Valiliği yönetenler, hem Resmi Gazete’de yayımlanan “yarışma şartnamesi”, hem de hukuk devleti ilkeleri ve “kamu etiği” gereğince yarışmayı kazanan projeyi uygulamak için çaba göstermek yerine, aynı projede yaşatılan bir mirası yıkarak “çağdaş uygarlık tarihimize nasıl geçtikleri”ni acaba düşünüyorlar mıdır?”

Yıkılan Kız Meslek Lisesi’nin arsasına gelince; bildiğiniz gibi çok önemli bir işlev üstlendi. Otopark oldu!

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı