Çorap Kralı’nın zor günleri - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Çorap Kralı’nın zor günleri

20 Ekim 2015 Salı

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-h

Tek kelime Almanca bilmeden Berlin’e ayak bastı. Çalıştı, şirket kurdu ve Almanya’ya yılda 15 milyon çift çorap sattı. Sıfırdan zirveye yükselen, Almanya’da “Çorap Kralı” olarak anılan Recep Kayaalp’i bugünkü yaşadıklarına ise bir çek neden oldu.

Kafkaslar’dan göçle Erzurum’a gelen Ahıska Türklerinden Recep Kayaalp. Öyle bir hayatı var ki, hani “anlatsam roman olur” derler ya, o türden. 1961 Erzurum – Hınıs doğumlu. İlk ve ortaokulu burada okumuş. 1978’de Almanya’da işçi olarak çalışan ailesinin yanına gitmiş. Tek kelime Almanca bilmediğinden üç ayda pes edip Ankara’daki amcalarının yanına dönen Kayaalp, yaşadıklarına hırslanıp bu kez başarma kararlılığıyla ikinci kez Almanya macerasına atılmış.

Almanca öğrenmek için kurslara, o ülkeye adapte olabilmek için uyum kurslarına giden Kayaalp, bir yılın sonunda otomotiv sektöründe çalışan babasının yanında çalışmaya başlar. Bu 1991 yılına kadar devam eder. Turgut Özal’ın ihracatı artırmaya yönelik söylemlerinden yola çıkıp, Alp Text Strumpf isimli şirketini kurar. Türkiye’den çorap alıp Almanya’da satan, İtalyan ve Portekizlilere bile üretim yaptıran Kayaalp’in unvanı artık Çorap Kralı’dır.

 Sıfırdan zirveye yükselen Erzurumlu Recep Kayaalp’in sonunu hazırlayan ise bir çektir. Şirketine ait olan ve kendi anlatımıyla bir çalışana verilen çeke; iki çizgi çeki iptal eder. İşte bu iptal de çöküşe giden yolun başlangıcıdır.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-6

İLK DENEMESİNDE 3 AYDA PES ETTİ
Tek kelime Almanca bilmeden Almanya’ya gitmek, sıkıntı çekmediniz mi, neler yaşadınız?

Hayli sıkıntı çektim ve ilk üç ayın sonunda Türkiye’ye geri döndüm. Bir süre Ankara’da oturan amcalarının yanında kaldım. Sonra kararımı verip tekrar ailemin yanına gittim. Bu defa başarmak için kararlıydım. Almanca kurslarına, yabancılara yönelik eğitim veren “uyum okulu”na gittim. Bir yıl sürdü bu eğitim. Almanca öğrendikten, yavaş yavaş çevreyi tanıdıktan sonra otomotiv sektöründe çalışan babamın yanında işe başladım. 1991 yılına kadar da birlikte çalıştık.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-7

OTOMOTİVDEN TEKSTİL SEKTÖRÜNE GEÇİŞ
Babanızın yanında çırak olarak başladığınız otomotiv sektöründen çıkıp yabancısı olduğunuz bir sektöre, tekstile geçtiniz. Zor olmadı mı?

Rahmetli Özal bir ihracat hamlesi başlatmıştı. Sürekli ihracattan söz ediyordu. Ben de nacizane ülkem adına bir şeyler yapabileceğim inancıyla Türkiye ile Almanya arasında mekik dokumaya başladım. Avantajım vardı… Neydi o? Tekstilde parlamaya başlayan Denizli’yi tanıyordum. Bu da şöyle oldu: Amcalarım ve dayılarım Denizli’de yaşıyordu. Onları ziyarete geldiğimde görme fırsatım oluyordu sektörü. En dikkat çeken de üretimin hala ahşap makinelere dayalı yapılmasıydı.

Almanya’da ise tekstil sektörü makine parkını yenilemeye gidiyordu. Boşa çıkan makinelere pazar aranırken, kafamda bunları Türkiye’ye pazarlayabileceğim fikri oluştu, araştırmaya girdim. Bir fax makinesi aldım, bir ofis oluşturdum. Rehberleri inceleyip tekstil firmalarını bulmaya başladım. Elimde dokuma, örgü makineleri olduğunu anlatıyor, ikinci el makineye ihtiyaç duyup duymadıklarını soruyordum. 1991’den itibaren ikinci el tekstil makinelerinin pazarlamasına başlamış oldum.

1993 yılında elime bir çorap makinesi geçti. Bunu gördüğümde kafamda hemen proje oluştu. Onları aldım ve kendim çalıştırmak üzere Türkiye’ye getirdim. 23 makineyi kapanan bir şirketten alıp Denizli’ye transfer ettim. Bedelsiz (gümrüksüz) ithal hakkı vardı, ondan yararlandım getirirken.

Makineleri şu anda bulunduğumuz binaya kurdum. Tamam, makine var ama nasıl üretim yapacağım? Çorap nasıl üretilir bilmiyordum. İşi öğrenmek için İstanbul’da çeşitli firmaları ziyaret ettim, onlardan numuneler aldım. Bunları Almanya’ya götürüp tanıttım ve kısa süre içinde siparişler almaya başladım. Çok kısa sürede Almanya’da çorap sektöründe dev bir şirketim oldu. Almanya’da üç katlı 3’er bin metrekarelik depolarım vardı. Buradan mağazalar zincirine milyonlarca çorap ile Denizli’de üretilen tekstil ürünlerini pazarlamayı gerçekleştirdim.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-9

ÇORAP KRALI UNVANIYLA GAZETE MANŞETLERİNE ÇIKTI
Siz çorap üretmiyorsunuz ama Türkiye’den götürüp Almanya’da pazarlıyorsunuz. Faaliyetiniz aracı firma olarak başladı öyle mi?

Evet, başlangıçta üretim yapmadım. Sadece pazarlama vardı. Üretim işi öğrenince başladı. Bu da 1995’te başladı. Kendi ürettiğimi Almanya’daki Alp Text Strumpf isimli firmam aracılığıyla satıyordum.

Almanya’da “Çorap Kralı” unvanını o yıllarda mı aldınız?
1997 yılıydı… Alman firmaların çorap için Türkiye’ye gelmelerine gerek kalmamıştı. Benden tedarik ediyorlardı çorap ihtiyaçlarını. Onlar sipariş veriyor, ben ürettiriyordum. Ayrıca kendim de üretiyordum. 23 makineye ilaveler yaptım. Yaklaşık 70 makinem olmuştu. Almanya’ya 1997 yılında 15 milyon çift çorap satmıştım. Bu Alman Maliyesi’nin kayıtlarında var. Ayrıca İtalya ve Portekiz ile de çalışıyordum.

Almanya’da işini iyi, Almanya’nın Çorap Kralısınız. Ne diye Türkiye’ye geldiniz?
İşlerimiz çok iyiydi. Üretimimizin yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi’ne de çok siparişlerimiz oluyordu. İçinde bulunduğumuz binada 2000 yılına kadar üretim yaptım.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-1
ÇEK CEZASI SONUN BAŞLANGICI OLDU
İşleriniz bu kadar iyi gidiyor. Almanya’da çorap sektöründe yükseliyorsunuz. Ne oldu da zor durumda kaldınız?

2000 yılında bütün düzenimi bir çek bozdu. Hakkımda dava açıldı ve verilen 2 yıl 4 ay hapis cezası Yargıtay’da onaylandı. Bu ceza paraya çevrilmedi. Ceza alınca hapse girmemek için Türkiye’ye gelmedim. Buradan uzak kalınca işleri takip edemedim. Emanet ettiklerim işi sürdüremediler ve burayı kapatmak zorunda kaldım. Kabuğuna sığmayan bir kişiyken bir anda iş hayatım kilitlenip kaldı. Yaşadığım psikolojik sorunlar nedeniyle 2001’de oradaki işimi de kaybettim.

Yıl 2001’de işi bıraktınız, yıl 2015… Geride kalan 14 yılda ne yaptınız?
Bir şeyler yapmaya çalıştım. Aldım, sattım. Çeşitli firmalara aracılık yaptım. Fuarlara gittim. Duran sistemi ayağa kaldırmaya çalıştım. Fakat kaçan ipin ucunu tekrar yakalayamadım.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-8

KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ YETECEK
Çorap sektörüne biliyorsunuz. Yeniden ayağa kalkmak için ne gerekiyor. Tesis var, makine, işi bilen birisi var; Çorap Kralı’nın yeniden ayağa kalkabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey ne?

Ekonomi Bakanı Sayın nihat Zeybekci’ye durumu anlattım. Üç yıl önce de söz almıştım yardım konusunda. Nurcan (Dalbudak) Hanım milletvekiliyken Belediye Başkanımız Osman Zolan Bey ile buraya gelip gezdiler. Eksiklerimi biliyorlar, giderileceğinin sözünü verdiler.  Ben kendilerine yardımcı olunması durumunda sistemin hazır olduğunu, kısa sürede 70-80 kişinin istihdam edilebileceğini ifade ettim. Ama hep notlar alındı, öyle kaldı.

Anladım, bir beklenti içine girmişsiniz, fakat gerçekleşmemiş. Ben şunu öğrenmek istiyorum… Nasıl bir dokunuş olmalı ki Recep Kayaalp yeniden ayağa kalksın?

Aslında çok bir şey kalmadı. Kendi çabalarımla birçok şeyi başardım. Bürokratik engelleri aşabilsem… Mesela KOSGEB… Destek başvurusu yaptım. Kredi alabilmek için borcunuz olmayacak, çiziğiniz olmayacak falan. Üç defa borçları sıfırladım. Tam sunum anında bir eksik oluyor, sil baştan. Ya da ayrılan bütçe bitti, bir sonrakini bekleyin gibi laflar…

Benim elimde makineler var. Her biri 8-10 bin avro. Üretim kapasitesine sahibim. Bu tesis Almanya’da olsaydı devlet üretmeden durmasına izin vermezdi. Müracaat edersiniz ya devletin görevlisi çalışmadığını görür, size “neden çalışmıyorsunuz?” diye sorulurdu ya da neden zarar ettiği araştırılır, bunları gidermek için bir liste hazırlanıp uygulamanız istenirdi. Böylece atıl durumdan kurtulup istihdama yöneltilirdi.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-3

Ben yine aynı şeyi soracağım. Makine var, işyeri hazır. Peki nedir yeniden faaliyete geçmenizi sağlayacak cansuyu miktarı onu söyler misiniz?

Gülünç olacak ama bazıların çerez parası gördüğü bir miktar… 100 bin liraya ihtiyacım var. Bu destek bana sağlansın söz veriyorum hemen üretiml startını vereceğim ve üç ay için 80 kişiye istihdam yaratacağım burada.

Benim eksiklerim ne? Binanın elektrik tesisatı, panosu. AYDEM yenilememi istiyor. Birikmiş elektrik borcu oluştu. Zamanında taksitlendirilmişti ama ödeyemeyince sıkıntı çıktı. Bir de üretim için sıcak paraya ihtiyaç var. İpliğim tamam ama likra, lastik gibi hammadeye ihtiyaç duyuyorum.

denizli-kahve-sohbetleri-engin-unal-recep-kayaalp-corap-kralinin-zor-gunleri-ic-5

—————————————————————————–

1962 Erzurum Hınıs’da dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu burada okudu. 1978 yılında Almanya’da işçi olarak çalışan ailesinin yanına gitti. Hayli zorlandı ve ilk üç ayın sonunda Türkiye’ye geri döndü. Bir süre amcalarının yanında kaldıktan sonra tekrar ailesinin yanına gitti. Almanca kurslarına, yabancılara yönelik eğitim veren “uyum okulu”na gitti. Bir yıl sürdü bu eğitim. İş hayatı Almanların ünlü otomobil markalarının satıldığı şirkette çalışan babasının yanında başladı. 1991 yılına kadar da birlikte çalıştılar. Sonra kendisi ayrıldı. Tam bir Özal hayranı… Tekstil sektörüne girmesine de o yıllarda uygulanan politikaların etken olduğunu söylüyor.

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

sevgi muslu   -  Bağlantı 18 Ekim 2016, 11:45

işle ilgili ne yapa bilirizi konuşmak için iletişim bilgilerimi paylaşıyorum.0533 375 73 95

Recep kayaslp   -  Bağlantı 3 Kasım 2015, 15:16

Haberle ilgili ve alakar olmanıza tesekur ederim

DENİZLİM   -  Bağlantı 1 Kasım 2015, 15:23

ERZURUMLUYUZ

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı