Demir kapı pencereden ihracatçılığa - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Demir kapı pencereden ihracatçılığa

28 Ekim 2014 Salı

denizli-is-dunyasi-ile-kahve-sohbetleri-faruk-alyaz-engin-unal-h

Babası yanında çalışmasını, elektrikçi olmasını isterken; o ise kendi işini kurmanın hayalindeydi. Öyle de oldu. Babası Mehmet Alyaz kendi yoluna, Faruk Alyaz da kendi yoluna gitti. Soğuk demir ve profilden demir kapı pencere yaparak iş hayatına atılan oğul Alyaz, deyim yerindeyse kabına sığmadı.

Kazandığı parayla işini büyütmeye başladı. Kapı pencere yapmayı bırakıp 1. Sanayi Sitesi’ndeki atölyesinde traktör römorku üretimine geçiş yaptı. Zamanla orası da dar geldi. Denizli Organize Sanayi Bölgesi kurulunca, biraz da gözü kara davranıp oraya bugün sahibi olduğu Şahlan Hidrolik A.Ş’nin üretim tesisini kurdu.

Şimdilerde hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu asasından itfaiye aracına, yedek parçadan taşıma sistemlerine geniş bir yelpazede üretim yapıyor. Üretimi sadece yurt içine dönük değil, Belçika’dan Fas’a uzanan birçok ülkeye de ihracat gerçekleştiriyor.

ic-7

BABASINI DİNLEMEDİ, SANAYİCİ OLDU
Şahlan Hidrolik’in yolculuğu nasıl, nerede ve ne zaman başladı?

Lise yıllarında yaz tatillerinde makine işiyle ilgilenen yerlerde çalıştığımdan, merakım makine imalatı üzerineydi. 1972’de askerden geldim. Soğuk demir ile kapı ve pencere imalatı yapan atölyeyi ilk işim olarak kuracağım, fakat param yok. Babam da Denizli’nin ilk elektrikçilerinden, mesleği İzmir’de öğrenmiş. O da elektrikçi dükkanı açalım diye diretiyor. Ama ben kendi işime yöneldim. Bir arkadaşla atölyeyi kurduk. Mobiletim var, ona binip köy köy geziyorum. Gördüğüm inşaatın önünde durup “Bu kimin?” diye soruyorum. SahibininAlmanya’da, yurt dışında olduğu söyleniyor. İnşaatla ilgileneni buluyor, kapı ve pencerelerini yapıyoruz. Para kazanmak, üretimde kullandığımız aletleri geliştirmek, yenilerini almak için çok çalıştık. Babam da biraz yardımcı oldu işimizi geliştirerek yolumuza devam ettik.

ŞAHLAN İSMİNİN ESİN KAYNAĞI KIRAT OLDU
Yıllar önce esnaf, genelde işyerlerine soyisimlerini verirdi. Siz Şahlan ismini vermişsiniz. Esin kaynağınız neydi?

O yıllarda Demirel Türk siyasetini kasıp kavuruyor. Sağ kesimin lideri ve başında bulunduğu partinin amblemi şaha kalkmış kırat. Biz de kapı pencereden yavaş yavaş tarım aletleri üretimine geçiyoruz. Tarımla uğraşan köylünün hafızasına yerleşmesi için şaha kalkan attan esinlenerek Şahlan koyduk. 42 yıldır da bu ismi kullanıyoruz. Halbuki AP, sonra da DYP’nin siyasetine hiç yakınlık duymadım. Aslında ANAP’ta da siyaset yaptım ama o dört eğilimin içinde neredeydim onu hala daha bilmiyorum.

ic-1

ABD’NİN AMBARGOSU YEDEK PARÇAYA YÖNELTTİ
Yola çıkış, demir kapı pencere yapmak. Daha sonra zirai aletler ve römork üretmek şeklinde işinizi geliştirdiniz. Bu nasıl oldu?

Çok para kazanamıyoruz. Diğer yandan 1970’li yıllar ve Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından sıkıntılı bir süreçten geçiliyor. Elektrik kesintileri, ABD ambargosu var. Bir otomobil yedek parçası gerekli, bulunamıyor. Biz o parçaları tamir ediyor, kaynakla dolgu yapıyor ve yeniden kullanılır hale getiriyoruz. Bu bize katma değeri daha yüksek işler yapmamızın yolunu açtı. Ortak ayrılınca yola kendi başıma devam ettim.

ic-5

Uzun süre tarımda kullanılan traktör römorku yaptım. Römork yaparken makine imalatının ne kadar önemli olduğunun farkına vardım. Çünkü, ABD’nin uyguladığı ambargo Türk ekonomisini ve sanayi sektörünün dışa bağımlı olduğunu göstermişti. Makine yapacağız ama demir çelik bulamıyoruz. Buna rağmen yolumuzdan sapmadık. Belediyelerin ihtiyaç duyduğu yükleyici yok, kepçe yok, iş makineleri yok. Biz de traktörlerin kullanımını sağlamak için ekipmanlar yapmaya başladık. 8-10 yıl bunları ürettik, çok tutuldu.

Yaptığımız işe bakıyoruz, bugün o 4×4 denilen iş makinelerinin nüvesini oluşturmuşuz. Ankara o yıllarda Hidromek, Ödemiş’te Mastaş, Denizli’de de Şahlan var. Biz daha sonra hidrolik makineler konusunda ciddi anlamda uğraş verir olduk.

Takip eden yıllarda traktör ekipmanlarından araç üstü ekipmanlar üretimine yöneldiniz. Bu alan daha mı karlıydı?

İtfaiye, sıkıştırmalı çöp kasası gibi, vidanjör gibi araç üstü birçok ekipman yapmaya başladık. Bu alanda sadece Denizli’de değil, Türkiye genelinde bir eksiklik olduğunu fark ettik. O gündür bu gündür bu sektörde varız. Denizli’de yaptığımız işle ilgili yan sanayi çok gelişmiş olmasa da kendi çapımızda üretimler yaptık.

ic-8

ALPAT, USLU’DAN DAHA BAŞARILIYDI
Üretim geliştikçe Denizli merkezdeki yeriniz yetersiz kaldı ve tesisi Organize Sanayi Bölgesi’ne taşıdınız…

Bu soruyu cevaplamadan öce Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ni kuran Feridun Alpat ile ilgili bir anekdotu paylaşmak isterim. Feridun Bey, burayı yapıyor, biz de tesis için yer arıyoruz. Feridun Bey, partici tavır içinde, daha çok DYP’lileri buraya çekmek isiyor. Çünkü bizler ANAP’tayız ve o yıllarda ANAP ile DYP arasında bir yarış vardı. Ben de Feridun Beye karşı olan grupta yer aldım. Muhalif grubun desteğiyle Abdülkadir Uslu Denizli Sanayi Odası Başkanı seçildi. Kadir Bey, Çardak ve Yumrutaş organize sani bölgelerini yaptı, fakat oralarda başarılı olamadı.

Feridun Bey, mimardı ve işi kendisi takip ettiğinden daha başarılı olduğu daha sonra anlaşıldı. Bunu niye anlattım? Feridun Beye bir ahde vefa duygusu vardır bende, dile getirmek istedim. Feridun Alpat olmasaydı, belki Organize Sanayi Bölgesi olmayacaktı. Organize sanayi bölgeleri daha düzenli bir yer. Yurt dışındaki firmalar, bu bölgeler içinde faaliyet gösteren firmalara karşı daha bir güven duyuyor.

Sorunuza gelince… Organize Sanayi Bölgesi’ne fabrikayı kurduktan sonra üretim yelpazemiz genişledi. Ürettiklerimiz ile Belçika’dan Bulgaristan’a, Mısır’dan Suriye’ye, Fas’tan ve Cezayir’e çok sayıda ülkeye ihracat yaptık. Hidrolik sıkıştırmalı çöp kasaları ürettik. Suriye’nin Halep kentinde çöp tevzi tesisi kurduk. Çevre ve çöple ilgili çok şey yaptık. Bu arada hidrolikle ilgili donanımlar üreten yan sanayimiz de gelişti. Üretim fazlası olan yedek parçaları yurt dışına satmaya başladık.

ic-2

TEK NOKTADA SERİ ÜRETİM PLANI
Üretim yelpazenizde neler var? Bundan sonrası için planlarınız neler?

5-6 kategoride üretim yapıyoruz. Yedek parça olarak hidrolik silindirler üretiyoruz. Hidrolik sıkıştırmalı çöp kasası en önde gidiyor. İtfaiye araçları yapıyoruz. Özel bazı platforlar üretiyoruz. Bunlar daha çok yeni inşaatların bodrum katlarına araçları indirip kaldıran asansörler. Hidrolik yük asansörleri yapıyoruz. Seyyar çalışma platformları var. Bundan sonrası için planımız ise ürün eşidini artırmaktan çok tek noktada yoğunlaşıp, o alanda daha seri üretime geçmek.

ORTAK PROJE TEKLİFLERİ
Ürün yelpazesi genişledikçe sanıyorum kalifiye eleman sıkıntısı ortaya çıkıyor…

Denizli’de çok büyük bir pazar yok. Bölgede belediyelerin yeniden yapılanmasından dolayı sıkıntılar yaşanıyor. Belediyelerin ödemelerinde aksamalarla karşılaşılıyor. Bu da bizi dış pazarlara itiyor. Dış pazarlarda talep daha çok araç üstü ekipmanlara.

ic-4

Diyarbakır’da faaliyet gösteren girişimcilerle geçen hafta gittiğimiz Antalya gezisinde tanıştık. İşletmede başarılı olamadıklarını söyleyip, birlikte çalışma konusunda öneride bulundular. “Bize proje üretir misiniz?” dediler. Çünkü bizim bu konuda daha önceden bir tecrübemiz var. Tahran’da bir temsilciliğimiz vardı. ODTÜ mezunu Engin Kızıltan isimli arkadaşımız orada bizim adımıza sipariş alıyor, biz buradan üretip gönderiyorduk. Ancak transferde sıkıntılar ortaya çıktı. İki çöp kasası bir tıra yüklenip gönderiliyordu. Bunun yerine “teknik kısmını biz yapalım, kasa kısmını orada siz yapın” önerisinde bulunduk. Oradan mühendisler gelip tesisimizde 4-5 ay çalıştı. 10 çöp kasası üretmek koşuluyla projeler hazırladık. İşi öğrendiler, iki yıldır kendileri Tahran’da üretiyorlar. Biz teknik malzeme satışını sürdürüyoruz. Bu işbirliğini Diyarbakır’a da taşımamız önerildi.

_________________________________________________

_________________________________________________

O bölgede çok büyük bir talep var. Kuzey Irak pazarına yakın. Afganistan ve Uzakdoğu’ya doğru gidildiğinde kamyon üzeri ekipman talebi çok fazla. Bu konuda da Diyarbakır ve Gaziantep oldukça önemli bölge. Bu arkadaşlara yardımcı olabilecek miyiz bakacağız önümüzdeki günlerde.

ic-9

İHRACAT YAPILAN ÜLKELER
Bu aralar en fazla ihracatınız hangi ülkelere?

Şu anda Belçika ve Fas var. Belçika’ya hidrolik silindir üretimimiz var, onu veriyoruz. Fas, Güney Afrika’ya açılan kapı konumunda. Arap baharından dolayı Ortadoğu’da sıkıntılı süreç hakim. Suriye ve Mısır önemli pazarlarımızdı…

SAVUNMA SANAYİNE ÜRETİM İŞİ OLMADI
Bir ara savunma sanayine yönelik üretim konusunda Denizlili sanayicilerin Genelkurmay ile bir teması olmuştu. Öyle kaldı mı?

Çok sonuca gitmedi. Ada Çorap, bir ihale aldı.Daha çok Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantepli bazı firmalar, savunma sanayine üretim yapıyor. Makine ve teçhizatta beklenen olmadı, çünkü Nato normları ortaya konuldu.

Bir başka sıkıntı üretim amaçlı aldığınız makinenin durumu. Mesela silah yapacak bir torna makinesi aldınız. O tezgah kontrol altında. Hayal ettiğiniz en modern silahı yapabilirsiniz. Ama alırken “ne yapacaksınız, nerede ve hangi amaçla kullanacaksınız” diye sorgulama başlıyor. Ayrıca cip takıyorlar, yerini değiştirdiğinde bile programı kaldırıp tezgahı çalışmaz hale getiriyorlar.

ic-3

DENİZLİ İLK 9 İÇİNDE
Denizli’yi kendi ölçeğindeki iller ile karşılaştırırsak, makine ve ekipmanları üretimindeki yeri neresidir?

Türkiye’de genel olarak makine üretimi zayıf. Demir çelik ya da kösele üretiminde belli bir ürün var, ona göre üretim yaparsınız. Ama makine öyle değil. Binlerce parametre var. Elektrik, elektronik, mekanik gibi… bunlarda iyi olmak zorundasınız.

Uçak da bir makine, otomobil de bir makine. Yani makine çok geniş bir kavramı ifade ediyor. Denizli endüstrileşmiş dokuz il arasında. İstanbul, Ankara, İzmir zaten ilk üç il. Gaziantep, Eskişehir, Kayseri ve Bursa ile kıyaslarsak, Bursa’dan iyi değiliz.

Ar-Ge’ye yeterince ağırlık verilmemesinden mi kaynaklanıyor Denizli’de makine sanayinin yeterince gelişmemesi?

Makinecilik yapmak için önce makineyi çık iyi tanımanız gerekir. Makine nedir, nasıl yapılır bunu bileceksiniz. Çok iyi bir elektrik, elektronik bilginiz yoksa otomasyonla ilgili üretim yapamazsınız. Konstrüksiyon bilginiz yoksa çelik konstrüksiyon yapamazsınız. Döküm, boya, kaplama kepsi birbirine bağlı. Sabit kullanılacak bir makine yaptınız ama bunun Denizli ile Erzincan arasındaki ısı farkı bile önem taşıyor.

Bu arada bir tecrübeniz olması gerekiyor. Bakın Denizli’de kablo sanayi gelişiyor, mermercilik gelişiyor. Buna bağlı olarak kablo ve mermer üretiminde kullanılan makineler yapılmaya başlandı. Sebep nedir? Kabloculuk… Bu sektör olmasaydı, makinesini yapamazdınız burada.

ic-6

SİYASETE ANAP’LA BAŞLADI, ANAP’LA BİTİRDİ
Sohbeti siyasi yanınızla tamamlayalım mı? Bir dönem ANAP’ta bulundunuz ve il başkanlığını yaptınız. Siyasette jübilenizi de il başkanlığıyla yapmış oldunuz sanıyorum…

ANAP, yasakçı değil, hür düşünceyi, üretim ve ihracatı savundu. Sanayiciye güvendi, insanların üretime motive etti. Teşvikler verildi ve ihracat kültürü oluştu. Biz, ANAP’ta yer aldık ama kimse bize sağcı mısın, solcu musun, dindar mısın, dinsiz misin diye sorulmadı. Kuruluşundan kapanıncaya kadar üyesi oldum. Şu anda da hiçbir siyasi partiye kaydım yok.

Yönetim toplantısından çıkardık bazı arkadaşlar meyhaneye, bazı arkadaşlar camiye giderdi. Ama bir karar alır ve ona sonuna kadar sahip çıkardık. Halka hizmet hakka hizmet felsefesiyle çalıştık. Bakın Denizli o yıllardaki teşvikle bugün yıllık 3 milyar dolar ihracat seviyelerine geldi. Ancak sıkıntımız var. Denizli artık ihracatını artırmak için katma değeri daha fazla olan ihracat kalemleri bulmak zorunda. Bu havluyla, bornozla olmaz. Mutlaka sektörel bir değişim gerekiyor, bunlardan bir tanesi de makine imalat sektörüdür

Yorumlar

Tuncer Tunçbilek   -  Bağlantı 28 Ekim 2014, 21:17

Faruk Alyaz’ı 20-22 yıl önce tanıdım, hem ayni partide bulunduk, hemde Sanayi Odasında 8 yıl meclis üyesi olarak çalıştık, farklı bir kişiliğe ve ısrarcı bir yapıya sahip, aynı zamanda çok zeki ve araştırmacı bir insan, Başarılarının devamını dilerim

METİN KARAMAN   -  Bağlantı 28 Ekim 2014, 15:34

kendisini değil,hayatı ve başarıyı öven,tecrübe ve bilgi birikimi ve renkli kişiliği ile kendini çok iyi yetiştirmiş bir insan.. dilerim sağlığı, keyfi, başarısı hep daim olur…

Göksel Parlar   -  Bağlantı 28 Ekim 2014, 10:52

Faruk Beyi tebrik ederim. Kendisi başarılı bir sanayici.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı