Denizli’nin nükleer enerji eğitimli etiket üreticisi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Denizli’nin nükleer enerji eğitimli etiket üreticisi

2 Kasım 2016 Çarşamba

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-h

Eğitimini nükleer enerji üzerine yapmasına rağmen, o alanda çalışma olanağı bulamayınca yatırımcılığa yönelen Mehmet Salih Başöz, Anadolu’da ilk etiket tesisi kuran işadamı oldu.

İdeallerinizi gerçekleştirmek üzere yola koyulur, eğitiminizde o alana yönelirsiniz. Ama yükseköğrenim ve yüksek lisans eğitimini tamamladıktan bir süre sonra öyle bir noktaya gelirsiniz ki, işte orası yol ayrımıdır. Tıpkı bu hafta kahve sohbetinde konuğumuz olan Mehmet Salih Başöz gibi…

 Mehmet Salih Başöz, üniversite sonrası yüksek lisansını İTÜ’de nükleer enerji üzerine yaptı. “Bizleri Silifke’de yapılacak reaktörde görev almak üzere yetiştireceklerdi. Ama olmadı” diyen Başöz, yüksek lisans sonrası bir süre eğitimcilik yaptı, vazgeçti. Sonrası mı? Önce tekstil sektöründe faaliyet gösterdi. Ardından İstanbul’daki etiket firmalarının dokuz dereden su getirten yaklaşımlarından bıkıp, Anadolu’da ilk etiket tesisini kurdu. Tam 26 yıldır da bu sektörde faaliyet gösteriyor kurduğu firma.

 İşinde gelişmiş teknolojiyi kullanıyor ve kendi ekibiyle Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirip, ihtiyaç duydukları makineleri de üretiyor artık. Öyle “yapılan iş ne ki, altı üstü bir etiket” deyip geçmeyin! Hemen herkesin başına gelmiştir yakada insana eziyet çektiren etiket problemi. Bunu yaşatmamak için nasıl bir yöntem uygulanması gerektiğini de anlattı, 600 çeşit renkle yapılan üretimi de. İşte o kahve sohbeti… 

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-5

FİZİK MATEMATİK OKUDU, NÜKLEER ENERJİ EĞİTİMİ ALDI
İsterseniz sohbetimize sizi tanıyarak, kısa bir biyografi yaparak başlayalım. Kimdir Mehmet Salih Başöz?

Denizli-1953 doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimini Denizli’de, yükseköğrenimimi 1970-1974 yılları arasında İzmir’de Ege Üniversitesi Fizik Matematik Bölümü’nde yaptım. 1974-1976 yılları arasında İTÜ Nükleer Enerji Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimi aldım.

Askerlik görevinden sonra özel dershanelerde öğretmenlik ve 1979-1982 yılları arasında Denizli Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde fizik asistanlığı yaptım. 1982 yılında kendi isteğimle üniversiteden ayrılıp, Yasa Yatırım A.Ş.’de çalıştım. 1984 yılında kendi firmamı kurup, 1990 yılına kadar gömlek, şort, havlu ve bornoz üretimini sürdürdüm. 1990 yılı kasım ayında dokuma etiket sektöründeki sıkıntıyı görerek Anadolu’daki ilk dokuma etiket fabrikasını kurdum. 26 yıldır da bu sektörde faaliyet gösteriyorum.

Denizli Sanayi Odası (DSO), Denizli Genç İşadamları Derneği (DEGİAD), Denizli Sanayiciler, Bankacılar ve İşadamları Derneği (DENSABİD), Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği (DESİAD) üyeliği sonrasında, 2009-2013 yılları arasında DESİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 2012-2014 yılları arasında Güney Ege Sanayiciler ve İşadamları Federasyonu (GESİFED)Yönetim Kurulu Kurucu Başkanlığını üstlendim. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyeliği de yaptım. Evliyim ve iki kız babasıyım.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-1

ÖZEL SEKTÖR CEZBETTİ, KENDİ FABRİKASINI KURDU
Aldığınız eğitimle bugün faaliyet gösterdiğiniz iş alanına baktığınızda birbirinden çok farklı. Nasıl oldu bu?

Türkiye şartları çok değişken. “İlla ki ben bunu yapacağım” derseniz hayal kırıkları olabiliyor. Ben bunun bilincindeydim. Üniversitede çalıştığım zamanlar öğretmenliği çok sevmiştim. Askerliğimi de 1976-1977 yıllarında Kuleli Askeri Lisesi’nde yaptım. Orada asteğmen olarak ders verdim.

Askerlik sonrası özel sektör beni daha çok cezp etti.  Kendimi başka şekilde ispatlamalıyım diye düşündüm. “Kendi ekmeğimi kendim kazanmalıyım” diyerek, 1982-1984 yılları arasında 2 yıl özel sektörde çalıştım. Bu deneyimin ardından kendi işimi kurdum. İlk başlangıcı gömlek, şort üretimi yaptım.

1990 yılında etiket sektöründeki açığı gördüm. Gerçekten sektörün büyük problemiydi. İnsanlar, İstanbul’a havale çıkartıyor, aylarca da etiketimiz gelecek diye bekliyordu. Yalvarırcasına bir durum söz konusuydu ve telefon üzerine telefon açıyorlardı üretici firmaya. “Denizli’de bu olması lazım” dedim. Tabi ki çok zorlandım. Çünkü Anadolu’daki ilk etiketçi olmak kolay bir şey değil. Hem teknolojik olarak kolay değil hem de yetişmiş eleman olarak kolay değil. Ama Allah’a şükür başardık. 2001 yılından itibaren de iç piyasaya çalışmayı biraz daha azaltıp ihracata yöneldim. Bugün artık üretimin yüzde 50’sinden fazlasını ihracata dönük yapıyoruz.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-2

BİR ERKEK ÜZERİNDE 32 ETİKET TAŞIYOR
Biraz da Mesa Etiket’i tanıyalım. Neler üretir, nasıl üretir?

Tesisimizde dokuma etiket üretiyoruz. İplikten giriyoruz, mamul halde etiket çıkartabiliyoruz. “Etiket” deyince sadece şortta ya da pantolonda, gömlekte olan etiket akla gelmesin. Bir erkeğin üzerinde 32 tane etiket olduğunu tespit etmiş uzmanlar, giysiden kravata kadar. Biz bunun ötesinde de etiket kullanmak istedik. Mesela her cins armayı yapabiliyoruz. Bununla ilgili çok modern makinelerimiz var. Öncelikle armanın resmini çekip, ondaki hassas çizgileri yakalayabilecek lazer kesimli makinelerimizle istenilen ölçülerde armalar oluşturabiliyoruz.

Bazı makinelerin yurt dışında çok pahalıya satıldığını gördük. Bir ucundan da bunların üretimine yöneldik. Firmamızdaki mühendislerin, teknisyenlerin çizimiyle kendimize yurt dışından getirttiğimizde bize mal olacak rakamın 4’te 1’i ve onlardan daha mükemmel makineleri de yaptık, yaptırdık.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-3

ETİKET ENSEYE BATMAMALI
Etiket üretimi yaptığınız ünlü firmalar var mı?

Kesinlikle var… Ama bizim firmalarla sözleşme imzalarız, “bizim ismimizi kullanamazsınız” diye. “Ben şunun üreticiyim” diyemezsiniz. Fakat etiket ünlü ya da ünsüz her firmanın bir anlamda temsilidir. Etiket bir bakışta “bana bu kıyafeti al” dedirtir. O nedenle çok iyi desenlenmesi lazımdır. Kullanıldıktan sonra solmaması lazımdır. Enseye batmamalıdır. Biliyorsunuz giyside ilk kesilen şeydir etiket. “Madem kesilecek, o etiketi neden koyuyoruz?” diyebilirsiniz.

 Ben de tam burada sorayım… Giysilerin boyun bölümündeki etiketler bazen çok rahatsızlık veriyor, neden?

Firmamızda etiket kesimi ses dalgasıyla yapılıyor müşterimizin arzusuna göre. Bu etiketleri ellediğinizde tereyağına dokunmuş kadar yumuşak bir zeminle temas edersiniz. Diğer etiketten pahalı diye tercih diğerinde yoğunlaşıyor. Boyun bölümünde etiketin rahatsızlık vermesi de kesim kaynaklıdır. Isıyla kesildiğinde, çok ince bir plastik tabaka oluşur. O tabaka enseye batar veya konfeksiyoncunun dikerken kullandığı iplik misinadır, misinanın bir türevidir; o da enseyi acıtabilir.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-4

“1 SANTİMETREYE FOTOĞRAF KOYABİLİRİZ”
Gördüğüm kadarıyla siz burada desenli ürünler de ürünler de yapıyorsunuz. Burada kullandığınız teknoloji nedir?

Dijital baskılarımız var. Biz, 1 ile 40 santimetre arasındaki alan üzerine çalışma yapabiliyoruz. Bir santimetreye fotoğrafı koyabilecek teknolojiye sahibiz. 60 yakın yıkıma yapıldığında bile bunların solmadığını gördük. Biliyorsunuz özellikle baskı etiket 2-3 yıkamadan sonra boyası akar gider. Bizde öyle bir durum söz konusu değil.

 denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-6

AKADEMİ MEZUNU TASARIMCILAR
Yaptığınız iş aynı zamanda tasarımcılığı da gerektiriyor. Tasarımları kendi bünyenizde mi yapıyorsunuz?

Güzel Sanatlar Akademisi mezunlarını işe alıyoruz. Onları bilgisayarda desen hazırlama konusunda yetiştiriyoruz ama işe alırken kara kalem çizgi yeteneğine bakıyoruz. İster önüne konulan bir şey olsun, ister hafızasından olsun güzel çizebiliyor mu diye bakıyoruz. Kara kalem yeteneği varsa onu bilgisayara da aktarır. Biz santimetrekarede 120-130 noktaya fonksiyon verebiliyoruz. Bu kadar küçük bir alana konulabilecek gereksiz 1-2 nokta, çizdiğimiz şekilde güldürebilir de ağlatabilir de. O kadar da hassastır yaptığımız iş.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-7

600’E YAKIN RENK TONUYLA ÇALIŞMA
Aynı zamanda ihracata çalışıyorsunuz. Kaç ülkeye ihracat gerçekleştiriyorsunuz?

Zannediyorum 29 ülkede 140 firmayla çalışıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nden Avusturalya’ya kadar geniş bir ağ çizin, Çin dahil birçok ülkeye etiket gönderiyoruz.

Yurt dışı ile yoğun çalışma siparişleri de anında karşılamayı gerektiriyor sanıyorum. Yaptığınız işte çok fazla renk kullanmak durumundasınız. Nasıl bir çözüm yolu buldunuz?

Elimizde 600’e yakın renk tonu var. Eskiden 7 renk bilirdik. Ama bu işe girince gördük ki bir kırmızıdan 100 küsur, maviden 80 küsur civarında tonlar olduğunu gördük. İnanın zaman zaman bunlar bile yetmiyor. Kaldı ki kullandığımız ipliklerin denyeleri de çok önemli. Eskiden her şey 150 denye çalışılırdı etiket sektöründe. Ardından 90 denyelere inildi. Şu anda 50 ve 30 denyelere kadar gelindi. Tabii iplik inceldikçe netlik artar. Yazı daha okunur hale gelir, fotoğrafa eşdeğer bir sonuçla etiket yapmak mümkün.

yedeks-reklam-arasi

Bu da iplik stoğunuzun da fazla olmasını gerektiriyor bu durumda?
Elbette… Bizim için büyük bir maliyet söz konusu ama iplik stoğunu yapmazsanız da olmuyor. 25-30 ton iplik stoğu olmak zorunda etiketçinin elinde; hem de boyanmış olarak. Bu boyama sıradan bir boyama olmuyor. Avrupa standartlarında boya kullanılmış olması gerekiyor.

İhracatınız ne kadar? Örneğin 2015 yılı rakamları…

Rakamlar ne olarak aklımda değil ama milyon doları aşmış olmalıyız. Bunların bir kısmı da mikro ihracat olarak gidiyor. Normal ihracat olarak gönderiyoruz, mikro ihracat olarak gönderiyoruz. Yeter ki müşteri istesin.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-8

YILLIK 120 MİLYON ETİKET ÜRETİMİ
Mesa Etiketin istihdama katkısı ne kadar?

52-53 kişiyiz. Bütün çalışanlarımız bordroludur.

Dışarıda size çalışan fason üretici var mıdır?

Genelde her şey buradadır. Bazen çok büyük sipariş geliyor. Mesa Etiket olarak 6 ayda üretebileceğimiz mamulü bizden 15 gün içinde istiyor. Farz edelim bir çizgi film yayına girecek, onlar da o sırada etiketten bir arma dağıtacaklar. İşte biz o zaman İstanbul’daki bütün etiketçileri devreye sokuyoruz. Türkiye’de birçok atıl tezgah dururken, biz de yığmak istemedik. Yıl 12 ay yetecek kapasiteye sahibiz.

Yıllık üretim kapasiteniz nedir?

Ayda 20 milyon etikete yakın diyebilirim. Bunlar bazen bir SML dediğimiz, 4 santime 1 santim etiketler de olabiliyor, şal büyüklüğünde etiketler de olabiliyor.

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-9

GENÇLERE ÖĞÜTLER…
Keyifli bir sohbet oldu. Benim soracaklarım bu kadar. Ama sizin söyleyecekleriniz varsa onu da alıp sohbete noktayı koyalım isterseniz.

Gençlerimizin üniversite yıllarında kendilerini daha iyi yetiştirmelerini isterim. İşletmelere geldiklerinde bir masa başı iş, müdürlük unvanı bekliyorlar. Halbuki en alt seviyeden başlamayı göze almalılar. Bileklerinin hakkıyla üst kademelere yönelmeliler. Çok iyi bir yabancı dil bilmeleri, iyi bir bilgisayar kullanıcısı olmalarını öneririm. Kendilerini bu konularda yetiştirip bize geldiklerinde iş bulma diye bir sorunları olmayacaktır.

Gençlere güzel bir öğüt oldu…

Estağfurullah…

denizli-isadami-mehmet-salih-basoz-etiket-ureten-tesis-11

Denizli’yi 1970’li yıllar ile kıyasladığınızda gelişmişliği çok net görebiliyorsunuz. Bu yatırım kadar eğitimli gençlerin de görev almasıyla oldu. Artık iş dünyasında sadece üniversiteyi bitirmiş değil, alanıyla ilgili eğitimler alan gençler işin başında…

Kesinlikle doğru. Benim çocukluk yıllarımda Denizli’de çok azdı yüksek tahsil yapan. Türkiye çapında lise mezunlarının yedek subay yapıldığını duymuştum. Şimdi nereden nereye? Çok iyi eğitim almış gençlerimiz var. O gençlerimize sanayiye ilgi duymalarını tavsiye ediyorum. Herkes Türkiye için bir şeyler yapmalı.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı