Devlet sağlıkta rekabete hazırlanıyor - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Devlet sağlıkta rekabete hazırlanıyor

26 Ağustos 2014 Salı

iç-saffa

AK Parti iktidarının en fazla övündüğü hizmetlerin başında sağlık geliyor. Bina olarak Türkiye genelindeki yatırımlarla kıyaslama yapıldığında, Denizli belkibeklediği payı alamadı. Ancak, sıkıntılar üniversite hastanesi ve açılan özel hastaneler ile giderilmeye, mevcut hastanelerin fiziki koşulları da ek binalarla iyileştirilmeye çalışıldı.

Bu alanda Denizlililerin beklediği yatırım ise, “şehir efsanesi”ne dönüşmeden Şehir Hastanesi’nin yapımına bir an önce başlanılması. Bir de Tavas, Sarayköy, Çivril ve Çameli devlet hastanelerinin bir önce bitirilmesi.

Diğer yandan, fiziki sıkıntılara hastane dışında bina kiralamalarıyla çözüm bulunmaya çalışılırken, hedefin “otel konforunda sağlık hizmeti” olduğunu söyleyen Denizli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Osman Acar, evde diyaliz hizmeti vereceklerini, hasta bakım hizmetini 2015’te başlatacaklarını söyledi. Acar, sorularımızı yanıtlarken başka şeyler de söyledi. İşte onlardan satır başları…

11

KAMU HASTANELERİ GENEL SEKRETERLİĞİ NEDİR, NE YAPAR?
Türkiye’de “Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği” adı altında bir yapılanmaya gidildi. Nedir bu düzenleme, neleri kapsıyor?

Kasım-2012’de geçildi uygulamaya. Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile yeni bir anlayış oluştu. O eski klasik anlayıştan çıkılıp, daha dinamik bir yapı amaçlandı. Vatandaş istediği hastanede muayene olabilsin, istediği eczaneden ilacını alabilsin, sağlık hizmetinde kalite artsın istendi.

Hekime giden insan sayısı arttı. Şöyle söyleyeyim. 2002’de bir vatandaşın yılda hekime gitme sayısı 2,5 iken, bu sayı 9’a çıktı. Erişimi bu kadar kolaylaştırdığınızda, doğal olarak buna uygun dinamik bir yapıyı da oluşturmanız lazım. Dolayısıyla ildeki tüm kamu hastanelerini kapsayacak bir yönetim modeli gerekliydi. Kamu Hastanaler Birliği Genel Sekreterliği bunun sonucunda kuruldu. Her ilde 1, İstanbul’da 6, Ankara ve İzmir’de 2’şer tane olmak üzere 88 tane genel sekreterlik var.

12

Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü var; bunlar birinci basamakta yer alıyor. İkinci basamağı Kamu Hastanaler Birliği Genel Sekreterliği oluşturuyor. Bu sistemle harcama birliği oluştu. Eskiden her hastanenin harcama yetkisi vardı, şimdi tek çatı altında toplandı. Artık ildeki kamu hastanelerinin tek kasası genel sekreterlik.

Personel planlaması, mali planlama, tıbbi cihaz planlaması ve her türlü hizmet planlamasını yapmak artık genel sekreterlik yetkisinde. İlde bize bağlı 12 sağlık tesisi var. Personel bizim emrimize geliyor. Biz ihtiyaca göre dağılımını yapıyoruz. Hangi hastanede, hangi ilçede neye ihtiyacımız var belirleyip, tıbbi donanımı kendimiz alıyoruz. Özetle işin yürütücüsü genel sekreterlik. Anlık çözüm üretiyoruz. Mesela bir yerde personel ihtiyacı mı var, saatlik görevlendirme yapıyoruz.

İzin almanız gereken herhangi bir makam yok mu?
Yok, yok… Sadece personel değil, bir hastaneye cihaz lazım oldu, ilaç gerekti, hemen devreye giriliyor. Bir telefonla A hastanesindeki ilacı, B hastanesine verebiliyoruz; o imkanımız doğdu. Bürokrasi azaldı, hastaneler arasındaki yönetim daha basit ama yapı daha dinamik hale geldi. 12 hastaneyle ilgili bir şey yapacaksak, izin almak gerekmiyor. Doğrudan bakanlıkla koordinasyon sağlanıyor. Tabi ki ilimizin valisi bizim üzerimizde ama direkt bakanlığa ulaşıyoruz hizmetlerle ilgili.

TEK ELDEN YÖNETİM
Peki Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nden önce ve sonra diye bir değerlendirme yapılsa neler söylersiniz?

12 ayrı yönetim, 12 ayrı planlama vardı, 12 ayrı kasa vardı; şimdi onlar teke düştü. Daha kontrol edebiliyoruz, süreci daha hızlı yönetebiliyoruz. Yetkimiz olduğu için kararları daha hızlı alıp uygulamaya koyuyoruz tabi ki…

09

GÜNLÜK, HAFTALIK GÖREVLENDİRME YETKİSİ
İlçelerde de hastaneler var. Oralara gittiğinizde vatandaşın ilk şikayeti doktor eksikliğidir. Bu yapı, o şikayetleri ne kadar ortadan kaldırdı?

Şöyle… Biz ilde bakanlığın vermiş olduğu personele göre planlama yapıyoruz. Eskiden ilçelerde görevlendirme yapmak zordu, herkes gibi hekimler de merkezde yaşamak, merkez hastanede görev almak istiyor. Çünkü imkanlar daha geniş. Burada hastalara daha komplike bakabiliyor hekim. Mesela yoğun bakım gibi. Fiziki nedenlerden dolayı her hastanemizde yoğun bakım mümkün olmuyor. Biz, günlük ve haftalık olarak hekimlerimizi görevlendirme yetkisine sahibiz.

Eskiden bakanlık nokta tayin yapıyordu Ankara’dan. Bu değişti, hekimin hangi hastanede çalışacağını artık biz planlıyoruz. Bize bir hekim verildiğinde, onun nerede çalışacağını ihtiyaç durumuna göre biz planlıyoruz. Eskiden bakanlık illere Ankara’dan bakarak atama yapıyor, tam hakim olamadığından yığılmalar ortaya çıkabiliyordu. Şimdi öyle değil, hekim geldiğinde bakıyoruz, nerede ihtiyaçsa oraya gönderiyoruz. Eskidense dokunulamıyordu.

08

“UZMAN HEKİMİ DAHA ÇOK İHTİYAÇ OLAN YERDE TUTUYORUZ”
İl merkezine uzak, daha az gelişmiş ilçelerdeki hastanelerde hep sıkıntılar olurdu, buralarda ne değişti yeni dönemde? Belli uzmanlar orada çalışıyor mu?

Çalışması gereken her doktoru veriyoruz. Bir de şu soruyu sormak lazım: Ne kadar ihtiyaç var? Türkiye’de nüfus merkezde toplandı. Şimdi ben, merkezde bir hekime günlük 80 hastaya baktırırken, bir uzmanı ilçede 10 hasta için bekletme şansım yok. Nerede daha çok ihtiyaç var ona bakıyor, ona göre karar veriyorum. İlçelerimizde merkezi aksatmadan görevlendirme yapıyoruz. İşte Çameli’ye haftada birgün uzman veriyoruz. Zaten vatandaş da komplike tedavilerde merkeze gelmek istiyor.

Tavas, Buldan, Acıpayam ve Çivril’deki hastanelerimiz, bizim “C tipi” dediğimiz hastaneler. Buralarda uzman hekimlerimiz var. Bakanlık, bu hastanelere bir rol verdi. O rol gereği görevlendirme oluyor. Mesela Çameli… “Orada bir göz hekimine gerek yok. Onun yerine göz doktorunu Acıpayam’da, Tavas’da kullan” diyor bakanlık. Türkiye gerçeğine, ihtiyacına, nüfusuna göre bir planlama yapıyor. Personel dağılım cetveli diye bir var. Bakanlık Çameli’ye rol vermiş. Ne diyor? Bir dahiliye, bir çocuk uzmanı verirsen oranın işini çözmüş olursun. Biz de buna göre, ilçelerimizin acil ihtiyaçlarını görecek, sıkıntılarını giderecek şekilde bakanlığın bize verdiği kadroyu en faydalı şekilde dağıtıyoruz.

_________________________________________________

_________________________________________________

BİR DOKTOR KAÇ HASTAYA BAKMALI?
“Bir doktorun verimli olabilmesi için bakması gereken hasta sayısı” diye bir standart varsa, bu nedir?

Üniversite hastanelerinde bu 20’dir. Biz, böyle bir sınırlama koymadan müracaat eden bütün hastalarımıza bakalım istiyoruz. Hastanelere gelen vatandaş sayımız çok, diğer taraftan hekim sayımız da belli. Bu anlamda vatandaşın talebini elimizdeki hekim sayımızla karşılamaya çalışıyoruz.

Bir hastaya 1 dakika bile desek, 80 hasta 80 dakika demektir. Bu verimli bir muayene midir?

“Bir hastaya şu kadar zaman ayrılır” diyemeyiz. Bazen bir hasta hekimin iki saatini alır. Önceden planlayıp, “şu hastaya şu kadar muayene süresi ayırırım” diyemezsiniz. Devlet hastanelerinde, üniversite hastaneleri gibi bir tahdit koymuyoruz. Vatandaşa “Benim bakacağım hasta sayısı kontenjanı doldu, size bakmıyorum” demek istemiyoruz, bunu yapmıyoruz. İdeal olanı hekimin daha az hastaya bakması ama gelen vatandaşa da bakılması gerekiyor, ona da biz bakacağız.

04

“YÜZDE 100 DOLULUK YÜKSEK RAKAM”
Denizli merkez konumda bir il. Sadece kendi sınırları içinde değil, çevre illerden gelenlere de sağlık hizmeti sunuluyor. Sağlık kurumları yeterli mi? Şehir Hastanesi’nden söz edildi ama bir türlü başlanamadı. Nedir Denizli’nin genel durumu?

İlçeler fena değil. Tavas’a temel atıldı, yüzde 10 seviyesinde. Çivril ihale aşamasında, Çameli’nin de ihale aşaması sürüyor. Şehir Hastanemiz ihale aşamasında. Honaz, Kale, Çal hastane bakımından çok iyi. Sarayköy, Tavas, Çivril, Çameli ve Şehir Hastanesi’ni yaptığımızda, Denizli’nin gelecek 30-40 yıllık ihtiyacını fiziki olarak karşılamış olacağız.

Devlet Hastanesi, ilimizin en eski hastanesi. Sahip olduğu donanımla bırakın devlet hastanelerini, birçok tıp fakültesinden ileri noktada. Normal tedavinin dışında özel hizmet dediğimiz onkoloji, radyoterapi, kalp damar cerrahi merkezlerimiz var. 7 gün 24 saat onjiyo yapılabilen ünitemiz var. Her an hastaya stent takabilecek imkana sahibiz. Riskli gebelik merkezi, diyaliz ünitemiz, yenidoğan ünitemiz, yanık, AMATEM var. Bakıldığında birçok üniversite hastanesinde olmayan üniteler var. Toplam 36 bin metrekare kapalı alanda sağlık hizmeti veriliyor. 2 bin çalışanımız var. Yüzde 100 dolulukla sunuluyor hizmet. Yüzde 100’ün üzerinde olan ünitelerimiz de var. Bir hastane yüzde 100 ve üzerinde dolamaz. Bu şu demek: O yatağa birgünde iki hasta yatıyor…

06

BULAŞIK BÖLÜMLERİ ODA OLDU
Yer açabilmek için katlarda bulaşık yıkama yerleri vardı, onları kaldırdık ve o şekilde 25 yatak artırdık. İhalesi bitti, psikiyatrinin yatak sayısına 25 tane ilave edilecek. Diyalize Üçler mevkisinde bina kiraladık, patolojiye bina kiraladık oraya taşıdık. Onun yerine şu anda 22 yataklı yoğun bakım yapıyoruz. Tadilat eylül, ekim gibi bitecek. İlçelerimizde yıl sonunda 26 yoğun bakım yatağı açacağız. Toplamda 48 yatak, bu önemli bir rakam. Şu anda 134 yatağımız var, ilavelerle 200 yatağa yaklaşacağız. “Artık yoğun bakım yetersiz, hasta kabul etmiyoruz” demiyeceğiz inşallah.

YENİ MR ALINIYOR, 2. ANJİYO ÜNİTESİ YAPILIYOR
Sonra ikinci bir anjiyo ünitesi… Bir tane yetmiyor. Şu anda bakanlıkta kabul edildi, projesi yapılıyor. Her devlet hastanesinde olmayan yeni bir PET CT (Nükleer Tıp Ünitesi) planlamamız var, yeni bir mamografi cihazı alıyoruz. Özetle tıbbi donanım olarak da yeniliyoruz hastaneyi. Bir MR cihazımız var, üst model bir tane ilave edeceğiz. Amacımız Şehir Hastanesi yapılıncaya kadar, fiziki ve ekipman olarak hastaneyi rahatlatmak.

“NİTELİKLİ ODALAR” OLACAK
Sıkıntımız var. Nitelikli odamız şu anda yüzde 20’lerde. “Nitelikli oda” dediğimizde, içinde lavabosu, duşu, oturma koltuğu, televizyonu olan, tek kişilik odadır. Hedefimiz nitelikli oda sayısını yüzde 100’e çıkarmak.

Mevcut hastanelerin yatak kapasitesi nedir?

Tüm kamu hastanelerinin yatak kapasitesi 1.450…

Şehir Hastanesi kaç yataklı olacak?

O 1.200 yataklı.

Neredeyse mevcudun tamamı…

Evet… Yeni hastanedeki odaların hepsi nitelikli oda olacak. Odalar tek ve iki kişilik olacak. Artık bakanlığın konseptinde 3-4 kişilik odalar yok.

02

OTEL KONFORUNDA SAĞLIK HİZMETLERİ
Hastaneye gelen hastaların tedavilerinin yanı sıra onların sosyal ihtiyaçlarını da karşılayacak aktiviteler yapıyorsunuz. Biraz da onlardan söz edelim mi?

Otel hizmetleri gibi bir hizmeti hedefliyoruz. Bu şu anlama geliyor: Hastaneye gelenin ilacı verilsin, tedavisi yapılsın gönderilsin değil; vatandaş hastanede kaldığı sürece rahat etsin. Kıyafeti, yatak çarşıfının temizliği, kafeteryası, güvenliği gibi ihtiyaçlar eksiksiksiz karşılanıyor.

Sağlık bakım hizmetleri olacak. Yani hastalarımızın mesela yoğun bakımda yemeğini hemşire verir. Serviste de hastalarımıza bakım hizmetleri verilecek. Yemeği yedirdilecek, gerekirse konuşacak. Planlaması yapıldı, 2014’ün sonunda ihaleye çıkacağız.

Kaç kişi olacak?

30 dolayında eleman alacağız. Sadece enjeksiyon yapıp göndermek değil, hasta rahat etsin istiyoruz. Çocuk gelmiş, korkuyor; onu rahatlatmamız gerekiyor. Palyaço ve duvar afişleri gibi aktivitelerimiz var.

Şunu yapıyoruz artık. Her hasta ziyaret ediliyor, bir ihtiyacı, sıkıntısı var mı soruluyor. Yemek sıkıntısı yok. Biliyorsunuz eskiden hastaneye gelirken hasta yanına çatal, bıçak, kaşık, yatak ve yastık çarşafını alırdı. Şimdi her şey veriliyor. Bakanlık tek kullanımlık su verilmesini istiyor.

ÜNİVERSİTE VE ÖZEL HASTANELERLE REKABET
Bir de evlere gidiyorsunuz…

Amacımız şu: Vatandaş gelmiş, tedavisini olmuş ya da ameliyat olmuş; ona git, ne halin varsa gör denilmiyor. Evine gidip hal ve hatırını, hizmetimizden memnun kalıp kalmadığını soruyoruz. Tedavinin amacı sadece ilaç vermek değil. Bir araştırma yapılmış, Hasta kullandığı ilacın içindeki maddeden dolayı yüzde 80 şifa buluyor. Yüzde 20’si de o ilacı aldığında iyileşeceğine inandığı için şifa buluyor. Bu kapsamda taburcu olmuş hastaları evlerinde ziyaret ediyoruz.

01

Bununla neyi amaçlıyorsunuz?

Üniversite hastaneleri var, özel hastaneler var. Biz de kamu hastanesiyiz ve onlarla rekabet ediyoruz ve hizmet kalitesini artırmak istiyoruz. Taburcu olanları takip ediyoruz. Onların bir daha ihtiyaç duyduklarında hastanemizi tercih etmesini istiyoruz.

DDH’NİN TERCİH ORANI NE?
Denizli Devlet Hastanesi tercihte ne durumda?

Belli alanlarda yüzde 50’nin üzerinde. Poliklinik sayısında yüzde 65’lerde. İstatistik çıkarttık, mesela diyaliz hizmetlerinde düşüğüz. Bize gelen hasta oranı yüzde 25. Onunla ilgili bir çalışma başlattık, “niye az tercih ediliyoruz, neyimiz eksik” diye. İstiyoruz ki birinci tercih olalım.

Kalp hastalıklarında, evet bir üniversite hastanesi değiliz ama tercih oranı yüzde 46. Peki, yüzde 54 bana niye gelmiyor? İstiyoruz ki daha fazla hasta çekelim, anjiyosunu biz yapalım.

EVDE DİYALİZ HİZMETİ GELİYOR
Diyaliz hizmetinde ne durumda kamu? Bu alanda özellerin de devreye girmesiyle rekabet yaşanıyor…

Yeni bir hizmet başlatıyoruz, evde hemodiyaliz hizmeti. Karar aldık, ihale aşamasındayız. Entelektüel seviyesi yüksek hastalarımız var, bunların vakti çok değerli. Diyaliz uzun zaman alıyor. Kanı dört saatte temizlemek ile sekiz saatte temizlemek çok farklı. Bizim başlatacağımız uygulama sadece İzmir’de var, biz ikinci olacağız.

Hastanın evine makineyi kuracağız. Önce eğitim desteği vereceğiz, sonra kendi kendine diyalize bağlanabilecek. Böylece diyaliz hizmetini hastaneye gelerek almak yerine, evinde alacak. Hem yatağında uyuyacak, hem kaliteli diyaliz olacak. Sabah uyandığında da normal hayatını devam ettirecek hasta.

03

NEYE GÖRE TERCİH?
Vatandaş Osman Acar, yönetici Osman Acar’ın sorumluluğundaki hastaneyi neye göre tercih edecek?

Arkadaşlarımız fedakar çalışıyor. Buraya ortalama günlük 6 bin kişi geliyor. Bunun 1.500 – 2 bini acil olarak geliyor. 750’de yatağımız var. 6 bin kişinin yanında bir kişiyle geldiğini düşünelim, 12 bin kişi eder. 750 yatak ve refakatçısını düşünelim. Kapılarımızdan içeriye günlük yaklaşık 15 bin kişi giriyor. Bu az bir rakam değil. Bunlara hizmet veriliyor. Temizlik olarak veriyoruz, karşılama olarak veriyoruz, kayıt olarak veriyoruz. 2 bin personel 15 bin kişiyle temas halinde. Biz bütün imkanlarımızı vatandaşa hizmet olarak sunmak için kullanıyoruz. Fiziki olarak daha iyisine talimiz onu da söylemeliyim. Geldiğim günden beri bunu her platformda söylüyorum. Denizli olarak biz daha iyi bir hastaneyi hak ediyoruz. Bakanımız da açıkladı zaten, bilemiyorum bu yılın sonuna temeli atılır mı?

Şehir Hastanesi yapıldığında burası kalacak mı?

O konuda bir şey yok. Bir planlama yok. Şöyle bir örnek vereyim: Kırıkkale’de yeni bir hastane yapıldı. Vatandaş daha iyi hastaneye gitmek istediğinden şehir içinde kalan hastane kendiliğinden kapandı. Burayla ilgili karar o zaman verilir.

40 DOKTOR DAHA ATANDI
Personel konusunda bir sıkıntı var mı?

İlçelerde pratisyen hekim sıkıntımız vardı, daha birkaç gün önce 40 doktor Denizli’ye verildi. Çok büyük bir sıkıntımız yok. Daha fazla personel olsa iyi olur ama işimizi aksatacak kadar bir eksiğimiz yok.

05

“TEDAVİDE VATANDAŞIN MADDİ DURUMU SORGULANMAZ”
Maddi durum yetersizliği tedavide hala sıkıntı mı?

Vatandaştan para istemiyoruz, kamu hastaneleri olarak vatandaştan para alma talebimiz yok.

Hiçbir sosyal güvencesi olmayanlar?

Artık sosyal güvencesi olmayan vatandaş kalmadı neredeyse. Hiçbir vatandaşımızın parasal durumunu sorgulayarak tedavisini erteleme gibi bir şansımız yok. Gelen hastanın tedavisi mutlaka yapılacak. Devlet benden tedavi yapmamı istiyor. Bizim tedavide her türlü malzemeyi alma zorunluluğumuz var, isterse 10 bin lira tutsun. Ödeme noktasında bu tür durumu olanları SGK’ya bildiriyoruz. Artık rehin kalma gibi bir şey söz konusu yok. Benim görevim tedavi.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. İyi yemek pişirebiliriz, fakat sunumunda yapamayabiliriz. Bu konuda sizlere ihtiyacımız var. Arkadaşlarıma söylediğim şu: Kendimiz hasta olduğumuzda ne istiyorsak, nasıl davranılmasını istiyorsak, vatandaşın da bizden bunu isteme hakkı var. Bir ay sonrasına gün verilmeyi sen hasta olsan ister misin? Eskiden altı aydı… Onu geçelim, eskidendi. Dediğim gibi bizim ölçümüz kendimizi için ne istiyorsak, her vatandaşın isteme hakkı olduğu, bizim de sunma zorunluluğumuzun bulunduğudur.

10

DR. OSMAN ACAR KİMDİR?
Dr. Osman Acar, 1965 yılında Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde doğdu. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Hopa Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak göreve başladı.

Samsun Özel Büyük Anadolu Hastanesi’nde bir yıl idareci olarak çalıştı. 2004-2012 yılları arasında Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliği görevinde bulundu. Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü, Kazakistan’daki Ahmet Yesevi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kurucu Başhekimliği, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde mevzuat ve proje çalışmaları diğer hizmetleri.

Kırgızistan, Etiyopya, Sudan ve Filistin’de sağlık organizasyonlarında görev alan Osman Acar, Kırıkkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Yöneticisi iken 2013 Aralık ayında Denizli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği görevine atandı. Acar, evli ve 2 çocuk babası.

Yorumlar

Bob Williams   -  Bağlantı 12 Eylül 2015, 03:44

Bir kredi bir yeni faiz oranları %3, proje finansmanı başlatmak ve faturaları ödemek için hızlı ve kolay bir yol olduğu için uygulama adresten bize ulaşın: co.operateloanservice@gmail.com

merve   -  Bağlantı 1 Eylül 2014, 13:01

KAMU HASTANELERİ OLARAK VATANDAŞTAN PARA TALEBİMİZ YOK NE DEMEK? GEÇEN AY KARDEŞİM BİR GÜNLÜK HASTANEYE YATTI, SİGORTASI OLMADIĞI İÇİN ÇIKARKEN 600 LİRA ÖDEDİK. HANİ PARA ÖDENMİYORDU?

Bora   -  Bağlantı 26 Ağustos 2014, 18:17

Tamam sağlık hizmetleri iyi gidiyor da 2 yıl önce çıkardıkları bir kanunla işsiz adamdan bile gss primi almaya başladılar. Bu adam prim parasını nereden bulacak diyen yok, muhalefet itiraz ediyor ama faydası yok. Sağlıkta devrim bu mu? Milyonlarca kişinin gss borcu var hastane kapısından içeri giremiyor, eskiden girip tedavisini oluyordu ama hastanede rehin kalıyordu şimdi o bile hayal. 15 lira olan muayene ücretini 30 lira yaptılar yani vatandaşa sen tedavi olma diyorlar.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı