Onur mücadelesi Funıka’yı 5 yılda ayağa kaldırdı - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Onur mücadelesi Funıka’yı 5 yılda ayağa kaldırdı

11 Kasım 2014 Salı

denizli-is-dunyasi-ile-kahve-sohbetleri-kemal-civa-sozkesen-osman-nuri-sozkesen-engin-unal-h

Osman Nuri Sözkesen… Kamuoyu onu iki yönüyle tanıdı. Birisi yenilikçi üretime yönelik çabaları, diğeriyse uzay tutkusu. Bu nedenle de adı UFO’cu işadamına çıkmıştı. 8 Ekim 2009’da sahibi olduğu fabrikada yaşamına son verdiğinde, geride eşi İlknur Hanım, oğulları Kemal ve Cihan ile kızı Yurdanur kalmıştı.

O sarsıcı olayın ardından, dokuz gün sonra oğulları Kemal ve Civan’ı yanına alıp gazetecilerin karşısına geçen İlknur Sözkesen, eşinden miras kalan tüm değerlere ve Funıka’ya sahip çıkacaklarının mesajını vermişti.

Evet, ailenin temel direğinin ölümü aileyi ve iş düzenini temelden sarsmıştı. Ama pes etmediler. İlknur Sözkesen’in yönetim kurulu başkanlığında Funıka yeniden şekillendi. Oğulları Kemal ve Civan başkan yardımcısı, gelini Rana Sözkesen yönetim kurulu üyesi olarak kolları sıvayıp yola koyuldular.

Geride beş yıl kaldı. Ekip ruhuyla yükü omuzlayıp kaldırdılar. Bugüne dek 30 milyon lira borç ödendi. Nuri Bey’den miras kalan yenilikçi anlayışla çok özel ürün geliştirildi. Artık cep telefonları ve ortam dinlemesi o kumaşla sorun olmaktan çıktı. Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan ve Genelkurmay’a devlet adamları o telefon kılıfını kullanıyor. Ve o ürün artık Alman pazarında satış reyonlarını süslüyor.

Tüm bunlar ve beş yıllık süreci Funıka Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Kemal ve Civan Sözkesen bize anlattı. Biz de sizlere aktarıyoruz…

25341589

AİLENİN ONUR MÜCADELESİ
1980’li yıllarda başlayıp, 1990’lı yıllarda devam eden gelişimle Denizli Türkiye’nin, Funıka Holding de Denizli’nin parlayan yıldızıydı. Ancak, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizler Funıka’ya da sirayet etti. Ekonomik sıkıntının üzerine bir de babanızın vefatı eklendi. Tüm bunlar bir araya getirilip “sermaye tükendi” yorumları yapılır oldu. Nuri Bey’in vefat ettiğinde sizler öğrenciydiniz ve eğitimlerinizi yarıda bırakıp şirketin başına geçtiniz, yeniden “yola devam” dediniz. Zor olmadı mı o dönem?

Kemal Sözkesen: Söylediğiniz ekonomik sıkıntı sürecinden habersiz olarak İngiltere’de master yapıyordum. Hem çalışıyor, hem eğitimimi tamamlamaya çalışıyordum. Babamın vefat haberi benim için büyük bir şoktu. O şokla eşim Rana ile birlikte her şeyi geride bırakıp Denizli’ye döndük. Babamın cenazesini toprağa verdikten sonra kolları hemen sıvayıp işe koyulduk. Hiç tanımadığımız insanlar, hiç bilmediğimiz bir şirket… Çünkü babam bizleri hiç şirketin içine sokmuyordu. Hep şirket dışında iş hayatına başlayıp, oralarda pişmemizi, hayatın zorluklarıyla tanışmamızı, daha sonru Funıka’nın bünyesine gelmemizi planlamıştı. O nedenle biz de şirketle babamızın vefatıyla tanıştık.

Şirketin kapısından ilk adım attığımızda tarih 8 Ekim 2009’du. Ne durumdayız, işler hangi noktada öğrenebilmek için çok hızlı uyum sağlamamız gerekiyordu. Annem çok zor bir dönem yaşıyordu. Kardeşlerim Civan ve Yurdanur öğrenciydi. O yüzden tüm sorumluluk bizlerin üzerindeydi.

Çok şanslıydık, çünkü profesyonel yöneticilerimiz; o dönemde faaliyetini sürdüren bölümlere sahip çıktı, şirketin arkasında durdu, zor dönemde yanımızda olup bizlere destek verdi. Onlar tecrübeleri yol gösterdi. En üstten en alt kadroya kadar tüm çalışanlarımızla bir aile olduk, tek yumruk haline geldik. Sırt sırta vererek, kazandıkça tüm borçlarımızı yavaş yavaş ödeyip çok şükür bugünlere kadar geldik.

iç (6)

30 MİLYON LİRA BORÇ ÖDENDİ
Şirketin o dönemde alınmış iflas erteleme kararları vardı. Sanıyorum o süreçler geride kaldı ve yeni çizdiğiniz rotada yol almaya devam ediyorsunuz…

Kemal Sözkesen: Aynen söylediğiniz gibi, o dönemde alınmış bir iflas erteleme kararı vardı. Çünkü şirket borca batık durumdaydı. Daha sonrasında planladığımız şekilde önce şirketin piyasaya olan borçlarının tamamı ödendi. Sonra çalışanların ücret ve kıdem tazminatlarının tamamı ödendi. Ardından da devlete olan vergi ve sigorta borçlarını 2011 yılında yapılandırdık ve üç yılda ödendi. 2009’dan bu yıla kadar 30 milyon lira borç ödedik. Artık Funıka’nın hiçbir şekilde piyasa borcu yok, kıdem tazminatı borcu yok, vergi ve sigorta borcu yok. Sadece şu anda bankalara borcumuz var. Onlarda yapılan protokole uygun şekilde taksitlerle ödeniyor. Zaten şirketlerin çoğu krediyle döndüğü için bu normal. Çok şükür Funıka iflas ertelemeden çıktı, borca batıklıktan kurtuldu, normal kredi kullanan şirket şeklinde ticari faaliyetine devam ediyor.

BAZI ŞİRKETLER TASFİYE EDİLDİ
Holding bünyesinde sanıyorum 10’a yakın şirket vardı. Bunlardan bir bölümünü sanıyorum tasfiye ettiniz. Şu anda faaliyetini sürdüren kaç şirket var?

Kemal Sözkesen: Şu anda aktif olarak üç alanda faaliyetimiz devam ediyor. Amiral gemimiz boyahanemiz. Funıka’nın boyahanesi, şu anda Türkiye’nin, Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun en büyük boyahanesi. Dünyanın da en yüksek kapasiteli boyahanelerinden bir tanesi. Günlük 50 ton havlu ve bornoz boyama kapasitesine sahip. Bu çok ciddi bir rakam. Bu 300-400 bin havluya tekabül ediyor. Bunu gerçekleştirebilmek için 2009’dan beri yeni makine yatırımı yaptık, işgücünü artırdık. 2009’dan 2014’e boyahanenin cirosunu yüzde 100 artırdık.

Bunun yanında enerji sektöründe Hüsnü Özyeğin’in sahibi olduğu Fina Enerji ile bir partnerliğimiz var. Bu çerçevede Türkiye genelinde elektrik satışı gerçekleştiriyoruz. Yani Fina Enerji’nin ürettiği elektriğin satış hakkına da sahibiz.

Üçüncü olarak da inovasyon tarafındayız. Babamın her zaman yenilikçi yönüyle hareket ediyor, onu hatırasını da yaşatır şekilde çalışma yapıyoruz. Ağırlığı teknik tekstil alıyor. Katma değeri yüksek, teknojik tekstil kumaşları üzerinde çalışıyor, bunları ürün haline getiriyoruz. Patentlerini alıyoruz.

Faaliyetini sürdüren şirketlerde kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

Kemal Sözkesen: Şu anda faaliyet gösterdiğimiz alanlarda 250 kişiyi istihdam ediyoruz.

iç (9)

DİNLEMEYİ ÖNLEYEN KUMAŞ
Az önce sözünü ettiğiniz o teknik tekstil Türkiye genelinde uygulanabilir alanlar buldu. Özellikle ortam dinlemeleri konusuyla ilgili çalışmanız ses getirdi. Biraz da ondan söz edelim mi?

Civan Sözkesen: Teknik tekstil konusunda çalıştığımız çok çeşitli kumaşlarımız vardı. Bunlardan bir tanesi de elektro manyetik alanlarla ilgili özel bir kumaş. Biz bununla ilgili olarak ilk dinleme olayları gündeme geldiğinde, üretmiş olduğumuz teknik tekstil kumaşlarını değerlendirip cep telefonu kılıfları ürettik. Tabii o zamanlar basit, hantal bir kumaş kılıfta… Zaman içerisinde dizaynı geliştirdik. Bugün itibariyle Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, bakanlıklar, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde ürünlerimiz kullanılmaktadır. Aynı zamanda birçok büyük firmanın üst düzey yöneticileri de ürettiğimiz cep telefonu kılıfını kullanmaktadır.

Bu kılıfın fonksiyonu, telefonla ortam dinlemesinin yolunu kesmek, uydu üzerinde yapılan yer tespitini ortadan kaldırmak. Özetle dinlemenin yanı sıra izlenilmeyi de ortadan kaldırmış oluyoruz. Bugün nereye gittiğimiz ya da nerede olduğumuz uydudan çok kolay tespit edilebiliyor. Bu da birçok kişiyi özgürlük anlamında rahatsız ediyor.

Altı yıl önce üretimine başladığımız bu ürünü geliştirerek birçok yere satıyoruz. Bu alanda markayız. Ortam dinlemesini önlemek için cep telefonuna kılıf almak isteyenlerin ilk aklına gelen Funıka oluyor. Bunun en önemli sebebi de uluslararası sertifikalı ve patentli olması.

iç (1)

İsmi nedir bu ürünün?

Civan Sözkesen: FonX… Bu isimle patentli…

Özelliklerini biraz daha detaylı anlatır mısınız?

Civan Sözkesen: Kılıfın özel bölümü kullanıldığında, cep telefonunun şebeke bağlantısı devre dışı kalıyor. Telefon kapalıyken bile yapılabilen çok özel dinlemeleri de engelliyor.

ALMANYA’DA SATIŞA ÇIKTI
Bu ürünün ihracatı yapılıyor mu?

Civan Sözkesen: Bu yönde çalışmalarım sürüyor. Almanya ile başlıyoruz. Almanya, teknolojik anlamda Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden bir tanesi. İhracat konusunda Almanya merkezli Avrupa’nın en büyük teknoloji gruplarından Base Shop Stores ile işbirliği yapıyoruz. En önemlisi ise yabancı sermayeyi kullanarak katma değeri yüksek kendi markamızın kılıflarının ihracatını gerçekleştiriyoruz. Deneme satış çalışmaları başladı. Bu bizim için çok güzel bir şey.

iç (10)

NİLÜFER SULTAN İLE İŞBİRLİĞİ
Bir de gül kokulu serinletici özelliği olan bir kumaş üretimi de söz konusu değil mi?

Civan Sözkesen: Evet, Gama Tekstil ile geliştirdiğimiz özel bir kumaş vardı. Gül kokulu serinletme özelliğine sahip bir kumaş… İlk müşterimiz de Osmanlı Padişahı Abdülmecit’in torununun torunu Şehzade Burhaneddin Cem’in ABD’de yaşan kızı Nilüfer Sultan oldu. Birlikte bu pijamanın Avrupa’ya satışı konusunda pazarlama çalışmalarına başladık. Bu konuda aldığımız tepkiler çok olumlu.

_________________________________________________

_________________________________________________

 

Anlattığınız iki çalışmayı yenileri izleyecek mi? Yoksa bir süre daha bunlarla devam mı edeceksiniz?

Civan Sözkesen: Şu anda iki projeye odaklanmış durumdayız. Kokulu serinleten kumaş ile elektro manyetik dalgaları geçirmeyen ve dinlemeleri önleyen telefon kılıfını uluslararası boyuta taşıyabilmek için yüzde 100 odaklanmak gerekiyor. Diğer projelerimiz o nedenle şu anda askıda duruyor.

iç (7)

FUNIKA 30. KURULUŞ YILINI KUTLAYACAK
Şirketin bundan sonraki yol haritası nasıl olacak?

Kemal Sözkesen: 2015’te 30. yılımızı dolduruyoruz. 1985’te kuruldu Funıka. Daha sonrasında gelişme ve büyüme… Yaşanan o zor dönemleri geride bıraktık. Şimdi yeniden yükselme dönemine girmiş bulunuyoruz. Bundan sonra en önemli gayemiz 30. kuruluş yılımızı kutlamakla birlikte, artık Funıka’yı yeniden yapılandırmak. Aile olarak yöneticilerimizle birlikte şirketin orta ve uzun vadeli planlarını yapmaya başlayacağız.

Yapacağımız en önemli şey teknoloji anlamda gelişim olacak. Funıka Holding, artık geleceği tamamen teknolojide görüyor. Toknolojik yatırımlar, teknolojik ürünler, teknolojik makineler, verimliliği artırma projelerimizi hayata geçireceğiz. Funıka, geleceği teknoloji, inovasyon ve yenilikler üzerinde arayacak. Kurucumuz rahmetli Nuri Sözkesen’in bize bıraktığı mirası ileriye taşıyacağız.

iç (5)

Bizim için en önemli değerimiz kredibilitemiz, yani güvenirliliğimiz. En zor durumumuzda bile, büyük nakit sıkıntısı çekerken bile tedarikçilerimiz, çalışanlarımız, tüm piyasa Funıka’nın isminden dolayı, rahbetli babamın adından dolayı hiçbir endişe yaşamadan bizimle çalışmaya devam etti. Bu güveni, bu kredibiliteyi sağlamak çok uzun zaman almıştı babam için. Biz de aynı şekilde bunu devam ettirmeye çalışıyoruz. Üzerinde titizlikle durduğumuz şey, Funıka isminin güvenilir, kredibil, her zaman ticaret yapılabilen bir kurum olarak yoluna devam etmesidir. Bunu Türkiye’de ve Denizli’de bu şekilde kafalara kazımak istiyoruz.

Hem piyasaya, hem insanlara, hem bankalara, tüm kurumlara “Funıka güvenilir bir şirkettir, Funıka kredibil bir şirkettir, günü geldiğinde tüm borçlarını ödemiştir, çok zor durumdan kaçmayarak ve farklı yollarabaşvurmadan zorda olsa tüm ödemelerini yapmıştır, bundan sonra da yapacaktır” imajını yerleştirmektir. Sözlerimizin arkasında durduk, bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. Geleceğimizi güven ve teknoloji üzerine inşa edeceğiz.

iç (8)

HAVLU BORNOZU BIRAKTILAR
Teknik ürünler dışında ihracat devam ediyor mu?

Kemal Sözkesen: İhracat teknik tekstil tarafında var. Bornoz, havlu ve pijama gruplarında kendi ihracatımızı yapmıyoruz. Çünkü o dönemde konfeksiyonda yaklaşık bin kişiye istihdam sağlıyorduk. Zorlu dönemde Avrupa ve ABD siparişlerimiz düştüğünden, konfeksiyon bölümümüzü küçülte küçülte en sonunda tamamen bitirdik. Çünkü o maliyetlerle başa çıkamaz hale geldik. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023’te katma değeri yüksek ürünler üretmek teknik alana geçmemiz gerekiyor. Örneğin biz Almanya’ya tonlarca havlu bornoz satıyoruz ama onlar bize çok az miktarda teknik tekstil ürünü sattıklarında, kaç kat daha fazla ciro yapıyorlar. O yüzden Denizli’nin, Bursa’nın Türkiye’nin yapması gereken düz, katma değeri düşük ürünler değil, katma değeri yüksek olan, teknolojik alanlarda kullanılan, sağlık sektöründe kullanılan, savunma sektöründe kullanılan üst düzey ürünler geliştermek olmalı. Biz buna çuygun çalışıyoruz. Boyahanemizi de buna göre yapılandırıyoruz. Tabiki havlu bornoz boyahanenin en önemli işi. Ama teknik tekstil konusunda da kendimizi giderek geliştiriyoruz.

Otomotiv sektöründe de teknik tekstil yoğunluklu kullanılıyor. Oraya yönelik bir planlama var mı?

Kemal Sözkesen: Bu tür talepler geliyor. Örneğin nefes alan kumaşlar kullanılıyor artık koltuklarda. Bunun üzerine birkaç çalışmamız var ama tabi bunlar uzun vadeli Ar-Ge çalışmasını gerektiriyor. İnşallah tamamladığımızda, otomotiv firmalarının da tedarikçisi olabiliriz.

iç (2)

BABADAN OĞULA UZAY TUTKUSU
Babanızı bu kez de hobilerinden söz ederek analım mı? Örneğin uzay tutkusu… Size de geçti mi bu tutku?

Kemal Sözkesen: Civan ve ben babamın bu tutkusundan dolayı uzaylılarla birlikte büyüdük. Evde uzay ve UFO’lar ile ilgili dergiler, yayınlar, videolar olurdu. Babamla vakit geçirirken dolaylı olarak bizler de onları izler ve incelerdik. Dolayısıyla bizim de ilgimizi çekiyor konu. Evrende sadece dünyada hayat olması çok kantıklı gelmiyor. Mutlaka başka gezegenlerde farklı canlılar, organizmalar yaşıyor olabilir. Ancak, dünyayı ziyaret etmelerini gözümüzle görmediğimiz için bir soru işareti.

Civan Sözkesen: Babamın uzay merakı mükemmel işletmecilik arayışından çıkmıştır. Mükemmel işletmeciliği ararken “Ben neden dünyada yürürüm ki? Zaten dünya, diğer galaksiler, tüm evren sistemi mükemmel bir şekilde işliyor. Bunu var olan evrende aramalıyız” düşüncesinden hareketle uzay çalışmalarına başlamıştır. Uzay çalışmasına devam ederken de karşısına uzaylılar çıkmıştı, UFO’lar çıkmıştı. Onları gördüğü zaman da çok daha hızlı bir şekilde konuya yöneldi. Dernekler kuruldu, seminerler, toplantılar ve kongreler düzenlendi, müze açıldı derken iş 2009’da uzaya çıkmaya kadar gelmişti. Biz gerçekten de 2009’da uzaya çıktığına inanıyoruz. Hep “uzaya çıkacağım” derdi, gerçekten de dediğini yaptı ve uzaya çıktı.

Sizlerde de babanız gibi birgün uzaya gitme hayali var mı?

Civan Sözkesen: Tabiki var… İçimizdeki ego çok yüksek. Bence insanın uzaya çıkıp oradan dünyaya bakması, içinde taşıdığı egoyu yok edecektir. Pozitif bir dünya için herkes bir kez uzala çıkıp oradan dünyaya bakmalı.

iç (4)

BEŞ YILIN ÖZETİ ALIN TERİ
Başa dönersek, çok zor bir dönemde ve iş dünyası için çok küçük sayılabilecek yaşta sorumluluk aldınız. Geriye dönüp baktığınızda ne görüyorsunuz?

Civan Sözkesen: Hayatta insanın başına sıkıntılı ve zor süreçler gelebiliyor. Bu zorlu zamanlarda da önemli olan insanın yaşam enerjisini yüksek tutması. Çünkü yaşam enerjisi düştüğünde insan glediği toprağa geri dönüyor. Biz yaşam enerjimizi yükseltmek için her zaman hayatımızda boşluklar yaratmaya çalıştık. O boşluklarla nefes alıp ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi yeniden yaratabiliyorsunuz. Vazgeçmemek ve inanmak çok önemli. En önemlisi biz bu işi babamın vefatından sonra devraldığımızda; Kemal Bey, Rana Hanım ve ben, fabrikada aynı odayı paylaştık. Takım çalışması, iletişim ve şeffaflık açısından bu çok önemli. Problemleri aşabilmemiz ailenin sürekli iletişim halinde olması, birbirimize güven, şeffaflık ve omuz omuza çalışmamızla mümkün oluyor. Bu çalışanlarla da aynı şekilde. Biz onlarla, onlar bizimle sorunlarını paylaştı. Bunu yapmasaydık, Funıka bugün buraya gelemezdi.

Kemal Sözkesen: Geride kalan beş yılını özeti bana göre alın teri. Bu şirket, işçisinden genel müdürüne kadar el ele bu zorlu süreçten çıkmanın mücadelesini verdi. Bu birliktelik sağlanmasaydı Funıka kapanmış olur, 30. Yılını kutlamaya hazırlık yapamazdı.

Rana Sözkesen: Kemal Bey ve Civan Bey, süreci çok güzel ifade ettiler. Birlik beraberlik içinde devam ettik. Herkesin ciddi bir şekilde alın teri var. Onun sayesinde ayaktayız.

Yorumlar

Alper Dost   -  Bağlantı 12 Kasım 2014, 20:10

Nuri Bey’i rahmetle anıyoruz. Girişimci ruhu, enerjisi ve vizyonu ile bir dönem çevresindeki herkese rol model olmuş bir kişiydi. Ne güzel çocuklar yetiştirmiş ki onun misyonuna sahip çıkmışlar, tebrikler.

osman uğur aksoy   -  Bağlantı 12 Kasım 2014, 01:19

merhum osman nuri sözkesen bey gerçekten çok farklı bir kişiliği olan duayen işadamlarımızdandı.aynı zamanda DOÇEV vakfı başta olmak üzere bir çok eğitim ve kültür etkinliklerine desteklerini esirgememiş bir kişiliği olan büyüğümüzdü.rahmetleanıyoruz

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı