Ruslar ve Afrikalılar Denizli çekirdeğini sevdi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Ruslar ve Afrikalılar Denizli çekirdeğini sevdi

2 Haziran 2015 Salı

 

denizli-muammer-caputcu-cekirdek-kahve-sohbetleri-h

Kuruyemiş sektörü 3.7 milyar dolarlık hacimle Türkiye’nin yeterince faydalanamadığı bir alan. Sanayi ülkesi ABD bile tarımı gözardı etmezken, Türkiye bu alanı ıskaladığından pazar payını bir türlü istenilen seviyelere çekemedi. Fındıkta iyiyiz ama yer fıstığında, ceviz ve bademde çok gerilerdeyiz. Dahası ceviz ağaçlarını tüfek dipçiği, mobilya yapmak için doğramışız.

Yaşanan sıkıntılara rağmen sektörün temsilcileri geleceğe umutla bakıyor. Leblebi ve ayçekirdeği üretiminde lider kent Denizli, Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nde (TÜKSİAD) söz sahibi. Başkanlık koltuğunda Denizlili işadamı Muammer Çaputçu oturuyor. Baba mesleğini sürdüren Çaputçu, sektörün problemlerini çözmek için yoğun çaba harcıyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin kendilerine destek verdiği, bakanlık bünyesinde Kuruyemiş Çalışma Kurulu oluşturulacağını, 2014 yılında yaklaşık 21 bin ton leblebi ihracatıyla 11 milyon dolar, 17 bin ton ayçekirdeği ihracatıyla 33 milyon dolar döviz girdisi sağlandığını söyledi.

Leblebinin “her derde deva ilaç” gibi olduğunu anlatan, “fit” görünmek, bir başka ifadeyle zayıflamak, kalbini korumak, kolestrolü belli bir düzeyde tutmak ve düzenli uyku çekmek isteyenlere leblebi öneren Muammer Çaputçu ile kuruyemiş üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. İşte söyledikleri…

ic-4

ASKERDEN DÖNDÜ, AİLE ŞİRKETİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLADI
İlk iş deneyiminiz aile şirketinde oldu sanıyorum. Kaç yıl çalıştınız?

O dönem yeni yetişen her genç gibi bir karar verip aile şirketimizde çalışmaya başladım. Baba mesleği kuruyemişçiliği seçtik kısacası. 1985’den 2010’a kadar çalıştım. Demek ki 25 yıl fiilen bu şirkette çalışmışım.

BERKİZ GIDA’YI KURDU
Türkiye’de birçok aile şirketinde yaşandığı üzere ayrılık oldu ve siz 2010’da ayrıldınız. Berkiz Gıda’yı bu ayrılık sonrasında mı kurdunuz?

Evet, o zaman kurdum. Amacım da farklı bir stratejiyle kuruyemiş sektöründe faaliyet göstermekti. Bunun yanı sıra biraz da sosyal yaşantıya da vakit ayırmak istemiştim.

Bize biraz Berkiz Gıda’yı anlatır mısınız?

Berkiz Gıda 2010 yılında kurduldu. Kuruyemiş üzerine faaliyet gösteriyor. Daha çok ihracat ve ithalat üzerine çalışıyoruz. Son dönemde de leblebi üretimi yapmaya başladık. Ağırlıklı olarak yurt dışından soslu mısır ithal ediyoruz. Onun yanında biliyorsunuz Türkiye’ye özgü iki önemli kuruyemiş çeşidi var; bir tanesi ayçekirdeği, diğeri leblebi. Bu iki ürünün de üretimiyle ilgili faaliyette bulunuyoruz.

LEBLEBİNİN ÇORUM MARKASI OLMASI
Buradan devam edelim. Leblebi… Denizli markası olması gerekirken, Çorum markası olarak biliniyor. Burada hazırlanıyor ve Çorum’a gidiyor. Sonra da “Çorum leblebi kenti” olarak biliniyor. Neden böyle oldu?

Söylediğiniz doğru. Leblebinin Denizli’de üretilip Çorum’a gittiğini ve “Çorum leblebisi” adı altında satıldığını duymak Denizlili üreticileri üzüyor aslında. Bu işin tanıtımı ve reklamını Çorumlular yapmış. Bilindiği üzere Çorum, İç Anadolu ile Karadeniz’i bağlayan yol güzergahında yer alıyor. Uzun yıllar önce bu güzergahı kullanan otobüsler molalarını vermek, sürücüler dinlenmek için Çorum’da durmuş. O yıllarda leblebi üretimi de varmış. Mola için duranlar, yol kenarındaki satış yerlerinden leblebiyi almış. Böylece Çorum leblebisi meşhur olmuş. Artık yok denecek kadar az leblebi üreticisi var Çorum’da. Artık Türkiye tüketiminin yüzde 80’ini Denizli üretiyor. Bir miktar da Tavşanlı’da var üretim.

Denizli, leblebide marka olma hakkını Çorum’dan alıyor mu?

Evet, alıyor… Tanıtıyoruz, anlatıyoruz leblebinin ana üretim merkezinin Denizli olduğunu. Üzerinde duruldukça da ileriki yıllarda Denizli’nin bir leblebi üretim merkezi olduğunun iyice anlaşılacağını biliyoruz. Zaten realite de bu.

Denizli, leblebide merkez konumunda. Yıllık leblebi üretimi ne kadar?

Türkiye’nin yıllık leblebi tüketimi 60 bin ton civarında. 40 bin tona yakınını Denizli’deki üretimin karşıladığını tahmin ediyorum.

ic-2

TÜRKİYE ÜRETİMİNİN 4’TE 1’İNİ DENİZLİ KARŞILIYOR
Denizli ayçekirdeğinde de önemli bir potansiyele sahip. Kaliteli ürün yetişiyor. Bunu yeterince değerlendirebiliyor muyuz?

Çivril, ayçekirdeğinde çok iyi bir konuma geldi. Türkiye genelinde yıllık 120 bin civarında ayçekirdeği üretiliyor. Çivril, 30 bin ton civarındaki üretimiyle ihtiyacın yüzde 25’ini karşılıyor. Bu çok iyi bir kazanım, devam etmesi gerekir. Kaliteli ürün Denizli için bu alanda bir şans.

Denizli, ayçekirdeği pazarında istediğini alabilen bir konumda mı?

Evet, bu pazarda iyi konumda. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP), Kırsal Kalkınma Destekleri (IPARD) ve Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) destekleriyle son dönemde ayçekirdeğiyle ilgili Denizli’ye ciddi yatırımlar yapılıyor. Ancak, Denizli’nin daha fazlasını almasını istiyoruz. Çünkü bu sektörün gelişmesi işgücüne de katkı sağlıyor. Bu yatırımların ileride bir saniyiye dönüşmesi işten bile değil. Denizli’nin bir tarım merkezi olması konusunda ciddi adımlar atılıyor diye düşünüyorum.

AYÇEKİRDEĞİMİZİ RUSLAR VE AFRİKALILAR SEVDİ
Denizli’den ihracatta yapılıyor. Bu alanda neredeyiz?

Denizli, leblebi ihracatında ciddi anlamda bir gelir elde ediyor. Ayçekirdeği ihracatı da oluyor. Özellikle Rusya ve Kuzey Afrika ülkeleri, bizim beyaz ayçekirdeğini talep ediyor. Bunu karşılamak için üretimi artırmak ve gerekli sanayi yatırımını yapmamız gerekiyor.

SEKTÖRÜN BÜYÜKLÜĞÜ 3.7 MİLYAR DOLAR
Şimdiye kadar sizinle Denizli’yi konuştuk. Fakat siz aynı zamanda Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı olarak Türkiye’deki kuruyemişçilerin de sesisiniz. Türkiye genelinde sektörün durumu nedir?

Türkiye’nin kuruyemiş sektörüne baktığınızda büyük olduğunu görüyoruz. Bunun daha iyi anlaşıbilmesi için parasal değer olarak da açıklayabiliriz. Toplamda 3.7 milyar dolar seviyelerinde bir büyüklüğe sahip sektör. Bunun içinde Denizli ciddi bir yer tutuyor. Bunun nedeni hem ürünün işlenmesi, hem leblebi ve ayçekirdeğinin burada üretilmesidir. Yaptığımız araştırmalara göre, türkiye’de en çok ayçekirdeği ve yer fıstığı tüketiliyor. Ayçekirdeğinin tedarikçi illerinden birisi de Denizli.

EKSİĞİMİZ LEBLEBİNİN FAYDALARINI ANLATAMAMAK
Leblebide Denizli, Türkiye’nin deposu. Serinhisar da Denizli’nin. Serinhisar, leblebi anlamında sektöre iyi bir kaynak mı?

Evet, iyi kaynak ama bir takım eksikler var. Leblebi sağlığa en faydalı kuruyemiş çeşitlerinden bir tanesi. Tamam , bütün kuruyemiş çeşitleri faydalı ama leblebinin ayrı bir özelliği tamamen naturel bir işlemeye tabi tutulması. Artık bütün dünyadaki trend sağlıklı yiyeceklere yönelmek. Leblebinin de faydası çok fazla. Bizim burada Denizli olarak yapmamısz gereken şey, bilim adamlarına yaptırılacak çalışmaların tüm dünyaya anlatılması.

Leblebinin 45-50 gün arasında değişen bir üretim süreci var. Bu süreci leblebiyi tüketen Türk halkı bile bilmiyor. Biz bunu söylediğimizde gözleri fal taşı gibi açılıyor. Leblebiye lezzet katan, naruel olmasına en büyük katkıda bulunan şey üretim sürecindeki doğallıktır. Bunun hem Türkiye’ye hem dünyaya anlatılması gerekir. Bizim yapmamız gereken bu.

ic-3

YARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Sağlık açısından yararlı dediniz. Nedir yararları?

Protein deposu. Birçok vitamini barındırıyor. Mideye faydalıdır.Açlığı giderir. Tok tuttuğundan uzun süre yemek yeme isteğini bastırır. Bu nedenle kilo vermeye yardımcı olduğu belirtilmektedir. Leblebiyi birçok diyetisyen ara öğün olarak tavsiye ediyor. Akşam yatmadan önce bir miktar leblebi tüketiminin düzenli uyku sağladığı, hafıza ve bellek üzerinde olumlu etkileri bulunduğu, bol miktarda demir içerdiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği, sağlıklı bir kemik yapısı oluşumuna katkı sağladığı, kısmen kan şekeri seviyesini sağlıklı seviyede tutmaya yardımcı olduğu, düzenli olarak leblebi tüketiminin böbrek taşlarının oluşmasını engellediği ifade edilmektedir. Leblebi insülin için de tavsiye edilmektedir.

Ayrıca günlük 2-3 fincan leblebi tüketiminin kötü kalestrolü belli bir seviyede düzeyde tutmaya yardımcı olduğu, bu özelliğiyle kalp krizi, felç, inme gibi riskleri azalttığı dile getirilmektedir. Leblebinin içerdiği çözünür liflerin kalp sağlığına faydalı olduğu bilimsel olarak ıspatlanmıştır. leblebi omega-3 yağları içirir ve bu yağlar kalp sağlığı için hayati önem taşır.

AİLE KURUYEMİŞÇİYDİ, KURUYEMİŞÇİ OLDUM
Aileden gelen bir işletme olduğundan doğal olarak kendinizi kuruyemiş sektörünün içinde buldunuz. Aldığınız eğitimi de göz önünde bulundurduğunuzda içinizde “ben şu işi yapabilirdim” diye bir uhde kaldı mı?

Üniversiteden mezun olmuşsunuz, ne yapacaksınız? Doğal olarak önünüzde duran hangi iş ise ona sarılıyorsunuz. Dolayısıyla babamız kuruyemişçiydi, biz de kuruyemişçi olduk. Benim başkaca yapmayı hayal ettiğim bir iş olmadı. Belki profesyonel bir yönetici olabilirdim ama girişimcilik ruhu bende hep vardı.

MUHTAR KENT, HAMDİ ULUKAYA İLE TOPLANTI
Biraz da dernek çalışmalarınızdan söz etsek. Siz Türkiye genelindeki kuruyemiş üreticilerinin üyesi olduğu bir derneği başkanısınız. Çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Bizim derneğimiz var,Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İşadamları Derneği… Kurulmasında da en fazla çaba harcayanlardanım. Bunu yaparken kuruyemişin yararlarını anlatmak, üretimini artırmak istedik. Artık kuruyemişte rekabet had safhada. Üretimi artırmanın yolu talebi artırmaktan geçiyor.Bunu yapmak zorundayız.

TÜKSİAD olarak kısa bir süre önce Antalya’da yapılan Uluslararası Kabuklu Yemiş ve Kuru Meyve konseyi toplantısına katıldı. Bu toplantıya kuruyemiş sektöründe faaliyet gösteren dünyanın en büyük firmalarının sahipleri, yöneticileri katıldı. Kuruyemiş ile ilgili üretim ve tüketim verileri ele alındı. Böyle bir konseyde Türkiye’ye temsil etmek çok güzeldi. Kuruyeşimiş sağlığa olan faydalarıyla ilgili konseyin yaptıracağı bilimsel araştırmalardan yararlanacağız. Bu konseyde Muhtar Kent, Hamdi Ulukaya gibi iş dünyasının önemli isimleri vardı. Onlar ile görüşüp fikir alışverişinde bulunma imkanı yakaladık. Bu tür etkinlikle sektör için yararlı geçiyor.

TÜKSİAD’ın kaç üyesi var?

Şu anda Türkiye genelinde bir derneğiz. Merkezimiz Ankara ve 186 üyemiz var.

________________________

EŞİM YAPTIĞI İŞTEN DOLAYI MUTLU
Siz sosyal yönünüzle ilgili fazla paylaşımda bulunmuyorsunuz ama eşiniz Vildan Hanım bu alanda çok iyi, ne dersiniz?

Çalışmalarını takdir ediyorum. Başarıl, sizlerin de gördüğü gibi kendi işini yapmaktan mutlu. Benim için önemli olan kendisinin yaptığı işten mutluluk duyması.

EKONOMİ BAKANLIĞI’DA KURUYEMİŞ ÇALIŞMA KURULU KURULUYOR
Ekonomi Bakanlığı sizin sektörle ilgili önemli bir çalışma yürütüyor. Bunu bizimle paylaşır mısınız?

Bir kez daha leblebiyle ilgili bu memlekette bir şeyler yapılması gerektiğini ifade etmek isterim. Bu konuda kamu kurum ve kuruluşlarına da görev düşüyor. Sağolsun Ekonomi Bakanımız çok faydalı katkılarda bulunuyor. Kendisini ziyaret ettiğimizde Kuruyemiş Çalışma Kurulu kurulmasıyla ilgili talimat verdi. İlk toplantıyı da haziran sonunda yapacağız inşallah. Bu kuruyemiş sektörü açısından çok önemli bir çalışma.

Bu kurul Ekonomi Bakanlığı bünyesinde mi olacak?

Evet, öyle olacak. Ekonomi Bakanlığı bu konuda “koordinatör bakanlık” gibi olacak. Buna Maliye Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da dahil olacak. KOSGEB, Ticaret Borsaları, üniversitelerin belli bölümleri bu kurulda olacak. Kurulda; sektörümüzün sorunları, sektörün daha iyi konuma gelmesi için neler yapılması gerektiği, kurumlar arasındaki ilişkiler ele alınacak.

ic-1

CEVİZ AĞAÇLARI NEDEN KESİLDİ?
Dünyada rakiplerimiz hangi ülkeler kuruyemişte?

Rakiplerimiz derken konuyu şöyle ele almak lazım: Dünyada bazı çeşitlerde yeterli düzeyde değiliz. Mesela badem… ABD’nin yıllık üretimi 1 milyon ton. Cevizin en büyük üreticileri ABD ve Şili. Biz bu konularda gerilerdeyiz. Zamanında Türkiye’de de çok ceviz ağacı varmış. Ancak mobilya sektörü ve tüfek dipçiği yapılması için bilinçsizce kesilmiş. Sonuç ortada, üretim düşüklüğü… Artan talebi karşılamak için ithalat gerekiyor. Burada da karşımıza gümrük vergisi çıkıyor. Oran yüzde 43. Bunun sonucunda kayıt dışı girişler söz konusu. Bunu değişik platformlarda ile getirdik. İstediğimiz üretimin artması. Bu olduğunda gümrük vergisinin yüksek olması sıkıntı değil. Ancak belirli bir üretim seviyesi için zaman gerekiyor. Bir ceviz ve badem ağacının ürün vermesi için 7-10 yıl gerekiyor.

Ama fındık da iyiyiz değil mi?

Dünyadaki tüketimin yaklaşık yüzde 80’inin Türkiye karşılıyor. Bizim en kuvvetli olduğumuz alanlar; fındık ve kuru üzüm, incir ve kayısı. Kuru üzüm, incir vekayısı da Türkiye’nin yıllık ihracatı 1.1 milyar dolar. Dünya tüketemini de yüzde 75’ini karşılıyoruz. Fındık da daha önce söylediğim gibi en büyük üreticiyiz. Ancak ABD ve İspanya bu alanda üretimi artırma çalışması yapıyor. Onlar bu ürünlerde pazarımıza ortak olacaktır. Leblebi de çok rakibimiz yok. Tek rakibimiz var, o da İran. Çok az üretim de Hindistan’da var. Yer fıstığı bir tek Osmaniye’de, Akdeniz Bölgesi’nde yetişiyor. Ama maalesef istenilen seviyede değiliz. Dünyada yıllık 43 milyon ton üretim gerçekleşiyor. Bizim üretimimiz sadece iç pazara yetiyor.

ic-5MUAMMER ÇAPUTÇU KİMDİR?
1959 Denizli doğumlu. Gazi İlkokulu’nu bitirdikten sonra, ortaöğrenimini Bornova Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Yüksek öğrenimini ODTÜ’te yaptı ve 1983 yılında İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Askerlik dönüşü aile şirketinde çalışmaya başladı. Daha sonra ayrılıp kendi şirketi Berkiz Gıda Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi’ni kurdu.

Denizli Genç İşadamları Derneği, Denizli Sanayici ve İşadamları Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Bornova Anadolu Lisesi ve ODTÜ Mezunları derneklerinin üyesi. 2008 yılında faaliyete geçen Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜKSİAD) kurucularından. Son üç yıldır da başkanlığını yapıyor.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı