Üzerlerine vazife olmayan işler için bir aradalar - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Üzerlerine vazife olmayan işler için bir aradalar

23 Kasım 2016 Çarşamba

 

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-h

Farklı meslekleri ve işleri olmasına rağmen onları bir kenara bırakıp Buldan’a geldiler, hem de koşarak. Ortak paydaları mı? Buldan için üzerlerine vazife olmayan işlere kafa yormak ve insanlara iyilik, Buldan’ı ileriye taşıyacak projeler ve işler yapmak.

Bir yıla yakın zamandır takip ediyoruz Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı’nın kuruluş serüvenini. İlgimizi çekti, çünkü ortada paylaşılacak bir şey, ortaya konulmuş paylaşılmayı bekleyen bir pasta yok geldikleri yerde. Aksine onlar kendi yapabileceklerini paylaşmak için soluğu Buldan’da aldılar.

Meslekleri bankacı, mali müşavir, avukat, öğretmen, iş güvenliği uzmanı, inşaat teknikerliği. Aralarında Hollanda’da yaşarken soluğu Buldan’da alan da var, yıllardır ilçede yaşayan da. Buldan Kent Konseyi’nde çalışırken karar verip bu vakfı kuruyorlar. Öyle zengin, etrafa para saçacak durumları yok. Ama Vakıf Başkanı Meryem Hanım, eski bir Buldan evini satın alıp, restore ettirmiş ve bedelsiz olarak kullanıma sunmuş.

Hollanda’da doğup büyüyen Fulya Uysal, “yapacaklarımız heyecanlandırdı beni” diyerek, tası tarafı toplayıp Buldan’a göç etmiş. Almelo’da Belediye Meclis Üyesi iken vakfın kafesinde servis yaparken bulmuş kendisini bu heyecanı nedeniyle.

Vakfın Başkan Yardımcısı Çiğdem Nalbant Kordon’un mesleği avukatlık. Cübbesini 2012 yılında çıkarmış ve Buldan’a hizmete gönül vermiş. Koordinasyonla ilgilense de kendisine “her şeyden sorumlu” diyor arkadaşları.

Yönetim kurulu üyesi Nilüfer Türkarslan’a bir bakıyorsunuz Geleyli ismini verdikleri kafenin mutfağında, bir bakıyorsunuz Buldanlı kadınların ürettiği şal ve peştamal satılan mini butiğin tezgahında.

Vakfın saymanı Salih Atlamaz’a arkadaşları “çiçeklerin arasında bir böcek” diye takılıyor. Nedeni de 5 kişilik yönetimin tek erkek üyesi olması. Neden vakıf sorusuna “İnsanlara iyilik yapmak ve Buldan lobisi için bir aradayız” karşılığını veriyor.

Bir de vakfın yönetim kurulu üyesi olan, ancak işleri nedeniyle buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı’ndaki keyifli kahve sohbetimize katılamayan Öznur Tuncay’ı da unutmadık elbette. Öznur Hanım da buldan sevdalısı olarak zamanını vakfa vakfedenlerden. Sohbetimize vakıf başkanı Meryem Selman ile başlıyoruz.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-meryem-salman

ÖNCÜ OLARAK GELDİ
Engin Ünal: Uzun yıllar Buldan’dan uzak kaldınız ve bir süre önce de ilçeye dönüş yaptınız. Önce sizi tanıyarak başlayalım isterseniz sohbete; Meryem Salman kimdir?

Meryem Salman: Buldan doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Buldan’da okudum. 1981 yılında üniversiteyi kazanarak İstanbul’a gittim. Mezun olduktan sonra birkaç yıl Denizli’de çalıştım ve 1990 yılında evlenerek tekrar İstanbul’a gittim. Bankacıydım 2001 yılına kadar. 2001’de eşimin görevi nedeniyle yurt dışına çıktık. 2014 yılına kadar da Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da yaşadım.

Engin Ünal: Bu kadar yıl Avrupa’da kaldıktan sonra Buldan’a dönüş nasıl oldu?

Meryem Salman: Kafamızda hep şu vardı: Buralarda yaşıyoruz; iyi, güzel, hoş ama bizi yetiştiren ülkemize de borçluyuz. “Bir şeyler yapalım” diye düşündük eşimle birlikte. Bana “Şu anda en uygun sensin. Git bakalım neler yapabilirsin” dedi. Bu kapsamda sıkça Buldan’a gelip gittim. Kent Konseyi’nin kuruluşu vardı, aday olup başkanlığına seçildim. Sİvil toplum kuruluşları işinin benim için önemli olduğunu anladım bu görevle birlikte. Belki de yıllarca bankacılık gibi maddi işlerin önde olduğu sektörde çalıştığım için olabilir. Ama kurumsallığı da o sektörde öğrendim.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-3

“İHTİYAÇ OLDUĞUNU GÖRÜP VAKFI KURDUK”
Engin Ünal:
Buldan Kent Konseyi’nde başarılı çalışmalarınız oldu. Ancak o görev için yeniden aday olmak yerine Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı’nı kurdunuz. Nereden çıktı bu vakıf işi?

Meryem Salman: Kent Konseyi çalışmaları sırasında böyle bir tüzel kuruluşa ihtiyaç olduğunu gördük ve arkadaşlarla birlikte bu vakfın kuruluşuna karar verdik. Vakıf kuruyorsunuz ama nasıl sürdürülebilir olmalı. Bu çok önemli. Tamam; kurduk, tabelayı astık, sonra ne olacak? Çünkü biz zengin insanlar değiliz ama bir taraftan da vakfı sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyordu.

Vakıf olarak eğitim için faaliyetler göstermek, öğrencilere burs sağlamak… Bunun dışında kadınlara yönelik iş sağlamak, kendi emeklerini değerlendirme şansını sunmak gerekiyordu. Bu önce kısmını kendi arkadaşlarımızla başlatalım istedik.

Vakfın yönetim kurulunda olan arkadaşlarım KOSGEB’in eğitimlerine katılıp, girişimcilik sertifikalarını aldı. Vakıf binamızın giriş katı ve bahçesini kafe şeklinde değerlendirelim ve gelir sağlayalım istedik. Arkadaşlarımız ile birlikte kolları sıvayıp çalışmaya koyulduk.

ESKİ BULDAN EVİ VAKIF MERKEZİ OLDU
Engin Ünal: İçinde bulunduğumuz bina bir Buldan evi. Kime ait, kaç yıllık bir yapı?

Meryem Salman: Tam olarak tarih bilinmiyor. 150-170 yıllık bir yapı olduğu söyleniyor. Bina bana ait ama vakfımıza bedelsiz olarak tahsis ettim.

Engin Ünal: Kent Konseyi, arkasından Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı… Bir ekip olarak yola devam ediyorsunuz. Bu biraz da alışıldık bir durum değil. Duyduğumuza göre, sizi de “üstüne vazife olmayan işleri yapan grup” olarak adlandırmışlar.

Meryem Salman: Evet, öyle diyorlar. Biz kendimiz tanımlayamamıştık ama sıkıntılarımızı anlattığımız bir arkadaşımız “Ne zaman bu ülkede üstüne vazife olmayan işleri yapsa birileri zorluklarla karşılaşır” dedi. Ama sağ olsunlar; Buldan’da eş-dost, arkadaş, hatta hiç tanımadıklarımızdan bile destek almış bir grubuz. Vakfın sürdürülebilirliği için bu hanımlar bu işi üstlendi.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-4

KAFEYE GELEYLİ İSMİNİ VERDİLER
Engin Ünal: Söz buraya gelmişken sorayım: Neler yapıyorsunuz burada?

Meryem Salman: Kafemizin ismi Geleyli… Neden Geleyli? Bütün Buldanlılar bilir anlamını. Geleyli, Buldan’ın en yüksek tepesidir. Biz de vakfın hizmetlerini en yükseğe ulaşmasında bir amaç olsun istediğimizden bu ismi verdik.

Tam olarak faaliyete geçmemekle birlikte, burada hanımlar yaptığı ürünlerle kahvaltı veriyoruz yavaş yavaş. Reçellerimizi hanımlarımız yapıyor, zeytinlerimizi hanımlarımız hazırlıyor. Becerebilirsek ileride peynirleri bile kendimiz yapmayı düşünüyoruz. Öğlenleri de mantı vermeyi planlıyoruz. Onu da oturuyor bir grup hanım, bizim için mantı yapıyor.

Bahçemiz büyük. Baharda Buldan’a gelenleri orada ağırlamak istiyoruz. Asıl önemli olan şey, bu kafenin her türlü faaliyetinden elde edilecek gelirden vakfa bir pay ayrılması. İçilen her çay Buldan Vakfı’na bir katkı sağlayacak.

Yine burada iki arkadaşımız Buldan’da yapılan dokuma ürünlerini satışa sunuyor. İleride on line satış ya da Buldanlı hanımlarımızın yaptığı el ürünlerine farklı bir yorum katıp Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın sitesinden satmak istiyoruz. Onlarla da kontağımız devam ediyor. İki grup ürünümüz var şimdilik. Bir tanesi evde dokunan şal. O getirdi ürününü buraya koydu. Peştamallarımız var. Hem el hem kara tezgah hem de otomatik tezgahta dokunuyor bunlar.

Biz daha çok Buldan’da dokunan bezlerin el işi olmasını arzuluyoruz. Onlara farklı yorumlar katıp modern hale getirmek istiyoruz. Benim bir örneğim var, İtalya’nın Genova kentine bağlı Portofino beldesinde iki dantel mağazası bulunuyor. Buraya bütün dünyadan turistler geliyor. Küçücük bir bölge ama orada hanımlar danteller satıyor. Bu dantellere çok farklı yorumlar koyuyorlar. Benim hayalim bu tip ürünleri Buldan ürünleriyle, tezgahlarda dokunmuş kumaşlarımızla yapmak istiyoruz.

yedeks-reklam-arasi

VAKFI GELİŞTİRECEK İŞBİRLİKLERİ YAPIYORLAR
Engin Ünal: Bu saydıklarınızın dışında vakfın hizmet hedefleri neler?

Meryem Salman: İlk hedefimiz öğrencilerimize burs vermek. Bu yıl 12 öğrencimize kurs vererek başladık. Burslar tamamen objektif bir değerlendirme ve belgeye dayalı olarak yönetmeliğimiz kapsamında veriliyor. Stratejik planımıza göre, bu sayıyı her yıl yüzde 100 artırmayı planlıyoruz.

İkinci hedefimiz Buldanlı hanımları bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak. Ukalalık yapmadan onların istediği konularda olacak bu çalışmalar. Seminerler yaptık. Hastalıklarla ilgili uzmanları getirip onları konuşturmak. Kadına şiddet konusunda Denizli’deki sivil toplum kuruluşlarıyla 4 hafta süren proje yaptık. Bir iletişim uzmanı, bir doktor, bir avukat, bir sosyal hizmet uzmanı, üniversiteden öğretim görevlisiyle birlikte yaptık 17 hanıma yönelik bu çalışmayı. Bu projeyi Buldan’ın 28 mahallesinde de yapmak istiyoruz. Bunun için projeye yapıp, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen kurumlara başvurmayı planlıyoruz.

Yurt dışı vakfılar ile işbirliği yapıyoruz. Hollanda’da Anne Vakfı var. Türkiye’de bir vakıf aracılığıyla meslek öğrenen kız öğrencileri destekleme projesi o. Üç ile başladık, yediye çıktık, hedef 20. Onu koordine ediyoruz. Bizim vakıf, Anna Lindh Vakfı’nın da üyesi. Anna Lindh Vakfı, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz ve Kuzey Afrika ülkelerini kapsayan çalışmalar yapıyor. Tamamen sivil toplum kuruluşlarını desteklemek için kurulmuş bir ağdır. En son eğitimleri, sivil toplum kuruluşlarının yaptığı faaliyetlerin sosyal etki analizini öğretmekti bize. Çünkü Türkiye’de birçok derneğimiz destek bulamadığı için tabela derneği olmaktan öteye geçemiyor ya da etkin çalışamıyor. Bunları bertaraf etmek için faaliyet gösteren kuruluşlar var. Biz, bunların ya üyesiyiz ya işbirliği halindeyiz. Bu nedenle şanslı bir vakıfız. Yerimiz var, gönüllülerimiz var.

Biz yararlanabileceğimiz oluşumları da yakından izliyoruz. Mesela Bilgi Üniversitesi’nin Sosyal Kuluçka Merkezi var. Yeri olmayan derneklere yer veriyor. Eğitim isteyenlere bu imkanı sağlıyor. Atölye çalışmaları yapıyor.

AB programları var. Biz onların da üyesiyiz. Sİvil Düşünün gibi. Mesela kaynak yaratma konusunda son gittiğim eğitim. Bunu teknolojiyi kullanarak yapıyorsunuz ya da Google’ın Teknosup aracılığıyla yaptığı sivil toplum kuruluşları programı var, oraya da kabul edildik.

Tüm bu anlatımlarımdan sonra aslında amacımızı şöyle özetleyebiliriz: Kendi bilgi, eğitim ve tecrübelerini kullanarak vakfın amaçları doğrultusunda Buldan’a yararlı hale getirmeye çalışan bir grubuz. Çünkü hiçbirimiz zengin insanlar değiliz. Fakat bilgi ve eğitimin ulaşabileceği her türlü kaynağı da Buldan’a getirmek istiyoruz.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-2

VAKIF DOSTLARI VAR
Engin Ünal: Yönetiminiz kaç kişi?

Meryem Salman: Yönetimimiz 5 kişi. Ben başkanım. Çiğdem Nalbant Kordon başkan yardımcımız. Kendisi avukat ve gönüllü olarak birlikte çalışıyoruz. Salih Atlamaz saymanımız. Öznur Tuncay ve Nilüfer Türkarslan yönetim kurulu üyelerimiz. Nilüfer Hanım, Geleyli Kafe’den sorumlu. Fulya Uysal da internet üzerinden Buldan ürünlerinin pazarlamasını yapacak. Kimseye rakip olmak gibi bir derdimiz yok. Mevcut olanı eğitim ve bilgimizle nasıl değerlendirebiliriz sorularına cevap arıyoruz hep birlikte.

Engin Ünal: Vakfınız için “bugün emeklemeye çalışıyoruz ya da yürümeyi yeni yeni öğreniyor” diyebiliriz. Buldan’ın da il dışında zengin işadamları var. Onlardan bir destek alma düşünceniz var mı?

Meryem Salman: Henüz böyle bir çalışmamız olmadı. Ama bizim vakıf dostlarımız var. Dünyanın çeşitli bölgelerinde arkadaşlarımız var. Destek alıyoruz. Onları yakında yayınlayacağız sitemizde. Biz hep şeffaf olacağız, hesap verebilir olacağız. Önce bunları yapalım, sonra bizi destekleyecek çok dostumuz olacaktır. Biz şimdilik sivil toplum kuruluşlarına sağlanan imkanlarla neler yapabileceğiz ona bakmak istiyoruz. Mesela Adım Adım programına üye olduk. Belki bir sonraki koşuda biz de yer alacağız.

Biliyorsunuz kısa bir süre önce İstanbul’da çok güzel bir maraton organizasyonu oldu. programın genel koordinatörüyle tanıştım. İşte o programda İstanbul’daki Buldanlılardan bizim için koşmalarını isteyeceğiz. Ne kadar çok koşucunuz olursa o projeden yararlanabiliyorsunuz. Bağışçılık beyannamesi imzaladık. Adım Adım’ın koşulu bu. Bizde hiçbir şey elden değil banka üzerinden yapılıyor.

YABANCI DİL EĞİTİMİ YAPTIRACAKLAR
Çocuklarımıza sorduk ne istiyorsunuz diye. Yabancı dil sorunları olduğunu söylediler bize. Biz de Bilgi Üniversitesi’nden Sosyal Kuluçka Merkezi görevlileriyle görüştük. Güzel bir önerileri oldu. Avrupa’da gönüllü hizmetler sağlayan kuruluşlarla işbirliği yapıp, yabancı bir hoca getirmeyi planlıyoruz. Gelecek hoca tatilini yaparken bizim çocuklara da İngilizce eğitim verecek.

Böylece öğrencilerimiz İngilizce konuşmayı geliştirebilir. Biliyorsunuz biz Türkler grameri çok iyi biliyoruz ama konuşmaya geldiğinde sorun yaşıyoruz. Bunu yurt dışına gidince çok daha iyi anlıyorsunuz. Bunu ben bizzat yaşadım. Bankada yabancı dille ilgili derece alıyordum. Amsterdam Üniversitesi’nde AB konusunda master yaparken yetersiz kaldım. O zaman anladım pratik ihtiyacını.

BULDAN’IN SİVİL YAŞAMINA DA DOKUNACAKLAR
Engin Ünal:
Vakıf, Buldan’ın sivil yaşamına nasıl dokunacak?

Meryem Salman: Yavaş yavaş o bölüme de geleceğiz ama önce zorunlu olanlara yönelik çalışma yapacağız. Sonrasında farkla aktivitelerimiz olacak. Mesela Şerif İzgören’in getirelim istiyorum. O bize eğitimler versin kendine güven ve iletişim gibi konularda. Kadınlarımızla ilgili çalışmaları zaten yapıyoruz. El sanatlarıyla ilgili projelerimiz var. El sanatları hocamız gönüllü olarak burada hanımlara eğitimler verecek.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-nilufer-turkarslan

KONUŞMAKTAN ÇOK ÇALIŞMAYI SEVİYOR
Vakıf Başkanı Meryem Hanım ile sohbete noktayı koyup, yönetim kurulu üyelerine dönüyoruz. İlk söz konuşmaktan çok çalışmayı yeğleyen Nilüfer Türkarslan’ın…

Engin Ünal: Vakıf yönetim kurulundasınız. Aynı zamanda burada satış bölümünde aktif olarak çalışıyorsunuz. Neler yapıyorsunuz burada?

Nilüfer Türkarslan: Kafeyi hep birlikte işletip sağladığımız gelirden vakfa para aktaracağız. Kahvaltı veriyoruz konuklarımıza. Öğle yemeğinde mantı hazırlıyoruz. Çay, kahve ve benzeri içecekler de servis ediliyor. Kahvaltı mönüsünde yer alan reçellerin hepsini kendimiz hazırlıyoruz. Kahvaltı ücreti kişi başı 15 lira.

Aynı zamanda Buldanlı ev hanımlarının ürettiği ürünleri satıyoruz. El tezgahında dokunmuş şallarımız var, peştamallarımız var. El tezgahında hazırlananları şallarımız 40 liradan satıyoruz. Peştamalların fiyatı da 10 liradan başlıyor.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-fulya-uysal

HOLLANDA’DA MECLİS ÜYELİĞİNDEN BULDAN’DA KAFE İŞLETMECİLİĞİNE
Vakfın emektarları arasında Hollanda doğumlu olan ve Denizli’nin kardeş kenti Almelo’da Belediye Meclis Üyeliği de yapan Fulya Uysal, Buldan için Avrupa’yı bırakıp gelmiş. İşte onun anlatımları…

Engin Ünal: Sizi tanıyalım Fulya Hanım. Hikayeniz bize ilginç geldi. Hollanda’da meclis üyeliği bile yapmışsınız…

Fulya Uysal: 1984 Hollanda doğumluyum. Denizli’nin kardeş şehri Almelo’da yaşıyordum. Orda Eğitim Fakültesini bitirdim. Mesleğim öğretmenlik. Lisede öğretmenlik yapıyordum. Aynı zamanda AB projelerinde tercüman olarak çalıştım. Denizli ile birlikte yürütülen Engelliler Çalışıyor projesinde görev almıştım. Türkiye ile Hollanda arasında ortaklıklar kurulmasına aracılık eden bir şirketimiz vardı. Almelo Belediye Meclisi Üyeliği de yaptım.

Annem Buldanlı, babam Sarayköylü. Buldan’da bir şeyler yapalım istedik. Hollanda’daki şirketimin faaliyetleriyle ilgili Buldan’a gelmiştim. O sırada belediye yönetimiyle bir görüşmemiz oldu. Avrupa’da yabancı düşmanlığı ve faşizm arttığı için, “benim burada yapacak bir şeyim kalmadı” diyerek dönüş yaptım. Meryem Hanım ile konuştuk, anlattığı projeler heyecan vericiydi. Yaklaşık 1 yıldır da Buldan’da yaşıyorum.

Vakıf kuruldu, gelir getirici bir şeyler olsun istedik. Kafe bölümünü oluşturduk burada. İşletmeciliğini Nilüfer Hanım ile beraber aldık. Aynı zamanda vakıfla ilgili projelere bakıyoruz. AB fonlarından nasıl yararlanabiliriz onları araştırıyoruz.

Engin Ünal: Hollanda’da yaşarken sizi ne çekti de soluğu Buldan’da aldınız?

Fulya Uysal: Buldan’a niye geldim? Arada bu soruyu ben de kendime soruyorum ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Dediğim gibi burada yapacaklarımız heyecanlandırdı beni. Ben, Hollanda’da yapabileceklerimi yaptığıma inanıyorum.

Engin Ünal: Ben o heyecanın karşılık bulmasını diliyorum.

Fulya Uysal: İnşaallah, biz de umuyoruz…

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-1

AVUKATLIĞI BIRAKIP BULDAN’A HİZMETE YÖNELDİ
Engin Ünal: Çiğdem hanım, siz de bu vakıfta bir fiil mesai yapanlardansınız. Neler yapıyorsunuz anlatır mısınız?

Çiğdem Nalbant Kordon: Mesleğim avukatlık. 10 yıl kadar yaptım ve 2012’de bıraktım avukatlığı. Meryem Hanım ile çalışmalarımız Kent Konseyi’nde başladı. Orada 2 yıl çalıştık ve bir tüzel kişilik ihtiyacı doğdu. Özellikle projelere başvurabilmek açısından bu gerekliydi. Buldan Vakfını kurduk arkadaşlarla. Vakıfta başkan yardımcısı olarak görev yapıyorum. Hukuki konuların yanı sıra projeler ile ilgili çalışmaları yürütüyoruz.

denizli-egitim-ve-dayanisma-vakfi-salih-atlamaz

“İNSANLARA İYİLİK İÇİN BİR ARAYA GELDİK”

Engin Ünal: Vakfın yönetiminde bayan üyeleri arasında tek erkek üyesiniz. Sizi tanıyalım, neler yapıyorsunuz vakıfta?

Salih Atlamaz: Yönetimde sayman olarak görevim var. Kendim mali müşavirim. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Üniversite sonrası Buldan’a döndüm ve yaşamımı burada sürdürüyorum. Bu vakıfta arkadaşlarımızla insanlara iyilik için bir araya geldik. Bu vakfın kuruluşuna kadar hep erkeklerin yoğun olduğu sivil toplum kuruluşlarında çalıştım. Bu sefer bayanların hakim olduğu bir yer. Bu işin kadını erkeği yok. İyi yapanlarla bir arada olmak önemli olan.

Vakfı kurarken hedeflerimiz vardı. Bir tanesi eksikliğini hissettiğimiz Buldan lobisini oluşturmaktı. Yönetimdeki arkadaşlarla ortak buluşma noktamız Buldan. İlçemizin geleceğine yönelik bir nebze de olsa katkı yapabilir miyiz? Bunun için çalışıyoruz.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı