Kadınların korkulu rüyası vajinismus hakkındaki şaşırtıcı gerçekler - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Kadınların korkulu rüyası vajinismus hakkındaki şaşırtıcı gerçekler

Kadınların korkulu rüyası vajinismus hakkındaki şaşırtıcı gerçekler

Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Psikologlarından Ecrin Zeybek, oldukça yaygın ancak nadiren tartışılan bir sorun olan Vajinismus hakkında bilmesi gerekenleri anlattı.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 16 Şubat 2021 Salı, 13:08

Mutlaka uzman yardımı alınması gereken ve Türkiye’de her on kadından birinin yaşadığı vajinismus sorunu birçok ailenin dağılmasına sebep oluyor. Özel Denizli Cerrahi Hastanesi Psikologlarından Ecrin Zeybek vajinismus, sebepleri ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.

Zeybek, tarama yapıldığında kadınların yüzde 54’nün ilk cinsel birleşmesinin korku ve acı hissi nedeniyle cinsel birleşmenin gerçekleşmediğinin söylendiğini belirtti.

Bu kadınların yüzde 17’sinin hala cinsel birleşme yaşayamadıklarını ifade eden Psikolog Ecrin Zeybek, “Bize başvuran hastaların yüzde 75’i vajinismus için geliyor. Cinsel isteksizlik, cinsel tiksinti de çok fazla. Vajinismus başvurusunun çok olmasının sebebi evliliğin devamını tehdit ediyor olması. İki yıl, üç yıl belki 15 yıl cinsel ilişkiye giremeyen kadınlar var. Zamanla kadın kendini yetersiz, değersiz hissediyor. Bu da evliliği bitme noktasına getiriyor. Çiftlerin anlayışı ve bizim desteğimizle bu sorunu aşmak kolay oluyor ve çiftler birlikteliklerini kurtarıp ilişkilerini daha sağlıklı şekilde yaşayabiliyorlar” dedi.

VAJİNİSMUS NEDİR?
Vajinusmusun, vajinaya giriş teşebbüslerinin yarattığı stres ile ortaya çıkan, cinsel birleşmeye izin vermeyen ya da cinsel birleşmenin ağrılı bir şekilde sağlanabildiği vajinada istemsiz spastik kasılmaların olduğu cinsel bir bozukluk olduğunu dile getiren Zeybek şunları söyledi:
“Kişi cinsel ilişkiye girmek ister fakat, penis, parmak ya da herhangi bir obje vajinaya girmez, bunun hayal edilmesi bile vajinismusun ortaya çıkmasına sebep olabilir. Hayal yoluyla bile kasılmalar meydana gelebilir. Tam bu noktada bir uzmana başvurulması gerekiyor. Vajinismusda bedenin çeşitli bölgelerinde kasılmalar, terlemeler, titremeler, ağlamalar, fenalık hissi buna eşlik edebiliyor. Bu belirtiler genellikle ilk cinsel birleşmede ortaya çıkıyor.”

VJİNİSMUSUN SEBEPLERİ
Hastalmığın sebeplerine değinin Zeybek, “Doğru olmayan mitler; ilk cinsel birleşmenin çok ağrılı, sancılı olacağı düşüncesi, oluk gibi kan geleceği korkusu, vajinanın kasılmasıyla penisin içeride sıkışıp kalacağı fikri. Eşle olumsuz algılanan cinsel deneyimler. Cinsel taciz veya istismara uğramış olmak. Kürtaj yaptırmış olmak. Kontrolü kaybetme korkusu. Cinsel olarak yetersiz olma hissi gibi sebepler vajinismusa sebep olarak sıralanabilir. Hafif ağrılı cinsel birleşmelerde doktora başvuru pek olmaz. Cinsel birleşmenin gerçekleşmiş olması eşler için yeterli görülüyor. Zamanla bu ağrı ile birlikte kadında cinsel isteksizlik başlar” dedi.

VAJİNİSMUSUN TEDAVİSİ
Vajinismusun tedavi süreciyle ilgili de bilgi veren Zeybek, süreci şöyle anlattı:
“Önce cinsel yaşam öyküsü alıyoruz. Bazı kadınlar kendi başına geliyor. Biz hastayı partneriyle birlikte istiyoruz. Kadınlar bunun kendilerinin sorunu olduğunu düşünüyorlar fakat cinsel sorunlar çiftin sorunudur. Tedaviye cinsel yaşam öyküsü ile başlıyoruz. Kadının ilk regliniz ne zaman gerçekleştirdiğinden başlayıp birlikteliğin öyküsünü alıyoruz. Ne zaman tanıştınız, bu sorun ne zaman ortaya çıktı. Daha sonra ilişkisel yaşam öyküsü ve ardından bireysel yaşam öyküsü alıyoruz. Yıllarca deneyip başaramayan kadınlar var. Kadında korku daha fazla gelişiyor neler hissettiğine dair her bilgi bizim sorunu çözebilmemiz açısından önem teşkil ediyor.

“YÜZDE 99 ORANINDA PROBLEMİ ÇÖZÜYORUZ”
Sonra formülasyon aşamasına geliyoruz. Hangi çifte nasıl müdahalede bulunacağız diye. Seanslara başladıktan sonra bir daha cinsel ilişkiye girebilirsiniz diyene kadar cinsel ilişkiyi yasaklıyoruz. Cinsel perhiz başlıyor. Bu çiftlere aynı zamanda sorumluk yüklüyor ve zamanda birleşmenin ağırlığından kurtuluyorlar. Devamında psikocinsel eğitim veriyoruz. Cinsellik nedir, nasıl başlar, erojen bölgeler nerelerdir, çiftlerin hiçbir şey bilmediklerini farz edip en baştan anlatıyoruz. Bundan sonra işin egzersiz kısmı var 8-9 tane egzersizimiz var bunları birlikte planlıyoruz egzersizleri veriyoruz kişiler bunları yapıyorlar. Kaygı düzeylerini ölçüyoruz. Nerede ne kadar kaygı yaşadılar diye bakıyoruz. Sonrasında süreci bitiriyoruz. Yüzde 99 oranında problemi çözüyoruz. Daha sonra süreç hazır olmayla tamamlanıyor en temelinde de egzersizler oluyor 8-9 seanslık bir egzersiz sürecimiz var.

“DOĞRU CİNSELLİK İÇİN BAZI EVRENSEL KURALLAR VAR”
Hastalarımız doğru cinsellik nasıl olur diye soruyorlar. Kaç kere birlikte olacağız pozisyon seçmeli miyiz diye. Bunların bir kuralı yok. Fakat bazı evrensel kuralları da asla göz ardı etmemeliyiz. Egzersizlere başlamadan önce bu kurallara bakıyoruz. Hangisinde ne eksik saptadıktan sonra onları değiştirmeye başlıyoruz. Bazen o kuralları değiştirdiğimizde ya da yerine koyduğumuzda egzersizlere bile gerek kalmadan sorun ortadan kalkabiliyor.”

YANLIŞ BİLİNEN UYGULAMALAR
Jel kullanımı, alkol alıp rahatlamak ve gevşemek, sıcak su banyosu yaparak kasılmalara engel olmaya çalışmak, lokal anastezik uygulamalarla sorunu çözmeye çalışmak gibi uygulamaların vajinismusun tedavisinde yanlış uygulamalar olduğuna değinen Zeybek, bunların sorunu ortadan kaldırmadığını dile getirdi. Zeybek, “Bu tedavideki amacımız bir şekilde cinsel birleşimi sağlamak değil. Penisin vajinaya girişi bir şekilde sağlanır. Amacımız kadının kasılmalarının ortadan kaldırarak, cinsel yaşamından keyif almasını sağlamak” dedi.

“CİNSEL EĞİTİM ŞART”
Bu tür hastalıkların daha aza indirilebilmesi için cinsel eğitimin şart olduğunu vurgulayan Zeybek, “Vajinismus ya da cinsel isteksizlik şikâyeti ile gelenlerin cinselliği tam anlamıyla bilmedikleri gözleniyor. Kadının cinselliğine de değer verildiği toplumlarda vajinismus daha az görülüyor. Cinsel mitlerden kurtulup cinselliğe de bilimsel yaklaşabilmek için bunun eğitiminin daha çocuk yaşlarda başlayıp okullarda verilmesi gerekir” dedi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı