Astım giderek yaygınlaşıyor

Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Esma Öztürk, astım hastalığının dünyada giderek arttığını, sigara kullanımı ve çevre kirliliği gibi etkenlerin bunda önemli rol oynadığını ifade etti.
/ DENİZLİHABER / 1 Mayıs 2013 Çarşamba, 13:43
Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Esma Öztürk 2 Mayıs Dünya Astımlılar günü dolayısıyla yaptığı açıklamasında astımın görülme sıklığının giderek arttığını söyledi. Kronik bir solunum yolu hastalığı olan tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük yakınmaları ile kendini gösteren astımın tüm dünyada yaklaşık 300 milyon insanı etkilediğini belirten Uz. Dr. Esma Öztürk: “Ülkemizde yaklaşık her 12 -13 erişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır. Astımın görülme sıklığı yaşam ve çevre koşullarının değişmesine bağlı olarak giderek artmaktadır. Tüm dünyada astımdan yıllık ölümlerin 250 bin kişi olduğu tahmin edilmektedir. Güncel verilere göre ülkemizde etkenler arasında ilaçların doğru ve düzenli kullanılmaması dışında, sigara dumanı vb. tetikleyicilere maruz kalmak ve obezite sayılabilir. Ülkemizde astımlı hastaların yüzde 10’undan fazlasının halen sigara içmekte olduğu ve yüzde 30 – 40’ının obez olduğu gösterilmiş ve bu olguların astım kontrolünde daha kötü olduğu bildirilmiştir” dedi.
“Hava yollarının daralması ile ortaya çıkar”
Astım hastalığının görülmesinin nedenlerine değinen Uz. Dr. Esma Öztürk “Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar (krizler) halinde gelen bir hastalıktır. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hisseder. Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Hava yolu şiş ve ödemlidir. Bu durum akciğerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku, gibi uyaranlar ile hemen öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkar. Kriz de hava yollarını saran kaslar kasılır, ödem ve şişlik artar. İlerleyen iltihapla birlikte hava yolu duvarı kalınlaşır. Hava yollarındaki salgı bezlerinden kıvamlı bir balgam salgılanır. Tüm bunlar hava yollarını önemli ölçüde daraltır. Bazı kişisel ve çevresel faktörler kişide astım görülme olasılığı arttırır. Çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenler, genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar. Astım, alerjik ve alerjik olmayan olarak ikiye ayrılır. Evcil hayvanlar, polenler, küfler alerjiye neden olan maddelerdir. Alerjen bulunmayan türde; nezle, gribal enfeksiyonlar, soğuk veya kirli hava, sigara dumanı, parfüm kokusu, gıda katkı maddeleri ve stres etkili olur” diye konuştu.
“Astım, uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir”
Erişkinlerde işgücü çocuklarda okullarına devam edememeye neden olan astım hastalığında başta hastalar olmak üzere hasta yakınları, sağlık personelleri ve eczacıların bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, uygun tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini söyledi. Öztürk astım hastası için kontrol altında olmanın da ne anlama geldiğini de şöyle açıkladı: “ Gündüz hastada astım yakınması olmaması, gece astım nedeni ile uyanmama, hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçlar kullanırken ayrıca hızlı etkili nefes açıcı ilaçlara gereksinim olmaması ,nefes ölçümlerinin normal düzeyde olması ve günlük işlerin engellenmeden yapılabilmesi demektir” dedi.