DEPRESYONDAYIZ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

DEPRESYONDAYIZ

DEPRESYONDAYIZ

Denizli’de antidepresan ilaçların kullanım oranı arttı. Denizli’de 17 eczacıya “Son zamanlarda en çok reçete edilen ilaç hangisi” sorusunu yönelttik. Bazı bölgelere göre sıralama değişse de, antidepresanların yeri ilk üçte. Ayrıca 10 yıl önce 50 yaş ve üzeri kişilere reçete edilen antidepresanların çocuklara bile reçete ediliyor olması, endişe verici olarak yorumlanıyor.

Şengül Boz / DENİZLİHABER / 28 Temmuz 2014 Pazartesi, 12:30

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre en yaygın görülen hastalıklar arasında 4. Sırada gelen depresyon Denizli’de ilk üçe oturmuş bile. Denizli’de hizmet veren eczacılara göre son zamanlarda en çok satılan ilaçların başında antidepresanlar geliyor. Eczacılar, en çok satılan ilaçları Antidepresan, ağrı kesici, antibiyotik olarak sıralıyor. Sıralama bazı bölgelere göre değişse de antidepresan, hep ilk üçte.
denizli-anti-depresan-eczane-ic

ÇOCUKLAR BİLE ANTİDEPRESAN KULLANIYOR
Eczacı Metin Kocagül, daha önceki yıllarda antidepresan ilaçların 50 yaş üzeri kişiler için reçete edilirken, son yıllarda yaş oranının düştüğünü belirtti. Çocuklar, gençler ve orta yaş ve üzeri vatandaşların antidepresan ilaçları kullandığını söyleyen Kocagül’e göre bunun nedeni, ekonomik nedenler, sosyal yaşamın zorlaşması. Tabiki özellikle öğrencilerin okul ve sınav kaygısı da gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor.

ARAŞTIRILMALI VE ÖNLEM ALINMALI
Bazı eczacılar satışı artan antidepresan ilaçlarının endişe verici olduğunu dile getirirken, bunun nedenlerinin araştırılması gerektiğini belirttiler.
Şu an her beş kadından ve her on iki erkekten birinde gözlenen depresyonun, okul çağı çocuklarının yüzde 2 sinde, ergenlerin ise yüzde 5′inde görülebiliyor. Sattıkları antidepresan ilaçlar dikkate alarak bu oranın Denizli’de daha fazla olacağını dikkat çeken eczacılar, “Bu hastalık dikkate alınmalı ve nedenleri araştırılmalı. Araştırma sonucuna göre de çözüm önerileri geliştirilmeli” diyerek endişelerini dile getirdiler.

denizli-anti-depresan-aktar-ic

AKTARDA DA SAKİNLEŞTİRİCİ BİTKİLER SATILIYOR
Denizli’de 12 yıldan beri şifalı bitkiler satan Ramazan Gürhan, mevsimine göre satılan bitki türleri değiştiğini ancak yaz ve kış değişmeyen bitkiler arasında sakinleştirici olarak bilinen kediotu, melisa ve ginkgo biloba talep edildiğini söyledi. Sakinleştirici şifalı bitkiler, özellikle öğrencilerin sınav dönemlerinde satılırken, orta yaş ve üzeri vatandaşların da tercih ettiği bitkiler arasında.

NEDENİ TANI VE TEDAVİDE BİLİNÇLENME
Psikiyatrist ve Psikoterapist Dr. Ahmet Öz’e göre ise antidepresan ilaçlarının kullanımındaki artışın nedeni, hastalığın tanılanması ve tedavi edilmesinin payı fazla.
denizli-anti-depresan-ahmet-oz-ic
Depresyonun, genellikle ekonomik zorluklar, boşanma ya da aileden birinin kaybı gibi nedenlerle yaşanılan duygusal çöküntü gibi durumlarla ilişkilendirilse de bunun basit bir açıklamasının olmadığını dikkat çeken Öz, “antidepresan ilaçlarının kullanımındaki artış çok sık gündeme geliyor. Bunun nedeni, hastalığın tanınması ve tedavi edilebilir olduğunu bilincine varılmadır. Örneğin, dikkat eksikliği görülüyen bir çocuk öğretmenleri tarafından fark edilip yönlendirebiliyor.dikkat eksikliği ile ilgili kullanılan ilaçları da eczacılar antidepresan olarak algılıyor. Ve bunun kullanımı bazen yıllarca sürebiliyor. O nedenle ilaç kullanımının arttırıyor. Ayrıca, bazı hastalıklar, ‘bunun huyu böyle’ diyerek geçiştirilebiliyordu. Artık öyle değil, biz bir temizlik takıntısını bile ruhsal hastalık olarak kabul ediyoruz. Ve tedavi ediyoruz. Sosyal fobiler bugüne kadar hastalık olarak algılanmıyordu. Rekabetin gelişmesi insanları, sosyal ortamlara katılımı zorunlu kılıyor ve bu tür hastalar tedavi için bize geliyor” dedi.

“GEREKSİZ REÇETE SORUNU YAŞANABİLİR”
Antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlarda gereksiz reçete edilme gibi sorun yaşanabildiğini ancak antidepresan ilaçlarda bu sorunun şimdilik yaşanmadığını vurgulayan Psikiyatrist Ahmet Öz, “Benim uzmanlık sınavına girdiğim dönemlerde soruların yalnızca yüzde biri psikiyatri ile ilgili idi ve dönemler Amerika’da bu rakam yüzde 20 idi. Şimdi durum ne bilmiyorum ama her branştaki doktor, ruh sağlığı ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olmalı ve tedavi edebilmelidir. Bu hastalığın tedavi edilmesi için olumlu bir adım ancak, ilaç kullanımı konusunda ise endişe vericidir. Etkin bir tedavi için sağlık sisteminin de değişmesi gerekir ve reçete yazma alışkanlığından vaz geçilmelidir. İlaç dışı tedavilerde geliştirilmeli, sistem tarafından da ön plana çıkartılmalı” diye konuştu.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı