Denizli’nin unutamayacağı bir seri katil: Çivici katilin hikayesi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Denizli’nin unutamayacağı bir seri katil: Çivici katilin hikayesi

Denizli’nin unutamayacağı bir seri katil: Çivici katilin hikayesi

Türkiye tarihinin cinayetleri en çok ses getiren seri katillerinden Çivici Katil lakaplı Süleyman Aktaş’ın hikayesi…

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 12 Eylül 2020 Cumartesi, 12:00

Türkiye’nin sosyal içerik platformu Onedio.com, Denizli ve hatta ülke tarihinin en ürpertici seri katili, Bozkurt Çambaşı’nda oturan çivici katil Süleyman Aktaş’ı anlatan bir içerik hazırladı:

Süleyman Aktaş, Denizli’de Türkiye Elektrik Kurumu Müessese Müdürlüğü’nde çalışan, kendi halinde, evli ve 2 çocuk babası bir hat işçisiydi.

Sıradan başlayan bir günde 31500 volt elektrik akımına kapılıp ağır yaralandığı iş kazası, kendisinin ve çevresindeki birçok kişinin hayatını derinden etkileyecekti.

Uzun süre yoğun bakımda kaldıktan fiziksel olarak iyileşse de beyninde hasar oluşmuştu. Hasar sonucu halüsinasyonlar görmeye kafasının içinde sesler duymaya başlamıştı.

Bu sanrılar yüzünden, 1986 yılında Antalya’da yol sorduğu bir başkomiseri kendisine ters cevap verdiği gerekçesiyle öldürmüştü.

Çıkarıldığı mahkeme tarafından hasta olduğu gerekçesiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne gönderilmişti. Burada 3,5 yıl kaldıktan sonra Denizli’nin Çambaşı Köyü’ne yerleşmişti.

Köyde geçirdiği 5 yılın sonunda iç sesinin esiri olup yaşlı bir çifti evlerinde başlarına çekiçle vurarak sersemletip henüz hayattayken sol gözlerine ve alınlarına çivi çakarak öldürmüştü.

Yaşlı çiftin cesetleri geç bulunduğundan bedenler kurtlanmış ve çürümeye başlamıştı. Bu yüzden cinayet tespit edilememiş ve ölümlerin gıda zehirlenmesi nedeniyle gerçekleştiğine kanaat getirilmişti.

Ölümlerin üstünden 1 ay geçmişti ki köyde yine yaşlı bir çift bu kez cinayet olduğu açıkça belli bir şekilde evlerinde ölü bulunmuştu. Maktullerin sol gözlerinde 2, alınlarında 1 çivi çakılı durmaktaydı.

Panikle cinayetleri akrabasına haber vermeye giden bir köylü, akrabasını da aynı şekilde çivilenmiş, can çekişirken bulmuştu. Yaralı adamın ağzından çıkan son kelime arkadaşı da olan katilin adı olmuştu.

Kurbanının ifadesiyle yakalanan Aktaş kolayca teslim olmuştu. Yapılan aramalarda evinin alt katında uçları özenle sivriltilmiş beton çivileri ve öldürüleceklerin yazıldığı bir liste bulunmuştu.

Yapılan sorguda soğukkanlılığıyla dikkat çeken katil, kendisine verilen ikinci görev gereği 3 kişiyi öldürdüğünü ve 9 rakamının önemli olduğunu bu yüzden 3’er çivi kullandığını söylüyordu.

İkinci görev demesi üzerine 1 ay önce gıda zehirlenmesi olarak kayıtlara geçen ölümlerin de onun eseri olduğu ortaya çıkıyordu. İlk cinayetlerin üçleme öncesi alıştırma niteliği taşıdığını söylüyordu.

Görevlerin yukarıdan geldiğini, zamanlamayı gösteren sinyali ise televizyonda bakanlar kurulunu izlerken aldığını ifade ediyordu.


Çivici katilin, yapılan muayenede paranoid şizofreni olduğu ortaya çıkıyordu ve tedavisi için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılıyordu.


Aktaş’ın bir keresinde bir günlüğüne de olsa kaldığı hastanenin demirlerini keserek kaçmayı başarması “Buraya gelecek” korkusuyla köyünün 1500 olan nüfusunu 680’e düşürüyordu.


Bugün hala bu hastanede yüksek güvenlikli bir odada kalan Çivici Katil’in tedavisinde bir ilerleme kaydedilebilmiş değil.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı