Prof. Dr. Sınav dünyadaki sertifikalı 200 tıp ressamından birisi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Prof. Dr. Sınav dünyadaki sertifikalı 200 tıp ressamından birisi

Prof. Dr. Sınav dünyadaki sertifikalı 200 tıp ressamından birisi

Gaziantep’teki Sanko Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sınav, öğrencilik yıllarında sıradışıydı. Tıp doktoru olarak da bu özelliğini korudu ve adını dünyadaki 200’ü sertifikalı, bin dolayındaki tıp ressamları (medical illustration) arasına yazdırdı. Sınav ile birlikte bu alanda isim yapan ikinci Türk tıp ressamı olan ve halen Avustralya’da yaşayan Levent Efe.

Şengül Boz / DENİZLİHABER / 4 Mayıs 2015 Pazartesi, 08:30

Prof. Dr. Ahmet Sınav, 1961 yılında Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Düden köyünde dünyaya geldi. Ancak ailesi, o küçük yaşlardayken Denizli’ye göç etti. İlkokul, ortaokul ve liseyi Denizli’de okudu. Cumhuriyet lisesi mezunu olan Sınav, bu nedenle de kendisini hep Denizlili olarak gördü ve kabul etti.

Prof. Dr. Ahmet Sınav’ın ağabeyi, ünlü yönetmen Osman Sınav ise, Denizli’den küçük yaşlarda ayrıldı. Yatılı okul sınavını kazanıp Söke’ye gidince, abi-kardeşin arasına zorunlu ayrılık girdi. Daha sonra yaşamını İstanbul’da sürdüren ve Kurtlar Vadisi dizisi ile Türkiye’nin en çok konuşulan yönetmenleri arasına giren Osman Sınav’ın “Ben kendimi Denizlili sayıyorum” diyen Kardeşi Ahmet Sınav’a desteği büyüktür. Çünkü, üniversite sınavına girebilmesi için babalarını ikna eden Osman Sınav’dır.

denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic-2

Sıradışılığının yanı sıra “Hayatımda hiçbir şeyi planlamadım. Her şey tesadüflere bağlı olarak gelişti” diyen Prof. Dr. Ahmet Sınav’ın yaşamında 28 Şubat sürecinin de önemli bir yeri vardır. Tıp Eğitimine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlayıp Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tamamlayan, aynı yerde doçent olarak görev yaparken ordudan atılan Sınav, zor yılların ardından “Frank Netter’in Amerika’da yaptığını ben de Türkiye’de yapacağım” diyerek, uzak diyarlara, yani ABD’ye gitti.

Zor koşullara dayandı, Columbia ve Georgia üniversitelerinde çalıştı. 2007’de profesör oldu. 2009 yılında board sınavında başarı göstererek hayalini kurduğu “sertifikalı tıp ressamı” (CMI- Certified Medical Illustrator) oldu.

2010’da Türkiye’ye döndü ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nda göreve başladı. 2011 yılında aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi dekanlığına getirildi. 19 Aralık 2013’ten bu yana da Sanko Üniversitesi’nde Kurucu Rektör olarak görev yapıyor.

Yukarıda, çocukluğunda doktor olmayı, kazanacağı paralarla uçak satın alıp köyünün üzerinden geçmeyi hayal eden Prof. Dr. Ahmet Sınav’ın yaşamından kesitler aktardık. Şimdi de Gaziantep gezimizde kendisini ziyaret ettiğimiz Prof. Dr. Sınav’ın kendi anlatımıyla işte sıradışı hayatı…

denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic
“KENDİMİ DENİZLİLİ HİSSEDİYORUM”
Bir yerde doğmuş olmak sizi oralı yapmaz. Siz kendinizi nereye ait hissediyorsanız oraya aitsinizdir. O da genellikle insanın büyüdüğü ya da hayatı ilk tanıdığı yerdir. Ben, Burdur’un bir köyünde doğdum. Dağların tepesinde Yeşilova İlçesi’ne bağlı Düden’de. Salda Gölü’ne çok yakın. O gölü çok severim. Ama 6 yaşında oradan ayrıldım. Dolayısıyla ben kendimi daha çok Denizlili sayarım. Çünkü Denizli’nin Kaleiçi Çarşısı’nda büyüdüm. Babam esnaftı, manifaturacılık yapıyordu. Hala dükkan yerimiz orada, boş kalmış. Daracık bir yer. Zahire Pazarı Camii’nden Üççeşme’ye giden sokaktaydı dükkanımız. Orada büyüdüm. 1968 ile 1978 arası. 1978’de liseyi bitirdim, Ankara Tıp Fakültesi’ni kazandım. Denizli’de 10 yıl kalmış olsam da, tam büyüme çağımda orada olduğum için, Denizli benim için önemlidir. Denizlililer ile bir araya gelivedik mi benim aksanım hemen değişverigari… Anında Denizli şivesi ile konuşmaya başlarım.

denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic-5

“TESADÜFLER BENİ BURAYA GETİRDİ”
Denizli’den çıktıktan sonra Allah bana çok güzel bir kariyer nasip etti. Bir yerde doğdum, bir yerde büyüdüm, bir yerde okudum. Ben Ankara Tıp Fakültesi’nde öğrencilik, Hacettepe Tıp Fakültesi’nde ihtisas yaptım. Bunların hepsi çok bilinçli seçilmiş yerler değil. Biraz da tesadüf derseniz,ki ben demem. Tesadüftür, tevakkuftur. Artık ne derseniz. Sonra GATA’da hem öğrenciliğimin son iki yılını orada okudum, asistanlık ve hocalık yaptım.

1998 yılında Amerika’ya gitmek zorunda kaldım. Amerika’da iki üniversitede 11 yıl çalıştım birisi vakıf, diğeri devlet üniversitesi. Oda çok seçtiğim bir tercih değildi. Onlar iyi üniversitelerdi. Birisi New York’taki Colombia Üniversitesi. Sekiz sene, doçentliğimin bir bölümü Colombia Üniversitesi’nde geçti. 1995 yılında Türkiye’de doçent olmuştum. Amerika’da bir devlet üniversitesinde (MedicalCollege of Georgia) profesör oldum.

2010 yılında döndüm, Trakya Üniversitesi’nde hem hocalık hem idarecilik yaptım. Ben tıp doktoruyum, anatomi profesörüyüm. Ama Güzel Sanatlar Fakültesinde “dekanlık” yaptım.

“TIP RESSAMLIĞI KAVRAMI HALA YOK”
Asaleten atandım oraya. Tıp ressamlığı Türkiye’de bilinen bir konu değil. Tıbbiyede 5. sınıftayken böyle bir kariyer yapmaya karar verdim ve anatomi ihtisasını o nedenle yaptım. Çünkü tıp ressamlığı için en önemli bilgi anatomi bilgisidir. Anatomi bilgin çok sağlam olursa resmi onunla tamamlayıp tıp ressamı olurum diye formül ürettim. Tıp ressamlığının henüz Türkiye’de eğitimi, kavramı yok. Lisans veya lisansüstü eğitimi yok ve hala oluşturulamadı. Maalesef bu işler biraz talep ve arz dengesinin kurulmasıyla alakalı. Önce bir talep oluşması lazım.

Tıp ressamlığına talep neden oluşsun. Kimsenin yapmadığı yeni bir tedavi yaparsınız, yeni bir ameliyat yaparsınız dünyada kimsenin yapmadığı onu karşınızdakine anlatmak istersiniz. Bunu fotoğraflarla anlatamazsınız. Çünkü fotoğraf çok sınırlıdır. Objektif sadece önündekini görür, fotoğrafla video bir ameliyatı anlatabilmenin olanağı çok sınırlıdır. Siz bunu çizerek objektifin göremediğini de resmedebilirsiniz. Eğer resmederek anlatırsınız karşınızdakinin anlayabilmesini sağlamak daha kolaydır.

“16. YY’DAN BERİ BİLİM ÜRETEMEYEN MEDENİYETİZ”
Türkiye’de yazılmış Avrupa’da okutulan telif bir tıp eseri, tıp ders kitabı var mı? Son senelerde bir kaç tane yazılmaya başlandı. O da mevcut tıp kitaplarından alıntıların yorumlanmasıyla yazılmış eserler. Telif eserler değildir. Çünkü o eserin içerisindeki bilgi burada üretilmiş değil. Burada üretilmiş olsa orijinal telif eser diyeceğiz. Mevcut eserlerden toplanıp modifiye edilerek, yeniden yorumlanarak oluşturulmuş eserlerdir. 16. yüzyıldan beri, maalesef, orijinal bilim üretememiş bir medeniyetiz.denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic-1

SIRADIŞI SANAT
Tıp ressamlığı çok sıradışı bir sanattır. Zaten dünyada bununla uğraşan bin civarında profesyonel ressam var. Bunun eğitimini veren Avrupa’da 6, USA’da 5, Kanada’da bir merkez var. Ben de merak ettim, heveslendim ve tıp ressamı olmak istedim. Tabi resim yeteneğimin olması bana cesaret verdi.

“ORTAOKUL VE LİSEDE ÖĞRENCİLERİN KARİKATÜRLERİNİ ÇİZERDİM”
Engin Ünal (Denizlihaber.com Genel Yayın Yönetmeni), beni ortaokul yıllarımızdan hatırlar. Cumhuriyet Lisesi’nde aynı sıraları paylaştık. Okulda tüm aktivitelerin görsellerini ben çizerdim. İlkokul, ortaokul ve lisedeyken. Sınıf karikatürümüz vardı. Ortaokul üçüncü sınıfta yapmıştık. O dönem bütün çocukların özelliklerine göre karikatürlerini çizip sınıf albümü oluştururduk. Yıllarca hep çizdim. İşte bu resim yeteneğinin üzerine, tıp ressamlığı konusunda da başarılı olabilir miyim diye düşündüm ve eğitim almaya karar verdim. Başarılı olduk mu? İnşallah olmuşuzdur.

“165 YIL ÖNCE ÇİZİLMİŞ”
Anatomi Atlası hazırlamak için yola çıktım, ancak sonra vazgeçtim. Vazgeçmekten ziyade kulvar değiştirdim diyelim. Şimdi bilgisayar teknolojisini kullanarak, interaktif anatomi atlası hazırlamaya çalışıyorum. İlk karar verip çalışmaya başladığım zaman gördüm ki, piyasada bildiğimizin daha ötesinde, 100’e yakın anatomi atlası var. Yazılmış, çizilmiş. Anatomi atlası yapanlardan bir de bir Türk. İstanbul’da bir hoca bunu çizmiş, bastırmış bile. Ama bugün kimse kullanıyor, hatırlamıyor. Ben bunlardan bir tane daha yapsam 50 tane anatomi atlası varsa 51’ncisi benim olacak. Yani bir değişiklik olmayacak. Neye hizmet edecek? Anatomi çok fazla değişen bir bilim değil. Duvardaki anatomik çizimler 1850 yılında hazırlanmış. Bu 165 yıl önce çizilmiş atlastan öğrencilere göstersek anatomiyi öğrenemezler mi? Öğrenirler. Ancak ben bunları günümüz teknolojileri kullanarak daha etkin eğitim veren bir hale getirmek için yola çıktım. Bilgisayar programının bir özelliğinden yararlanarak bu resimleri internette disseke edilebilir hale getirmek istedim. İnteraktif atlaslardan bazıları şu an internette yayınlanıyor. Ama tamamı bitmiş değil henüz.

denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic-6

“DERSHANENİN TABELASI DEĞİŞİNCE ÜNİVERSİTE OLMAZ”
Sanko Üniversitesi rektörlüğüne gelince… Sanko Üniversitesi’ni tercih etmemdeki sebebim şuydu: Üniversitecilik çok pahalı bir yatırımdır. Ben dershanenin tabelasını değiştireyim üniversite yapayım, olmaz. Üniversitecilik için ciddiyet ve hem maddi hem de entelektüel bağlamda ciddi bir birikim gerektirir. İşte Sanko Üniversitesi’nde onu gördüm. SANKO Holding Onursal Başkanı ve Mütevelli Heyet Başkanımız Abdulkadir Konukoğlu bu yatırımı para kazanmak için değil, memleketine olan sosyal sorumluluk görevini yerine getirmek için yaptığına ikna etti. O nedenle bugün buradayım.

“AMERİKA’YA GİTMESİYDİM DENİZLİ’DEYDİM”
Prof. Dr. Sınav, Denizli sevgisi ve özlemini de şu sözlerle dile getirdi: Denizli hala gençlik anılarımın olduğu yer. Denizli bir hayaldir. Amerika’ya gitmeden önce benim hayalim vardı. O dönemde Hacettepe’de yanında ihtisas yaptığım hocalarımdan biri Denizlili idi. Prof. Dr. Doğan Akşit. Saygıdeğer bir isimdir. Birgün, Denizli’ye üniversite kurduklarını söyledi. O sıralarda da Salda Gölü’nün kenarında yıllar öncesinden keşfettiğim, içerisinde beni büyüleyen bir tane asırlık çam ağacının olduğu arsayı satın almıştım. Ama ben hep oraya bir bağ evi yapma hayali kurardım. Denizli’de Tıp Fakültesi de kuruluyordu. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde mecburi hizmetimi tamamladıktan sonra ayrılıp, Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde çalışmayı, kışlık evimi Denizli’de, yazın da Salda Gölü kenarındaki bağ evinde yaşamayı hayal ederdim. DoğanbabaKöyü’ndeki tarla hala duruyor. Ama olmadı, nasip işte, Amerika’ya gidince bu hayalimi gerçekleştiremedim.

“AİLEM NEREDE MUTLU İSE BEN ORALIYIM”
Denizli’ye yılda bir defa uğramaya çalışırım, çünkü can dostlarım var orada. Ancak kendimi ait hissettiğim bir yer ise yok. Benim ailem uluslararası. Eşim Brezilya asıllı. Çocuklarım Amerika’da doğdu. Hepsi üçer pasaport taşıyor. Nereli olmak, kendini bir yere ait hissetmekle alakalı. Şu anda kendini nereye ait hissediyorsunuz diye sorsanız benim bir yerim yok. Ailem nerede mutlu ise kendimi oralı hissediyorum. O aidiyet duygusu artık kayboldu.

denizli-sira-disi-bilim-adami-prof-dr-ahmet-sinav-ic-4

KARA LASTİKLER MASADA
Prof. Dr. Ahmet Sınav ile söyleşimizi tamamlayıp tam odasından ayrılırken masasında duran küçük kara lastik ayakkabılar dikkatimizi çekti. Sorduk, “Hocam bunlar ne?” diye…

Prof. Dr. Ahmet Sınav, küçük kara lastik ayakkabıların Sanko Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım’ın hediyesi olduğunu söyledi. Sonra da, “Genel Sekreterimizle bir gün sohbet ederken, çocukluk anılarımızdan, ekonomik zorluklarla okuduğumuz dönemlerden bahsettik. O da benim gibi çizlavet (kara lastik) ayakkabılarla hayata başlamış. Bir de bunların içi kumaş kaplamalı olanları var. Onlar daha pahalı, lüks idi. Biz giyemezdik. Biz bu kara lastik ayakkabılarla buralara geldik. Yusuf Bey ertesi gün bana hediye olarak bu minyatür ayakkabıları getirdi. Ben de onları masamda, gözümün önünde tutuyorum ki, geldiğim yeri unutmayayım. Ayrıca onlar bana güç de veriyor” diyerek, duygularını paylaştı.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı