SOKAKLARDA BOŞA AKAN SULAR
Yusuf Yılmaz yazdı...
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, pazartesi günkü DESKİ Genel Kurulu’nda suyun önemini bir kez daha vurguladı.
Turizmi teşvik için “Su Dostu Belgesi” olan otellere yüzde 10 indirim uyguladıklarını, 38 bin öğrenciye tasarruf eğitimi verdiklerini, ilçelerdeki depoların bakımını yaptıklarını ve atık su geri kazanım sistemiyle 5 milyon litre suyu geri kazandıklarını anlattı. Yağmur suyu hasadı tanklarını devreye aldıklarını, Akbaş Barajı’nın doluluğunun yüzde 100’e yaklaştığını söyledi.
Başkanın sözleri güzel.
“Su, geleceğin en kritik kaynağıdır. Hemşehrilerimiz baraj dolu diye istediğimiz gibi kullanmasın” uyarısı da yerinde.
Ancak su yönetimi sadece baraj doluluğuyla, eğitimle veya otellere indirimle bitmiyor.
Asıl mesele, sokaktaki su kaçakları.
DESKİ’nin faaliyet raporuna göre 2024’te 47 bin 811 içme suyu arızasına müdahale edilmiş.
Yani günde ortalama 130 arıza.
Düşünün: Her gün 130 yerde su fışkırıyor, tonlarca su boşa akıyor.
Bunları, yine faaliyet raporuna göre DESKİ “en kısa sürede” çözüyor. Ama gerçek hayatta durum pek de öyle değil.
Geçen hafta sokağımda bir arıza oldu. Sabah 10.00 sıralarında DESKİ’yi aradım, mobil uygulamadan da fotoğrafla ihbar ettim. Akşama doğru sokakta küçük bir derecik oluşmuştu. Ertesi gün saat 12.00 civarında ancak gelebildiler ve tamir ettiler. Yani 26 saat boyunca su aktı.
Bir tek sokağımda değil, her gün onlarca yerde aynı manzara yaşanıyor.
DESKİ, Denizli’nin en büyük bütçeli kuruluşlarından biri. Bu kadar büyük bir kurumun, günde 130 arızaya müdahale süresini daha da kısaltamaması kabul edilebilir değil.
Çünkü her saat geciken müdahale, binlerce ton suyumuzun israfı anlamına geliyor.
Başkan Çavuşoğlu’nun su tasarrufu çağrısı çok önemli. Fakat biz vatandaşlar muslukları sıkı kapatsak, duşu kısa alsak bile, yerin altından tonlarca su boşa akıyorsa tasarruf nerede kalıyor?
Su dostu otellere indirim yapmak güzel, öğrencilerimize eğitim vermek de güzel. Ama asıl yapılması gereken, arıza tespit ve onarım süreçlerini hızlandırmak, ekipleri güçlendirmek ve teknolojiyi daha etkin kullanmaktır.
Barajımız dolu diye sevinelim ama aynı zamanda her damlanın kıymetini bilelim.
Çünkü yarın o barajlar yine kuruyabilir.
Su, geleceğin en kritik kaynağıysa, onu boşa akıtmaya da tahammülümüz kalmamalı.
