DENİZLİ, 2027 KÜLTÜR YOLU FESTİVALİNİ BEKLEMEMELİ; ŞİMDİDEN HAZIRLANMALI
Gazi Murat Şen yazdı...
Pamukkale’nin ışığında, Hierapolis’in sahnesinde, Laodikeia’nın hafızasında büyük bir fırsat bizi bekliyor: Denizli, 2027 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali şehirleri arasında yer alacak. Bu gelişme, sadece bir kültür-sanat etkinliği değil; yıllardır aradığımız o büyük şehir tanıtım fırsatıdır.
Ancak bu fırsat kendiliğinden başarıya dönüşmez. Festivali sadece birkaç konser ve kalabalık meydan etkinliği olarak görürsek, gelir geçer. Eğer bugünden doğru kurgularsak, Denizli bu festivalle Türkiye’nin gündemine oturan bir marka şehre dönüşebilir.
“Pamukkale’nin Işığında Denizli Kültür Yolu”
Pamukkale bizim dünyaya açılan vitrinimizdir ancak Denizli sadece bundan ibaret değildir. Pamukkale bir başlangıçtır; arkasında Hierapolis, Laodikeia, Karahayıt, Buldan, Çal, Babadağlılar Çarşısı, Kaleiçi, güçlü tekstil üretimi ve zengin bir gastronomi kültürü vardır. Festivalin başarısı, işte bu bütünlüğü kurabilmekte saklıdır.
Hedefimiz sadece kalabalık toplamak değil, Türkiye’de ve dünyada ses getirecek nitelikli görüntüler üretmek olmalıdır:
* Pamukkale’nin beyaz travertenlerinde büyüleyici bir açılış gecesi,
* Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda dünyaca ünlü bir sanatçının konseri,
* Laodikeia’da tarih ve sanatın buluştuğu seçkin bir kültür gecesi…
Festival Şehir Merkezine ve Esnafa Dokunmalı
Ziyaretçi sadece Pamukkale’ye gelip merkez uğramadan dönerse, bu fırsatı eksik kullanmış oluruz. Festivalin gerçek ekonomik katkısı otellere, restoranlara, çarşılara ve esnafa dokunduğunda ortaya çıkar.
Bu yüzden festival rotası; Pamukkale’den Denizli Kent Müzesi’ne, Babadağlılar Çarşısı’ndan Kaleiçi, Buldan ve Çal hattına kadar bir bütün olarak planlanmalıdır. Özellikle “Denizli Lezzet Yolu” oluşturularak; Denizli kebabı, Tavas baklavası ve Çal bağları gibi gastronomik değerler festivalin kalbine yerleştirilmelidir. Gelen misafir şehirden sadece görsel bir deneyimle değil, güçlü bir lezzet hafızasıyla da ayrılmalıdır.
Ortak Akıl ve Erken Planlama Şart
2027’ye zaman var gibi görünse de bu çapta organizasyonlar son birkaç ayda değil, yıllık planlamayla başarıya ulaşır. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, odalar, üniversite, turizmciler ve sivil toplum örgütleri şimdiden aynı masa etrafında buluşmalıdır. Bu festival sadece Bakanlığın bir projesi değil, Denizli’nin ortak meselesi olarak sahiplenilmelidir.
Başarıyı sadece konser alanındaki kişi sayısıyla değil;
* Festival haftasındaki otel doluluklarıyla,
* Esnafın ve restoranların hareketliliğiyle,
* Ulusal ve uluslararası basında çıkan haberlerle ölçeceğiz.
Gelin, Denizli Kültür Yolu Festivali’ni hep birlikte sahiplenelim. Bu festivali sadece bir etkinlik takvimi değil, Denizli’nin geleceğine, turizmine ve marka değerine yapılmış tarihi bir yatırım olarak görelim. Çünkü Denizli bunu hak ediyor.
