BAŞKAN’I YARGILAMAK MÜMKÜN MÜ? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

BAŞKAN’I YARGILAMAK MÜMKÜN MÜ?

9 Şubat 2017 Perşembe

Anayasa değişikliği üzerindeki değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz. Bugün Başkan’ın nasıl yargılanacağı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, erken seçim ile ilgili maddeleri ele alıyoruz.

 

Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabilmesi ve Yüce Divan yargılamasının yolunun açılabilmesi, TBMM’nin üye tamsayısının salt çoğunluğunun -301 vekil- teklifi, üye tamsayısının beşte üçünün -361 vekilin- soruşturma açılması oyu ve üye tamsayısının üçte ikisinin -401 vekilin- kabul oyu ile yüce divanda yargılanması mümkün olabilmektedir. Bu yöntem, Cumhurbaşkanı’nın görev süresi tamamlandıktan sonra, görev dönemine ilişkin suçlar bakımından da aynı şekilde uygulanmaya devam edecektir.

 Cumhurbaşkanı’nın “kişisel suçları” ile “görev suçları” arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle, Cumhurbaşkanı’na Cumhurbaşkanlığı göreviyle ilgili olmayan suç isnatları yöneltilmesi söz konusu olduğunda dahi (ölümlü trafik kazasına sebep olmak gibi), Vatana İhanet suçlamasına eşdeğer bir usul engeliyle karşılaşılmaktadır.

 Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanlar hakkında ise “görev suçları” ile “görevleriyle alâkalı olmayan suçlar” arasında bir ayrım yapılmakta ve görev suçlarında benzer bir soruşturma yöntemi öngörülürken (Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun teklifi ve üye tamsayısının beşte üçünün kabul oyu), görevleriyle ilgili olmayan suçlarda ise yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanacakları belirtilmektedir.

 Cumhurbaşkanlığı makamı en yüksek ve en geniş yetkilerle donatılmakta, cezai denetimi imkânsıza yakın bir şekilde güçleştirilmektedir. Oysa bir makamın yetki ve sorumluluğu paralel şekilde düzenlenmesi, demokratik rejimlerin vazgeçilmez unsurlarındandır.

Anayasanın 106.maddesinde yapılan değişiklikle; Cumhurbaşkanı bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilecek, Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde (45 gün içinde seçim yapılıp, yenisi göreve başlayana dek) veya Cumhurbaşkanı’nın hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde de, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cumhurbaşkanlığına vekâlet edecek ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanacaktır.

 “Cumhurbaşkanı Yardımcıları”nın sayısının ne olacağı ve bu kişilerin hangi asgari nitelikleri taşımaları gerektiği konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. Bu haliyle örneğin elli yardımcı atanmasına engel olmadığı gibi; Bu kişilerin yaş ve eğitim koşulu yoktur. Sadece milletvekili seçilme yeterliğine sahip olmaları gereklidir. Bunlar danışman değil, yardımcıdır. Cumhurbaşkanlığı’na vekâlet edecekleri süre boyunca Cumhurbaşkanı’na ait her türlü Yürütme ve Yasama yetkilerini bizzat kullanabileceklerdir.

 Mevcut anayasal düzenleme uyarınca, Cumhurbaşkanlığı makamına vekâlet ihtiyacı ortaya çıktığında, bu görev –seçilmiş bir milletvekili olan- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına ait olmaktadır.

 Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenecek, bakanlıkların bugünkü anlamından farklılaşarak, TBMM’den tümüyle bağlantısız, Cumhurbaşkanına bağlı memurlara dönüşecekleri açıktır.

 TBMM üyesi bir milletvekilinin cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olması durumunda TBMM üyeliği sona erecektir. TBMM’ye değil Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacaklardır. Yardımcılık veya bakanlık görevinden alınması halinde, tüm hakları ve milletvekilliği de sona ereceğinden, kaderinin sadece cumhurbaşkanına bağlı olacağı kuşkusuzdur.

Bir partinin genel başkanı olacak cumhurbaşkanı ve muhtemelen başka bir partinin genel başkanı olan diğer adayın yarışacağı aynı günde ve aynı siyasî atmosferde yapılacak seçimlerde, Cumhurbaşkanı ile TBMM çoğunluğun aynı veya benzer siyasî çizgiyi temsil eden kişiler arasından seçileceği açıktır. Bu durumda yürütmeyi hukuken denetleme gücü kalmayan TBMM’nin siyasi baskı/kontrol gücü de olmayacaktır.

 Aksi ihtimalde, yani cumhurbaşkanı ile TBMM çoğunluğu farklı partilerce kazanıldığında, siyasi krizler kaçınılmaz olacaktır.

 Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine 3/5 çoğunlukla (361 vekil) karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilecektir. Bu durumda çoğunluğu kendisince tesbit edilmiş milletvekillerinin oylarıyla seçimlerin yenilenmesine karar almak hiç zor olmayacak, bu halde cumhurbaşkanının üçüncü kez aday olup seçilmesi mümkün hale gelecektir.

 YARIN; Olağanüstü hal ilanı kararını kim verecek? OHAL ilanı kolaylaşıyor mu?  Anayasa Mahkemesi’ne yeni yapı.

 

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı