Zolan: Yürüyüşe 6-7 kişi başladık, binlerle Çınar’a geldik - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Zolan: Yürüyüşe 6-7 kişi başladık, binlerle Çınar’a geldik

9 Eylül 2016 Cuma

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-h

Türkiye, 36 yıl sonra darbeyle irkildi. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), 15 Temmuz akşamı darbe girişiminde bulundu. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere darbeciler, önceden konuşlandıkları illerden hareketle hain planlarını hayata geçirmek istedi. Darbeyi kurgunlayanların planlarında Denizli’de vardı. Buradan götürecekleri komandolarla Ankara’yı daha çok kana bulayacaklardı. Ancak o planı Denizli’nin kurmayları bozdu.

 “Tatbikat” adı altında Söke’den bile asker taşıyan darbeciler, Çardak Havaalanı’ndan 550 komandoyu götürmek için kargo uçakları gönderdi. Ama o uçaklar Çardak’a inemedi. Kriz masası oluşturarak, darbecilere karşı kararlı bir tutum sergileyen Vali Ahmet Altıparmak’ın emirleriyle havaalanı karanlığa gömüldü, Büyükşehir Belediyesi’nin araçları Tugay Komutanlığını sardı. Havalanının pisti 4 belediyenin araçlarıyla dolduruldu.

 Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, darbeyi öğrendikten sonra karşı duruş sergilenmesi için harekete geçti. AK Parti İl Başkanlığında toplanıp, darbecilere aldırmadan 6-7 kişi kol kola girip Delikliçınar’a yürüyüşe geçti, binlerce kişiyi peşlerinden sürükleyerek Delikliçınar Meydanı’na geldiler.

 Daha darbe girişiminin ilk dakikalarından itibaren Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, Tugay Komutanı başta olmak üzere, darbe içinde yer alan subay ve astsubaylar hakkında gözaltı kararı verdi. Peş peşe gözaltı ve tutuklamalarla FETÖ’nün Denizli’deki hücre yapılanması çökertildi.

 AK Parti Milletvekili Şahin Tin, Denizli’de hem parti kademelerini ayakta tutmaya çalıştı hem Çardak Havaalanı’na giden darbecilerin arasına girip, teslim olmaları çağrısında bulundu.

 Denizlihaber.com olarak bizler de O Gece yaşananlara ışık tutmak adına bu yazı dizisini hazırladık. İşte Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın anlatımıyla o geceye dair bilinmeyenler…

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-2

ÇALIŞMA TOPLANTISINDA DARBE HABERİ GELDİ
15 Temmuz Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. O gece yaşanan birçok sıcak olay var. Siz de o gece aktif bir şekilde meydanlardaydınız, en ön saflardaydınız, birçok şey yaşadınız. İsterseniz söyleşimize “nasıl haber aldınız?” sorusuyla başlayalım.

Biliyorsunuz Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarının ilkini her ay bir ilçede yapıyoruz. O gün de Çal’da meclis toplantımızı yaptık. Daha sonra bir nikah töreni vardı, ona katıldık. Daha sonra da makam odama geldik arkadaşlarla. Telefonlarımız odanın dışında, televizyon da kapalıydı. O esnada içeriye bir arkadaşımız girdi, dedi ki; darbe oluyor.

Algılanmakta zorlandık. Bu çağda “darbe oluyor” sözü söylenmemesi gerekirken, “darbe oluyor” deniliyordu. Unutulmuş olması gereken, tarihin derinliklerine gömülmüş olması gereken bir darbeden söz ediliyordu. Hemen televizyonu açtık. Sanırım 22.15-22.30 gibiydi saat. Köprüler tutulmuş, televizyon ekranlarından yansıyan o görüntüler izledik.

Bu odada çalışma arkadaşlarınızla birlikte miydiniz? Meclis üyeleri de var mıydı?
İki meclis üyesi vardı, şehir planlamacısı, imar dairesi başkanımız vardı. Toplantı halindeydik ve odaklandığımız konuya kendimizi kaptırmıştık.

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-1

YÜREĞİME ACI ÇÖKTÜ
O sırada sizinle birlikte burada bulunanların ruh hali nasıldı?

Herkes sakindi aslında. Darbeyi kim yapıyordu, onu anlamaya çalıştık hep birlikte. O sırada ne eşimi, ne çocuklarımı, ne kendi hayatımı düşündüm. Şunu söylediğimi hatırlıyorum. Denizli’ye ve vatandaşlarımıza verdiğimiz sözler vardı. Yapmamız gereken birçok iş vardı. Hazırladığımız projeler vardı. Artık bunlar yapılır mı? Yapılırsa ne zaman olur? Bu sorularla birlikte yüreğime bir acı çöktü.

TUGAY’IN ETRAFINI SARDIK
Sayın Cumhurbaşkanı televizyon ekranından çağrı yapıncaya kadar neler düşündünüz?

Televizyon ekranındaki görüntülerden sonra arkadaşlarıma “Burada durmamızın bir anlamı yok. Partimizin İl Başkanlığına gidip, oradaki arkadaşlarla koordinasyon sağlayıp, ne yapmamız gerekiyorsa ona göre bir karar verelim” dedim. İl başkanlığına gittik.  Bizi o sırada demorilize eden, bilirsiniz darbelerde TRT’den bildiri okunur. O bildiri okunduğunda psikolojik olarak bir sıkıntı yaşandı. O çok kötüydü.

Oradayken Valimiz Sayın Ahmet Altıparmak’ı aradım. Durum nedir? İhtiyaçlar var mıdır? Yapmamız gerekenler var mıdır? Bunları konuştuk. İl Jandarma Komutanımızın ilk dakikan itibaren devletin, milletin yanında yer aldı. Bu çok önemliydi, ilçelerde bir sıkıntı yaşanmadıysa, bu jandarmanın darbe içersinde yer almaması sayesinde olmuştur. Emniyet Müdürümüz de darbe karşıtı duruşuyla bizlere güven verdi.

Yaptığımız istişareler sonrası tüm iş makinelerimizle Tugay’ın etrafının sarılması, hiçbir tankın çıkarılmaması kararını aldık. Çünkü Ankara ve İstanbul’da gördüğümüz o görüntüler, tüyler ürperticiydi. Dışarıya çıkan tanklarla insanlar eziliyordu. Denizli’de de böyle bir şey yaşansın istemedik. Kararı almamızdan 15-20 dakika sonra operatörler ve şoförler evlerinden geldi. Bunu gündüz yapmak isteseniz bu kadar hızlı toparlanamazsınız. Yapılan yönlendirmeyle Tugay’ın etrafını çevirdik.

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-5

AFYON’DA ANKARA’YA GİDEN YOLLARI KAPATTIRDIK
Çardak’a giden askerler sizin aldığınız bu önlemden önce mi Tugay’dan çıkmış?

Zaten Çardak’taki askerlerin bir kısmı Söke’den getirilmiş. Birkaç gün önce buradan gidenler de var. Buradan en son 5-6 araç çıkış yapmış. Vali Bey ile konuştuk bunu. Bize “Çardak’ın ilerisinde araçlarınız var mı?” diye sordu. Sonra ben, Afyon Belediye Başkanı’nı, Vali Bey de Afyon Valisi’ni arayıp Denizli’den gelecek araçların geçirilmemesi konusunda önlem alınmasını istedik. Onlar da Ankara yolunu kapatmışlar. Sonra gerçek anlaşıldı. Buradan çıkan grup Çardak Havaalanı’na gitmiş.

AK Parti İl Başkanlığında bulunduğunuz sırada askerler geldi mi?

Hayır, gelen olmadı. İlk anda 5-6 aracın çıkmasıyla bir tereddüt oluştu, buraya gelebilecekleri düşüncesi oluştu. Ama gelen olmadı.

HAVAALANINI KARANLIĞA GÖMEN TALİMAT
Çardak halkı da darbecilere karşı net bir tavır sergiledi. Havaalanına giden o grubu durdurdular…

Kesinlikle öyle oldu. Ama sadece Çardak değildi… Büyükşehir olmanın avantajını 15 Temmuz akşamı gördük. Her ilçede araçlarımız var. O gün 80’e yakın asker yanlış yola giriyor. Normal havaaalanı yolunda ilerleyip intikal etmeye çalışıyorlar. Orası sivil alan. Yol kapatıldı.

Sayın Valimizin öngörüsü de çok iyiydi. Havada Kayseri’den kalkan uçaklar dolaşıyor, inip 550 komandoyu alacak. Ankara’ya götürülecek askerler de darbecilere destek verecek. 550 komando oraya gitseydi, verilen demokrasi şehidi sayısı 5-10’a katlanırdı.

Daha önce askeri bölümden giriş yapan 470 asker ise hangarların içinde konuşlanmış. Valimiz, havaalanını elektriklerin kesilmesi talimatını verirken; Büyükşehir, Çardak, Bozkurt ve Honaz belediyelerinin araçları yolu kapattıklarından 80 asker kontrol altına alındı. İki bayan da araçlara çıkıp anahtarları alıyor. Bu da ihtiyaç duyulduğun da Türk insanının neler yapabileceğini anlatan güzel bir örnek.

Elektriğin kesilmesiyle birlikte havaalanının pisti de araçlarla kapatıldı mı?

Işık olmasa bile risk alarak uçakların indirilmek istenebileceği ihtamalini değerlendiren Valimizin talimatıyla pist araçlarla kapatıldı ve uçağın inmesi imkansız hale getirildi. Çok şükür ortak çabayla o askerlerin gitmesi önlendi.

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-4

O KONUŞMANIN ARDINDAN SOKAĞA ÇIKTILAR
Sayın Cumhurbaşkanı’nın televizyondan yaptığı meydanlara çıkılması çağrısından sonraki süreç nasıl gelişti?

Televizyonları izliyoruz bir yandan. Sayın Başbakanımız televizyon yayınına bağlanıp bir kalkışma olduğunu söyledi. Yetkili mercilerdeki bağlanıp konuşuyor ama henüz Cumhurbaşkanımız halka seslenmemişti. Bir bekleyiş var ama kimse kimseye “neden konuşmuyor?” sorusunu soramıyor. “Cumhurbaşkanımız şimdiye kadar durmazdı, bu olaylara el koyardı” o anda benim aklımdan geçenler bunlardı. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor ama bunların olabileceğini de kabullenmek istemiyordum. Kendimi bu düşünceden uzak tutmaya çalıştım hep.

Cumhurbaşkanımızın akibetiyle ilgili bilgi gelmemesi hepimizin canını sıkarken, o televizyon yayını bağlantısı gerçekleşti. Hepimiz duygulandık dinlerken. Meydanlara çağırıyordu milleti. Artık o dakikadan itibaren durmak olmazdı. Bu konuşmanın sağladığı motivasyonla önümüzde kimse duramazdı. Konuşmasını talimat kabul edip parti binasından çıktık ve Emniyet Kavşağı’ndan başlayıp kol kola yürüyerek Delikliçınar Meydanı’na doğru ilerlemeye başladık. Sloganlar atarak ilerlerken sürekli katılımlar oldu halktan.

Bize bir ara Delikliçınar’da 6-7 tane tank olduğu söylendi. “Olsun” dedik ve yola devam ettik. O gece binlerce vatandaşımız bizimle yürüdü. Delikliçınar Meydanı’na geldiğimizde artık hiçbir şey hissetmiyorduk. Kurtuluş Savaşı sahneleri aklıma geldi. Bir asker siperden çıkar hücum için, vurulduğunda yerini bir başka asker alır. Belki savaş meydanında değildik ama vatanın darbecilerden kurtarılması noktasında öyle bir duygu yaşanması oldu.

Benim omuzumda milletin verdiği bir görev vardı. Bana “Sen bu şehrin belediye başkanısın” dedi. Benim de o emaneti aldığım gibi teslim etmem gerekiyordu. Bu duygularla yürüdüm o akşam, başka hiçbir şey düşünmedim. Kalabalık arttıkça arttı, 30 bin dolayında insan Delikliçınar Meydanı’nda toplanmıştı o gece. Vatan sevgisi, bayrak sevgisi insanları bir araya getirmişti. Çınar Meydanı o gece demokrasiye olan bağlılığa tanıklık etti.

Valimiz kriz merkezinde askeri ve emniyet açısından önlemleri alıyordu. Biz de meydanı kontrol ve koordine ediyor, motivasyonu yükseltip vatandaşlarımızı o meydanda tutmak, direnç gösterilmesini eksiltmeden devam ettirmek için harcıyorduk. Çünkü hiçbir şey net değildi. Bu nedenle ayakta kalmamız gerekiyordu.

denizli-15-temmuz-gecesi-osman-zolan-3

KAPIYI KIRIN TALİMATI
Toplanan kalabalığa seslenmek istiyoruz. Bir süre ses cihazı krizi yaşadık. Megafon gibi bir şey getirdiler, önce onunla seslenmeye çalıştık. Ama ses arka taraflara ulaşmıyordu. O anda dev ekran aklımıza geldi. Arkadaşlar “Dev ekranı faaliyete geçireceğiz ama kapısı kilitli, kıralım mı?” diye sordu. Ben de kendilerine “Ülke elden gidiyor siz kapıyı soruyorsunuz, hemen kırın” diye tepki göstermişim. Yangın tüpleriyle kapı kırıldı. O esnada çıkan ses belediye basıldı gibi anlaşıldı. “Sakin olun biz yapıyoruz” diyerek sakinleştirdik ve o aşamadan sonra meydana seslenmeye başladık.

Meydanda MHP’li, sol görüşlü bildiğimiz birçok insan vardı. Vatanını, milletini seven her kesimden insanlar vardı. Konuşma yaparken bir grubun Lise Caddesi’nden Tugay’a doğru gittiğini gördüm. Hemen onlara geri dönmeleri çağrısında bulundum. Sağ olsunlar geri döndüler. Aldığımız haberleri paylaşarak meydandakileri diri tutuyorduk. Çünkü güneşin doğuşunu görmemiz gerekiyordu.

YARIN: GÖRMEK İSTEDİKLERİM YOKTU

denizli-osman-zolan-gormek-istediklerim-yoktu-anons

denizli-bassavci-mustafa-alper-o-geceyi-anlatti-anons

denizli-mustafa-alper-15-temmuz-gecesi-anons

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı