ZENGİN OLMAK, MİKROFONDAN UZAK DURMAK - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ZENGİN OLMAK, MİKROFONDAN UZAK DURMAK

14 Ocak 2016 Perşembe

 

Kabul edelim, Denizli’de bir dönem kapanıyor.
“Duayen” sözcüğüyle taçlandırdığımız işadamları ve sanayiciler, yavaş yavaş kenara çekiliyor.
Oğullarına yol veren…
Yönetim yolunu açtığını net bir dille ifade edenler var.
Bunlardan birisi de sağlıktan enerjiye farklı alanlarda faaliyet gösteren Erikoğlu Holding’in patronu Hüseyin Erikoğlu.
Oğulları Erman, Ahmet Nuri ve Onur Erikoğlu, artık fiilen işin başındalar.
Bir sohbetimizde “Ben bıraktım, artık iş evlatların. Ben danışman gibiyim. Soracakları bir şey yoksa çıkıp gidiyorum” demişti Hüseyin Bey.
DEGİAD’ın “Duayen Toplantıları”na oğulları ile birlikte katılıp, görevi onların devraldığının mesajını verdi genç kuşak işadamlarına.

Bu toplantıda konuşulanları “Duayen İşadamlarından Gençlere” başlıklı haberimizde aktardık.
Burada ise magazinsel yanı ağır basan bölümleri paylaşmak istiyoruz.
Örneğin mikrofonla barışık olmak…
Hüseyin Bey, milyon dolalık cirolara sahip işletmelerin patronu.
Yeri gelmiş çırak gibi…
Yeri gelmiş işçi gibi çalışmış.
Sonra babası Ahmet Nuri Erikoğlu’ndan devralmış bayrağı.
Özetle hayatında iş, önceliklik listesinin hep ilk sırasında yer almış.
Fakat medyada hiç olmamış.
İlk kez konuştuğu medya kuruluşu Denizlihaber.com.
Bu konuşmayı yapabilmek için epey uğraşmıştık.
Bizi kırmadığı için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Sadece medyadan değil, mikrofonlardan da uzak durmuş deneyimli işadamı.
Şimdilerde bunun sıkıntısını çekiyor.
DEGİAD’ın konuğu olduğunda da bunu yaşadı.
Epey tutuk başladı konuşmasına.
Bunu da “Mikrofona alışık değilim. İlk defa bir okul açılışında konuştum, bu ikincisi” sözleriyle açıkladı.
Ardından da “ama sizler alışık olun” eklemesini yaptı.

Dertli olduğu bir başka konu lisandı.
İşadamı…
Doğal olarak yurt dışına gidiyor, görüşmeler, pazarlıklar oluyor.
Üniversite mezunu işadamı yaşadığı sıkıntıyı “Yurt dışına gider, yer içeriz, iş görüşmeleri yaparız. Bir makine alacağız. ‘Bu defa ne?’ dedi diye sorardım yanımdaki arkadışıma. Çünkü yabancı dil bilmiyordum. Bu gücüme gidiyor. Şimdi ise torunum benimle İngilizce konuşmaya çalışıyor” sözleriyle anlattı yabancı dil bilmenin sıkıntısını.
Sonra da iş dünyasının genç temsilcilerine “lisan öğrenmeyi ihmal etmeyin” diye tembihledi.

Hüseyin Bey, teknolojiyle barışık ama konuşmayı doğaçlama yapmak yerine cep telefonuna gelen mesaj notlarına bakarak yapmaya çalışınca sıkıntılı anlarda yaşamadı değil.
Birisinde ustaca manevra yaptı.
“Notları Onur hazırladı. Ben koysam daha iyi olurdu. Nota bakmayacağım” diyerek, esprili bir dille topu oğlunun sahasına bıraktı.
Onur ise, soru-cevap bölümünde durumu kurtardı.
Aynı zamanda patronu olan babasına telefondaki problemi anımsatıp, “Hüseyin Bey, Onur yarın işe gelsin m?” diye sordu.
Hüseyin Bey’in yanıtı “Gel, gel… Espri yaptım, sizlere ihtiyacım var” şeklindeydi.

Hüseyin Erikoğlu, kendisine yöneltilen sorular üzerine başta eğitim olmak üzere desteklerini anlatırken, bu kez büyük oğlu Erman’a takıldı.
Yaptırdığı okullarla ilgili bilgi verirken, bir ara durakladı.
Bunun nedenini de “Hepsini sırasıyla söyleyecektim ama Erman burada karışıyor” diyerek açıkladı.
Hüseyin Bey’in oğullarıyla bu diyologları hem rahatlamasını sağladı, hem kendisini dinleyenleri gülümsetip, sıkıcı bir hava oluşmasını önledi.

Bu arada O Ses Türkiye’de, Grup Athena’nın üyesi Gökhan’ın gündeme getirmesi, Acun Ilıcalı’nın ekrana çıkarmasıyla Türkiye’nin tanıdığı bir isim haline gelen restoran işletmecisi Ahmet Parlak’tan, Halil Sezai’nin “İsyan” şarkısını dinleyecek kadar keyif adamı olduğunu da vurgulamadan geçemeyeceğiz işadamı Erikoğlu’nun.

Hüseyin Bey’i, gençlere seslendiği söyleşide kayınbiraderi, Abalıoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Abalıoğlu da yalnız bırakmadı.
Zaman zaman topa Ali Bey de girdi.
O da mikrofana alışık olmamanın sıkıntılarından dem vurdu.
“Bizler mikrofona alışık değiliz gençler. Bakın Hüseyin Erikoğlu koca bir holdingden, Denizli’nin ilk holdinginden söz ediyor. Denizli’nin bankasını anlatıyor. O dönemde Türkiye’de 2-3 şehrin kendi bankası var. Birisi de İktisat Bankası’yla Denizli. Şunu söylüyorum… Eğer mikrofonu yeterince kullanmazsanız, İktisat Bankası’nı ihmal edersiniz” dedi.

Bir pragraf da DEGİAD yönetimine.
“Duayen Toplantıları” ile güzel bir gelenek başlatmışlar.
Denizli sanayisine yön veren isimleri dinliyor gençler.
Onların yaşadıklarını öğrenip, bugünle kıyaslama fırsatı buluyorlar.
Aktarılan deneyimleri bugüne uyarlamanın olanağını yakalıyorlar.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı