BLUE BEAM ( MAVİ IŞIK) - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

BLUE BEAM ( MAVİ IŞIK)

25 Şubat 2019 Pazartesi

Yeni dünya düzenini kurmak isteyen karanlık güçler, kendilerine Yeni Dünya Hükümeti adını veriyorlar. Bu düzeni dinler ve inançlar üzerinde kurmaya çalışıyor, insanların en hassas oldukları şeyler üzerinde oynuyorlar. İnanılmaz büyük projelerle ve hızla hayatımızın içine dalıp, en özel duygularımızla ve inançlarımızla dalga geçercesine yönlendirip, şekil veriyorlar bize, biz bile bilmeden.

Nasa’nın en gizli projesi olan, “Blue Beam” yani Mavi Işık Projesi’dir. Mavi Işık Projesi, yeni nesil teknolojilerle, değişik dinlerde kutsal sayılan kişi veya kutsal sembollerin, hologramlarla yerde veya gökyüzünde bir ışık huzmesi şeklinde gösterilip, sanki doğa üstü ve ilahi bir işaretmiş gibi insanların etkilenmesini hedefliyor. Temel amaç İlluminati denilen masonik örgütün Deccal’li tek dünyevi devletin oluşturulmasıdır. Hristiyan alemini Mesih veya mehdi huzmesi ile Budistleri kutsal buda hologramları ile Müslümanları Kabe’nin üzerine inen melek huzmeleri ile ve hatta Mısır’daki karışıklıklarda göğe yükselen “Mahşerin dört atlısı” da mavi ışık huzmesi projesi içinde olan bir gösteri idi aylarca konuşuldu, akıllardan çıkmadı. Ve şimdiye kadar bunların küçük küçük denemelerini yapıp, bir kısım insan gruplarını şok içinde bıraktılar. Bunlar sadece küçük denemelerdi. Asıl büyük gösterileri henüz başlamadı aslında. Bir gün, bir sabah insanlar uyandığında, kendi dinsel sembollerini gökyüzünde görecekler ve hatta seslerini bile işitecekler. İsa Mesih’in silüetini gökyüzünde gören Hristiyanlar dumura uğrayacak. Hatta Hz. Muhammed’in sahte silüetini bile kutsal toprakların göklerinde göstermek için en ince detaylar üzerinde çalışıyorlar Nasa’nın bilim adamları. Bu nasıl bir bilimse artık? İnsanların din ve inançlarını hiçe sayan ve insanlığın aklını yok sayan nasıl bir bilim adamlığı ise artık? Yorum yok…

Dünyanın her yerindeki insanlar, aynı an da ve yine kendi dillerinde, zihinlerinin içinde işitecekleri telepatik telkinlerle, yeni dünya dinine davet edilecek.

Zaten son yüzyılda tüm medyayı, sinema ve müzik endüstrisini elinde tutan illuminati, çoktan film ve müziklerle insanlara yeni dünya düzenini ve geleceği empoze edip, bilinçaltlarını kontrol altına aldı bile…

Yine suni depremler ve hileli arkeolojik kazılarla, önceden dünyanın bazı arkeolojik yerlerine yerleştirdikleri, güya binlerce yıllık olan materyallerin ortaya çıkması için yapılacak suni depremlerle; bugüne kadar inanılan din ve inanç sistemlerinin yanlışlığını ortaya çıkaracak, sahte belgelerle insanlığı şoka ve kaosa düşürecekler. Yerden 90 km yukarıdaki uydularla yapılan bu holografik işlemlerle insanları kendi uydurdukları yeni tanrıya inanmaya çağıracaklar.

Ünlü kâhin Baba Vanga ve diğer ünlü kahinlerin kehanetleri gibi; Evanjelistlerin yüzyıllardır beklediği İsa Mesih’i halka sunacaklar ve tanıştıracaklar. İsa Mesih ve diğer dünya inançlarının peygamberleri eski dinlerin yanlış anlaşıldığını anlatıp, dünya insanlığını yeni bir dine davet edecekler. Bütün bu gösteriler öylesine profesyonel hazırlanıyor ki; içinde Vatikan’ın ve İsrail’in de olduğu bu Pentagon projesine, dünyanın en bilge insanları ve bilim adamları dahi söyleyecek tek bir kelime bulamayacak.

İlluminati’nin yıllardır üzerinde çalıştığı ve gizli tuttuğu bu projeyi deşifre eden Serge Monast tutuklandıktan 1 gün sonra güya kalp krizinden öldü.

Yüzyıllardır oynanan bütün bu oyunlar, tek bir ırkı ya da coğrafyayı değil, bütün insanlığı tehdit ediyor. Herkesin bildiği ve benimde defalarca yazdığım gerçek şu ki; dünya ekonomisinin de legal ya da illegal olarak % 99’unu elinde tutan bu %1’lik, kendilerini tanrı adleden bu karanlık grup, çok iyi bilinmeli, tanınmalı. Ki uyanık olmak ve dikkatli olmak, geleceğimizi ve çocuklarımızı bunlara teslim etmemek için, tuzaklara düşmemek için olabildiğince akıllı olmak gerekiyor.

(Acilen, Fatih Gülgün’ün hazırladığı “Mavi Işık Projesi”ni ve “Blue Beam” belgesellerini izlemenizi tavsiye ederim. Bu yazıyı bir kaç kitap ve bu belgesellerden esinlenerek yazdım. Umarım ciddi bir farkındalık olacaktır siz sevgili okurlarım için.)

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı