CHP BÜYÜKŞEHİR’DE KİMİ ADAY GÖSTERECEK? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

CHP BÜYÜKŞEHİR’DE KİMİ ADAY GÖSTERECEK?

3 Kasım 2018 Cumartesi

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, aralarında Denizli’nin de bulunduğu bazı büyükşehirleri 30 Mart Seçimlerinde alacaklarını ne zaman dillendirse, Denizli’de gündem oluyor bu soru?

Ben aslında bu sorunun yanıtını biliyorum ama ilerleyen satırlarımda yazacağım.

Önce şunu belirtmek isterim ki;

Adnan Keskin diyenler var
Kazım Arslan diyenler var
Gülizar Biçer Karaca diyenler var
Doç. Dr. Devrim Alkaya diyenler var
Birsen Çelik diyenler var

Dikkat edin, net bir şekilde altını çiziyorum…
CHP’nin aday adaylığı başvuru süresinin 26 Ekim’de bitmesine rağmen, başvuru yapmayan isimlerden bahsediyorum.

Dolayısıyla Denizli’de an itibariyle şu an CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına bir talip yok.

Peki, ne var? Talip olduğu söylenen ve veya iddia edilen isimler var…

Bu arada bakınız son zamanlarda çokça dillendirilen isimler arasında, örgüt dışından bir tek isim var. O da Alkaya…

Peki, ne yok?
Siyaset için CHP’nin bir cazibe merkezi olduğuna dair bulgular yok.

Seçmen, hala akademisyenlerin, bürokratların, iş adamlarının adaylık başvuruları yaptığı bir CHP, dolayısıyla bir umut göremiyor.

Bunun için söylenebilecek iki şey var, ya Denizli örgütü umudu yeşertecek adımlar atmıyor ya da attığı adımlar yeterli olmuyor.

Keza her şey genel merkezin yarattığı etkiyle ölçülecekse il ve ilçe örgütlerine siz ne işe yararsınız diye sormak lazım değil mi?

Seçmen CHP’nin Denizli’de işinin hiç kolay olmadığının farkında, peki ya CHP bunun farkında mı?

Seçmen bu yerel seçimlerin her zamankinden daha fazla kritik bir önem taşıdığının farkında, peki ya CHP farkında mı?

Seçmen yıllardır bir türlü bitmeyen iç hesaplaşmaların, siyasi savaşların, çete çatışmalarını aratmayan fraksiyon, gruplaşma, ayrışma çatışmalarının CHP’yi hiçbir yere götürmeyeceğinin farkında, peki ya CHP farkında mı?

Seçmen her şeyden önemlisi tüm bunların yalnızca CHP’nin değil, kendi kaderlerinin de içine ettiğinin, beş-on adamı mutlu etme savaşının yüzbinlerce seçmenin ve onların çocuklarının geleceğini mutsuz ettiğinin farkında, peki CHP farkında mı?

Şimdi sen CHP’nin büyükşehir adayını merak ediyorsun değil mi?
Tamam ona gelmeden önce şu örneği de vereyim bir dur hele…

1995’ten bu yana CHP Denizli örgütünü mesleğim gereği yakından takip ederim.
Onlarca il başkanı, ilçe başkanları, meclis üyeleri, ilçe belediye başkanları, il genel meclis üyeleri şunlar bunlar geldi geçti…

Seçilenlerin hepsi ama istinasız hepsi bugün nüfusu 1 milyonu geçmiş, ilçe sayısı sayısı 20’ye ulaşmış Denizli’nin hepi topu bir kaç ilçe belediyesinin dışında -ki toplam nüfusları 100 bini bulmaz- ancak ve ancak muhalefet edebildiler.

Başkanlık yapamadılar, meclis çoğunluğunu ele geçiremediler…

Ye genel seçimler?

Toto tahmini gibi içler acısıydı…

Seçmenin AK Parti’ye ciddi bir ders verdiği 7 Haziran Seçimlerini saymazsak;
2002’de diğer siyasi partiler baraj altında kalmasa, 24 Haziran’da Denizli’nin vekil sayısı 8’e çıkmasa 3 vekili bile göremediler!…

SHP’den başkan seçilip daha sonra CHP’ye geçen Ali Marım’ın o rozetle yaptığı tek dönemlik belediye başkanlığının dışında bir tek başarısına şahit olmadım, olamadım…

1999 seçimlerinden itibaren Denizli’de, genelde de yerelde de varsa yoksa umut cellatlığı yaptı CHP, hayal kırıklığının, hüsranın, kahrın adresi oldu.

En az bin tane ismi tanırım Denizli CHP örgütünde. Yüzlercesi ağabeyim, kardeşim, ablamdır, arkadaşımdır.

Ama şu var ki; iyi insan olmanın başarılı olmaya yetmediği gibi, iyi bir siyasetçi olmanın tek başına anlam ifade etmediği bir okuldur da CHP.

Ve fakat en kötüsü, kökünün bir türlü kurumadığı feci hastalıktır. Öyle garip bir sarmal öyle tuhaf gruplaşmalar oluşturur ki CHP’deki bu hastalık; herkesi yalnızca bireysel hedeflere, hesaplara, kitaplara iter, ona zorlar.

Sokaktaki insan için siyaset yapma düşüncesiyle yola çıkanların pek çoğunun, karşısındaki rakip için siyaset yapmaya zorlandığı bir durumu doğurur bu hastalık.

Çok tekrarladım ama işte o yüzden CHP’de neredeyse tek mevzu aday olmaktır, olabilmektir, seçim kazanmaktan ziyade.

Bu çark, dışarıdan yapıya girmek isteyen iyi isimlerin de, yapının içindeki iyi isimlerin de barınmasına izin vermez CHP’de.

Bu hastalığın en temel sebebi de kimsenin hesap sormamasıdır CHP’de aslında!..

CHP’de yapan yaptığıyla kalır;
seçmen, seçim sonrası hayal kırıklığıyla!..

Ben mesela, gazetecilik ömrü hayatımda “Ben şuraya talibim, seçilemezsem istifa edeceğim” gibi bir sorumluluk ortaya koyanı da görmedim Denizli örgütünde, kazanamadığı seçimde kendini başarısız göreni de, o başarısızlıktan dolayı onurlu bir şekilde görevi bırakanı da, direttiği adayla ya da ortaya koyduğu hedefle kaybettirdiği için genel merkez tarafından görevden alınanı da!…

Atlıyorsam n’olur affetsin beni, varsa öyle biri…

Şimdi örneğin Büyükşehir Belediye Başkanını parti içindeki bir takım erkler belirleyecek Denizli için. Ardında durdukları, olması gerektiğini savundukları isimlerin aday gösterilmesi için çabalayacak bu erkler.

Peki ya söz verecekler mi seçmene?

Bu aday kazanmazsa, seçimi kaybedersek istifa ederiz, siyaseti bırakırız diye?
Ellerini taşın altına koyabilecekler mi?

O kadar inanıyor ve güveniyorlar mı tercihlerine?

Sadece partinin Denizli’deki en zirvesindeki isim olduğundan, onun üzerinden örneklemek için yazıyorum;

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili olan Gülizar Biçer Karaca örneğin x ilçede arkasında durduğu bir aday var ise, bu aday için “Kazanmazsa tüm görevlerimden istifa ederim” diyebilecek mi?

Ya da CHP Genel Merkez Yönetimi, diyelim ki zorlayıp Gülizar Hanım’ı Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterse;

Kılıçdaroğlu ya da X bir parti yöneticisi “Gülizar hanıma o kadar güveniyoruz ki, Ey seçmen! Kazanamazsak biz de istifa edeceğiz” diyebilecekler mi?

Güven ve umut dediğimiz değerleri, her seçim öncesinde inadına yüklenip her seçim sonrası ardına bakmadan bırakıp uzaklaşan CHP; henüz 24 Haziran seçimlerinde iyice yerle bir etmişken, seçmeni 2019 Yerel Seçimlerinde için ikna edecek ne yapacak, doğrusu herkes kadar ben de merak ediyorum!..

Hesap sormayan, sorumluluk ortaya koymayan, dolayısıyla güven vermeyen, iddialı olmayan bir siyasi partinin Denizli’de devrim yapmasının imkansız olduğunu hepimiz biliyoruz.

Analitik gibi şeylere çokça önem vermeyen CHP Denizli örgütüne küçük bir hatırlatma da yapmak istiyorum;

En son veri olduğu için yazıyorum;
24 Haziran seçimlerinde özellikle batıda büyük karşılık bulan Muharrem İnce bile 235 bin seçmeni ikna edebildi Denizli’de.
Buna karşılık CHP’nin milletvekilliği için Denizli’de aldığı oy 200 bin bile değildi!..
Yapılan bir önceki genel seçimlerde 218 bin oy alan CHP an itibariyle 26 bin oy geriye düşmüş durumda.

Ve çıkaracağı adayla 2014 seçimlerinde 277 bin seçmenin oyunu alarak koltuğa oturmuş muhtemel rakibi Zolan’ı geride bırakacak oyu almak zorunda!..

Büyükşehir belediye başkanı adayının kim olduğunu açıklamadan önce bir kötü haberim olacak;

Ak Parti’nin 24 Haziran 2018’deki milletvekilliği seçimlerinde aldığı oy 278 binden fazla!..

CHP’nin büyükşehir belediye başkanlığı yarışında Ak Parti’den oy devşirmenin imkanı olmadığı için kazanmak adına en az 279 bin oy alması gerekiyor Denizli’de!…

Şu anki fark ne; 87 bin seçmen!

Şimdi bu yazımı okuyan sevgili CHP’li hemşerimden rica ediyorum;
Denizli’de büyükşehir belediye başkanının kim olacağını merak etmek yerine şu hesap kitabı bir yap…

Ve sonra dön bir daha oku yazdıklarımı ve bir düşün lütfen;

Oyunun üzerine en az 87 bin oy daha koyabilmenin yöntemi, sana oy verenin dışındaki seçmene güven vermek, iddialı olmak, heyecan yaratmak değildir de nedir?

Ve sence bunun için CHP’nin tüm erklerinin, ilçe başkanlarından genel başkan yardımcısına, çıkardıkları adaylar konusunda bizi ikna etmek adına daha çok çaba sarf etmeleri, önce kendi siyasi kariyerlerini ortaya koymaları gerekmekte midir, gerekmemekte midir?

Yoksa
Teoman Sancar seçimden sonra topu Kazım Arslan’a atacak ya da ne bileyim Gülizar Biçer Karaca, “Hatalarımızdan ders çıkaracağız” gibi klişe açıklamalar mı yapacaktır?

Merkezefendi’den Tolga “Elimizden gelen buydu” deyip, Pumakkale’de Osman Başkan “Denedik ama olmadı” ile mi yetinecektir?

Neymiş efendim;
CHP Büyükşehir’de kimi aday gösterecekmiş!..

Onu merak edeceğine,
CHP bu seçimlerde diğer seçimlerden farklı şeyler ortaya koyabilecek mi?

Realist politikalar ve kazanma odaklı projeler üretebilecek mi?

Kazanmayı seçmenden daha çok isteyebilecek mi?

Bu uğurda kalıbını ortaya koyabilecek mi?

Arkadaşını, partisini,
rozetini, beklentilerini,
kriterlerini, politik duruşunu değil,
ülkesi ve memleketini her türlü değerinin üstünde tuttuğu için parmakla gösterilen kahramanlar çıkarabilecek mi?

Bu ve benzeri soruları merak etsene!..

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

zeynel kan   -  Bağlantı 7 Kasım 2018, 13:06

sedat Bey Mustafa KAYNAK’Unutmuşsunuz

mustafa sırrı vardar   -  Bağlantı 4 Kasım 2018, 14:37

Tebrik ediyorum güzel bir araştırma,değerlendirme ve yorum.Bu sözlerden başka birşey söylemek gerçekten yanlış olur.

fikret Ozen   -  Bağlantı 4 Kasım 2018, 14:14

hangisi olursa olsun secilemez chp nedeni ise belli chp de is yapacak kisi yok

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı