Duayen işadamları DEGİAD’a konuk oldu - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Duayen işadamları DEGİAD’a konuk oldu

Duayen işadamları DEGİAD’a konuk oldu

Denizli Genç İşadamları Derneği’nin (DEGİAD), “Duayen Toplantıları” iki ünlü sanayiciyle devam etti. Erikoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erikoğlu ve Abalıoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Abalıoğlu, iş deneyimlerini gençlerle paylaştı, Denizli sanayisinin bir panoramasını çıkardılar.

Engin Ünal / DENİZLİHABER / 13 Ocak 2016 Çarşamba, 16:05

 

denizli-degiad-erikoglu-abalioglu-melek-sozkesen

DEGİAD Başkanı Melek Sözkesen, açılış konuşmasında İstanbul’daki terör saldırısını kınadı. Sözkesen, “Daha güzel günlere, daha güzel yarınlara erişeceğimizi, bugünlerin sonunun olacağını temenni ediyoruz. Duayen toplantılarının ikincisini gerçekleştiriyoruz. İlkini Esat Sivri ile yapmıştık. İkincisini de Hüseyin Erikoğlu ile yapıyoruz. Ayrıca sayın Ali Abalıoğlu da yanımızda. Bizim için rol modeller. Nasıl başlamış, nasıl başarmışlar, gençliklerinde neler yapmışlar? Biraz öğrenelim, biraz gülelim istedik” dedi.

denizli-degiad-erikoglu-abalioglu-erikoglu

“KALEİÇİ’NDEN GELDİM”
Duayen Toplantıları’nın konuşmacısı Erikoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erikoğlu, sözlerine “Mikrofona alışık değilim ama sizler alışık olun. İlk defa bir okul açılışında konuştum. Bu ikincisi. Bakır dövmecilikten geldim. Kaleiçi’nde babamla birlikte çalıştım, 15-16 yaşlarında. Bazen sağlam malları bozardım. 10 çanak yapıyorsam bir tanesi sağlam çıkardı” diye başladı. Sonra da şöyle devam etti:

SÖZ SENETTİ
Bakırcılıkta söz vardı, çek ve senet yoktu. Müşteri gelir malı alır, hesap çıkarılır. Ne kadar borcu varsa deftere yazılırdı. Bir daha geldiğinde o borç kapanır, istiyorsa yeni mal verilirdi. Borcunu kapatmıyorsa yeni mal verilmezdi. Söz senetti o yıllarda.

DİPLOMA DUVARA ASLIDI
Üniversiteyi İzmir’de okudum. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Akademisi mezunuyum. Diplomayı alıp Denizli’ye geldim. Babam “diplomanı duvara as” dedi. Duvara astık ve koyulduk işe. Bakır kap işi demode oldu. Ne yaptık? Sanayi Sitesi’nde 10 dükkanımız vardı. Orada neler yapılabilir onu düşünmeye başladık. Tel çekme işimiz vardı, onu yapmaya başladık. Daha sonra kabloya geçtik. İmalatımız arttıkça müşteri portföyümüz genişledi ve yeni makineler ilave ettik fabrikaya. Kardeşim Vedat ile işçilerle beraber çalıştık. O kimya mühendisiydi.

FABRİKA BOZBURUN’A TAŞINDI
Sanayi Sitesi’ndeki yer dar geldi. Yeni makine koyacağız yer yok. Bozburun tarafında yerimiz vardı. Babam (Ahmet Nuri Erikoğlu), kardeşim ve ben fizibilitesini yaptık. Binayı diktik, yurt dışından makineler ithal ettik. Üretime geçtikten sonra Türkiye Elektrik Kurumu ve yurt içi piyasasına kablo vermeye başladık. Türkiye’de Siemens tekti, onun pazarına girmekle kalmadık, pastanın yarısını aldık.

ABALIOĞLU AİLESİ İLE ORTAKLIK
İstanbul’da İETT ihalesi vardı. 34,5 KW’lık bir kablo imalatı olacak. İhaleye girmek için hazırlıklar yaptık. Nokia’dan getirdiğimiz makineyi monte ettik Ergür Kablo’ya. Fakat ihale iptal olunca biraz sendeledik. Bu arada Erbakır’ı kurma planlarımız vardı. Hem kablo hem bakıra yatırım yapıyorduk. Yeni teknolojiye uygun makineler getirdik. Bu arada bir krediye ihtiyacımız doğdu. Kredi için gittiğimiz bankanın yetkilisi “bize borcunuzu kapatın, size yeni kredi açalım” dedi. Kredi açılmayınca sıkıntıya girdik. Erbakır yatırımı devam etmesi, bunun için de bir ortak lazım. Düşündük, Abalıoğlu ile görüşme yaptık. Ortak olduk ve halen de bu ortaklık devam ediyor. Üretimin yüzde 45-50’sini ihraç ediyoruz.

BANKACILIK DENEYİMİ
Bir de elimizde İktisat Bankası vardı. Denizli’nin bankasıydı. Çok iyi çalışıyordu. Denizli’den toplanan para Denizli’ye yarasın, yatırım yapacaklara kredi açalım isteğimizle almıştık bu bankayı. Genel merkezi İstanbul’a taşıdık. Daha iyi olması gerekirken zora girdik. Meşhur Erol Aksoy var,onunla ortak olduk. Ama o dürüst bir ortak değildi. Hinlik yaparak bizi yemeye çalıştı. Sermaye artırıp bizi atmak istedi şirketten.

denizli-degiad-erikoglu-abalioglu-ic-1

TEKSTİL SEKTÖRÜNE GİRİŞ
Hep eğitimli kişilerle çalıştık, neler yapabiliriz onu düşündük. Koltuğumuzu sıcak tutmadık. Hep yenilikler için koşuşturduk. Bu işler devam eder ve neler yapabiliriz diye düşünürken tekstil sektörüne geçtik. Denizli’de triko yoktu, onu yapalım istedik. En son teknolojiyi kurduk. Fakat bize uygun değildi tekstil. Yanlış anlamasın tekstilciler. Bir kere söz yoktu. Mesela bir mal teslim ederdik, peşin konuşulmuştur. Ama üç ay vadeli çekle gelirlerdi. Baktık bize uygun değil, tekstil işinden çıktık.

GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMI
2006-2007 yıllarında Avrupa ve Amerika’ya gittim. Güneş enerjisiyle ilgili. Gitmediğim yer kalmadı. Yenilenebilir enerjiyle ilgilendim. Güneş panellerinden bir tesis kurduk Acıpayam Ayaz’da. Devletin 10 sene alım garantisi var. Göz hastanemiz için de 1 megavatlık yatırım yaptık. Yıl sonuna kadar 30 megavatlık güneş enerjisi tesisinin hazırlığı içindeyiz.

Güneş enerjisiyle ilgili İspanya’ya gittim. Tarımcılar toplanmış, 50 kişi birlik olup güneş enerjisi tesisi kurmuşlar 30 megavatlık. Oradan hem elektrik üretiyor hem gelir temin ediyorlar. Bu üretim bizde de teşvik edilmeli. Şu anda 1 megavat için müsaade var. 5, 10, 25 megavatlık üretimler olması lazım.

GÖZ HASTANESİ’NE 3 MİLYON TL’LİK CİHAZ
Göz hastanemize yeni bir yatırım yaptık. Katarakt ve lazerle göz çizme için yeni makine aldık. 3 milyon liralık yatırım yaptık. Denizli’de başka yok. İstanbul’da 2, İzmir’de 1 tane var. Biz yeniliğe açığız. Bir 25 yaş daha geri gelebilsem çok şeyler yapacağım.

denizli-degiad-erikoglu-abalioglu-ic

JEOTERMAL KAZANDIKLARI İHALE İPTAL EDİLDİ
Bir ara jeotermal işine girmek istedik. Aydın tarafında 7 saha ihaleye açıldı. Birinci sırada kazandık. Ertesi gün MTA, Aydın’a “siz bu ihaleyi açamazsınız” dedi. İptal oldu. Sonra bir başka ihale… Aydın-İzmir arasındaki jeotermaller doğu bölgesindeki arkadaşlarımızda. Tamam onlar da bizim vatandaşımız da fakat biz Ege Bölgesi olarak, vergimizi her şeyimizi burada veriyoruz da bizim elimizden neden alınıyor?

GENÇLERE ÖĞÜTLER
Prensipli olun, doğru olanı yapın. Cesur olun, kişiye bağımlı olmayın. Bankaya güvenme yolda kalırsın. Finansmanı öncelikli olarak hesapla, bunu iyi bilmezsen yaşayamazsın. Güven ve dürüstlük bir kere kazanılır, bunu kaybetme. Kötü eleman seni, iyi eleman şirketi çalıştırır. Adam sisteme uyar, sistem adama değil.

DENİZLİ DEVLETLE TEŞVİK KAVGASINA TUTUŞTU
Erikoğlu’nun konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi. DEGİAD Başkanı Melek Sözkesen, Denizli’nin birlikte yola çıktığı Anadolu Kaplanları’nın gerisinde kalmasına değinerek, “Anadolu Kaplanları yarışına Denizli, Bursa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya ile birlikte başladı. Denizli en önde giderken ne oldu, ne değişti de bir Ali Abalıoğlu, bir Hüseyin Erikoğlu daha gelmedi? Denizli bu yarışın neden sonlarında? Gaziantep’e baktığımızda inanılmaz bir şehirleşme ve sanayileşme görüyoruz. Biz nerede yanlış yaptık da burada kaldık?”diye sordu.

Bu soruya Hüseyin Erikoğlu’nun yanıtı “Biz tekstilci olmadığımız için, havlu bornozu Bursa’dan alıp geldik. Geliştirip daha katma değerli üretime çeviremedik, markalaşamadık” şeklinde oldu.

denizli-degiad-erikoglu-abalioglu-abalioglu

Ali Abalıoğlu ise, Denizli’de yıllar önce devletin Sümerbank’ı dışında bir yatırımı olmadığını anımsatıp, “KİT dediğimiz devlet kuruluşları Türkiye ekonomisinde etkindi. Denizli bunun aksini ispatladı. O yıllardaki başarımızı politikadaki başarısızlığımıza da bağlıyorum. Denizli’de ekonomi çok geliştiğinden, politika gelişmemişti. Sözünü ettiğimiz yıllarda Bursa ve Adana vardı, Denizli vardı. Sonra Adana geri kaldı. Denizli’nin adı Gaziantep ve Kayseri ile anılmaya başlandı. Denizli bunların arasında önde bir yerdeydi. Maalesef sonra Denizli devletle ben teşvik almalıyım kavgaya tutuştu. Bunun başarmalıydık. Kavga ediyorsanız hak ettiğinizi almalısınız. Burada bir tesis kurulursa teşvik alamıyor da Dinar’da kurulursa istifade ediyor. Denizli bu konuda haksızlığa uğradı ama ağlamak da Denizli’ye yakışmadı. O dönemde kendimizi yenileyemedik. Çin faktörü de girince ana sektör teksti zayıfladı. O zayıflayan sektörün yerine güçlü sanayiler kuramadık. Geriden gelen şehirler de bizi geçti” dedi.

DENİZLİ, DURAKLAMA VE GERİLEME YAŞIYOR
Abalıoğlu, DEGİAD üyesi Rıza Can Özhan’ın Denizli sanayisinin durumuyla ilgili sorusuna da sorusuna da “Denizli kendisini yenilemezse sıkıntı var. Dünya bambaşka oldu. Babalarımızdan ya da bizden çok daha farklı bir dünya. Gençlere düşen bir şey var. Denizli ekonomisi 1980, 1990’lı yıllar ve 2000’li yılların başlarında Denizli ekonomisi çok iyi durumdaydı. Türkiye’nin ilk 7-8 vilayeti içinde sayılırdı. Tekstildeki o dönemden sonra Denizli sanayisi sizlerin kucağında. Bir duraklama, gerileme devrini yaşıyor. Bu noktada siz gençlere düşen çok ciddi sorumluluklar var. Kaliteyle, verimlilikle işi iyi idare ettiğimiz o dönem prim yaptı” karşılığını verdi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı