HAYDİ GEL ÇOCUKLUĞUMUZA GERİ DÖNELİM
Bugün kalbimde tarifsiz bir heyecan var. A Milli Takımımız, 2026 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenerek […]
Bugün kalbimde tarifsiz bir heyecan var.
A Milli Takımımız, 2026 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenerek 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı.
Maçın tek golünü 54. dakikada Kerem Aktürkoğlu attı.
O an gözlerim doldu, içimde bir şeyler kıpırdandı.2002’yi hatırlıyorum…
Japonya ve Kore’de düzenlenen Dünya Kupası’nda sabahın köründe kalkıp televizyonun başına geçtiğimiz günleri. Annem “Yine erken kalktın mı?” diye söylenirken ben pijamalarımla kanepede, gözlerimi kırpmadan maçı izlerdim.
Hakan Şükür’ün gollerini, İlhan Mansız’ın uzatmada attığı golleri izlerken mahalledeki tüm çocuklar gibi ben de “Türkiye Dünya Üçüncüsü!” diye bağırıyordum.
O turnuvadan sonra milli takımımız bir daha Dünya Kupası’na gidememişti.
24 yıl…
Tam bir ömür gibi geldi bana.
Arada Euro 2008’in o efsane yarı final heyecanı vardı ama Dünya Kupası bambaşkaydı.
Sokaklarda arabaların kornaları, apartmanlarda Türk bayrakları, mahalle arasında kurduğumuz “Dünya Kupası” maçları…
Hepsi çocukluğumun en güzel anılarıydı.
Bugün ise o özlem bitti.
Kerem Aktürkoğlu’nun golüyle 24 yıllık hasret sona erdi. 30’lu yaşlarımdaki halimle yine çocuk gibi sevindim. Telefonum çaldı, eski mahalle arkadaşlarım mesaj attı: “Abi yine 2002’ye döndük!” diye.
Haydi gelin, biraz çocukluğumuza geri dönelim.
Bayraklarımızı balkonlara asalım, korna çalalım, o eski tezahüratları yapalım.
“Türkiye! Türkiye!” diye bağırırken içimizdeki o 10 yaşındaki çocuğu da serbest bırakalım.24 yıl sonra yine Dünya Kupası’ndayız.
Bu sefer daha olgun, daha bilinçli ama aynı heyecanla izleyeceğiz.
Haydi Türkiye!
