YAŞLILAR HAFTASINDA AYRIMCILIK: YAŞ(LI) AYRIMCILIĞI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

YAŞLILAR HAFTASINDA AYRIMCILIK: YAŞ(LI) AYRIMCILIĞI

3 Nisan 2018 Salı

Yaşlılar Haftası Kaç Yılında İlan Edilmiştir? Yaşlılar Haftası Kim Tarafından İlan Edilmiştir?
“Dünyada insan sağlığı konusunda en etkili ve yetkin kuruluş Dünya Sağlık Örgütü’dür. Yaşlılar Haftası da Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1982 yılında ilan edilen tam adıyla “Yaşlılara Saygı Haftası”, o tarihten bu yana her yıl 18 ile 24 Mart tarihleri arasında kutlanmaktadır.

Yaşlılar Haftası Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan yaşlılık çağında, insanların çekmiş oldukları sıkıntılara, dertlere ve olumsuzluklara dikkat çekmek ve bu sorunları ortadan kaldırarak yaşlılık döneminin daha sağlıklı şekilde geçirilebilmesinin sağlanması amacıyla Yaşlılara Saygı Haftası ortaya çıkmıştır.
Yaşlıların yaşam kalitelerinin düşmemesi ve rutin şekilde devam etmesini sağlamak isteyen Dünya Sağlık Örgütü, bu konuda da uluslararası düzeyde bilinç oluşmasını hedefleyerek Yaşlılara Saygı Haftası’nı ilan etmiştir.”

Bu saçmalıklar sanal alemin sayfalarında son zamanlarda dolaşan ve kamuoyunun yanlış bilgilenmesine neden bilgiler. Ve hatta bu bilgiler yaşlılar gününü kutlayan siyasilerin dilinde… Unutulmamalı ki “Dünya Yaşlılar Günü 1 Ekimdir”. “Ulusal Yaşlılar Haftası 18-24 Mart”. “Dünya Yaşlılar Günü” 1990 yılında Birleşmiş Milletler tarafından; Ulusal Yaşlılar Haftası 1982’de 12 Eylül Hükümeti tarafından Yaşlıları Koruma Derneğinin önerisi ile gerçekleşmiştir. Dünya Sağlık Örgütünün ne Dünya Yaşlılar Günü ile ne de Ulusal Yaşlılar Haftası ile bir ilişkisi bulunmamaktadır. Ulusal Yaşlılar Haftasının gerekçesi de 1915 Çanakkale Zaferi ile ilgilidir “Savaşın üzerinden geçen süre 1980’de 65 yıldır ve bu da Dünya Sağlık Örgütünün yaşlılığın başlangıcı olarak belirlediği 65 yaşa karşılık gelmektedir”. Başlangıçta “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak kutlanmıştır.
Yılda bir kez kerhen hatırlanan bu kimselerin günü kutlanırken birilerinin bir şeyleri doğru telaffuz etmeleri gerekir.
***
Peki neden yılda bir hafta yaşlılar haftasıdır da diğer haftalar değildir?
Yaşlılık yaşam dönemlerinden birinin adıdır, diğerlerine ilişkin özel bir gün veya hafta yok iken, yaşlılar için özel bir hafta neden vardır? Üstelik bu hafta yalnızca kutlanması gereken bir hafta mıdır? Yoksa hızla yaşlanan bir toplumda sosyal politikalara dönük görüş, çözüm ve uygulamaların tartışılacağı bir hafta mı olmalıdır? Türkiye ve dünya hızla yaşlanıyor; anma günlerinden öte bir anlayışa ihtiyaç var… Yılda bir huzurevi ziyaret etmek, el öpmek, basına demeç-fotoğraflar vermekle sorunlar çözülmüyor. Yaşları nedeniyle bu bireyleri kategorik olarak ayrımcılık konusu yapmak sorunu görmezden gelmek, ötelemektir. Ayrımcılık, en basit ifadeyle, eşitlik ilkesinin, çeşitli nedenlerle yok edilmesidir. En çok maruz kalan gruplardan biri de “yaşlı”lardır. Yaşa dayalı ayrımcılık ya da yaşçılık pek bilinen ve gündeme taşınan bir olgu değil, toplum için. Yaşçılık, insanların yalnızca yaşlarından dolayı ayrımcı davranışlara maruz kalmalarıdır. Yaşçılık, her yaş grubundan bireyi etkileyebilir. Yaş kategorilerinin nesnel bir tanımı olmadığı gibi kimin çocuk, kimin genç, yetişkin ya da yaşlı sayılacağının tüm zamanlar ve toplumlar için geçerli bir tanımı yok. Yaş sınıflaması toplumsal bir kurgudur. “Bir insan kaç yaşından sonra yaşlı sayılır?” sorusunun nesnel bir yanıtı yok. Kimin yaşlı sayılacağı ülkenin gelişmişlik düzeyine ve kültürüne göre farklılık gösterir. Biraz da neoliberal politikaların…

Yaşlılar, ilgilenilmeleri gereken, bağımlı, sağlıksız ve bakıma muhtaç insanlar olarak kodlanırlar. Güçlü kalıpyargı, gerçekliğin aksine, bu insanları homojenleştirmekte ve ‘bakıma muhtaç’ olarak algılama sonucunu doğurmaktadır. Yaşlıları bağımlı ve bakıma muhtaç olarak algılama; muhatap almama, sosyal yaşamdan dışlama, istismar etme ayrımcılık göstergeleri arasındadır.

İnsanları sahip oldukları özellikleri veya kendilerine isnat edilen bazı konular nedeniyle farklı bir muameleye tabi tutmak doğru değildir. Ayrımın uygulandığı taraf “ötekileştirilmiş” ve bazı olanaklardan mahrum bırakılması “meşru görülmeye” başlanmış, bu ayrımın dayanak noktasına göre aldığı isimler de farklılık göstermiştir. Böyle bir ayrımcılık beraberinde ayrımcılığı uygulayan tarafın kendisini üstün ve ayrıcalıklı, diğer tarafı ise ikinci sınıf olarak görmesini, asimile etmeye çalışmasını hatta kendisini hakaret, tehdit ve küçük düşürme konularında yetkin kabul etmesini getirir. Yaşlılar da kendilerine atfedilen kalıp yargıları benimseyerek kendilerinin “yaşlı”, “bağımlı” ve “daha az” birey olduğunu düşünmeye başlar.

Çoğu zaman da yaşlandığını kabul etmez. Zira kendisinin yaşı nedeniyle ayrılmasını, başkaları tarafından aşağılanmayı (bunak, moruk, dinozor, …) istemez. Çünkü gençliğe, güzelliğe, cinselliğe, ekonomik verimliliğe ve üreticiliğe verilen önem karşısında kendini dışlanmış, aşağılanmış, ayrılmış hisseder. Nedir bu sürekli bireye yaşlı olduğunu anımsatma yarışı…

Sahi, dilimize doladığımız “gençlere taş çıkartıyor”, “eski toprak”, “sizi iyi gördüm” ifadeleri ne anlama gelir?

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı