Kendim @tim kendim buldum-3 - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Kendim @tim kendim buldum-3

10 Kasım 2017 Cuma

Kazdağlı ‘kapatın gelin” dedi

Stadyum Gazetesi, yayın kadrosu kadar yazar kadrosuyla da renkliydi.

Bugün Hizmet Gazetesi’nin yayıncılık anlamında tepesinde olan Altay Varol, Olay Gazetesi muhabirlerinden Hacı Selamoğlu Stadyum Gazetesi’nde köşe yazıyorlardı…

Serkan Urgancı’nın kent merkezinde 60-70 ve 80’lerde tanımayanın olmadığı babası Hacı Ağabey lakaplı Yıldıray Urgancı (Nurlar içinde yatsın) tarihini yazıyordu Denizlispor’un… DETPA etiketin sahibi Koray Karakış yazıyordu.

Konu yazarlardan açılmışken Denizlihaber.com’un ya da Ekonomi D’nin ilk yazarlarına da değinmeden geçmeyeyim.

Bugün herkes Zülal Avcı’yı CHP Belediye Meclis Üyesi kimliğiyle tanıyor. Ama biz çiçeği burnunda bir mühendis iken Denizlihaber.com köşe yazarı yaptığımızda soyadı Irmak idi. Denizlihaber’in ilk köşe yazarlarındandır kendisi.

Eren Veterinerlik’in sahibi Eren Yavuz,
siyasetin eski ağır topları İsmail Ağar,
Zafer Bakırsoy,
Beyhan Aslan
ve hatta Denizli Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı
Bülent Öztürk,
AK Parti’nin önemli isimlerinden
Haluk Değirmenci,
Eski CHP’li yeni liberalist (  )
Serdar Ekiz,
DEGİAD’ın efsane başkanı, dostum,
Sadık Emre Çaputçu (Nur içinde yat),
Denizli’nin gelir vergisi rekortmenlerinden Yeminli Mali Müşavir
İzzet Özer!..
ve size yemin ediyorum belki de çok önemli isimleri unutuyorum şimdi…

Bakar mısınız kimler yazmış?

Neyse dönelim mevzulara…

Denizli küçüktü ama zamanla biz büyüdük…
Kızılhisar İşhanı No: 9’la başladık, Hüseyinlerin boşalttığı 10, karşı ofisimiz 12 numara yetmedi, ardından Hürriyet Gazetesi’nin boşalttığı 13 ve 14 nolu ofisler ve neredeyse tüm kat…

Denizlihaber.com ardından Stadyum yetmedi haftalık tematik yayın organı “Ekonomi D” geldi.

Tam o vakitler “Arkadaşlar şuradan bir kare fotoğraf geçebilir miyim” diye gelen Hacı Selamoğlu’na “evet” dedik, demez olaydık…

Adam bir oturdu, kalktığında 7 yıl geçmişti…
Bazı ulusal gazetelerin temsilciliklerini yapıyordu ve bürosuzdu. Günde 15-30 haber yapardı ve yaptığı haberler çok tıklanırdı!..

Zeynep Sütçü ablamız birden bire ortalıktan kaybolmuş, yoğun ısrarlarımızı kırmayan Binnur Olcaytürkan yeni reklamcımız olmuştu!..

Ekonomi D ile birlikte piyasaya sağlam girdik, haftalık ekonomi ve iş dünyasına ilişkin haberlerin olduğu tematik bir başka yayın çıkarmıştık.

Peki ne yapmamıştık?

Kadromuz iyi; günlük gazete çıkaralım, resmi ilandan pay alırız dememiştik. Amacımız daha önce yapılanları taklit edip para kazanmaktan ziyade, farklılıkları ortaya koymak oldu.

2005’te günlük gazeteye çıkarmaya başlasak, 2007’de resmi ilan hakkını elde ediyorduk o vakitler… Ortalama o gün bugündür aylık 20 bin TL’den geçen 10 yılda resmi ilan gelirimiz en az 2 milyon 500 bin TL yani eski parayla 2,5 trilyon lira olacaktı.

Yeter kadro, diğer yayın organlarımızın baskı kalitesi ile ilgili kaygılarımız filan, zaten çoktan öyle bir günlük gazete çıkarmanın maliyetlerini harcadık bunca senede…

Ekonomi D’de gelince yayınların arasına kapımız
Cemalettin Çağdaş’a ekmek kapısı oldu,
Umut Ayana’ya oldu.
Sadık Gurubun Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü
Yelda Aydemir,
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Ofisi’nde görevli
Sertaç Budak’a ekmek kapısı oldu.

Üstadım mesleği öğrendiğim adam, İzmirli Gazeteci Ağabeyim
Osman Ülkü’ye,
Sertaç ile birlikte yargı camiasına geçiş yapan
Seher Atmaca’ya,
Hizmet Gazetesi muhabirlerinden
Ümit Bilgiç’e de…

Seval Uysal, özgün içerikler ve köşe yazılarıyla katıldı bir süre sonra aramıza…

Ekonomi D’yi Horoz Gazetesi’nin matbaasında bastırıyor, matbaa parasını ödemek için gazetenin o zamanlar başında olan isim Engin Ünal’dan az azar yemiyorduk.

Yıllar sonra bu kurum Engin Ünal gibi bir isme de ekmek kapısı oldu…

Denizli’nin ilk internet gazetesinin ortağı, bugün Denizligüncel.com’un başındaki isim Hüseyin Özgenç’e ekmek kapısı oldu…

Ama nasıl?

Bazı isimler feleğin cenderesinden geçerek geldi aramıza…
Bazıları daha önceleri bizde bulunup şimdi farklı yollara girdi…

Ama gazetecilerin, gerçekten çalışabileceğini düşündüğü bir kurum oldu!..

Kimileri ile yollarımızı çok erken ayırmak zorunda kaldık…
İlk ortağım Serkan Urgancı, Metropol sürecinin ardından askere gitmeliydi ve sonra İzmir’e yerleşti 2005 gibiydi…

Büyük zorluklar çekilerek, sancılar, badireler atlatılarak kat edilen uzun ve zahmetli bir yolculuğun hikayesidir aslında okuduğunuz bu öykü..

İçinde 2000’li yılların Denizli medyası vardır az çok…

2000’li yılların başında Denizli ve kent medyasında yaşanan gelişmeler ve değişmeleri iyi okuyanlar bugün geldiğimiz noktayı çok iyi anlayabilirler!..

O yüzden o zamanın kritik kurumlarını yakından takip ediyor, bir o kadar kritik yatırımlarını da iyi gözlemliyorduk…

Bizden 1 yıl önce kurulmuş ve Denizli medyasının enlerini bir araya getirmiş Horoz Gazetesi projesi bu nedenle iyi irdelenmeliydi!..

2004’de Nihat Zeybekci’nin Denizli Belediye Başkanlığı’nı kazanmasının ardından benim yıllar önce neden gazete projeleri hazırladığımla ilgili sorular, Bülent Öztürk’e hazırlatılan televizyon projeleri filan netlik kazanmıştı. Evet, Öztürk yıllar sonra bana bir konuşma arasında Nihat Bey’e “televizyon projesi hazırlamıştık” dedi ki ben onun yalancısıyım…

Ahmet Deda’nın ekonomik olarak yerlerde sürünmekte olan Vizyon TV’ye el attığı yıllardır 2000’li yılların başı… O Vizyon TV, 2004’ün sonunda Ak Parti’nin Denizli’de icraatlarının yerel kamuoyunda daha etkin bir şekilde duyurulması amacıyla kullanılmak üzere, birçok işadamlarının kuracağı çok ortaklı bir yapı tarafından satın alındı. Adını değiştirip DRT koydular…

Başına da Celal Kazdağlı’yı geçirdiler… Yıllar sonra o yapı hisselerinin hepsini Akça Beton’a devretti… Akça Beton ile birlikte yapının yeni sorumlusu bu kez Mustafa Kaya olmuştu… DRT’nin kurulma süreci ve sonrası iyi irdelenmeliydi!.

Bugün önemli özgün içerikler üreten, Kültür Sanat Editörlüğümüzü yapan ve köşe yazarlarımızdan biri olan Yaşar Tok’u Denizli medyasına kazandıran DRT, aynı zamanda O’nu bir medya mağduru da yaptı!..

O DRT, Celal Kazdağlı döneminde en büyük operasyonlarından birini de bize çekti. Reklamcılıkta altın çağını yaşayan ve Medya S’nin ekonomisinin omurgasını oluşturan Binnur Olcaytürkan’ı daha önce görülmemiş bir yöntemle transfer etmişti…

Denizli’de ilk kez bir reklamcı için, maaş+sigorta+prim+ulaşım giderleri gibi şartlar sunuyor, buna ikna olan Binnur Olcaytürkan, bizden ayrılıyordu…

Binnur’un gidişi, benim Medya S’nin yanı sıra Alo Medya Pazarlama şirketiyle olan yoğun mesaim nedeniyle filan bir hayli yıpranmamıza neden oldu…

O günlerde aklıma Celal Kazdağlı’nın DRT’nin başına geçtiği ilk aylarda yaptığı bir teklif gelmişti.

Kazdağlı, DRT kurulduktan hemen sonra Teknik Müdür Mete Demir’i de alıp Murat Acar ile bana bir akşam yemeği ısmarladı. O gün bize “Çocuklar sizler gayretli bir şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz” gibisinden iyi niyetli bir giriş yapıp, DRT ailesine katılmamız, aksi halde, yeni medya düzeninde, uzun vadede başka oluşumların çok fazla yaşama şansının olamayacağını söylemişti…

Müstakbel ortağım, yeni müdürü ile birlikte bu yeni oluşumda benim ve mevcut ortağımı ikna etme seansına katılmıştı. “Hayır” dedik

Yeni başlayanlar için bölüm notları:
Resmi ilanlar ve Tanrıkulu’na dair
Biz 2002’de mevcut yerel kurumlardan kopup kendi işimizin patronu olduğumuzda resmi ilanları Valilik dağıtıyordu.

Valiliğin emektar müdürü Ahmet Tanrıkulu ve yanında ondan daha emektar Mehmet Ağabeyimiz her ay mevcut yerel gazetelere orantılı resmi ilan dağıtacağım diye kelimenin tam anlamıyla bir yerlerini yırtıyor, o kadar titizlenmeye dahi kimseleri memnun edemiyordu.

Sürekli bir şikayetler, tehditler, şantajlar yetmemiş, üstüne yolda yürümeye zorlanacak naziklikte olan Tanrıkulu’nu bir akşam kuytulukta kıstırıp dövdürtmüşlerdi!..

Siz gazeteci deyince aklınıza hemen entelektüel, okumayı yazmayı seven, analitik düşünen, naif, hak-hukuktan yana, onurlu, omurgalı, kalemin hakkını veren simalar getirmeyin.. Elbette ki Türkiye gibiydik, toplumun aynası, hatta aynısıydık…

Horoz Gazetesi Gazetesi’ne dair…
2001’de Bülent Öztürk, Hava Alp, Cemalettin Çağdaş, Osman Nuri Boyacı, Engin Ünal ve Cengiz Akhisar tarafından kuruldu. Büyük ortak İbrahim Cinkaya idi. 2005’nin sonu gibi Seval Uysal ve Metin Eltaş, Osman Nuri Boyacı ile Engin Ünal’ın hisselerini devralarak yapıya dahil oldu. 2007’de Cinkaya’ların hisselerini Birtaş aldı. Aradan 1 sene sonra Cengiz Akhisar, Seval Uysal, Havva Alp’in hisselerinin tamamını, Bülent Öztürk’ün de bir kısmını Engin Ünal aldı.

Horoz, Bir zamanlar 20 Gazetesi’nin Spor Müdürü olan yani Serhat Delikara’nın ilk müdürü Fikri Tüfekçi, şimdi bizim reklamlarımızı alan Meral Işıklı, Cemiyet Başkanımız Boyacı’nın eşi Aysun Boyacı, bir zamanlar yine bizde çalışan Şengül Boz, grafik tasarımda Gülay Yağcıoğlu ve Hüseyin Özgenç gibi isimlere de ekmek kapısı oldu.

DRT’ye dair…
PAÜ’nün Rektörlük koltuğunda oturan Prof. Dr. Hasan Kazdağlı’nın Türk medyasının önemli isimlerinden biri olan kardeşi Celal Kazdağlı, Nihat Zeybekci’nin seçim ofisinde başlayan birlikteliği önemli bir TV projesiyle sürdürdü. Kazdağlı’nın başını çektiği ekipte Teknik Müdür Mete Demir oldu. Soner Sevgili (tanıdığım en beyefendi ve mütevazi meslektaşlarımdan biri) görsel yönetmenlik ve program müdürü konumunda idi. Çok modern ve pahalı bir yatırım yapmışlardı. Ekrana da o zamanlar ulusal kanalların önemli ekran yüzlerinden biri olan Murat Yakuphanoğulları’nın kardeşi Ümit Yakuphanoğulları’nı oturttular. Ekran, montajlar, reklamlar filan, 10 numara!.. Tam bir ulusal kanal!..
Muhammet Karaçay seçim yollarından ilçelerin, köylerin yollarına düştü. “Karaçay Yollarda”, fenomen program oldu..

Bir zamanlar ART ve DEHA’da çalışmış birçok isim orada şimdi. Hatice Salık, Fedai Oruç, Levent Karcıoğlu, Umut Ayana, Ferhat Solkol ve Serhat Delikara gibi isimler ilk akla gelenlerden…

Yaşar Tok, Engin Ünal, Hüseyin Özgenç, Hava Alp, Meral Işıklı, Seval Uysal da bir ara DRT’liydi…

Ve DRT’nin çemberinden geçen bir süre sonra Denizlihaber’den geçmeliydi…

Bölüm sonu çıkarımı:
Denizlihaber, Ekonomi D ve Stadyum Gazetesi ile oluşturduğumuz bu medya çatısının, 2002’den günümüze kadar sektörün en önemli kurumlarından biri olduğunu söyleme hakkına sahip değil miyim sizce?

Onca önemli meslektaşımızın ekmek kapısı olmuş bu kurum, onlarca önemli ismin, köşelerden görüşlerini binlerce Denizliliye ulaştırma fırsatı bulduğu bir ortam da oldu aynı zamanda…
Peki ya Celal Kazdağlı’nın 12-13 yıl önce bize yaptığı teklife “evet” deseydim…

Pazartesi Günkü Bölüm Başlıkları:
YEMENLİ MALİ MÜŞAVİR KİM?
DENİZLİHABER’İ NE ZAMAN SATMAYA BAŞLADIK?
HACI SELAMOĞLU’NDAN KURTULABİLECEK MİYDİK?
HANGİ BAŞARILARIN ALTINA İMZA ATTIK?

 

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı