SUSMA! SUSTUKÇA SIRA DİĞERLERİNE GELECEK! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

SUSMA! SUSTUKÇA SIRA DİĞERLERİNE GELECEK!

25 Kasım 2013 Pazartesi

Yeni Vilayet binasının hemen bitişiğindeki taş binaları biliyorsunuz değil mi?
Hani şu geçtiğimiz yıllarda taşınan Endüstri Meslek Lisesi, eski adıyla Erkek Sanat Okulu. Birbirine paralel iç avlularla geçişli üç adet taş binadan, bir zamanlar torna, tesviye, motor atölyelerinin olduğu binalardan söz ediyorum.

Denizli’nin sanayileşmesinde önemli bir rol oynayan, Sait Küçüker, Sacit Sivri, Kadir Uslu gibi sanayicilerin yetiştiği, binlerce gencin koluna altın bilezik takıldığı o güzelim taş binalar için yıkım emri verilmeye hazırlanıyor.

Neden mi?
Nazif Zorlu’nun yaptıracağı müzeye yer açmak için!!
Nasıl yani filan demeyin.
Aynen böyle. Zorlu Müzesi’nin Mimarı Kayhan Çakanel doğruladı:
“İşveren alternatifli çalışmamızı istedi. Arsadaki kot farkı nedeniyle iki proje hazırladık. Birinde taş binalar kalıyor, diğerinde yıkılıyor”

Burada sanki Zorlu’nun kişisel arazisine yaptıracağı bir villadan, villanın mimari projesinden söz ediyoruz.
Bu müze kent adına ve kent için yapılmayacak mıydı?
Bu projenin ilk tohumlarını saçan, kendisinden sonra gelen valilerin örnek aldığı rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu görse “Halk için, halka rağmen hizmet olmaz” demez miydi?
Derdi! İnanın ki, derdi.
Hatta daha da ileri gider:
“Susmayın. Sokaklara çıkın, miting yapın” derdi.

Mimari bir özelliği yok!
Depreme dayanıksız!
Gibi gerekçelerle, bir Ulu Cami ve Kız Meslek Lisesi örnekleriyle karşı karşıyayız.
Hatırlayınız:
Selçuklulardan kalma 800 yıllık cami ve Kız Meslek Lisesi bir gece yarısı yerle bir edilmemiş miydi?
Yıkım sonrasında yerlerine tuvalet ve otopark gibi “iki değerli eser” kazandı bu kent!
Ulu Cami de, Kız Meslek Lisesi’nde bütün itirazlara rağmen “kent adına, kente hizmet için” yıkılmıştı.
Yıkanlar ortada, gelecek nesillere cevap vermek zorundadırlar.

vali-kizmeslek-ic

YETER SÖZ MİLLETİN!

Ve gelelim taş binalara:
Hitler Almanyası’ndan kaçan Mimar Paul Bonazt’ın öğrencisi Mimar Selçuk Milar tarafından yapıldığını,
Birinci cumhuriyet dönemi mimarisini yansıttığını,

Ve PAÜ’nden sağlam raporu aldığını bilmenizi isterim
Bir bilgi daha: Selçuk Milar 1950 yılında DP’ye seçim kazandıran, siyaset tarihinde önemli bir yeri olan “Yeter Söz Millet’in!” afişini yapan kişidir. Mimar bu afişin bedelini sürgünle ödemiştir.
Milar’ın imzasını taşıyan 1943-45 arasında yapılan Denizli Erkek Sanat Okulu bugün, milli mimarlık akımının son dönemi olarak adlandırıyor.

Meraklısına not: Esat Sivri, Cengiz Bektaş, Necati İnceoğlu, İbrahim Şenel, Cüneyt Zeytinci, Süleyman Boz demeçleriyle destek verdiler.Bülent Topuz Denizli Gazetesi’ndeki köşesinden, Lerzan Süzük, Devrim Aklaya, Tahsin Önal, Osman Danık, Pınar Sedanay, Şakir Erez, Tevfik Yıldız, İsmail Alp, Mustafa Ünal’da facebook üzerinden konuya dahil oldular. Hepsi taş binaların kalmasını istiyor.

selcuk-sozmilletin-ic

************

CHP’nin GEZİ’si

Hatırlarsınız: Gezi Parkı eylemleri başladığında Sırrı Süreyya Önder CHP’yi ambulansın arkasına takılmış taksiye benzetmişti.
Bendeniz de BDP’de dahil, tüm partileri Gezi karşısında ne yapacaklarını şaşırmış bir vaziyette “trene bakan öküz” durumuna düştüklerini yazmıştım.
Sonradan herkes toparlanmaya vaziyet almaya başladı.
Gezi’nin siyasete ayar çektiği ortada!
Bugün Gezi’den önce ve Gezi’den sonra var.

AKP’de (negatif anlamda) dahil olmak üzere herkes dersini çalışıyor.
Bunun göstergesi de siyaset izleğinde yavaş yavaş ortaya çıkmakta.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin pazar günü yaptığı eğilim yoklamasının yapıldığı alana dikkat ettiniz mi bilmiyorum.
Adeta bir Gezi Parkı havasındaydı.
Kadın, erkek, yaşlı genç üyeler bir arada ve sevinç içindeydi.
İnsanların içindeki “Melek” dışarıya çıkmıştı sanki..
Herkes güler yüzlü, herkes saygılı.
Müthiş yardımsever, ilgiliydi. Nezaket yarışında birbirlerini solladılar.
Stantlardaki ikramlar, pastalar, börekler, çaylar deseniz gırla bedava..
Davullar zurnalara gelince ortalığı şenlik yerine çeviriyordu.

Son tahlilde belirleyici olmayan, ancak genel merkeze aday belirlemede büyük fikir veren eğilim yoklamasından anlaşılan şudur ki;
CHP Denizli teşkilatı eğilim olsun, ön seçim olsun “yarışı” çok seviyor!
Ve nitekim: Çeşitliliğin ortasında, onca rekabetin içinde kavgasız, gürültüsüz, hiç kabalaşmadan seçimler bitti.
Sonuçlar açıklandıktan sonra bile aynı hava dağılmadı.
Merkezefendi- Arif Balkanay
Pamukkale- İbrahim Vural
Bekilli- Mustafa Başkafa
Baklan- Ali Başparmakkaya
Çal- Ahmet Hakan
Çardak- Ali Altıner
Honaz- Mevlüt Kurban
Sarayköy- Rifat Kapancıoğlu
Serinhisar- Hüseyin Gemi
Kazandı.

Son söz: Merkezefendi’de 2941 üyeden, 1817’si
Pamukkale’de 3342 üyeden, 1799 üye oy kullanmış!!
İl teşkilatı bunun açıklamasını yapacaktır sanırım.

chp-gezi-ic

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

İNCİLİPINAR   -  Bağlantı 27 Kasım 2013, 15:37

Sayın yazarımız, öğrencisi olmayan boş binalardan artık umudumuz kalmadı, zaten harap edilmiş vaziyetteler. 2023 Vizyonu projesi olan İncilipınar kongre merkezi temel kazı alanı PEV Okullarının temelini olumsuz etkiliyor. Yüzlerce öğrencinin okuduğu PEV okulları risk altındadır. 26 Kasım 2013 akşamı meydana gelen 3,5 lik deprem yüreklerimizi ağzımıza getirmiştir. Lütfen büyük felaketler yaşamadan bu konu araştırılmalı ve kamuoyu bilgilendirilmelidir.

çüngür süleyman   -  Bağlantı 25 Kasım 2013, 16:50

eski büyük valilik binasını boşaltsınlar mükemmel bir müze binası olur biraz daha heykel anıtlar dikilsin tarih unutulmamalı,defalarca bunu söyledik tarihimizdeki mihenk taşlarını yoketmesinler hele gazi ilkokulunu hiç yıkmamalılar,hem tarihi bir bina buraları,saygılar…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı