HACI ŞEMSEDDİN (HAŞAM) BABA - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

HACI ŞEMSEDDİN (HAŞAM) BABA

3 Temmuz 2016 Pazar

denizli-ibrahim-afatoglu-haci-semseddin-h

Hacı Şemşeddin Baba Türbesi; Gökpınar Kasabası (Tekkeköy) mezarlığının içerisinde ve hemen girişindedir. Hacı Şemseddin Baba’nın kim olduğu ve ne zaman yaşadığı hususunda bir bilgi yoktur. Türbenin hemen yanında, eskiden bir tekke olduğu ve köyün adının bu tekkeden aldığı bilinmektedir. Bu toprakların fethi sırasında mücadele eden gazidervişlerden olması kuvvetle muhtemeldir. Halk tarafından Hacı Şemşeddin’in ismi birleştirilerek ve kolay söyleniş hali ile “Haşam Baba” olarak bilinmekte, kimileri de “Bostancı Baba” olduğunu iddia etmektedirler.

denizli-ibrahim-afatoglu-haci-semseddin-1

Bir rivayete göre de türbenin doğu istikametinde bir pınar varmış. Pınarın çevresinde de çok yılan olurmuş. Bir Yörük kızı pınara su doldurmaya gelmiş. Suyu doldurmuş, testiyi sırtına almış ama etrafına saran yılanların korkusundan yerinden kıpırdayamamış. O sırada Hacı Şemşeddin Baba pınara gelmiş. Karşıdan üfürmüş, yılanlar deliklerine girmiş. Kız yoluna devam etmiş. Ama o günden sonra karnı şişmeye başlamış. Bir müddet sonra hamile olduğu anlaşılmış. Yine bir gün Yörük Kızı, aynı pınara su doldurmaya gelmiş. Yalnız olduğu için sesli sesli hem ağlıyor hem de testisine su dolduruyormuş. Hacı Şemşeddin Baba yine pınarın yanından geçiyormuş: “Niye ağlıyorsun kızım?” diye sormuş. Kız da: “Ben evli değilim. Birisi ile de haram bir iş yapmadım. Ama hamileyim. Allah’ım bu ne iştir? diye ağlıyorum” demiş. Hacı Şemşeddin Baba kendi üfürüğünden hamile kaldığını anlamış. Çocuğu kızın burnundan almış ve büyütmüş. İşte yanında bulunan diğer kabirdeki kişinin de bu oğlu olduğuna inanılmaktadır.

denizli-ibrahim-afatoglu-haci-semseddin-2

Tahir Kutsi Makal, Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan Demirci Mehmet Efe İle ilgili Denizli Vaksını konu ettiği “Meydan Dayağı” adlı romanında, Hacı Şemşeddin Baba’yı Bostancı Baba olarak isimlendirmekte ve hikâyesini şöyle anlatmaktadır.
“Burada yatan kişi, Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşıhı denen yerindenmiş. Gençliğinde Çamşıhı’nda, çok zalim, asan, kesen bir eşkıya imiş. Bir gün acaba benim yaptıklarım ne kadar doğru diye düşünmeye, vicdan muhasebesi yapmaya başlamış. Yakınlarında bulunan yaşlı birisine gidip: “Ben çok astım kestim, artık uslanmak istiyorum ne yapmam lazım” demiş. Yaşlı da: “Hacı Bektaş-ı Veli denen bir zât var, sen git ona, o sana gerekli şeyleri söyler” demiş. Adam gitmiş Hacı Bektaş-ı Veli’ye durumunu anlatmış. O da demiş ki: “Denizli’de Sarı İsmail Sultan var. Onun yanına git, ona biat et, ne derse yap” demiş. Ama giderken de şu kuru değneği de götür, tarlaya dik, bu kuru değnek ne zaman yeşerirse senin günahların o zaman af olacak” demiş. Adam Denizli’ye gelip Tavas’ın Tekke Köyü’ndeki Sarı İsmail Sultan’ı bulmuş. Sarı İsmail Sultan da ona şimdiki türbesinin olduğu Tekke Köyü’ne (Gökpınar Mahallesi) gitmesini ve oraya bostan ekmesini söylemiş. Yetiştirmiş olduğu bostandan, her gelen geçene yedirmesini, yemeyen hiç kimsenin kalmamasını tembih etmiş. “Eğer bir kişi bile yemeden geçerse günahın af olmaz, bu elindeki kuru değneği de oraya dik” demiş. Adam bostanları yetiştirmiş gelene geçene mutlaka bostanlardan yediriyormuş. Bir gün bir adam atın üzerinde gidiyormuş. Onu çağırmış, gel bostan ye diye. Ama adam: “Olmaz, yemek istemiyorum” demiş. Bostancı ne kadar ısrar etse de, yalvarsa da adam yememiş, bırakmış gitmiş. Bostancı da, “Şimdiye kadar 99 kişi öldürdüm bir de seni öldürsem ne olacak” diyerek ateş edip adamı öldürmüş. Bostancı, sonra gitmiş bakmış ki dikmiş olduğu kuru değnek yeşermiş. Bu durumu gidip kendisine tavsiyelerde bulunan Sarı İsmail Sultan’a sormuş. Sarı İsmail Sultan da: “O senin öldürdüğün adam, düşmana bizi ihbar etmek için gidiyordu. Eğer ihbar edebilmiş olsaydı şu an düşman bizi yerle bir etmiş olacaktı. Sen hayırlı bir iş yaptın ve onun için diktiğin değnek yeşerdi ve günahların af oldu” demiş.” Burada yatan kişiye ve makama bunun için Bostancı Baba adı verilmiştir.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı