ALMAN TİPİ BAŞKANLIK “FÜHRER” - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ALMAN TİPİ BAŞKANLIK “FÜHRER”

9 Mart 2017 Perşembe

1980 yılında Münih Üniversitesine kaydımı yaptırdıktan sonra ilk okuduğum kitaplardan birisi olan “Kavgam“dünya görüşümü şekillendiren kitaplardan biri olmuştur. O dönemlerde Almanya’da bu kitabın satılması yasaktı. Fakat İsviçre’de öğrenim gören bir arkadaşım kitabın satışının İsviçre’de serbest olduğunu, bana bir adet temin edebileceğini ve güvenlik açısından yanıma gelirken elden teslim edebileceğini söyleyince hemen sipariş vermesini istedim. Arkadaşım en kısa zamanda yanımıza geldi ve getirdiği Christian Zentner’in yorumladığı “Kavgam” kitabını okuma fırsatı buldum. Almanca’mın da gelişmesini istediğim için kitabı bir ayda üç kez okudum. İyi ki okumuşum. Bu sayede tam bir anti-faşist oldum.

Kitap aynı zamanda Adolf Hitler’in demokratik yollardan yapılan seçimler ve referandumlar ile Alman Tipi Başkanlığa seçilmesi yani “Führer“ oluşu hakkında yorum da içerdiği için sizlerle paylaşmak istedim.

Adolf Hitler aslen Avusturyalıdır ve 20 Nisan 1889 tarihinde Braunau am Inn beldesinde doğmuştur. Babası memurdur. Okul notları açısından başarılı bir öğrenci değildir. Resim, el sanatları ve mimariye meraklıdır. Ancak yüksek öğrenimi kazanamamıştır. İş bulmak amacıyla Münih’e gitmiş ve farklı işlerde çalışırken 1919’da (Deutsche Arbeiterpartei, DAP) Alman İşçi Partisi’ne üye olmasıyla mitinglerde, protesto gösterilerinde ön plana çıkarak politik faaliyetlere başlamıştır. Siyaset hayatı bu partinin 1920’de (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei, NSDAP) Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’ne dönüşmesiyle devam etmiş ve 1921’de parti başkanlığına seçilmiştir. Hitler’in 1925’ten 1932 yılına kadar vatansız (heimatlos) olması Almanya Başbakanı (Kanzler-Şansölye) seçilmesi için engeldi. Bu engeli kaldırmak için İçişleri Bakanı ve aynı zamanda Thule Cemiyeti’nin üyelerinden olan Bakan Dietrich Klagges’in yaptığı atamayla Berlin’de bulunan Brunswick temsilciliğine atanarak Alman vatandaşı olabildi. Bu engel ortadan kalktıktan sonra 1933’te, kurulan yeni koalisyon hükümetinin başkanlığına atandı ve (Reichskanzler) Şansölye oldu. Şansı yaver gidiyordu ve başbakan olduktan kısa bir süre sonra Ağustos 1934’te Paul von Hindenburg aniden ölünce Hitler Cumhurbaşkanlığı makamını da üstlenmek istedi. Halkın gücünü arkasına almayı biliyor, propagandanın gücüne inanıyordu. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarını tek adam bünyesinde toplamak “Führer“ olmak fikrinin halkın onayına sunulması için 19 Ağustos 1934 tarihinde bir referandum yapıldı. (Volksabstimmung über das Staatsoberhaupt des Deutschen Reichs).

Alman devletinin bütün imkanlarının seferber edildiği, hayırcıların türlü baskılar ile engellendiği referandum sonucunda % 89.93 “evet” oyu çıktı ve Hitler’in Cumhurbaşkanı olmasına, bunun yanında yürütme yani Şansölyelik görevini de sürdürmesine halk tarafından onay alınmış olarak 1934’te, Cumhurbaşkanı (Reichspräsident) koltuğuna oturdu ve Führer (Lider-Reis) ünvanı ile yeni bir Alman Tipi devlet başkanlığı makamı yarattı. Bu unvan ile devlet ve hükûmet başkanlıklarını Führer und Reichskanzler unvanlarını bir arada yürüterek Yahudi ve Siyonizm düşmanlığı üzerine kurulmuş dinci ve ırkçı bir fikir olan nasyonal sosyalizm rejimiyle, Almanya’yı 12 yıl boyunca tek adam olarak müthiş bir baskıyla yönetmiştir.

Referandumdan hemen sonra parlamentodan çıkan ve sonradan uzatılacak olan bir yetki kararnamesiyle, parlamento bütün yetkilerini dört yıl süre ile bakanlar kuruluna (kabine) devretti, yani parlamento bu süre içinde yetkisiz bir şekilde çalışarak faaliyetlerine ara verdi. Fakat bunun kanun olarak çıkartılabilmesi için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı aranıyordu. Bu çoğunluk kararı Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi tutanaklarına göre şöyle sağlanmıştır: Önce 81 komünist parti milletvekili oylamadan önce gözaltına alınmıştır. Oylama günü parlamento SA güçleri tarafından kuşatılmış, birçok sosyal demokrat milletvekili içeri alınmamıştır.

Bütün güçleri bünyesinde toplayan Hitler Almanya’nın başına hangi çorapları ördü ve neler yaptı: Avrupa ve Almanya’da I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Krizi fırsata çevirerek güç kazanan Hitler, propaganda gücü ve yüksek tonlu karizmatik bir dil kullanarak alt ve orta tabakanın ekonomik ihtiyaçlarının karşılanacağı konusunda vaatler sunuyordu. Bol bol kömür dağıtarak halkı ısıttı, patates yardımları ile fakir aileleri doyurdu. Bir çok yol yaparak ekonominin tekrar canlanmasını sağladı, orduyu yeniden silahlandırarak ve totaliter-faşist bir rejimle Almanya içerisindeki düzeni yeniden tesis edip güç kazandıktan sonra, saldırgan bir dış politika izleyerek Alman yaşam alanını (Lebensraum) genişletmek amacıyla 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırdı. (Blitzkrieg) Yıldırım savaşı taktikleri ve mihver devletleri ittifakı ile birlikte Avrupa′nın büyük bölümünü ve Asya’nın bir kısmını işgal ederek II. Dünya Savaşı’nı başlattı.

Hitler’in tek adam olarak sürdürdüğü acımasız ve saldırgan politikaları, Avrupa’da II. Dünya Savaşı boyunca devam etti. Onun Yahudi karşıtı dinci politikaları ve ırkçı ideolojisi, aşağı ırk mensubu olarak gördüğü en az 5.5 milyon insanın ölümüne neden oldu.

ABD’nin II. Dünya Savaşı’nda Müttefikler’in yanında yer alması ve Kızıl Ordu’nun karşı taarruza geçmesi ile Moskova’ya kadar ilerlemiş olan Alman ordusu gerilemeye başladı. Rus güçlerinin 23 Nisan 1945’te Berlin’e ulaşması ile Almanya’nın yenilgisi kesinleşti. Hitler; işgal altındaki Berlin’de, eşi Eva Braun ile yer altı sığınağında (Führerbunker) 30 Nisan 1945 günü intihar etti. Eşi ile birlikte bir odaya kapandıktan sonra önce Eva Braun içinde siyanür bulunan bir kapsülü ısırır ve saniyeler içinde ölür, arkasından Hitler bir siyanür kapsülünü ısırır ve aynı zamanda tabancasıyla sağ şakağına ateş eder. Cesedi, vasiyeti üzerine takipçileri tarafında Rusların eline geçmemesi için yakılır. Alfred Jodl’ın 7 Mayıs 1945’te imzaladığı teslim anlaşmasıyla Büyük Alman İmparatorluğu yıkıldı ve Alman tipi başkanlık sona erdi. Almanya tarihinden aldığı bu dersler ile şimdi demokratik parlamenter sistem ve ortak akıl yani koalisyon ile yönetiliyor.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı