NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR

22 Haziran 2017 Perşembe

Nerede o eski bayramlar cümlesini son yıllarda sıkça duyar olduk. Peki, bu hayıflanma ve geçmişe özlem nereden kaynaklanıyor? Bu sadece nostaljik bir iç geçirme mi? Yoksa gerçekten günümüzdeki bayramlar bizi sevinçli ve mutlu kılamıyor mu? Geçmiş aylarda 23 Nisan ve 19 Mayıs Milli Bayramlarımızı coşkusuzca kutladık. Önümüzde her zaman ki gibi kutlayacağımız dini bayramlarımızdan Ramazan Bayramı ve ilk defa kutlayacağımız 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü bizi bekliyor.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile milletçe kutlamamız gereken bayram ve tatil günleri belirlenmiştir.

1- Ulusal bayramlar: 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim
2- Dini bayramlar: Ramazan ve Kurban Bayramları
3- Diğer tatiller: 1 Ocak yılbaşı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Görüldüğü gibi yasayla düzenlenmiş olan 3 grup resmi tatil günümüz bulunmaktadır. Hatta 2429 sayılı Kanunumuzda 29 Ekim için tatilin bir gün önce saat 13:00’te başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bence bayramların milli ve dini bir birlik sağlamadan garip ve buruk bir şekilde kutlanması problemi tam da burada yatmaktadır. Ayrıntısı ve çözüm önerilerimiz aşağıda açıklanacağı üzere bayramlarda herkes tatil yapamamakta, bilinçli ve kasıtlı bir şekilde birlikte katılımın sağlanması engellenmektedir.

Bayram Türkçe kökenli bir kelimedir. Toplu bir şekilde sevinmek, eğlenmek bağrışmak anlamına gelir. Bu anlamdan hareketle 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim ve 15 Temmuz milli bayramlarımızın milletçe, Ramazan ve Kurban dini bayramlarımızın Müslümanlar ile aynı gün fakat gene milletçe, 1 Ocak ve 1 Mayıs günlerinin ise dünyadaki insanlarla ile gene milletçe kutlanması lazımdır.

Kanaatimce kandil günlerinin de yasal bir çerçeveye oturtulup akşam namazından sabah namazına kadar geçen süreyi resmi tatil ilan ederek milletçe kutlanması sağlanmalıdır.

Mevcut ve yeni eklenecek bazı gün bayramlara yapılan itirazlar bizzat yöneticilerimiz tarafından açıklanarak giderilmeli, gereksiz bölünme ve ayrışmalar önlenmelidir. Bu konuda ilk deneyim 15 Temmuz’da yaşanabilir. Bundan sonra ilan edilecek milli bayramların bütün milletçe itirazsız benimsenmesi için bu ya bir bağımsızlık günü ya da milletin kaderini değiştiren kesin sonuçlu bir zafer günü olmalıdır. Siyasi bir rejimin ilan edildiği gün milli bayram olamaz. İlerdeki yıllarda bilimde kazanılacak zaferler de bayram ilan edilebilir. Örneğin kanserin yenilmesi, MS, Alzheimer, felç veya Parkinson’a çare bulunması şüphesiz büyük bayram olacaktır.

Milli şuur güçlendikçe 23 Mayıs 1040 Dandanakan Zaferi Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu, 21 Mart Ergenekon ve Göktürk Devleti’ni Anma Günü, 26 Ağustos Büyük Taarruz ve Malazgirt Zaferi günleri yeni resmi bayramlarımız olarak sosyal hayatımıza girebilir ve milletçe kutlanır.

Millet şuuru birlik olmayı gerektirir. Millet şuurumuzdaki gedikler bizdeki bayramların ortak bir sevinç ve kıvanç ile kutlanmasını engelliyor. Bayram kutlamalarımızdaki bu gariplik ve acayiplik bize nerede o eski bayramlar dedirtmektedir. Bunun da asıl nedeni bayramların resmi tatil olmasına rağmen sadece memurların tatil yapması diğer kesimlerin ise çalışmak zorunda bırakılmasıdır.

Eski bayramlarda anne, baba, çocuklar, tüm aile, akrabalar, komşular bütün millet, vatandaşı ve yöneticileri ile değerlerimize sahip çıkar, çalışmaz, törenler birlikte izlenir, ziyaretler yapılır, milletçe sevinilir ve sevindirilerek bayram kutlanırdı. Eski bayramların kerameti milletçe birlik olmamızdandı. Yoksa günümüzdeki imkanlar ile eski bayramları anmak anlamsızdır.

Günümüzdeki bayramlara baktığımızda memurlar tatil yaparken, işçi, esnaf, serbest meslek sahipleri ve diğer çalışanlar çalışmak zorundadır. Adı resmi tatil olan bir günde birileri bayram yaparken çalışmak hatta birileri bayram nedeniyle izin aldığı için daha fazla çalıştırılmak adaletsizliktir. Adaletin olmadığı yerde ise birlikte sevinmek ve bayram yapmak mümkün değildir.

Önümüzdeki Ramazan Bayramı’nda tekrar örneğini göreceğiz. Alışveriş merkezleri, marketler, kasaplar, manavlar, lokantalar, kuaförler, berberler, tuhafiyeciler, terziler, mağazalar, demirciler, kuyumcular, oyuncakçılar, fırınlar, telefoncular, bilgisayarcılar, tamirciler ve bir çok diğer işyeri 1. bayram günü saat 10.00 da açacaktır. Birçok işçi işinin başında olacak, anneler babalar çocuklar birlikte bayram yapamayacaklardır. İkinci ve üçüncü bayram günleri ise zaten çalışanlar işinin başında diğerleri ise birlik ve beraberlikten uzak, halktan kopuk bir şekilde geçirilecektir. Bu ayrımcılık ve adaletsizlik bölünmeyi, nefreti, huzursuzluğu, gerilimi ve yozlaşmayı getirmektedir. Bunun yanında deliye her gün bayram misali belediyelerin ve kurumların oy devşirme ve yaranma amacıyla her fırsatta bando ve mehterli müzikli eğlenceli, kermesli, festivalli, pastalı börekli, yerli yersiz, büyük masraflarla halka duyurulan, ilgili politikacı gelemezse iptal edilen, açık ve kapalı alan etkinlikleri yozlaşmayı artırmakta, bayramların kutsallığını değersizleştirmektedir. Halbuki bayram her hal ve şartta milletçe kutlanır. Töreleri oturmuş bir milletin bayramını kutlamasına hiç bir güç engel olamaz.

Burada öz değerlerimize bağlı, milli ve basit bir çözüm öneriyoruz. Bu bağlamda resmi tatiller herkes için eşit olmalı ve bayram günlerinde işyerlerinin kesinlikle kapanması sağlanmalıdır. Bu bütün medeni ülkelerde böyledir. Her konuda kapsayıcı olması gereken kural ve yasalar tüm vatandaşlarımıza eşit uygulanmalı, milletin bayramlarına değer verilmelidir. Böylece bayramın belirli bir zümre veya kesim tarafından kutlanması değil, milletin bayramı olması ve hiçbir ferdin dışlanmadan kutlayabilmesi sağlanır. Burada iş kaybı olur diyenlere ise sözümüz şudur: Korkmayınız, yeterince eğlenmiş, dinlenmiş, ailesi, çocukları ve kendisi mutlu bir çalışan bayram tatili sonrası işine daha bir şevkle sarılacak, daha yüksek bir motivasyon ve verimlilikle çalışacaktır. Bunu bilimsel araştırmalar kanıtlamıştır. Bunun yanında bayramlar ve tatil günleri hakkında halkın arasında dolaşan nefret söylemleri eğitim, yayınlar, üst düzey açıklama ve katılımlar ile bertaraf edilmelidir. Bir an önce yapılması gerekli hukuki ve adil düzenlemelerden sonra Türk Milleti birlik olduğu gün her bayramı eski bayramlardan daha güzel ve ağız tadıyla kutlayacaktır.

Ramazan Bayramınız şimdiden kutlu olsun.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı