KANSER “ KENDİNİ SEVMEMEDİR” - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KANSER “ KENDİNİ SEVMEMEDİR”

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Birçok kanser hastası geçmişte kendilerini başkalarına yardım etmeye ve destek olmaya adamıştır. Yaptıkları bu yardım ve destek amaçlarına göre değer kazanır. Aldıkları bu değerle başkalarının sevgisini ve güvenini kazanırlar. Eğer kişi başkalarını mutlu etme isteğini, kendine olan suçluluk duygusundan ve utancından kaçmak, kendini unutmak için yapıyorsa, vücut bunu bilinçaltı olarak kendini sevmiyor ve kendine değer vermiyor diye algılar.

 “Komşunu kendin gibi sev” atasözünün de gösterdiği gibi, başkalarını ancak kendimizi sevdiğimiz kadar sevebilir ve değer verdiğimiz kadar değer verebiliriz.

 Kişinin kendine yaptığı ağır eleştiriler, kişinin kalbini kapatarak suçluluk duygusuna, kendini küçük görmeye ve utanca neden olur. Sevmediğimiz ya da zayıf yönlerimizin başkaları tarafından bilinmesi onlar tarafından kabul edilmeyeceğimize ve yalnız kalma yanılgısına düşürür. Bu yanılgı da, başkalarını mutlu ederek onların sevgisini kazanır ve eksik yönlerimizi örtbas eder. Kişi ne kadar kendinden uzaklaşır ve duygularını inkar ederse, uzun dönemde vücudumuzun buna yanıtı kronik hastalıklar ya da kanser olabilir.

 Farkında olduğumuz veya olmağımız düşünceler, duygular, inançlar, istekler, stres, kullanılan sözcükler, hücrelerimizi her gün programlar. Hücreler bu programa göre bize cevap verirler. Olumsuz hisler ve düşünceler vücutta toksik kimyasal reaksiyonlara neden olur. Ortaya çıkan bu toksik kimyasallar sindirim sistemini, savunma sistemini, dolaşım sistemini, hormonların salınmasını, kısaca vücudun bütün sistemlerini olumsuz etkiler.

 Duygusal stresin meme kanseri riskini 3 kez arttırabileceği araştırmalarda gösterilmiştir.

 En yakın “komşumuz” hücrelerimizdir. Yukarıdaki atasözünü hatırlayarak, hücrelerimize göstereceğimiz sevgi, dikkat, onları kabul etme ve onların nasıl, ne zaman çalıştığını sağ duyuyla anlama ve saygı duyma bize hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığımızı geri vericektir.

 Bu sevgi ve anlayışla doğru beslenme, zamanında uyuma, yeterli hareket ve spor yapmak, kendimize karşı güzel sözcükler kullanmak ve zaman ayırmak, gün ışığı almak, rahatlatıcı müzik ve kitap okumak, hayatımızda sahip olduğumuz şeyleri düşünüp günlük tutmak, vücudumuzun kimyasını pozitif yönde değiştirecektir. Bu kimyasal değişim hem kendimizi çok sevmemize hem de başkalarını hiçbir beklenti içine girmeden koşulsuz sevmemizi sağlayacaktır. Pozitif ruh halinin hastalıkların önlenmesinde önemli etkisi vardır.

 Sağlıklı ve güzel günlere…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı