GALİBİYET - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

GALİBİYET

30 Aralık 2019 Pazartesi

Muhasebe yapılıyor değil mi, her yılbaşında?
Aldım, verdim ben seni yendim.
Evet ben seni yendim ikibinondokuz.
Çok gol yedim kaleme gerçi, çok kaybettim belki!
Misal;

Bir dünya güzeli anne
Bir çimen gözlü kedi
Bir baba yarısı
Bir dayı
Hatırı sayılır miktarda eş, dost, ahbap
Bir tutam güven
Aylar uzunluğunda yaşama sevinci
Maskeli yakınlıklar
Hesabı kuvvetli, yüreği zayıf dostluklar
Yazamadığım şiirler
Kirli ellerden kurtaramadığım çocuklar
Eril bıçaktan koruyamadığım kadınlar
Sokaktan alıp doyuramadıklarım…

Evet çok kaybettim ama yenilmedim.
Elim armut toplamadı , ben de haneme yazdım sayıları!
Misal;

Bir annesiz kedi
Annemin sırtımda kalan son sıcaklığı
Bir annesiz yaşamayı öğrenen Aylin
Kardeşten öte, hesapsız, yalansız 3-5 dost
Çokça kendine güven
Yaslanacak bir omuz
Gülücük
Kalemimi, kelamımı konuşturabildiğim mecralar
Ellere rağmen, doğru bildiğimi yapma cesareti
Evlatla dopdolu geçirilen günler
Masal süsü verilmiş gerçekler
Gerçek olan masallar
Kendimle tüttürdüğüm barış çubuğu
Dünya benimle güzel duygusu
Yangını söndürmeye taşıdığım bir damlanın kıymeti
Seyirci değil, oyuncu olma güdüsü
Tanımadığım insanların iyi dilekleri
Tanımadığım insanlara iyi dileklerim
Çıkarsız emeklerim
Babamdan miras çokça umut
Ve şiirim, bana sımsıcak kucağını yeniden açan şiirim.

Yendim seni ikibinondokuz!
Sıradaki gelsin…

ESTETİK OPERASYON
Umurumdaydı o zamanlar.
O zamanlar bende bir organ vardı
adı umurumda!
Solda kalbin hemen yanında.
Dilim baba demeyi unutunca
dört narsız güz, beş gülsüz bahar.
Anne demelerim kursakta sıkışınca
On iki Cuma, doksan şebnemli seher.
Taşlar el ele tutuşunca,
gül ağacı kimseye eğilmedi artık.
Aynı kökte iki gonca
budadı UMURUMDAMI
mermer bisturiyle ince ince…
Umurumda olmayınca,
orada yok bir şey artık
hiç!

Koşarsam çabuk büyürdüm sandım.
En çok olsaydım
herkesim dolu olurdu.
O zamanlar
herkes diye bir organım vardı.
Midenin yakınında, safra gibi bir bakıma!
Ne kadar dolu, o kadar toktu ruhum.
Öyleydi, öyle sandım.
Kalbim yana yana
çabucak içmeye çalıştığım ömrüm
fincanda iki parmak kalınca,
çok sıkışıp, daralınca gönlüm
aldırdım bir estetik cerraha.
Patoloji raporu habis geldi.
Gömdüm gül ağacının dibine,
nüksetmesin bir daha
hiç!

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Erol Cankurt   -  Bağlantı 11 Ocak 2020, 22:36

Sen hep yaz güzel kız
Ancak
Çabucak içmeye çalıştığım ömrüm
Fincanda iki parmak kalınca.
Cümlelerini size,gönlünüze ve felsefenize yakışmadı.
Çıtayı yukarıya koy.3 rakamlı sayılara 100 gibi mesela
gidene değil kalana,yaşanacaklara odaklan ben gibi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı