DEMİR EKSİKLİĞİNİ ÖNEMSE! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

DEMİR EKSİKLİĞİNİ ÖNEMSE!

25 Nisan 2020 Cumartesi

Demir; vücutta birçok hayati fonksiyonda görevli olarak kullanılan minerallerden biridir. En önemli görevlerinden biri de ”HEMOGLOBİN” yapımıdır.

Hiç HEMOGLOBİN molekülünü duymuş muydunuz? Kısaca hemen açıklayalım:

Hemoglobin molekülünü; yaşam için gerekli olan OKSİJEN molekülünü kanda taşınmasını sağlayan küçük küçük araçlara benzetebiliriz.

Demir eksikliğinde; demir seviyesinin düşük olmasına bağlı olarak; yeteri kadar hemoglobin yapılamaz ve kandaki düzeyi de azalır. Az önce söylediğimiz gibi HEMOGLOBİN molekülü de OKSİJEN TAŞIMADA görevli olduğu için; DEMİR MİNERALİ’nin aslında hayati ne kadar büyük bir fonksiyonu olduğunu görmüş olduk değil mi?

HEMOGLOBİN seviyesi; bayanlarda 12g/dl; erkeklerde 13g/dl olmalıdır.

DEMİR EKSİKLİĞİ SEBEPLERİ NE OLABİLİR?
Büyüme-gelişme döneminin hızlı olduğu çocukluk çağında demirden zengin besinlerin az tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi hamilelik sürecinde de oluşabilmektedir.

Ayrıca kadınların menstürasyon döneminde de sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

DEMİR EKSİKLİĞİNDE BİZE NELER OLABİLİR?
Öncelikle
-soğuk, kuru bir cilt
-Sürekli bir yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik hali
-Öğrenme ve odaklanmada güçlük
-Bilişsel performansta azalma
-Uyku kalitesi ve düzeninin bozulması
-Ayrıca demir eksikliği yaşayan kişilerin depresyona yakalanma risklerinin de daha yüksek olduğu görülmüştür.

DİKKAT, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZ DE DEMİR SEVİYESİNDEN OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR!
Demir rezervlerinin azalmasına bağlı olarak; bağışıklık sistemimizin de zayıflayama başladığı görülmüştür. Buna bağlı olarak da grip, nezle gibi kolaylıkla bulaşan hastalıklara da yakalanma riski artmaktadır.

Neden mi? Çünkü vücudumuzda demir rezervi oldukça sınırlı miktardadır ve en ufak şeylerden ile olumsuz etkilenebilmektedir. Bu ince çizgiyi yakalamak, demir eksikliği yaşamamak ve daha güçlü bağışıklığa sahip olmamız için beslenmemize çok dikkat etmeliyiz.

Unutmayın ki demir minerali vücudumuzda sentezlenemez ve biz onu besinler ile almak durumundayız!

DEMİR İÇERİĞİ ZENGİN BESİNLER:
-Sakatatlar (karaciğer, dalak) 100 gramında yaklaşık 8 mg demir bulunmaktadır.

-Kırmızı etin 100 gramında ise yaklaşık 6-8 mg demir bulunmaktadır.
En zengin kaynakları sakatat ve kırmızı et olduğu gibi ayrıca; hindi, yumurta, kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz-fındık gibi kuruyemişler, pekmez, üzüm ve kuru meyvelerde de demir minerali bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi bitkisel kaynaklı besinlerde de demir bulunmaktadır.
Ancak bitkisel besinlerde; demirin emilim oranı ve demir miktarı; hayvansal kaynaklı besinlere göre çok daha düşüktür. Bu sebeple özellikle vejeteryan olan bireylerde demir eksikliği anemisi ile daha sık karşılaşmaktayız.

Peki, hayvansal besinlerdeki ‘DEMİR EMİLİM ORANI’nın bitkisel kaynaklı olanlara göre neredeyse 5 kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz?

ÖNERİLER:
-Öncelikle demirin alım miktarı önemli olduğu gibi vücuttaki biyoyararlılık oranı yani emilim oranı da çok önemlidir. Ve C VİTAMİNİ demir emilim oranı arttıran bir mineraldir. Yani demir kaynaklı olan özellikle et yemekleri, kurubaklagil, yumurta vb. besinlerin yanında mutlaka C VİTAMİNİ yüksek besinleri (sebze-meyveleri) tercih etmelisiniz.

– Demir eksikliğiniz varsa; kafein içeriği yüksek olan çay, kahve tüketimine çok dikkat etmelisiniz. Unutmayın ki bu içeceklerde bulunan TANEN adındaki bileşikler demirin emilim oranını azaltmaktadır. Bu sebeple; çay kahve tüketimi yemeklerin yanında değil de en az 45 dk-1 saat kadar sonrasında açık ve sert olmayacak şekilde tüketilmelidir.

-Demir içeriği yüksek besinleri beslenmenizde yer verin.
Bir sonraki yazıda buluşmak dileği ile sağlıklı günler dilerim…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı