SİRKARDİYEN RİTİM NEDİR? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

SİRKARDİYEN RİTİM NEDİR?

31 Ağustos 2019 Cumartesi

Son zamanlarda SİRKARİDYEN RİTİM kelimesi ile siz de sık sık karşılaşıyor musunuz?

Sirkardiyen ritim; Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesine bağlı olarak canlılar üzerinde oluşturduğu biyolojik; fizyolojik etkilerin tekrarlanmasıdır.Biz kısaca BİYOLOİJİK SAAT olarak da tanımlayabiliriz.

Uyku düzeni, beslenme, tansiyon, iştah mekanizması, metabolik olaylar vb bir çok faktör SİRKARDİYEN RİTİM den yani BİYOLOJİK SAAT imizden etkilenmektedir.

Beynimizin Hipotalamus adı verilen bölgesinde ”SCN (suprachiosmatic nucleus) ”adında bu ritmi düzenleyen bir çekirdekçik bulunur. Başta ışık olmak üzere MELOTONİN hormonu, Jet-lag adı verilen farklı zaman bölgeleri arasında yapılan seyahatler, vardiyalı çalışma düzeni gibi bir çok faktörden etkilenen SCN; SİRKARDİYEN RİTİM üzerinde doğrudan etkisi vardır.

İşte bu sebeple ;saat farkı olan yerlere yapılan ve uzun süren seyehatler, yetersiz ve kalitesiz bir uyku; vardiyalı çalışma hayatı sonucunda vücudumuzdaki bu BİYOLOJİK SAAT imizn ayarları bozuluyor ve kendimizi yorgun, keyifsiz hissediyoruz!

”SCN (suprachiosmatic nucleus) yi aslında bir ÇALAR SAAT e de benzetebiliriz.

Neden mi? Çünkü yukarıda belirtilen faktörlere bağlı olarak SCN uyarılır ve BİYOLOJİK SAATİMİZ üzerine alarm vermeye başlar. Ayrıca Sirkardiyen Ritim; vücudumuzdaki glikoz metabolizması, kan lipit profili, bilişsel performansa da etki etmektedir.

Sirkardiyen ritimdeki bozulmalara bağlı olarak da obezite, diyabet, kan-lipit profili bozuklukları, kan basıncındaki bozulmalar ile karşı karşıya kalabiliriz.

SİRKARDİYEN RİTMİN BOZULMASI NELERE SEBEP OLABİLİR?
1) Sirkadiyen ritmi etkileyen en büyük faktörlerden birisi de IŞIK değil miydi? Dolayısıyla UYKU DÜZENİ ve SİRKARDİYEN RİTİM arasında sıkı bir ilişki vardır.

Yapılan çalışmalarda yetersiz ve kalitesiz bir uyku düzenine sahip olan bireylerin biyolojik saatlerinin olumsuz etkilendiği ve beslenme düzenlerinin de değişmeye başladığı görülmüştür.Kalitesiz uyku geçiren bireylerin; düzensiz öğünler geçirdiği, hazır paketli ve şekerli gıdaları daha fazla tükettikleri, gece geç yattıkları için de GECE YEME SENDROMU na yakalandıkları görülmektedir. Bunlara bağlı olarak da vücut ağırlıkları sağlıksız bir şekilde ve fazla bir artış göstermekte ve bu durum da bireylerde obeziteye neden olmaktadır.

2)Vücudumuzun BİYOLOJİK SAATİ nin bozulması sonucunda İŞTAH MEKANİZMASI da olumsuz etkilenmektedir.

LEPTİN (TOKLUK HORMONU) seviyesinde azalma ; GRELİN(AÇLIK HORMONU) seviyesinde de artış görülmektedir.Bu nedenle de iştah artışı ile birlikte doygunluk hissinde de azalma görülür.

3)SİRKARDİYEN RİTİM de meydana gelen bozulmalar KORTİZOL adı verilen STRES HORMONU nda da artışa sebep olmaktadır.

Jet-lag adı verilen saat farkı olan yerlere yapılan seyehatler, vardiyalı çalışma düzeni, yoğun iş temposu gibi bir çok stresli durumlara bağlı olarak vücudumuzda olması gerekenden daha fazla KORTİZOL HORMONU salgılanır. Bu da beraberinde gastrointestinal problemler,psikolojik sorunlar,yorgunluk hali gibi bir çok sağlık problemlerini de meydana getirmektedir.

4) Olması gerekenden daha fazla ve kontrolsüz hücre çoğalmasına da sebep olabilmektedir. Yani kanser-tümör gibi durumlar ile karşılaşma riski daha fazla olmaktadır.

5) BİYOLOJİK SAATTE meydana gelen bozulmalar kan basıncını dengeleyen hormonlar üzerinde de olumsuz etki göstermektedir. Böylece tansiyon rahatsızlıkları da beraberinde gelmektedir.

Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle sağlıklı günler dilerim…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı