ÖĞRENCİLERDE ÖĞRENME KAYIPLARI NASIL TELAFİ EDİLECEK? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ÖĞRENCİLERDE ÖĞRENME KAYIPLARI NASIL TELAFİ EDİLECEK?

9 Haziran 2021 Çarşamba

Mart 2020 tarihinde başlayan okulların kapanma süreci her kademedeki öğrencileri olumsuz etkiledi. Milli Eğitim Bakanlığı her ne kadar uzaktan eğitim yoluyla öğrencilere yönelik müfredat doğrultusunda çalışmalar yaptıysa da çeşitli nedenlerle her öğrenci bu etkinliklerden eşit bir şekilde faydalanamadı. Birçok öğrencinin tableti yoktu, birçok öğrencinin internet erişimi yoktu, bir kısım öğrenci bakanlığın programlarını takip edebildi, olanakları elverişli olan bir kısım öğrenci de özel dersler alarak bu süreci yürütmeye çalıştı. Bu süreçte bütün öğrencilerde az veya çok öğrenme kayıplarının oluştuğu bir gerçek.

Bu konuda sıkıntı yaşayan sadece bizim çocuklarımız değildi. Dünyada covid-19 salgını nedeniyle her ülke çocukları sıkıntı yaşadı. Çocukları etkileyen bu olumsuzlukları giderilmesi için hemen her ülke kendince çalışmalar yürüttü, önlemlerini ona göre planladı.

Dünya Bankasının bu konu ile ilgili olarak yaptığı çalışmada; COVID-19 salgını nedeniyle eğitim öğretim süreçlerinin kesintiye uğramasından kaynaklı olarak öğrencilerin 3,6 ile 10,8 aylık süreye denk gelen boyutta öğrenme kaybı yaşayacağını tahmininde bulunmuş. Dünya Bankası’nın Haziran 2020’de paylaştığı ilk projeksiyon çalışmalarından biri olan raporda öğrenme kayıpları açısından küresel düzeyde yaşanabilecek iyimser (3 ay), orta düzeyli (5 ay) ve kötümser (7 ay) olmak üzere okulların kapalı kalma sürelerine göre üç senaryo oluşturulmuş. Bu projeksiyonda, COVID-19 salgını nedeniyle öğrencilerin 0,3 ile 0,9 yıla denk gelen boyutta öğrenme kaybı yaşayacağı ve bunun da zorunlu eğitim çağındaki çocukların aldığı temel eğitim süresinin 7,9 yıldan 7-7,6 yıla düşmesi anlamına geleceği vurgulanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan çalışmada ise; öğrencilerin 2020- 2021 eğitim öğretim yılına, okuma becerilerinde ortalama %30, matematikte ise en az %50 öğrenme kaybıyla başlayacakları öngörülmüştür. Amerika Birleşik Devletleri’nde 3-8. sınıf arasındaki 5 milyon öğrencinin önceki yıllardaki sınav sonuçları kullanılarak gerçekleştirilen projeksiyon çalışmasında, salgının ilk aylarındaki okul kapanmalarının 2020-2021 eğitim öğretim yılına başlarken neler getirebileceğine yönelik belirlemeler yapılmıştır. Buna göre öğrencilerin 3 ay (12 hafta) okula gitmediği sürede okuma becerilerinde ortalama %30, matematikte ise en az %50 öğrenme kaybı yaşayarak 2020-2021 eğitim öğretim yılına başlayacakları öngörülmüştür (Kuhfeld ve Tarasawa, 2020).

Okulların kapalı kaldığı sürenin Eylül 2020’den bu yana daha da arttığı düşünüldüğünde öğrenme kayıplarının ne kadar fazla olacağını düşünmek bile istemeyiz.

Söz konusu öğrenme kayıplarının telafisi için MEB bir çalışma programı hazırlamış.

Talim Terbiye Kurulunca hazırlanan programa göre öncelikli ve kritik kazanımları dikkate alarak her okul zümreler marifetiyle hazırlanan çerçeve dâhilinde kendi okullarındaki öğrenci gruplarının ihtiyaçlarını belirleyecek. Okullar kendisine 1,5 yıl sürecek Ulusal Destekleme programı (UDEP) kapsamında böylece bir telafi planı da oluşturmuş olacak.

Buraya kadar güzel.

Çünkü; her okulun şartları ve olanakları farklı. Her öğrencinin de şartları ve ihtiyaçları farklı. Bu farklı ortamlardaki farklı öğrenciler için doğru program uygulamanın yolu “okul zümreleri” marifetiyle hazırlanan programlardır. Merkezden hazırlanan bir programı ülkedeki bütün çocuklara uygulamaya kalkmak doğru bir yaklaşım olmazdı.

Bakanlık uygulamayı da şu şekilde planlamış;

Okullar 2 Temmuz’dan, yeni eğitim-öğretim yılının başlayacağı tarihe kadar okulların fiziksel imkânlarından faydalanmak isteyen öğrencilerimiz için de açık tutulacak. İsteyen öğrencilere fiziksel etkinlikler, isteyen öğrencilere akademik programlar sunulacak.

Burada bir sıkıntı var.

Çalışmaların “isteğe bağlı” olması.

Mevcut durumda “öğrenme kaybı” var diye üzülürken, yeni durumda zaten var olan “öğrenme farklılıkları” artacaktır. Bu nedenle bu çalışma isteğe bağlı olmaktan çok bütün öğrencilerin bilgiye eşit olarak ulaşabilecekleri ortamlar sağlanarak çözülmelidir.

 

 

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı