BÜYÜKSÜN TAMAM AMA İŞSİZSİN - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

BÜYÜKSÜN TAMAM AMA İŞSİZSİN

25 Ekim 2017 Çarşamba

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta Temmuz 2017 işsizlik verilerini açıkladı. Bu dönemsel sonuçlar Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsıyor. İşsizlik oranı yüzde 10,7’ye yükseldi. İşsiz sayısı da 3 milyon 443 bin kişiye çıktı. Mayıs’ta ve Haziran’da yüzde 10,2 idi. 2016 yılını yüzde 13’e yakın oranlarda kapatan işsizliği bir türlü tek haneli rakamlara yani mutluluk sınırına indiremiyoruz. Hükümetin Şubat ayında açıkladığı ve Cumhurbaşkanımızın bizzat yönettiği “büyük istihdam seferberliği” de çare olmamış görünüyor.

HER 5 GENÇTEN BİRİ İŞSİZ
Daha da büyük tehlike gençlerin işsizliğinde. 15-24 yaş aralığını kapsayan yani “diplomalı işsizleri” içine alan genç nüfusumuzdaki işsizlik oranı 2016 Temmuz ayına göre 1,3 puan yükselerek yüzde 21,1 oldu. Her 5 gençten 1’i ne yazık ki işsiz.

Mevsime göre bazı sektörlerde istihdam artıyor, bazılarında azalıyor. İşte tam da burada TÜİK, iş gücü verilerini “mevsim etkilerinden arındırılmış” başlığı ile yeni bir tabloda açıklıyor. Buna göre Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 11,2’ye, gençlerde ise işsizlik oranı yüzde 21,7’ye yükseliyor. Bu verilerin her zaman daha gerçekçi olduğu kabul edilir.

NÜFUS HIZLI ARTIYOR
Türkiye’de işsiz sayısının artmasındaki en büyük sebeplerden biri “hızlı nüfus artışı”. Nüfus hızla artıyor. Bizim gençlik zamanlarımızda yani 20 sene önce diyelim, nüfus planlaması ve doğum kontrolü diye kavramlar vardı. Bunlar rafa kaldırılıp en az 3 çocuk politikasına geçildi. Hatta en son 4 çocuk dediler. Daha bu çocuklar büyümedi bile. 5 veya en fazla 10 sene içinde, bunlar iş arayan gençler oldukları vakit bu işsizlik neden yüzde 40’lara ulaştı demek işten bile değil.

KAYIT DIŞI ÇALIŞAN SIĞINMACILAR
Diğer bir konu da Afgan, İranlı ve Suriyeli mültecilerin kayıt dışı çalıştırılması. Birçok inşaat şantiyesinde çalışanların yarısından fazlası Suriyeli sığınmacılar. Sadece inşaat sektörü değil tekstilde de özellikle kalite ve paketleme birimlerinde çalışanların yarıya yakını kayıt dışı mültecilerden oluşuyor. Suriye politikamızın TÜİK’in işsizlik rakamlarına yüzde 2 ile 3 arasında etki yaptığı kanısındayım.

BÜYÜYORUZ AMA İŞSİZLİK AZALMIYOR
Bu yılı muhtemelen yüzde 5-6 bandında bir büyümeyle bitireceğiz. Bu büyüme rakamlarına ulaşmak için bütçeye ciddi tahribat verdik ama sonunda Türkiye ekonomisi büyüme anlamında 2017’de gerçekten iyi iş çıkarmış durumda.
Ancak bu büyüme yanında istihdam getirmiyor, işsizliği düşürmüyor. Bu derece rekor büyüme ve istihdam seferberliğinin çok daha iyi bir işsizlik verisi çıkarması gerekirdi. Ne yazık ki olmuyor.

İNŞAATA DAYALI BÜYÜME
Ekonomi kuramlarını ters köşeye yatıran bu ilginç durumun sebeplerinden birinin “inşaata dayalı büyüme” olduğunu düşünüyorum. Son yıllardaki büyümemiz inşaata dayalı. Halbuki önemli olan sanayi ve imalat yatırımları. İstihdam sorununun çözümü ve işsizliğin düşmesi sanayi sektörünün gelişmesine bağlı.

İnşaat sektöründe binayı yaparken yani ilk üretimde büyümeye katkı sağlarsın. Bina bitince her şey biter. Oysa imalat sanayi büyümeye her seferinde katkı yapar. Her üretim bir başka üretimin alt yapısını oluşturur. Tekstil fabrikası ile boyahane ilişkisi veya her ikisine de hizmet veren enerji üretimi buna çok iyi örnektir.

Tekstil fabrikası veya makine fabrikası yıllarca üretebilir, kurulduktan 5 sene sonra ilave istihdam yaratabilir. 10 sene sonra yeni yatırımlar yapabilir, 20 sene sonra da farklı bir sanayi sektörünü bünyesine katar. Öyle inşaat gibi bina bitince, yol köprü bitince bitmez. Sürekli istihdam yaratır, gelir yaratır.
Sanayi üretim artışına dayalı büyüme hem işsizliği düşürür hem de milli gelirimizi yükseltir. Artık inşaata, beton yığınlarına son verip sanayi üretimini arttırmaya mecburuz.

Tam da burada söylemeden geçemeyeceğim, geçenlerde Sevindik’te yapılacak bir alışveriş ve iş merkezi basın toplantısı ile tanıtıldı. 9 işadamı ve sanayici bir araya gelmiş ve toplam 100 milyon TL. harcayacaklarmış. Hem de bu proje “dev”miş bölgenin en yüksek binası olacakmış.
Eskiden bir araya gelinir “Emsan” örneğinde olduğu gibi 2 bin kişinin istihdam edildiği büyük fabrikalar kurulurdu. Günümüzde ise her boş araziye en yükseğinden bina yapalım diye birleşiyoruz.

Ama olsun büyüyoruz, büyüdükçe de işsizleşiyoruz.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Daron Acemoğlu   -  Bağlantı 30 Ekim 2017, 16:30

Yazılarını büyük bir zevkle takip ediyorum. Çok farklı bakış açılarıyla yaklaşıyorsun. Bir gün Massachusetts’da görüşmek dileğiyle

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı